- Katılım
- 19 Ağu 2011
- Mesajlar
- 1,177
- Konu Yazar
- #1
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Merhaba çok değerli motosiklet.net üyesi arkadaşlarım,abilerim,dostlarım...
Bu hafta sonu ani bir gelişmeyle özel nedenlerle manisaya gitmem gerekiyordu.
Yolculuk öncesi alışveriş,terzi,berber gibi zaruri yolculuk ihtiyaçarını karşılamak için motosikletimle çarşı turundayım.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Alışveriş,ve hazırlıklar bittiğine göre başlıyoruz otobüs saatini.
evden çıkmadan önce yaptığımız hazırlıkları ve son imaj kontrollerini ayna karşısında kontrol ediyoruz
[/url][/IMG]
Evet herşey tamam otobüs saatide geldi evden çıkıp 24:00 otobüsene atladığım gibi tutuyorum izmir yolunu.
Sabah saat 06:40 gibi izmire indim.Aklıma hemen izmirli motokurt (erhan abim) ve onun kankası kabataşlı aklıma düştü...Eeeee eşşeklik bizde tabiki yolculuğa çıkmadan insan bi arar telefon no alır...
İmir otogarından resimler.Gezemesekte göremesekte geldiğimizin kanıtıdır
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Neyse sabahın erken saatlerinde hiçbir arkadaşımızı rahatsız etmeyelim dedik,atladık alaşehir otobüsüne..Düştük yollara bir kara sevdanın peşine
Söz uçar yazı kalır ve yazı yazmak ölümün elinden bir şeyler kurtarmaktır.
Yazamayan bilmez bu nehirde yüzmeyi akmayı ve yıkanmayı..yaşattığı rahatlamayı..
okuyansa yazanın yansımasıdır o suya..dalamasa da suya yazandan sonra sıra ondadır rahatlamada
diyerek sözün yazıya dönüştüğü ve resimlerle ete ve ruha büründüğü gezimizin ayrıntılarına devam ediyoruz.
[/url][/IMG]
izmirden çıktık yoldayız.yol boyu bitmek tükenmek bitmeyen düzlükler üzüm bağları,insanın toprakla barışık olduğu,etinin ve gönlünün toprağa değdiği ve nereden gelip nereye gideceğini bildiği,haddini bilen kendini bilir,kendini bilen rabbini bilir sözünü tekrar ikrar edercesine rızkına razı olduğu her halinden belli olan o güzel insanların,yörüklerin bağlarının arasına serpilmiş yollardan gidiyoruz.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Çok fazla resim çektiğim ve çektiğim resimlerin kalitesi telefon nedeniyle düşük olacağı için sizleri fazla sıkmadan asıl meseleye geçmek isterim.
Sabah saat 09:20 gibi Alaşehire iniyorum,önce bir berbere gidip kendime gelmek ve rahatlamak için elimi yüzümü yıkadıktan sonra saçımı yıkatıp fön çektirmek istediğimi söylüyorum.
Neyse yıkama işi tamam güzelde garibim berberim fön işini pek beceremiyor
aynaya bakıyorum şekil mekil kalmamış,Metehan gibi şaftımı kaydırmış benim
Soruyorum kardeş kaç yıldır bu işi yapıyorsun -16 yıldır,tamam diyorum sen şu saçımı bir daha yıkada ben fön çekeyim sen izle deyip kendi işimi kendim yapıyorum 
Neyse oradan çıkıp Sokalarda bir tur atıyorum,ortam bana pek normal gelmiyor
Her şeyin içinde sanki biraz zıt durıyorum sırıtıyorum,yada kendimi güneyde farklı yabancı bir arap ülkesine gelmişim gibi hisediyorum.Anormal olan sokaklar pazar olduğu için asker dolu,hepside kapkara
sıcaktanmı desem soğuktanmı desem kavrulmuş bugday gibiler,,ortamı gözüm pek tutmadı siyah zeminin üzerinde beyaz bir nokta gibi durduğum için belkide hemen ara sokakta askerlerin takılmadığı normal insanların olduğu bir bahçeli çay ocağına oturup aldığım gazetemi kahve keyfi yaparak okumaya koyuluyorum.
Mete-han aklıma geliyor hemen,onun burada bir tanığı olduğunu hatırlayıp hemen telefon açıyorum.
Aradan 2 dk geçmeden yanıma biri gelip Ahmet kardeşim hoşgeldin ben Mustafa şimdi Mete-han aradı çok sevdiğim değer verdiğim bir dostum var orada der demez hemen geldim deyip oturuyoruz.gönlünde motosiklet tutkusu-sevdası olanların bribirini nerde ve ne şekilde olursa olsun bulabildiğini,yardımlaşmada,ağırlamada,gönlünün ve ikramlarının sonuna kadar açık olduğunun bir kanıtıdır Mustafa abinin o günkü bana olan ilgisi ve alakası.
Çaylarımızın ardı arkası kesilmiyor,motosikletten bahsediyoruz,kendi yaşam kavgalarımızdan,aile durumlarımızdan,mesleklerimizden.İkimizinde gözlerinin içi gülüyor,muhabbetimiz birbirmize mutluluk veriyor,ağır gelmiyor,sıkmıyor.Sonra Mustafa abinin arkadaşı Ali de bize katılıyor,onunlada tanışıyoruz.Sonra bana manisaya gelipte kapama ikram etmeden salmayız diyorlar.Evet kapama yemeye gidiyoruz.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Mustafa abi Çorbaya yumulurken
[/url][/IMG]
İşte meşhur kapama.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Ve Mustafa abinin gönülden koparak,gözlerinin içi gülerek,ısmarlarkende mutluluğunu ne kadar gizlesede gizleyemediği kapama ikramından sonra tekrar buluşmak üzere ayrılıyoruz ve ben manisaya asıl gelme nedenimle ilgilenmek için saat:12:30 gibi yola koyuluyorum
Akşam 18:00 te mustafa abiyle tekrar buluşuyoruz.Bildiğim halde Mustafa abiye buranın nesi meşhur diye soruyorum,üzüm kurusu ve mesir macunu....
Hemen üzüm kurusu ve mesir macunu bulabileceğimiz bir yer arıyoruz,ama günlerden pazar olduğu için bu tür yerlerin hepsi kapalı.Neyse şansa kırtasiyenin birinden 3 paket üzüm kurusu,büfenin birindende 3 paket mesir macunu bulabiliyoruz daha fazla almak istememe ragmen 3er paketle yetinmek zorunda kalıyorum.
Mustafa abi gel seni şehir turu yaptırayım diyor,ama bilmiyorki ben prensip sahibi bir insanım
full korumasız kasksız Kenan sofuoğluna artçı olsamda binemeyeceğimi söyleyemiyorum.Kalbini kırmamak ve teklifini reddetmemk için motora biniyorum.ufak bir gezinti sonrası bilet almak için terminala dönüyoruz.izmire bilet alıp yolculuğa koyulmak üzere mustafa abi ile vedalaşıyoruz.Mustafa abi mt.net üye olmadığını fakat sürekli forumu takip ettiğini söylesede üye olması konusunda ısrarla ona baskı yapıyorum,Eğerki konuyu okuyacak olursa buradan kendisine rica ediyorum( mustafa abi lütfen mt.nete üye olki bir evin içindeki bir ailenin üyeleri gibi seslerimiz duyalım,varlığımızdan haberdar olalım)...Herhalde bukadar yalvarmadan sonra üye olur 
Buradan kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır,adamın hasısın sen,gönlü zengin,eli açık,dost canlısı,misavirperver,yardımsever adam kocaeli,izmite yolun düşerde aramz-haberdar etmez,misafirimiz olmaz isen senle bozuşuruz ona göre
Sonra düşüyorum izmir yoluna,yolda kor@yı arıyorum,izmirden mt.net ten tanıdıklar var teli olan varsa verirmisin diye,yok diyor
İrfanı arıyorum ondada yokmuş, 2side pc başında değiller o anda mt.netten tellerini alma imkanımızda kalmadı malesef,Kalbim biraz hüzünleniyor izmire gelip dostlarla bir arada olamadığım için.
