Federasyondan Mehmet Binli abimizin bir yazısını paylaşmak istiyorum...
Bu ülkede var olan ama uygulanmayan bazı yasalar vardır.
Buna en büyük örnek de şapka kanunudur. (1341) Zamanında, tüm memurlara, adına serpuş denen şapkayı giyme zorunluğu getirmiştir. Ve halen yasa yürürlükte olmasına rağmen uygulama d
a (!) değildir.
İlgili yasalara göre, motosiklet yolcu taşımak için tasarlanmış araçlardır ve yine ilgili yasa da eşya taşımak için tasarlanmış araçlar olarak 3 tekerli motosikletlerden bahseder ki bunlarda da yük taşımak içindir, yolcu taşımak yasaktır. (triportör)
Motorlarımıza taktığımız çantalar hafif kusur olarak görülüyor ve hiç kimse sesini çıkarmıyordu. Yani bazı yasaların uygulanmasında toplum yararına durum söz konusu ise yetkililer ses çıkarmaya biliyorlar.
Ne zaman ki kurye arkadaşlarımızın çanta boyutları garip bir ölçüye ulaştı, o zaman bu işin tadı kaçmaya başladı ve yetkililer dur demeye ihtiyaç hissettiler sanırım.. (İstanbul' da kuryeler tarafından kullanılan vahim boyuttaki torba ve çantaları hiç söylemiyorum bile)
Kurye arkadaşlara hiç sözüm yok. Onlar ekmekleri peşindeler. Şirketlerin ihtiyaçlarına ve dayatmalarına ses çıkaramıyorlar.
Daha önce hız konusunda ki yasakları hiçe sayarak, pizzanız şu kadar zamanda elinizde gibi saçmalık üreten firmalar, kazanç hırslarını daha da artırarak bavul büyüklüğündeki çantaları motorlara taktılar. Amaç daha fazla malzemenin daha çabuk taşınmasıydı.
Bu işten ekmek yiyen kurye/paketçi kardeşlerimiz her türlü riske ilave olarak, büyük çanta riskini de kabullenerek, işletmelerde iş bulabilmek için buyük boy çantaları kendi şahsi motorlarına da takmak zorunda kaldılar.
Motorcu kaza da yapsa. ceza da yese işletmenin umurunda değil. Ya yeni bir sürücüyü işe alır ya da başka bir motosikletli çalışan işe başlar.
İşletmelerin yasal yükümlülükleri olmadığı sürece kaza ve ceza umurlarında olmayacaktır.
Bence bu konunun çözümü, geldiği nokta nedeniyle çok kolay değil.
Bünyesinde çok sayıda motosikletli çalıştıran zincir işletmeler ve bu motosikletleri üretip satan firmalar, öncelikle ellerini taşın altına sokmaları gerekir. .
Öncelikle yasalara uyabilecek, makul ölçüde bir çanta standardı belirlenmelidirler. Sonra bunun yasal hale gelmesi için yetkililerin kapısını çalmaları gerekir.
Bu çalışmalar sırasında sivil toplum örgütleri olan derneklerden de yardım istiyorlar ise, ona göre yaklaşım göstermeleri gerekir.
Aksi durum da, bazı yetkililerin nerede duracağını kimse bilemez.
Canı sıkılan yetkili, binek motosikletlerin arkasındaki çanta nedeniyle de sorun çıkarmaya başlarsa şaşmamak gerekir.
Yani yine birileri kuyuya bir taş attı.
Buyrun......
Aynı görüşü paylaşmaktayım.... :cat: