- Katılım
- 14 Nis 2003
- Mesajlar
- 7,150
- Motosikleti
- Yamaha MT-09 Tracer
- Konu Yazar
- #1
İstanbul trafiğinde tehlike yaşadıklarını anlatan motosiklet sürücüleri, kendilerine saygı gösterilmesini istiyor. Yeterli denetim olmadığından yakınan Yahya Dai, “E-5 İstanbul’un en sabıkalı yolu” diyor
* Motosiklet almaya nasıl karar verdiniz?
Trafikte fenalık geçirdiğim bir dönemde aldım. Sekiz yıldır kullanıyorum. Yağmur, çamur, kar olmadığı sürece tercihim motor kullanmaktan yana. Bugüne kadar 74 bin kilometre yol kat ettim.
* İstanbul’da motosiklet kullanmak neden zor?
Yollar yoğunluğu kaldırmıyor. Trafik kurallarına saygı göstermeyen kitle var. Kural ihlallerine karşı sıkı denetleme yok. E-5 İstanbul’un en sabıkalı yolu. En fazla ölümlü motor kazası burada yaşanıyor. O yoldan her geçtiğimde trafik ihlali yapan onlarca arabayla karşılaşıyorum. Cahil ve küstah davranışlar oluyor. Fosforlu kask kullanıyorum. Düzenli ve göze batan bir kıyafetim var. Uzaktan görenler polis zannedip toparlanıyor.
* Diğer kentlerde sürücüler motorculara karşı daha mı dikkatli?
Motorla Datça’ya, İzmir’e ve Ankara’ya gittim. Bu kadar kötüsünü başka yerde yaşamadım. İstanbul’da motor kullananlar, diğer tüm kentlerde rahatlıkla kullanabilir.
* Nasıl tedbir alıyorsunuz?
Kendime göre sürücüleri kategorilere ayırıyorum ve temkinli yaklaşıyorum. Lüks otomobillerin sürücüleri, otobüs şoförleri, taksiciler, cep telefonlu ve cipli kadınlar, ticari küçük araçlar ve bir de gıda dağıtıcıları kategorisi var.
* Lüks otomobillerin sürücüleri nasıl bir gerilim yaratıyor?
Mercedes, Audi, Ferrari, BMW gibi arabaların şoförlerine dikkat ediyorum. Trafikte yüzde 80 “Çekil git buradan”, “Bu yol benim hakkım”, “Zaten burada olmaman gerekirdi” gibi küstah ifadelere maruz kalıyorsunuz. Güçlünün güçsüzü koruması gerektiği bilinmiyor. Trafikte birinci öncelik yayanındır. İkinci sırada bisiklet var. Sonra motosiklet ve otomobil.
* Otobüs şoförleri motorcular için nasıl bir risk oluşturuyor?
Otobüs şoförleri durağa arkadaki arabadan önce varabilmek için durağa fazla yanaşmıyor, olabildiğince açıkta duruyorlar. İlla solundaki şeride geçeceksin ya da onu beklemek zorundasın. Soldan giden arabalar da yol vermek istemiyor. Sağdan gidenler soldakinin önünü kesiyor. Geçsen bir türlü, geçmesen bir türlü. Aradan manevralar yaparak otobüsün önüne geçmeye çalışıyoruz. Toplu taşıma araçları için ayrı şerit olması lazım. Onların durması trafiği de durdurabiliyor.
* Taksicilerin yarattığı tehlikeler neler?
Büyük kısmı sinyal vermeyi gereksiz buluyor. Herkes bencil ve kendi küçük dünyasında aracını kullanıyor. Bir de cep telefonlular kategorisi var. Dikkatsiz kullanıyorlar, aynaya bakmıyorlar, kimseye yol vermiyorlar, uyardığınızda duymazdan geliyorlar. Onların uzağından gitmekten başka çare yok. Ticari küçük araç şoförleriyse gününü arabada geçiriyor. En yaygın sorunları sinyal vermemek ve aynaya bakmamak.
* Gıda dağıtıcıları hakkında ne diyeceksiniz?
En tehlikeli kategori bu. Çok düşüncesizce risk alıyor, kuralları hiçe sayıyorlar. Buna trafik polislerinin müdahale etmesi lazım.
* Motorcularda hiç mi suç yok?
Motorcuların eksikliği kendilerini korunmamaları. Kask bile takmıyorlar. Arabaların görüp görmediğini kontrol etmeden aradan geçmeye meyilli motorcu çok. Birbirini kollayan motosikletçi hemen hemen hiç yok. Ben arabaları kollamakla kalmayıp motorcuları da kolluyorum.
