BRUCE' Alıntı:
luxor sana tamamen katılıyorum,ben de 1980'li yılların başlarından itibaren giderim kerpeye.tabii o yıllarda çok küçüktük babam götürürdü bizi çok güzeldi kerpe çoooook yine çok güzel ama işte bilen bilir,en son 2 sene evvel gittiğimde bende senin yaşadığın duyguları yaşadım,dehşete düştüm:salut:
beni bir sen tam olarak anlamışsın bruce.zaten seni çok severim.şimdi daha da çok sevdim.
bu arada ashes bu duyguları yaşamadan bilemezsin.iç karartma falan diil yani.
ben, abim, kuzenlerim hani o geçen gün "ölüme atlıyorlar" diye tv lerde haber yaptıklatı kayalıklarda az mı denize girdik, balıklama atladık.
hatta hiç unutmam arada anafor olurdu o kayalıkların 50 60 metre açığında.2 kişi boğulmuştu o anaforlar yüzünden o yıllarda.
acaba hala anafor oluyormudur.seyretmesi çok zevkli olurdu.
ashes, gel seninle o kayalıklardan denize girelim.korkma bişey olmaz.sadece anafor.bilirsin ben nefesimi çok iyi tutarım.
yahu yazdıkça yazasım geliyor.
o kayalıkların bir mağaraların tarafındaki kısmı vardır(yüksekten atlanan), bir de denise girebileceğin şekilde olan kısmı.deniz azgın olduğunda o normal denize girilen kayalıkları dalgalar döverdi.sonra güneş açınca o sular kururdu ve geriye bol bol tuz kalırdı.ben de gider o tuzları yerdim.

çok güzel günlerdi çook.
ayrıca o normal denize girilen kayalıkların 100 metre kadar açığında canım babam su üzerinde ayakta dururdu.küçükken hep merak ederdim nasıl yaptığını.ama artık bende su üzerinde ayakta durabiliyorum.bu görüntüye kerpeyi iyi bilmeyenler çok fena şaşırırlar.bir de küçük çocuklar...
çok zevklidir hakkaten.
en son gidişlerimin bir tanesinde de bizim evin önünden kayalıklara kadar yüzmüştüm(bayaa bir mesafedir o küçük bir çocuk için, heralde 11 yaşında falandım)
bir de o resimlerde bir kısmını gördüğünüz evimizin arkasında çok büyük bir bahçe vardı ve babam ekerdi o bahçeyi.hep hatırlarım, annem sabah kahvaltıda bana "git bahçeden domates, salatalık, biber al" derdi bende hemen toplar gelirdim.kahvaltımızı onlarla yapardık.ama sadece onları ekmezdi babacım.domates, salatalık, biber, maydanoz, patlıcan, mısır, dereotu yani her şeyden vardı bahçede hatırladığım.çok geniş bir bahçeydi.hemen yanında garaj ve diğer tarafında çok sevdiğim hamağımız.
bir de pinpon masamız vardı, annem babam ben abim komşular falan hep oynardık...
neyse gene susiim ben.
hem ben fena olmiim, hem de ashes in içi kararmasın...
hey gidi günler heyy.
ecnebiler de şöyle der
those were the days...
:salut: :salut: :salut: