@ preatorian
süpersin abicim. Sorabilirsen, bizim orjinal kayışın değerleri: 743 20 30
ii gunner.
@ kill_nill & canyerli
arkadaşlar motoru kışın istifleme (turşusunu kurma, yazı bekletme) konusunda, 2 ana başlık altında birçok faklı fikir ve zıt görüş mevcut.
1nci ana fikir motoru asla yatırmama... Yani işleyen demir ışıldar mantığı. Ki ben kesinlikle buna katılıyorum. Motor dediğin çalışmalı, oynar aksam dediğin de hareket etmeli. Aksi halde aksam süratle eskime yapacak ve direncini kaybedecektir...
2nci ana fikir ise motoru paketleyip yatırma. İşte bu konuda birçok yazılan çizilen var. Benim İNANDIKLARIM ve eğer kışın 5-6 ay süreyle motosikletimi yatıracak olsam yapacaklarım şunlar olurdu:
a. Depoyu dibine kadar boşaltırdım ve içine antipas sprey uygulardım. Malum bizim depolar malzeme olarak çok ii ürünlerden yapılmadığı için pas yapma olasılığı yüksek. Ben antipas uygulardım. Ancak bunun tam zıttı bir görüşte mevcut. Bu fikirde derki; depoyu azına kadar doldurun ve sıkıca kapatın şeklinde. yaz gelip motoru çalıştıracağınız zaman, benzini dibine kadar boşaltın ve yeniden doldurup marşa basın.
b. akü başlarını sökerdim. Bu konuda herkez hem-fikir. Bunu yapmaktaki amaç, Amaç akü'nün sağlıklı kalması, herhangi bir elektrik sorunundan doğabilecek problemlerin (kısa devre gibi) önlenmesi, elektrik aksamının tümüyle kapatılarak garantiye alınması. Yaz geldiğinde akümüz muhtemelen boşalmış olacaktır. Dolayısıyla akümüzü bir oto elektrikçisinde şarj ettirip tekrar marşa basabiliriz.
c. lastiklerin yerden keserdim. thebarbarian ve canyerli'nin belirttikleri gibi 2 amaç için bunu yapıyoruz. Bunlardan ilki lastiklerin inmemesi için. ikinciside lastiklerin balon yapmaması için. Canyerli'nin önerisi nefis. motoru orta sehpa yardımıyla kolayca 2 lastiğin yüzeyle minimum temasını sağlayabilirsiniz. Orta sehpaya kaldırınca arka tekerlek zaten havada kalıyor. ön tekerleğe ise herhangi bir ağırlık binmiyor. Sadece ön tekerleğin altına bir tahta yerleştirmemiz sorunu çözecektir.
d. Motor yağını boşaltırdım ve ilk marştan önce sıfır yağ koyardım. Bu konuda da farklı fikirler mevcut. Mevcut yağın idare edebileceğini savunanlar var. Ancak ben kesinlikle içerisindeki eski yağ ile 6 ay sonra marş basmazdım...
e. Tüm yağlama ünitelerinin yağlarını yenilerdim. Motor yağı (yukarıda bahsetmiştik), şanzıman yağı ve ön fren yağını boşaltarak yenileriyle değiştirirdim. Bu konuda da yine yağların yenilenmeden de idare edebileceği söyleniyor ama ben katılmıyorum. Yağlama organlarının ciddi önem taşıdığını düşünüyorum. Dolayısıyla tüm yağları değiştirirdim.
Tüm bunlara karşılık, ben yinede motosikletin çalıştırılmasından yanayım. Haftada 2 kez marşa basarak (3-5 dakika çalıştırarak) ve 2 haftada 1 kez 3-5 km yol yaparak motosikletin çok daha sağlıklı bir kış geçirmesini sağlayabiliriz diye düşünüyorum. Bu sayede oynar aksamı ve motoru aktif eder ve ihtiyaç duydukları HAREKETİ ve YAĞLAMAYI onlara sağlamış oluruz. Akünün bitmemesini, sürekli şarda kalmasını sağlamış ve muhtemelende ölmesini engellemiş oluruz. Bekleyen akü ölür... Aynı şekilde tüm yağların da harekete geçerek bakteri yapmaması sağlarız. Ancak yinede yazın km'ye bakmaksızın tüm yağları değiştirmek gerekli. Bu iş sadece km ile alakalı değil, yağlarında bir zaman ömrü, raf ömrü var. Motorlu araçların tümünde asıl olanın HAREKET olduğunu düşündüğümden kesinlikle motosikleti yatırma taraftarı değilim. Teyzemin 1984 model bir reno'su var. Aslında bizim motosikletlere çok benziyor. Motor son derece basit bir düzenek. Aracın ilk sahibi teyzem ve henüz 45.000 km'de. Yatmak diye ben buna derim işte, 22 senede sadece 45.000 km. İnanın bana alet dökülüyor... iç kapı kollarından döşemesine, motorun çeşitli aksamlarından egzosuna kadar heryeri haşat oldu. Araba yata yata direncini kaybetti. Aküsü her sene değişiyor yatmaktan. 2 defa pas yüzünden deposü değişti. bir kez de bu paslanma yüzünden karburatör'ü dağıttı. Artık rolantisi bile ayar tutmuyor. her aksamda mütiş bir paslanma mevcut ve durduramıyoruz (kasa ve boyadan bahsetmiyorum, buralarda 22 senede paslanma olması doğal, oynar ve motor aksamlarından bahsediyorum. Tüm vidaları ya yalama olmuş yada fena halde sıkışmış durumda. Biryerleri sökmeye kalktığınızda ya imkan ihtimal yok sökemiyorsunuz, yada sökerken elinizde kalıveriyor. Yata yata tüm aksam sıkışmış, kütük gibi olmuş... Ve bunlar gibi onlarca problem.
Motorlu araçlarda işleyen demir ışıldar diyor, bu yazdıklarım konusunda onlarca farklı fikir olduğunu (motosiklet.net forumlarında mevcut) belirterek onlara da göz atmanızı rica ediyor ve tüm yazdıklarımın sadece beni bağlayacağını ekleyerek hepinizi öpüyorum :rendeer:
ii gunner.