* İstanbullu sürücülere bir çağrınız var mı?
Motosikletliye saygı gösterin. O insan savunmasız. O insan canını aracın üzerine koyuyor ve gidiyor. İhmalleri canıyla ödüyor. Dört tekerliklilerse malıyla ödüyor, canıyla ödemesi sonraki aşama.
Sema Börü Yönetici asistanı
“KADIN SÜRÜCÜLER KAZAYA SEBEP OLUYOR”
Trafikte yaşadığımız sorunların biri, ‘scooter’ kullanıcılarının kask takmayarak ve akrobasi hareketleri sergileyerek kazaya sebebiyet vermeleri. İkincisi, kadın sürücüler! Uyarı levhalarını dikkate almıyorlar. Otomobilde ayna yokmuş gibi sürüyorlar. Trafik bir playstation oyunu ya da lunapark değildir. Sonradan pişman olmamak için daha duyarlı olunursa, her iki taraf da emniyette olur.
Seda Günçe/Organizasyon sorumlusu
“ÇOK KOLAY CAN KAYBI OLABİLİR”
İstanbul’da motor kullanmak diğer kentlere göre daha zor. Herkes uyanıklık peşinde, kıyasıya mücadele var. Hızlı gitmek konusunda iddialı motosikletler, savunma sürüşüne geçmek zorunda kalabiliyor. Bu sisteme ayak uydurmuş kuryeler görsem de, İstanbul trafiğinde hayatta kalabilmek için savunma tarzı bir sürüş yapılması gerektiğini düşünüyorum. İki saattir trafikte kalmış ve gözü dönmüş bir sürücünün kurbanı olmak işten değil. Diğer kentlerde de ‘motosikleti ciddiye almama’ durumu söz konusu. Özellikle küçük şehirlerde, şeridi boş yere meşgul etmekle suçlanabiliyorsunuz. Bizim için uygun görülen yer, emniyet şeridi. İstanbullu sürücülerden hatırlamalarını istediğim tek şey; çok kolay can kaybı olabildiği...
Sina Afyoneri /Motosiklet mağazası sahibi
“MOTOSİKLET KOLAY DURAMAZ”
Motosiklet Avrupa’da yaygın bir kültür. Bizdeki ömrü 15 seneyi geçmez. Bu kültürü insanlarımız pek tanımıyor. Bazen kıskançlık, bazen harislik deniyor ama genelde bilgisizlikten kaynaklanıyor sorunlar. Motosikletin tehlikeli olduğunu düşünmüyor insanlar. Yanlış bir hareketle, sürücüyü zor durumda bırakacağını kimse hesap etmiyor. Kuryeler ve motosikletli polisler işlerinden dolayı agresif sürücüler. Buna karşı tepki oluşuyor. Başka ülkelerde değil motorun, bisikletin bile yolu var. “Bu vasıta küçüktür, duramaz, düşer. Ona zarar verebilirim” denmiyor. Büyük araçlar küçük araçlara yol vermeli, saygı göstermeli. Arkadan bir motorun geldiğini gördüğünüzde, şerit değiştirmeyin. Motosiklet kolay kaçabilecek bir vasıta olmayabilir. Yer ıslak, kaygan veya tozlu olabilir. Aynada fark edince, motosikletin geçmesini beklemek lazım.
Burak Ercan/ Motosiklet eğitmeni
“GÖRMÜYORLAR YA DA KAALE ALMIYORLAR”
İstanbul’da motor kullanmak diğer şehirlerden daha zor. Fazla araç var ve aşırı tıkanıklık söz konusu. Sürücülerin aynadan motorları görmemeleri ülkenin kültüründen kaynaklanıyor. Görmüyorlar ya da kaale almıyorlar. İnsanlar günde dört saati yolda harcarken, motosikletlilerin zaman kaybetmemesi farklı bir psikoloji yaratıyor. Anadolu ve Güney’de motosiklet önemli bir taşıma aracı ama İstanbul’da yeni ortaya çıkmaya başladı. Başka ülkelerde motosiklet görünce yol verme alışkanlığı yerleşmişken, bizde tam tersi; direksiyon üzerimize kırabiliyor. “Ben trafikte sıkıştım, o da geçemesin” bencilliği var. Sürücüler özellikle düşük süratle giderken bizi görsünler. Bizim sürekli farlarımız yanıyor. Gerektiğimizde kornolarımızı ve hatta egzozlarımızı bile bağırtıyoruz görülmek adına. Özellikle sağa dönüşlerde sağ aynalarına ve dikiz aynalarına baksınlar. Trafikte bir anda kapıları açmasınlar. Pencerelerden sigara izmariti atmasınlar. Aynı ortamı paylaştığımızın farkında olsunlar.
