- Konu Yazar
- #1
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Hani yakın bir arkadaşınıza -farkında olmadan- bağlanmaya başlarsınız ya, arkadaşlığın bir tık üstü, sevgilinin bir altı bir durum yani, içerisinde cinsel dürtüler bulunmadan kanepede omuz omuz altında filim izleme seansları...
İşte öyle bir şeyler oldu bende de. Bilmiyorum çokça isteyip sonunda elde edebildiğim için mi, yoksa sürerken müthiş keyif aldığım için mi. Özellikle toprak yoldan köy yoluna hiç hız kesmeden girip, aynada arkayı tozu dumana kattığını görüp, zaman kaybetmeden trafiğe katıldığım zamanlar, o bir iki saniyelik süre zarfında bildiğin çığlık atıyorum zevkten.
Sigara içmeye çıktığımda moturu kesiyorum. Kışın nerelerini modlasam, acaba ön çamurluğu mu değiştirsem, ulan ne sexy alet be...
Eşyalara bağlı birisi değilim. Her yıl telefon ve bilgisayar değiştiririm, çoğunlukla hırpalayarak kullanırım. Sahip olduğum bütün eşyalar bir sırt çantama sığar vaziyette (seyahat edeceğim zaman çantaya sığmayan şeyleri birine veriyorum ki gereksiz eşya taşımayayim.)
Motorsikletim ilk defa bende tuhaf etki yaratan bir eşya tarzına büründü. İlk olarak arkadaşlarım uyardılar, bir gün arkadaşın evinden çıktığımızda ses tonumu biraz arttırıp "Abi şu asalete bakar mısın, yağmurda da ne güzel ızlanmış." dediğimde şakayla karışık eşya olum bu, fazla bağlanma dediler. Şimdi de farkında olmadan motorsikletim hakkında çokça konuştuğumdan bahsettiler.
Hoşuma gidiyor. Bildiğin eski insanların ata baktığı gözle bakıyorum. Hayat arkadaşı gibi, masal tabiriyle resmen ruhu var. 5 yıl sonra arkadaşın tekini karşıma alıp saatlerce motorsikletimle yaşadığım anıları anlatacakmışım gibi bir his var içimde, "Ha bak bir de ne var, bir keresinde benim motor çamura saplanmıştı dağ başında. Ulan ne korkuttu beni be..." tarzında devam edecek gibi.
Umarım sonunda "Senin eşyalara bağlanmaman lazım, facebook'una araba resimleri koyan insanları anlayamadığın birinden, aynı şeyi motorsikletinle yapacakmışsın gibi.(Henüz yok). Ben genel olarak eşyalara bağlanmayı sevmem, sosyal medya falan da pek takılmam fakat hayatımda ilk defa bir eşyaya bağlandığımı sizinle paylaşmak istedim. Nedeni hakkında hiçbir fikrim yok.
İşte öyle bir şeyler oldu bende de. Bilmiyorum çokça isteyip sonunda elde edebildiğim için mi, yoksa sürerken müthiş keyif aldığım için mi. Özellikle toprak yoldan köy yoluna hiç hız kesmeden girip, aynada arkayı tozu dumana kattığını görüp, zaman kaybetmeden trafiğe katıldığım zamanlar, o bir iki saniyelik süre zarfında bildiğin çığlık atıyorum zevkten.
Sigara içmeye çıktığımda moturu kesiyorum. Kışın nerelerini modlasam, acaba ön çamurluğu mu değiştirsem, ulan ne sexy alet be...
Eşyalara bağlı birisi değilim. Her yıl telefon ve bilgisayar değiştiririm, çoğunlukla hırpalayarak kullanırım. Sahip olduğum bütün eşyalar bir sırt çantama sığar vaziyette (seyahat edeceğim zaman çantaya sığmayan şeyleri birine veriyorum ki gereksiz eşya taşımayayim.)
Motorsikletim ilk defa bende tuhaf etki yaratan bir eşya tarzına büründü. İlk olarak arkadaşlarım uyardılar, bir gün arkadaşın evinden çıktığımızda ses tonumu biraz arttırıp "Abi şu asalete bakar mısın, yağmurda da ne güzel ızlanmış." dediğimde şakayla karışık eşya olum bu, fazla bağlanma dediler. Şimdi de farkında olmadan motorsikletim hakkında çokça konuştuğumdan bahsettiler.
Hoşuma gidiyor. Bildiğin eski insanların ata baktığı gözle bakıyorum. Hayat arkadaşı gibi, masal tabiriyle resmen ruhu var. 5 yıl sonra arkadaşın tekini karşıma alıp saatlerce motorsikletimle yaşadığım anıları anlatacakmışım gibi bir his var içimde, "Ha bak bir de ne var, bir keresinde benim motor çamura saplanmıştı dağ başında. Ulan ne korkuttu beni be..." tarzında devam edecek gibi.
Umarım sonunda "Senin eşyalara bağlanmaman lazım, facebook'una araba resimleri koyan insanları anlayamadığın birinden, aynı şeyi motorsikletinle yapacakmışsın gibi.(Henüz yok). Ben genel olarak eşyalara bağlanmayı sevmem, sosyal medya falan da pek takılmam fakat hayatımda ilk defa bir eşyaya bağlandığımı sizinle paylaşmak istedim. Nedeni hakkında hiçbir fikrim yok.