kaç yaşındasın, ikamet koordinatların nedir, motorunun yaşı ya da gücü ne kadar gibi cevapları rakamlardan oluşan sorular tanıtılmaktan çok sınıflandırmaya yarıyor. motora olan ilgimi bu şekilde ifade etmek yetersiz kalacaktır. bir süredir; "motor alma araba al, motor sana yakışmaz, canını yolda mı buldun" gibi cümlerle bileylenmiş motor sevdasına bir kaç kuru rakam nasıl bir ferahlık sağlayabilir ki?
şöför koltuğuna kurulup, etrafına kendini yabancılaştırarak yarattığın sahte konfor nereye kadar taşıyabilir ki seni... belki; ilk trafik tıkanıklığında, sollanacak yolların bu sahte konforun genişliğinde erimesine kadar. oysa motorda akan, duran, çoğu zaman tıkanan trafik (hayat) engel değildir içine karışmana, tam ortasından süzülüp gitmene. neden bir çok şöför sürücü koltuğundan indiğinde, aracının kapısını kapattıp gideceği yöne ilk adımlarını atmaya başladığında başı önde olur, adımları beceriksiz? hüzün bile değil olsa olsa bıkkınlık. ya motordan inen biri; etrafımda ne zaman motorundan inmiş, gideceği yere doğru ilk adımlarını atan birini görsem, başı yukarda, omuzları dik, ayaklarında kendinden emin bir sağlamlık. yakışmaz dedikleri bu mudur, bu duruşa, bu gidişe vurgun olmanın neresi ahmaklık? en ufacık kaza bile benden uzakta değildir motordayken. "aman ya, en fazla tamponu kaybederim"siniriyle hırslanmaz motordaki. karşısındakini "hiç"e saymaz. en içindedir çünkü, "hiç"in bile içinde. damarlarında dolaşır hayat o muhteşem akış hızıyla.
"aranızda" olmaktan memnunum, iyi ki yazdım. iyi ki burdayım. burası derman-ı zamanın dolduğu yer... burası yollarının gözlendiği yer... burası geleceğin gizlendiği yer... burası mücrimin son görüldüğü yer...burası zehr-i marın padzehr olduğu yer... burası melanetin mehr olduğu yer... burası zehr-i zakkumun zehr-i zıkkım olduğu yer... burası gazelhanın bıkkın olduğu yer...
ve motor... konuşamadığım, paylaşamadığım, heyecanına kimseyi ortak edemediğim rüya...
ve çane-i bendeniz![]()