Otobüste izmire giderken aklıma nerden geldiyse,gelmez olaydı,o ana lanet olsun
Mesir macunu nasıl bişey acabaaa!!!! diye merak ediyorum!!!!!merak etmez olaydım
paketi açıp bir tanesini çıkartıyorum,törensel bir edayla üzerindeki jelatini çıartıyorum...Bir ısırık alıyorum,çenem,çenem..............
Üst çenem alt çeneme yapıştı ayrılmıyor!!!!!!!!!!!sertçe ağzımı açtım ağzımın içinde taş var galiba, yok yok mesir macununun içine çubuktan şeker katmışlar onun takırtısı geliyor....kırılmıyor,esnemiyor sert bişey,merak edip elime alıyorum...
Oda neeeeee!!!!! üst çene 4 lü köprü dişim kökünden çatırdaya çatırdaya ayrılmış
hay allahım buda olacak işmi bu saatte,dişi alıp peçeteye sarıyorum,ellerimi ıslak mendille silip mesir macununu hay senin yapacağın işe başlarım deyip fırlatıp atıyorum 
Köprü dişime pusu kuran hain mesir macununu ifşa etmeden olmaz...Buyrun kötü kalpli diş düşmanı mesir macunu.
[/url][/IMG]
Buda haince suikaste kurban giden zavallı dişim ..
[/url][/IMG]
Siz siz olun mesir macunu yerken 2 kere düşünün
Bence bu macunu yeme taktiği,tekniği öğreten bir eğitim kurumu açılmalı Meb tarafından. 
Sonra iniyorum tekrar izmir otogarına...
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Hemen bilet almak için koşuyorum firmaların çoğunda boş yer yok (pazar günü olduğu için)...Efe turda 24:10 otobüsünde yer buluyorum,biletimi aldıktan sonra yemek yenilebilecek bir mekan soruyorum biletciye..
Abi karşıda Durmuşun yeri var oraya mutlaka uğra diyor...Mutlaka dediğine göre var bildiği deyip Durmuşun yerine geçiyorum,Menüde kebaplar,ızgaralar,köfteler,şişler,et ve tavuk ürünlerinden ne ararsanız mevcut,ayrıyeten 4 adet dolu dolu tabaklarla salata ikramı yapılıyor,menü çeşitli ve çok zengin...Hemen bir porsiyon kanat şiş sipariş edip kopan köprü dişimi temizlemek için lavaboya geçiyorum,illet şey oyle yapışmışki su,kürdan ile dürtükleme falan fayda vermiyor
Güç bela temizliyorum.
Ben lavabodayken zaten benim masa hazırlanmış halde menümün beni bekliyor olduğunu gördüm...Bu ne hız abiciğim
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Aşağıda gördüğünüz bu menü 10 Tl arkadaşlar,evet 10 Tl.....
[/url][/IMG]
Güzelce yedikten sonra kendimi yokluyorum doymuşum evet,yolculuğa hazırım...
[/url][/IMG]
Buda menü midemde iken tabakların son hali
[/url][/IMG]
Mekan sahibinin çay ikramını kabul ettikten sonra yanıma gelerek fotograf çektiniz neyapacaksınız dediklerinde www.motosiklet.net e üye olmalarını yada ziyaret etmeleri gerektiğini söyledim
Gerçekten izmir gibi bir yerde hemde şehirler arası otobüs terminalinde 10 Tl ye tıka basa doymanın vermiş olduğu iç huzurla oradan ayrıldım,istanbuldada yerleri varmış bunların,hoş muhabbetli insanlar,sıcakkanlı ve ilgili insanlar ben hoşnut ayrıldım,tavsiye edebilirim sizlere.Birde Benim slm mı götürün yeter

Saat 24:10 otobüse bineceğim bi baktım kocaeli-istanbul seferlerim sırasında sürekli karşılaştığım,elinden çay-su içtiğim hürmetli abimiz fazıl abi.İnsan toprağından yurdundan uzaklarda tanıdık bir yüz görünce o kadar mutlu oluyorki inanın bu duyguyu sizlerde çok kere yaşamışsınızdır.
Fazıl abi okadar çayını-kahveni içtik,pasta böreğini yedik,yolculuklarda kahrımızı çektin senide burada paylaşmaz isek olmaz abi
[/url][/IMG]
Otobüse binip koltuğuma geldiğimde,baktım bir arkadaş oturyor.Merhaba ben Ahmet,oda ben ufuk dedi,memnun oldum ufuk nasılsın falan filan vesair derken.Ufuk cam kenarı severmiş koridor yazmışlar,ben koridor istedim özellikle bacaklarımı rahat uzatabilmek için cam kenarı yazmışlar
herkes istediğini aldı mutlu mesut yolculuk başladı...İletişim zirveye çıktı,ufukta benim gibi özel nedenlerden dolayı aydına gelmiş.2 kaderdaş 2 kafadar olduk
hoş muhabbet iyi bir arkadaşlıktan sonra gözlerimiz yoruldu uykuya yenik düştük 
sabah 06:30 da izmit otogara geldim 07:00 de vedeydim öğlye kadar müsade alıp işyerini diğer abimize emanet edip biraz uyuyup-dinlendikten sonra öğlenleyin sorumluluklarının bilincinde bir çalışan gibi davranıp hemen işimin başına koştum..
Bir motosiklet.net üyesi olan,motoksiletsever,motosiklet tutkunu,tüm motoseverleri seven bendeniz Ahmet N. Ataş ın 01.04.2012 tarihli gezisi ile ilgili ayrıntılı raporunu okuduğunuz için şimdiden hepinşize teşekkür eder,uzun uzun yazarak verdiğim sıkıntıdan dolayı şimdiden afdilerim...
Saygılarla...
02.04.2012
Ahmet N.
Bu hafta sonu ani bir gelişmeyle özel nedenlerle manisaya gitmem gerekiyordu.
Yolculuk öncesi alışveriş,terzi,berber gibi zaruri yolculuk ihtiyaçarını karşılamak için motosikletimle çarşı turundayım.
Alışveriş,ve hazırlıklar bittiğine göre başlıyoruz otobüs saatini.
evden çıkmadan önce yaptığımız hazırlıkları ve son imaj kontrollerini ayna karşısında kontrol ediyoruz
Evet herşey tamam otobüs saatide geldi evden çıkıp 24:00 otobüsene atladığım gibi tutuyorum izmir yolunu.
Sabah saat 06:40 gibi izmire indim.Aklıma hemen izmirli motokurt (erhan abim) ve onun kankası kabataşlı aklıma düştü...Eeeee eşşeklik bizde tabiki yolculuğa çıkmadan insan bi arar telefon no alır...
İmir otogarından resimler.Gezemesekte göremesekte geldiğimizin kanıtıdır
Neyse sabahın erken saatlerinde hiçbir arkadaşımızı rahatsız etmeyelim dedik,atladık alaşehir otobüsüne..Düştük yollara bir kara sevdanın peşine
Söz uçar yazı kalır ve yazı yazmak ölümün elinden bir şeyler kurtarmaktır.
Yazamayan bilmez bu nehirde yüzmeyi akmayı ve yıkanmayı..yaşattığı rahatlamayı..
okuyansa yazanın yansımasıdır o suya..dalamasa da suya yazandan sonra sıra ondadır rahatlamada
diyerek sözün yazıya dönüştüğü ve resimlerle ete ve ruha büründüğü gezimizin ayrıntılarına devam ediyoruz.
izmirden çıktık yoldayız.yol boyu bitmek tükenmek bitmeyen düzlükler üzüm bağları,insanın toprakla barışık olduğu,etinin ve gönlünün toprağa değdiği ve nereden gelip nereye gideceğini bildiği,haddini bilen kendini bilir,kendini bilen rabbini bilir sözünü tekrar ikrar edercesine rızkına razı olduğu her halinden belli olan o güzel insanların,yörüklerin bağlarının arasına serpilmiş yollardan gidiyoruz.
Çok fazla resim çektiğim ve çektiğim resimlerin kalitesi telefon nedeniyle düşük olacağı için sizleri fazla sıkmadan asıl meseleye geçmek isterim.
Sabah saat 09:20 gibi Alaşehire iniyorum,önce bir berbere gidip kendime gelmek ve rahatlamak için elimi yüzümü yıkadıktan sonra saçımı yıkatıp fön çektirmek istediğimi söylüyorum.
Neyse yıkama işi tamam güzelde garibim berberim fön işini pek beceremiyor
Neyse oradan çıkıp Sokalarda bir tur atıyorum,ortam bana pek normal gelmiyor
Mete-han aklıma geliyor hemen,onun burada bir tanığı olduğunu hatırlayıp hemen telefon açıyorum.
Aradan 2 dk geçmeden yanıma biri gelip Ahmet kardeşim hoşgeldin ben Mustafa şimdi Mete-han aradı çok sevdiğim değer verdiğim bir dostum var orada der demez hemen geldim deyip oturuyoruz.gönlünde motosiklet tutkusu-sevdası olanların bribirini nerde ve ne şekilde olursa olsun bulabildiğini,yardımlaşmada,ağırlamada,gönlünün ve ikramlarının sonuna kadar açık olduğunun bir kanıtıdır Mustafa abinin o günkü bana olan ilgisi ve alakası.
Çaylarımızın ardı arkası kesilmiyor,motosikletten bahsediyoruz,kendi yaşam kavgalarımızdan,aile durumlarımızdan,mesleklerimizden.İkimizinde gözlerinin içi gülüyor,muhabbetimiz birbirmize mutluluk veriyor,ağır gelmiyor,sıkmıyor.Sonra Mustafa abinin arkadaşı Ali de bize katılıyor,onunlada tanışıyoruz.Sonra bana manisaya gelipte kapama ikram etmeden salmayız diyorlar.Evet kapama yemeye gidiyoruz.
Mustafa abi Çorbaya yumulurken
İşte meşhur kapama.
Ve Mustafa abinin gönülden koparak,gözlerinin içi gülerek,ısmarlarkende mutluluğunu ne kadar gizlesede gizleyemediği kapama ikramından sonra tekrar buluşmak üzere ayrılıyoruz ve ben manisaya asıl gelme nedenimle ilgilenmek için saat:12:30 gibi yola koyuluyorum
Akşam 18:00 te mustafa abiyle tekrar buluşuyoruz.Bildiğim halde Mustafa abiye buranın nesi meşhur diye soruyorum,üzüm kurusu ve mesir macunu....
Hemen üzüm kurusu ve mesir macunu bulabileceğimiz bir yer arıyoruz,ama günlerden pazar olduğu için bu tür yerlerin hepsi kapalı.Neyse şansa kırtasiyenin birinden 3 paket üzüm kurusu,büfenin birindende 3 paket mesir macunu bulabiliyoruz daha fazla almak istememe ragmen 3er paketle yetinmek zorunda kalıyorum.
Mustafa abi gel seni şehir turu yaptırayım diyor,ama bilmiyorki ben prensip sahibi bir insanım
Buradan kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır,adamın hasısın sen,gönlü zengin,eli açık,dost canlısı,misavirperver,yardımsever adam kocaeli,izmite yolun düşerde aramz-haberdar etmez,misafirimiz olmaz isen senle bozuşuruz ona göre
Sonra düşüyorum izmir yoluna,yolda kor@yı arıyorum,izmirden mt.net ten tanıdıklar var teli olan varsa verirmisin diye,yok diyor
Otobüste izmire giderken aklıma nerden geldiyse,gelmez olaydı,o ana lanet olsun
Mesir macunu nasıl bişey acabaaa!!!! diye merak ediyorum!!!!!merak etmez olaydım
Üst çenem alt çeneme yapıştı ayrılmıyor!!!!!!!!!!!sertçe ağzımı açtım ağzımın içinde taş var galiba, yok yok mesir macununun içine çubuktan şeker katmışlar onun takırtısı geliyor....kırılmıyor,esnemiyor sert bişey,merak edip elime alıyorum...
Oda neeeeee!!!!! üst çene 4 lü köprü dişim kökünden çatırdaya çatırdaya ayrılmış
Köprü dişime pusu kuran hain mesir macununu ifşa etmeden olmaz...Buyrun kötü kalpli diş düşmanı mesir macunu.
Buda haince suikaste kurban giden zavallı dişim ..
Siz siz olun mesir macunu yerken 2 kere düşünün
Sonra iniyorum tekrar izmir otogarına...
Hemen bilet almak için koşuyorum firmaların çoğunda boş yer yok (pazar günü olduğu için)...Efe turda 24:10 otobüsünde yer buluyorum,biletimi aldıktan sonra yemek yenilebilecek bir mekan soruyorum biletciye..
Abi karşıda Durmuşun yeri var oraya mutlaka uğra diyor...Mutlaka dediğine göre var bildiği deyip Durmuşun yerine geçiyorum,Menüde kebaplar,ızgaralar,köfteler,şişler,et ve tavuk ürünlerinden ne ararsanız mevcut,ayrıyeten 4 adet dolu dolu tabaklarla salata ikramı yapılıyor,menü çeşitli ve çok zengin...Hemen bir porsiyon kanat şiş sipariş edip kopan köprü dişimi temizlemek için lavaboya geçiyorum,illet şey oyle yapışmışki su,kürdan ile dürtükleme falan fayda vermiyor
Ben lavabodayken zaten benim masa hazırlanmış halde menümün beni bekliyor olduğunu gördüm...Bu ne hız abiciğim
Aşağıda gördüğünüz bu menü 10 Tl arkadaşlar,evet 10 Tl.....
Güzelce yedikten sonra kendimi yokluyorum doymuşum evet,yolculuğa hazırım...
Buda menü midemde iken tabakların son hali
Mekan sahibinin çay ikramını kabul ettikten sonra yanıma gelerek fotograf çektiniz neyapacaksınız dediklerinde www.motosiklet.net e üye olmalarını yada ziyaret etmeleri gerektiğini söyledim
Saat 24:10 otobüse bineceğim bi baktım kocaeli-istanbul seferlerim sırasında sürekli karşılaştığım,elinden çay-su içtiğim hürmetli abimiz fazıl abi.İnsan toprağından yurdundan uzaklarda tanıdık bir yüz görünce o kadar mutlu oluyorki inanın bu duyguyu sizlerde çok kere yaşamışsınızdır.
Fazıl abi okadar çayını-kahveni içtik,pasta böreğini yedik,yolculuklarda kahrımızı çektin senide burada paylaşmaz isek olmaz abi
Otobüse binip koltuğuma geldiğimde,baktım bir arkadaş oturyor.Merhaba ben Ahmet,oda ben ufuk dedi,memnun oldum ufuk nasılsın falan filan vesair derken.Ufuk cam kenarı severmiş koridor yazmışlar,ben koridor istedim özellikle bacaklarımı rahat uzatabilmek için cam kenarı yazmışlar
sabah 06:30 da izmit otogara geldim 07:00 de vedeydim öğlye kadar müsade alıp işyerini diğer abimize emanet edip biraz uyuyup-dinlendikten sonra öğlenleyin sorumluluklarının bilincinde bir çalışan gibi davranıp hemen işimin başına koştum..
Bir motosiklet.net üyesi olan,motoksiletsever,motosiklet tutkunu,tüm motoseverleri seven bendeniz Ahmet N. Ataş ın 01.04.2012 tarihli gezisi ile ilgili ayrıntılı raporunu okuduğunuz için şimdiden hepinşize teşekkür eder,uzun uzun yazarak verdiğim sıkıntıdan dolayı şimdiden afdilerim...
Saygılarla...
02.04.2012
Ahmet N.
Son düzenleme: