- Katılım
- 24 Eyl 2006
- Mesajlar
- 973
- Konu Yazar
- #1
Slogan olmuştur, görür, duyarız yeri gelir tekrarlarız. Motosiklet özgürlüktür diye...
Abi neresi özgürlük? Düşün bi kere, yaz günü ve hava sıcak, kafanda kask, üstünde korumalı mont, dizlik, eldiven. Üç-beş dakka sonra motordan gelen sıcaklık da kıçına vurmaya başladı. Biraz hızlandın, kaskın içinde rüzgar uğultusu. Kırmızı ışıkta durdun, pişiyorsun sıcaktan. Vardın bir kafeye, üstündekileri çıkardın ama insanlıktan çıkmışsın; üstün başın, saçın terden sırılsıklam. Kışın zaten kullanamazsın. Sadece baharları, yağmursuz günlerde mi keyfi çıkacak bu meretin. Park derdi yok denir, nasıl yok? Bilmediğin bir mahalleye gelmişsin, akşam saati, artık bağlayacak elektrik direği, ağaç ara; tercihen aydınlık bir yer olsun.
Öte taraftan arabaya kuruluyorsun, aç klimayı püfür püfür, müziği de aç, ohh. Ne rüzgar sesi, ne sıcak. Eşinle, çocuklarınla şakalaşarak, sohbet ederek git gideceğin yere.
Yanlış anlaşılmasın, motora binebilmek için hafta sonunu iple çekiyorum. Sabah serinliğinde çıkıyorum, full koruma giyiniyorum ve atlıyorum motora. Eşim çocuklarla arabayla peşimden geliyor. Eh, böyle olunca da ancak ayda bir fırsat bulabiliyorum.
Bağdat caddesinde üstünde t-shirt, altında şort, motorla gezenleri görünce "yav işte böyle olsa bakkala bile motorla giderim" diyorum ama; arkadaşlardan duyduğum asfalt yanığı hikayeleri geliyor aklıma.
Giriş faslı biraz uzun oldu, kusuruma bakmayın. Tecrübeli arkadaşların yorumlarını bekliyorum. Motor kullanmak hep böyle eziyetli mi olacak?
r: Yoksa benim derdim acemilik mi? 
Abi neresi özgürlük? Düşün bi kere, yaz günü ve hava sıcak, kafanda kask, üstünde korumalı mont, dizlik, eldiven. Üç-beş dakka sonra motordan gelen sıcaklık da kıçına vurmaya başladı. Biraz hızlandın, kaskın içinde rüzgar uğultusu. Kırmızı ışıkta durdun, pişiyorsun sıcaktan. Vardın bir kafeye, üstündekileri çıkardın ama insanlıktan çıkmışsın; üstün başın, saçın terden sırılsıklam. Kışın zaten kullanamazsın. Sadece baharları, yağmursuz günlerde mi keyfi çıkacak bu meretin. Park derdi yok denir, nasıl yok? Bilmediğin bir mahalleye gelmişsin, akşam saati, artık bağlayacak elektrik direği, ağaç ara; tercihen aydınlık bir yer olsun.
Öte taraftan arabaya kuruluyorsun, aç klimayı püfür püfür, müziği de aç, ohh. Ne rüzgar sesi, ne sıcak. Eşinle, çocuklarınla şakalaşarak, sohbet ederek git gideceğin yere.
Yanlış anlaşılmasın, motora binebilmek için hafta sonunu iple çekiyorum. Sabah serinliğinde çıkıyorum, full koruma giyiniyorum ve atlıyorum motora. Eşim çocuklarla arabayla peşimden geliyor. Eh, böyle olunca da ancak ayda bir fırsat bulabiliyorum.
Bağdat caddesinde üstünde t-shirt, altında şort, motorla gezenleri görünce "yav işte böyle olsa bakkala bile motorla giderim" diyorum ama; arkadaşlardan duyduğum asfalt yanığı hikayeleri geliyor aklıma.
Giriş faslı biraz uzun oldu, kusuruma bakmayın. Tecrübeli arkadaşların yorumlarını bekliyorum. Motor kullanmak hep böyle eziyetli mi olacak?