Kaynak: Milliyet CADDE34 - Neşe Mesutoğlu
* Motosiklet almaya nasıl karar verdiniz?
Trafikte fenalık geçirdiğim bir dönemde aldım. Sekiz yıldır kullanıyorum. Yağmur, çamur, kar olmadığı sürece tercihim motor kullanmaktan yana. Bugüne kadar 74 bin kilometre yol kat ettim.
* İstanbul’da motosiklet kullanmak neden zor?
Yollar yoğunluğu kaldırmıyor. Trafik kurallarına saygı göstermeyen kitle var. Kural ihlallerine karşı sıkı denetleme yok. E-5 İstanbul’un en sabıkalı yolu. En fazla ölümlü motor kazası burada yaşanıyor. O yoldan her geçtiğimde trafik ihlali yapan onlarca arabayla karşılaşıyorum. Cahil ve küstah davranışlar oluyor. Fosforlu kask kullanıyorum. Düzenli ve göze batan bir kıyafetim var. Uzaktan görenler polis zannedip toparlanıyor.
* Diğer kentlerde sürücüler motorculara karşı daha mı dikkatli?
Motorla Datça’ya, İzmir’e ve Ankara’ya gittim. Bu kadar kötüsünü başka yerde yaşamadım. İstanbul’da motor kullananlar, diğer tüm kentlerde rahatlıkla kullanabilir.
* Nasıl tedbir alıyorsunuz?
Kendime göre sürücüleri kategorilere ayırıyorum ve temkinli yaklaşıyorum. Lüks otomobillerin sürücüleri, otobüs şoförleri, taksiciler, cep telefonlu ve cipli kadınlar, ticari küçük araçlar ve bir de gıda dağıtıcıları kategorisi var.
* Lüks otomobillerin sürücüleri nasıl bir gerilim yaratıyor?
Mercedes, Audi, Ferrari, BMW gibi arabaların şoförlerine dikkat ediyorum. Trafikte yüzde 80 “Çekil git buradan”, “Bu yol benim hakkım”, “Zaten burada olmaman gerekirdi” gibi küstah ifadelere maruz kalıyorsunuz. Güçlünün güçsüzü koruması gerektiği bilinmiyor. Trafikte birinci öncelik yayanındır. İkinci sırada bisiklet var. Sonra motosiklet ve otomobil.
* Otobüs şoförleri motorcular için nasıl bir risk oluşturuyor?
Otobüs şoförleri durağa arkadaki arabadan önce varabilmek için durağa fazla yanaşmıyor, olabildiğince açıkta duruyorlar. İlla solundaki şeride geçeceksin ya da onu beklemek zorundasın. Soldan giden arabalar da yol vermek istemiyor. Sağdan gidenler soldakinin önünü kesiyor. Geçsen bir türlü, geçmesen bir türlü. Aradan manevralar yaparak otobüsün önüne geçmeye çalışıyoruz. Toplu taşıma araçları için ayrı şerit olması lazım. Onların durması trafiği de durdurabiliyor.
* Taksicilerin yarattığı tehlikeler neler?
Büyük kısmı sinyal vermeyi gereksiz buluyor. Herkes bencil ve kendi küçük dünyasında aracını kullanıyor. Bir de cep telefonlular kategorisi var. Dikkatsiz kullanıyorlar, aynaya bakmıyorlar, kimseye yol vermiyorlar, uyardığınızda duymazdan geliyorlar. Onların uzağından gitmekten başka çare yok. Ticari küçük araç şoförleriyse gününü arabada geçiriyor. En yaygın sorunları sinyal vermemek ve aynaya bakmamak.
* Gıda dağıtıcıları hakkında ne diyeceksiniz?
En tehlikeli kategori bu. Çok düşüncesizce risk alıyor, kuralları hiçe sayıyorlar. Buna trafik polislerinin müdahale etmesi lazım.
* Motorcularda hiç mi suç yok?
Motorcuların eksikliği kendilerini korunmamaları. Kask bile takmıyorlar. Arabaların görüp görmediğini kontrol etmeden aradan geçmeye meyilli motorcu çok. Birbirini kollayan motosikletçi hemen hemen hiç yok. Ben arabaları kollamakla kalmayıp motorcuları da kolluyorum.
* İstanbullu sürücülere bir çağrınız var mı?
Motosikletliye saygı gösterin. O insan savunmasız. O insan canını aracın üzerine koyuyor ve gidiyor. İhmalleri canıyla ödüyor. Dört tekerliklilerse malıyla ödüyor, canıyla ödemesi sonraki aşama.
Sema Börü Yönetici asistanı
“KADIN SÜRÜCÜLER KAZAYA SEBEP OLUYOR”
Trafikte yaşadığımız sorunların biri, ‘scooter’ kullanıcılarının kask takmayarak ve akrobasi hareketleri sergileyerek kazaya sebebiyet vermeleri. İkincisi, kadın sürücüler! Uyarı levhalarını dikkate almıyorlar. Otomobilde ayna yokmuş gibi sürüyorlar. Trafik bir playstation oyunu ya da lunapark değildir. Sonradan pişman olmamak için daha duyarlı olunursa, her iki taraf da emniyette olur.
Seda Günçe/Organizasyon sorumlusu
“ÇOK KOLAY CAN KAYBI OLABİLİR”
İstanbul’da motor kullanmak diğer kentlere göre daha zor. Herkes uyanıklık peşinde, kıyasıya mücadele var. Hızlı gitmek konusunda iddialı motosikletler, savunma sürüşüne geçmek zorunda kalabiliyor. Bu sisteme ayak uydurmuş kuryeler görsem de, İstanbul trafiğinde hayatta kalabilmek için savunma tarzı bir sürüş yapılması gerektiğini düşünüyorum. İki saattir trafikte kalmış ve gözü dönmüş bir sürücünün kurbanı olmak işten değil. Diğer kentlerde de ‘motosikleti ciddiye almama’ durumu söz konusu. Özellikle küçük şehirlerde, şeridi boş yere meşgul etmekle suçlanabiliyorsunuz. Bizim için uygun görülen yer, emniyet şeridi. İstanbullu sürücülerden hatırlamalarını istediğim tek şey; çok kolay can kaybı olabildiği...
Sina Afyoneri /Motosiklet mağazası sahibi
“MOTOSİKLET KOLAY DURAMAZ”
Motosiklet Avrupa’da yaygın bir kültür. Bizdeki ömrü 15 seneyi geçmez. Bu kültürü insanlarımız pek tanımıyor. Bazen kıskançlık, bazen harislik deniyor ama genelde bilgisizlikten kaynaklanıyor sorunlar. Motosikletin tehlikeli olduğunu düşünmüyor insanlar. Yanlış bir hareketle, sürücüyü zor durumda bırakacağını kimse hesap etmiyor. Kuryeler ve motosikletli polisler işlerinden dolayı agresif sürücüler. Buna karşı tepki oluşuyor. Başka ülkelerde değil motorun, bisikletin bile yolu var. “Bu vasıta küçüktür, duramaz, düşer. Ona zarar verebilirim” denmiyor. Büyük araçlar küçük araçlara yol vermeli, saygı göstermeli. Arkadan bir motorun geldiğini gördüğünüzde, şerit değiştirmeyin. Motosiklet kolay kaçabilecek bir vasıta olmayabilir. Yer ıslak, kaygan veya tozlu olabilir. Aynada fark edince, motosikletin geçmesini beklemek lazım.
Burak Ercan/ Motosiklet eğitmeni
“GÖRMÜYORLAR YA DA KAALE ALMIYORLAR”
İstanbul’da motor kullanmak diğer şehirlerden daha zor. Fazla araç var ve aşırı tıkanıklık söz konusu. Sürücülerin aynadan motorları görmemeleri ülkenin kültüründen kaynaklanıyor. Görmüyorlar ya da kaale almıyorlar. İnsanlar günde dört saati yolda harcarken, motosikletlilerin zaman kaybetmemesi farklı bir psikoloji yaratıyor. Anadolu ve Güney’de motosiklet önemli bir taşıma aracı ama İstanbul’da yeni ortaya çıkmaya başladı. Başka ülkelerde motosiklet görünce yol verme alışkanlığı yerleşmişken, bizde tam tersi; direksiyon üzerimize kırabiliyor. “Ben trafikte sıkıştım, o da geçemesin” bencilliği var. Sürücüler özellikle düşük süratle giderken bizi görsünler. Bizim sürekli farlarımız yanıyor. Gerektiğimizde kornolarımızı ve hatta egzozlarımızı bile bağırtıyoruz görülmek adına. Özellikle sağa dönüşlerde sağ aynalarına ve dikiz aynalarına baksınlar. Trafikte bir anda kapıları açmasınlar. Pencerelerden sigara izmariti atmasınlar. Aynı ortamı paylaştığımızın farkında olsunlar.
Kaynak: Milliyet CADDE34 - Neşe Mesutoğlu
Ekli dosyalar
Son düzenleme: