@ chirkincocuk
Hoşgeldin :rendeer: Kazasız belasız işallah.
Evet siyahus'un dediği gibi bana sorarsan WD 40'ı heryere kullanabilirsin. amortisörlere fıst fıst, metal aksama fıst fıst, cila olsun diye motorun kaportasına çok hafif fıst fıst. duştan çıkınca koltuk altına azcık fıst fıst
Şaka bir yana, gerçeketen de fren aksamı hariç heryerde güvenle kullanabilirsin. Kazara fren aksamına sıksan dahi, WD40 sentetik bir yağlayıcı olmadığı için 20-30 km içerisinde kendini fren aksamından söküp atacaktır. Ama o 20 Km frenin "F" sini göremezsin

Ayrıca WD40 mütiş bir pas önleyicidir. Paslanmasını istemediğin her yere uygulayabilirsin. Bir beze hafifçe 2 fıst fıst atıp sonra o bezle güzelce bütün aksamı ayda bir toz alır gibi hafifçe temizlemen (aynı zamanda parlatmışta oluyorsun) paslanmayı %90 oranında azaltacaktır. 1 sezonda paslanabilecek aksam 3 sezon 5 sezon gider. Motorun neresinden ses geliyorsa fıst fıst sık bitir işi. Ancak bağlantı ve vida noktalarında uygularsan, vidalar gevşeyecektir. Bunun içinde ayrıca bir sprey mevcut...
Gelelim WD40'ın tarihçesine... WD40'ın açılımı "Water Displacement (solution) 40" demektir yani "Su Ayırıcı 40". Fiil tarihinde Amerika'da dev bir sel olur ve milyonlarca dolarlık elektronik malzeme sular altında kalarak büyük bir maddi zarara yol açar. Yetkililer, sel baskını sırasında elektriklerin kesik olması sebebiyle, elektronik malzemelerin sudan tamamen arındırılması durumunda tüm elektronik malzemelerin tekrar çalışabileceğine vezararın büyük ölçüde kapatılacağına inanırlar. Devlet fetva verir ve bu yönde kimyasal bir ürün geliştirilmesini ister. Kimyagerler ve mühendisler ilk karışımlarını yaparlar: "Water Displacement 1" (WD1); işe yaramaz. Su elektroinik yüzeye temas etmektedir... 2nci deneme WD2, 3... WD3 derken WD40'da mütiş bir başarı sağlanır ve gerçektende milyonlarca dolarlık elektronik malzeme kurtarılır...
Bu bağlamda düz bir metal veya cam bir yüzeye (örneğin bir masa) bir ucundan su dökün. Ardından diğer uca bolca wd40 sıkın. Bırakın ve ertesi gün kontrol edin. WD40'ın eğim olmayan bölgeleri dahi aşarak suyu bulduğunu ve su ile masa arasına bir katman gerdiğini göreceksiniz. Çok ilginç bir deney... Düz eğimsiz bir alanı, hatta dikine bir eğimi bile kendi kendine yayılarak ve tırmanarak suyu bulduğunu ve madde ile su arasına tamamiyle yerleştiğini göreceksiniz.... WD40'ın bu üstün ve inanılması güç özelliklerinin sahip olduğu sarı-lacivert renginden geldiğine inanılmaktadır.

Birde WD40'ın gayet alelade bir ürün olduğunu, piyasada 5-10 YTL yukarısına dahada garip garip ve üstün ürünler olduğunu bir düşünün.. Kimya delirmiş
Su aynı şekilde paslanmayı aşırı derecede tetikleyen çok önemli bir unsur. Dolayısıyla ilk yapmamız gereken motosikletin üzerinde asla su bırakmamak. Geriye kalanını WD40 yada benzeri bir ürün halledecektir. Örnek olarak da kendi ZeyTiN'imi gösterebilirim. Bütük kış kullandım. Bol bol yağmur çamur yedi. Ama hemen hemen hiçbir bölgesinde paslanma göremezsiniz. Tek yaptığım toz bezime hafifçe WD40 sıkmak. Bunuda tüm kış boyunca toplasan 5-6 defa yaptım-yapmadım.
Bu arada yeri gelmişken, açıklayıcı olması amacıyla şunuda eklemek istiyorum. Askadaşlar "paslanmaz" yada "paslanmaz çelik" diye bişi yoktur. Her çelik eninde sonunda paslanır. Sadece "paslanmaz çelik" inde kaliteleri vardır. En kalitelisi bile eninde sonunda paslanacaktır. PASLANMAZ bir hurafedir. Yada "isimdir" diyelim.
Nası ama perşembe perşembe işim olmadığı çok belli olio dimi

üşenmedim yazdım
ii gunner.