- Katılım
- 26 Kas 2017
- Mesajlar
- 7,547
- Konu Yazar
- #1
Şimdi aga, daha salaş bir şekilde konu açasım geldi. Mübarek Cuma günümü de boşa çıkardım. Motorumun bakımı geldi ve bu haftasonu halletmek istiyorum. Bunun içinde 4680'de olan motorumu 5000km'ye getirmek istiyorum.
^^Neden?^^ die soracak olursanız; hayatımdaki duygusal açlığı bastırmak için kendimi motosikletimle yollara vuruyorum efenim.
Zaman zaman dayak yemeye çalışan manyaklar gibi sağa sola salamıyorum kendimi. Enduro bir motorum yok (MrMud). Bu yüzden bende kendimi asfaltta heyecanımı arıyorum. Lakin boş boş gidip gazlayıp gelmekte canımı sıkıyor.
Liseli ergenler gibi motorumdan inip, olmayan saçlarımı savurup, sahilde denize karşı güzel bir nargile içesim var. Hani motoru çekeceğim, elimde kask filan. Anladınız siz onu
Geçen Şile'ye bastığımda aklıma ilk gelen şey; ^^Nargile var mıdır buralarda?^^ düşüncesi beynimde zerk etti. Tabi google kullanmaya çalıştım ve o iş olmadı
^^Neden nargile? Sağlığa zararlı!^^ nutkuna girecekseniz de üniversiteye giderken Nargile Cafe'de çalışıyordum. Eee kendi nargileni kendin yapıyorsun falan filan derken, bununla bir arkadaşlık kuruyorsun. Şu hayatta bırakamadığım 2tane bağımlılığım var. Biri kola, biri nargile...
Bu arada en çok keyif alarak nargile içtiğim mekan; Trabzon-Boztepe'ydi. Lakin ben bile bir Nargile içmek için Trabzon'a gidemem. Tamam giderim de MT-25 ile kimse beni gazlayamaz
Can sıkıntısı kötü bir mesele. İşkolik bir birey olduğum için mesai saatleri içinde canım sıkılmıyor ama kendime bir ödül, işkoliklik yerine yeni bir ritüel geliştirmek istiyorum. Genelde belli mekanları belleyip, oranın devamlı müşterisi olmayı ve hep gittiğimde aynı güzelliği yaşamayı seviyorum.
Mesela İzmir'de yaşarken beni bulmak için telefon kullanmazdı kimse. Bilirlerdi arkadaşlarım yerimi ve direk oraya gelirdi. İstanbul'dan nefret ettiğim için kendimi yakın gördüğüm mekanlar kovalamadım. Belki böyle birkaç mekan bulursam, kendimi İstanbul kaç tripleri ile darlamam gibi düşünüyorum. Sürüden farklı olmadığımı, sürü ile birlikte olmam gereğine inanmaya başladım yavaş yavaş...
Not: Çorlu'lu Ali Paşa Medresesi'ni önermeyin. Zira adamların nargilesini sevmiyorum. Otantik ama cırt geliyor bana. Mümkünse sayfiye yerlerdeki şuan boş mekanları önerirseniz de tadından yenmez. Çok ayıptır söylemesi:
Garsonun yanıma gelip y.vş.k y.vş.k; abi sen tek oturuyorsun. ^^Şu abileri şuraya alsam sana ayıp olmaz dimi?^^ sorusu ile muhattap olmak istemiyorum. Zira o 4 kişiden fazla para ödeyip, saçma sapan bir yerde de oturmak istemiyorum.
^^Neden?^^ die soracak olursanız; hayatımdaki duygusal açlığı bastırmak için kendimi motosikletimle yollara vuruyorum efenim.
Zaman zaman dayak yemeye çalışan manyaklar gibi sağa sola salamıyorum kendimi. Enduro bir motorum yok (MrMud). Bu yüzden bende kendimi asfaltta heyecanımı arıyorum. Lakin boş boş gidip gazlayıp gelmekte canımı sıkıyor.
Liseli ergenler gibi motorumdan inip, olmayan saçlarımı savurup, sahilde denize karşı güzel bir nargile içesim var. Hani motoru çekeceğim, elimde kask filan. Anladınız siz onu
Geçen Şile'ye bastığımda aklıma ilk gelen şey; ^^Nargile var mıdır buralarda?^^ düşüncesi beynimde zerk etti. Tabi google kullanmaya çalıştım ve o iş olmadı
^^Neden nargile? Sağlığa zararlı!^^ nutkuna girecekseniz de üniversiteye giderken Nargile Cafe'de çalışıyordum. Eee kendi nargileni kendin yapıyorsun falan filan derken, bununla bir arkadaşlık kuruyorsun. Şu hayatta bırakamadığım 2tane bağımlılığım var. Biri kola, biri nargile...
Bu arada en çok keyif alarak nargile içtiğim mekan; Trabzon-Boztepe'ydi. Lakin ben bile bir Nargile içmek için Trabzon'a gidemem. Tamam giderim de MT-25 ile kimse beni gazlayamaz
Can sıkıntısı kötü bir mesele. İşkolik bir birey olduğum için mesai saatleri içinde canım sıkılmıyor ama kendime bir ödül, işkoliklik yerine yeni bir ritüel geliştirmek istiyorum. Genelde belli mekanları belleyip, oranın devamlı müşterisi olmayı ve hep gittiğimde aynı güzelliği yaşamayı seviyorum.
Mesela İzmir'de yaşarken beni bulmak için telefon kullanmazdı kimse. Bilirlerdi arkadaşlarım yerimi ve direk oraya gelirdi. İstanbul'dan nefret ettiğim için kendimi yakın gördüğüm mekanlar kovalamadım. Belki böyle birkaç mekan bulursam, kendimi İstanbul kaç tripleri ile darlamam gibi düşünüyorum. Sürüden farklı olmadığımı, sürü ile birlikte olmam gereğine inanmaya başladım yavaş yavaş...
Not: Çorlu'lu Ali Paşa Medresesi'ni önermeyin. Zira adamların nargilesini sevmiyorum. Otantik ama cırt geliyor bana. Mümkünse sayfiye yerlerdeki şuan boş mekanları önerirseniz de tadından yenmez. Çok ayıptır söylemesi:
Garsonun yanıma gelip y.vş.k y.vş.k; abi sen tek oturuyorsun. ^^Şu abileri şuraya alsam sana ayıp olmaz dimi?^^ sorusu ile muhattap olmak istemiyorum. Zira o 4 kişiden fazla para ödeyip, saçma sapan bir yerde de oturmak istemiyorum.