Merak ettiğiniz ve genel kültür sorularınız yanıtlanır ...

Katılım
2 May 2007
Mesajlar
290
sorum şu korsan cd vs. kullansak surat köprüsünde zebaniler çelme takarmı acaba
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
@Xnode;

evrim bilimsel bir gerçektir.
Milyonlarca defa ispatlanmış ve bilim adamları tarafından kabul edilmiştir.

everim bilimsel bir gerçek değildir. Olamaz, milyonlarca kez de diğer bilim adamları tarafından çürütülmüştür. Bu yüzden de adı "TEORİ"dir.
milyonlarca defa ispatlanamaz çünkü evrim üzerine deney yapılamaz.
sanırım mutasyon ile evrim karıştırılıyor. Ayrıca islam canlı evrimini/mutasyonunu reddetmez insan evrimini reddeder.
Kur'an'da ;
"Allah her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi kanat üstünde,kimi ayağı üstünde yürüyor, kimi de dört (ayağı) üstünde yürüyor" (Nur 45} (3)
denmektedir. Yani tüm canlılar sudan yaratılmıştır ancak insan özel bir varlıktır.
Eşref-i mahlukattır.
 
Katılım
27 Eki 2006
Mesajlar
1,139
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
@Xnode;

yazımı okumamışsın.
daha ilk satırda cevaba geçmişsin...
Bir daha oku bakalım ne yazmışım?? :wiinkk:
 
Katılım
12 Mar 2007
Mesajlar
1,166
açmış olduğun topiği sabahtan beri ara ara okuyorum.
çok alakasız olacak ama dayanamadım. sormak istiyorum.
1- avatardaki sen misin ?
2- aslında ne iş ile uğraşıyorsun ?
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
kem küm,
çok yüksek hızlı bir kamera ile ince akan bir musluk görüntülenirse damlacıklar halinde aktığını görürüz. İnsan gözünün algılama hızı yetmediği için onu flu ve tek şerit halinde görür. Şimdi asıl enteresan gelen bana, eğer akan bir dereyi çok çok çok çok çok çok çok hızlı bir makina ile görüntülersek yine o damlcıkları görürüz. Henüz böyle bir kamera olmamasına rağmen bu gerçek. Haliyle bildiğimiz, anlamlar yüklediğimiz hemen herşey aslında sadece bizim dünyamızda var olagelen şeyler.
mesela, bir nesnenin hızını ölçek için başka bir nesneye ihtiyaç vardır. Şöyle ki;
hız tek başına ola bir şey değildir. O harekettir. Hız bir nesnenin başka bir nesneye göre olan hareketinin ölçümüdür.
Genelde arabanın hızını ölçerken sabit duran bir nesne olduğunuzu varsayarak ölçersiniz ama aslında o bulduğunuz hız sizin hızınıza konumunuza göre o aracın hızıdır.
Hal böyle olunca Astronom Prof. olan babamla dünya'nın hızının nasıl belirlendiği üzerine çok ateşli bir tartışma geçirdik.
onun cevanı ' çok çok uzaktaki yıldızlardan bazıları okadar uzaktadırlar ve okadar yavaştırlar ki sabit olarak alınırlar ve bilimum formullerle dünya'nın hızı bulunur. '
e peki o yıldız aslında zaten durmuyorken, siz kendi hızınızı ona göre alırsanız, kendi hınızın da göreli bir hız olur.
zira bütün bildiğiniz matematik aslında bir şeylerin 'var sayarak' ya da 'yok sayarak' yapılan işlemlerdir.
duşmuşsunuzdur ; aslında A nesnesinden B nesnesine eğer kalan mesafenin yarısını alarak ilerlerseniz asla varamazsınız. çüknü her zaman geriye bir sayı kalacaktır bu yarısına bölme işleminde.
ve madem 1 ile 2 nin arasında sonsuz 'sayıda' 'rakam' vardır ozaman saat nasıl olur da 1'den 2'ye geçer, şöyle geçer; geçtiğini var sayarsan geçer.
Aslında güneş hiçbir zaman aynı saatte, aynı yerden aynı anda doğmaz ya da batmaz. Hep değişir. Yani aslında bildiğiniz tüm kavramlar gerçek değildir.
Ve nasıl insan ya da başka bir canlı uzaya çıkınca nefes alamaz basınç sapıtması olur ölür patlar bişiler olur, aynı o şekilde denizdeki balığı dışarı çıkartın, ağız haraketlerine bakın, şekline bakın aynı şeyi görürsünüz, ve o yüzden zaten denize girerken de uzaya çıkarken giyilene benzeyen kıyafetler giyilir.
Mutlak inanç diye bir şey de vardır.
Şunun gibi, arabanın nasıl yapıldığını bilmediğimiz, hatta nasıl olur da gider hiç anlamadığımız halde, frene basacağımızda duracağına olan mutlak inancımız yüzünden gaza basarız. Bu mutlak inanç doktordan alığınız ve ne olduğunu aslında hiç bilmediğiniz bir cismi iyileşeceğiniz mutlak inancı ile yutarsınız.
Aslında onu içenlerin kaçı ölmüş kaçı kalmış hiçbir zaman bilemezsiniz, sadece size söylenir, ve siz inanırsınız, çünkü onlar doktordur.
tabular burdan gelir. Bir prof. doktor demişti ki, alsında benim verdiğim ilacı içen hasta ve afrikada büyücü dediğimiz insanları verdikleri maymun bacaklarını yiyen insan arasında hiçbir fark yok. Ve şaşırtıcıdır ki, iyileştirme oranları çok ciddi durumlar hariç oldukça yakındır.
daha neler gelio aklıma neler.
aslında böyle bir sohbeti karşılıklı yapabilmek isterdim zira hiçbir arkadaşım çekici bulmuyor böyle şeyleri. amaaaan ne düşünüyon sende diolar, sonra da insan düşünen canlı diğer hayvanlardan üstün diyolar..
garip

Bu güzel yazın için teşekkür ederim. :cat:
Hız konusundaki aktardıklarını keyifle okudum. Arşimet'in "Bana bir dayanak noktası verin dünyayı yerinden oynatayım" demesi bunun içindir :wiinkk:
Aslında David Hume'ın dediği gibi; biz olaylar birbiri ardına geldiğinden ve her olayın sonucu başka bir olayın başlangıcı olduğu için, olaylar arasında zorunlu bir bağlantı olduğunu zannediyoruz. Halbuki bu zihninin bir yanılsamasıdır.
David Hume bunu şöyle izah etmiştir.

Kendisi ve bir arkadaşı bilardo oynamaktadır.
Arkadaşına :
D.H. : Doğanın kuralları ile başım dertte.
A.K. : Neden ?
D.H. : Bu topa vurduğumda, bunun da gidip diğerine vuracağını ve onunda diğerine çarpıp onu deliğe sokacağından bir türlü emin olamıyorum.
A.K. : Böyle oynarsan elbette emin olamazsın :)
D.H. : Hayır onu söylemek istemiyorum. Söylemek istediğim şu. Benim burada topa vurmam ile, topun diğer topa çarpması, onun da diğerini çarpıp onu deliğe sokması ayrı zamanda gerçekleşen birbirinden bağımsız olaylar. Ben topa bu şekilde vurduğumda olacak olan son şeyi nasıl tam olarak bilebilirim ?
A.K. : Hmm. Anladım. Yani güneşin hergün yeniden doğması ve batmasını önceden bilmemiz gibi mi ?
D.H. : Evet. Güneşin yarın doğacağını nereden biliyoruz ?
A.K. : Ama sen bu teorinle amprizmin de altını oyuyorsun. Tümevarım ve tümden gelim dahil bütün bilimsel yöntem ve veriyi reddediyorsun ! :silent:
D.H. : Tabiiki ?

Not : Bu konuşma 1750'li yıllarda geçmiştir :bounce:

180px-David_Hume.jpg

David Hume
26 Nisan 1711 – ö. 5 Ağustos 1776

Sevgi ve selamlarımla.
 
Son düzenleme:
Katılım
27 Eki 2006
Mesajlar
1,139
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Bilardo örneği güzel..

Hem ampirizm hem de tabula rasa'nın altını oymuş.

Açılmışken soralım o zaman.
Felsefenin dibini de biz oyalım.

Bilgi doğuştan varmıdır?
Sonradan kazanılan bir olgumudur?

::pokey::Al sana
Tabula Rasa...:)
 
Katılım
27 Ara 2005
Mesajlar
5,149
everim bilimsel bir gerçek değildir. Olamaz, milyonlarca kez de diğer bilim adamları tarafından çürütülmüştür. Bu yüzden de adı "TEORİ"dir.
milyonlarca defa ispatlanamaz çünkü evrim üzerine deney yapılamaz.
sanırım mutasyon ile evrim karıştırılıyor. Ayrıca islam canlı evrimini/mutasyonunu reddetmez insan evrimini reddeder.
Kur'an'da ;
"Allah her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi kanat üstünde,kimi ayağı üstünde yürüyor, kimi de dört (ayağı) üstünde yürüyor" (Nur 45} (3)
denmektedir. Yani tüm canlılar sudan yaratılmıştır ancak insan özel bir varlıktır.
Eşref-i mahlukattır.

Evrim bilimsel bir gerçektir, biz gibi motorcuların adını kötüye çıkaran Adnan Oktar vs. gibilerin karalamalarına maruz kalmakadır.


Geçenelrde okuduğum bir araştırmada hakemli bilimsel dergilerde son beş yılda evrim hakkında yayımlanan 5500 küsür makalenin biri hariç hepsinin evrimi desteklediği, o tek makalenin de "evrimden daha iyi bir teorimiz yok, ama evrimin yapısal sorunları olabilir" dediği yazılıyken (kaynak sanırım Bilim&Teknik mart sayısıydı) evrim teorisinin bilimsel olmadığını iddia etmek mantıksız.

Ayrıca David Hume'dan alıntı yapıp, buna rağmen Kuran'ı bilimsel bir kondua dayanak göstermen ilginç :)
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Evrim bilimsel bir gerçektir, biz gibi motorcuların adını kötüye çıkaran Adnan Oktar vs. gibilerin karalamalarına maruz kalmakadır.


Geçenelrde okuduğum bir araştırmada hakemli bilimsel dergilerde son beş yılda evrim hakkında yayımlanan 5500 küsür makalenin biri hariç hepsinin evrimi desteklediği, o tek makalenin de "evrimden daha iyi bir teorimiz yok, ama evrimin yapısal sorunları olabilir" dediği yazılıyken (kaynak sanırım Bilim&Teknik mart sayısıydı) evrim teorisinin bilimsel olmadığını iddia etmek mantıksız.

Ayrıca David Hume'dan alıntı yapıp, buna rağmen Kuran'ı bilimsel bir kondua dayanak göstermen ilginç :)

Bilim teknik bir bilim dergisi değil bilimden haber veren taraflı bir dergidir. Konu hakkında bilgili kişiler bu dergiyi fazlaca ciddiye almazlar.

Adnan Oktar'la ilgili konuya cevap vermeyeceğim. Kendisini tanımıyorum. O konuda mahkeme kararı var ve mahkeme kendisini haklı bulmuş. Bu konuda yorum yapan ekşisözlük ve antoloji.com yapılan yorumlardan dolayı birmüddet mahkeme kararı ile kapatıldı. dikkatli olmak lazım. asılsız suçlamalar konusunda.

Evrim bilimsel bir gerçek değildir. Sizi bilmiyorum ama benim soyum tek hücreli canlılardan ve maymundan gelmiyor. Bunu biliyorum.
Ayrıca Kur'an bilimi reddetmez, böyle birşeyi ateist olan biri söyleyebilir ancak zaten ateizmde 1940'lı yıllarda ciddiyetini tamamen kaybetmiş ve tarihe gömülmüştür.,
Bilim ilim'in bir koludur. İlim sahibi de yaratıcıdır.

Saygı ve sevgilerimle.

Bilardo örneği güzel..

Hem ampirizm hem de tabula rasa'nın altını oymuş.

Açılmışken soralım o zaman.
Felsefenin dibini de biz oyalım.

Bilgi doğuştan varmıdır?
Sonradan kazanılan bir olgumudur?

::pokey::Al sana
Tabula Rasa...:)

Bilgi, biliş ve nitelik/nicelik konusu bildiğin gibi felsefenin sebebini oluşturuyor. Binlerce yıldır felsefe bunun üzerine kurulmuş ve muğlak bir takım söylemler var. Güncel bilgiye göre yorumlanan bilgi çağın şartlarına göre kendi tezlerini doğrulatmakla ve akla yatırmakla beraber kısa süre sonra geçersiz kalabiliyor.
Fikrimi söylemem gerekirse;
Genetik ve insan yapıtaşında belli bir bilgi bulunduğu ve bunların tesadüfen dizilmediği düşünülüyor. Yani bilgi, genlere gömülü (embedded) olarak bulunuyor. Dolayısı ile benim bugünkü konjektüre göre bilginin hem doğuştan hem de sonradan edinildiği fikrini benimsediğimi söyleyebiliriz.

Aslında bilgi benim düşünceme göre, tüm diğer şeyler gibi zaten ilk'ten bu yana var. Akıl mevcudu keşfetmeyi sağlıyor. Mevcudun bilinmemesi onun olmadığı anlamına gelmemeli. Bu konuda Berkeley'in "algı" denklemini yaklaşım açısından doğru buluyorum. Algıladıklarımızı var ederiz. (Kendimiz için)

Senin fikirlerini de öğrenmek isterim.
Teşekkür ederim.

Niçin "tek heceli" diyebilmek için dört hece kullanmaktayız?

Tek hecenin tek hece olması gibi bir kural sözkonusu değildir. Örneğin "Lucanus cervus akbesianus" minicik bir böcektir ama uzunca bir ismi vardır isimle kavramın büyüklüğün eşleştirilmesi zihnimizin bize yaptığı bir dayatmadır. Bir kural değildir. Bu yüzden dev gibi bir adamdan incecik bir ses çıkması bize komik ve gülünç gelir. Halbuki komik olan nedir ?
 
Son düzenleme:
Katılım
16 May 2007
Mesajlar
3,088
xnode tulumu sordum ellerinde yok telefon no'mu bıraktım haber verecekler

bir soru :silent:

pc de bazı dosyaları siliyor ve geri dönüşüme atıyoruz zaman zaman da dönüşüm kutusunu boşaltıyoruz ;dönüşüm kutusunu boşalttığımızda içerdeki bilgiler nereye atılmış oluyor? bilmediğimiz bir bellek mi var yoksa varsa kapasitesi nedir?
(var olan yok olmaz yok olan var olmaz durumu ):cat:
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
xnode tulumu sordum ellerinde yok telefon no'mu bıraktım haber verecekler

bir soru :silent:

pc de bazı dosyaları siliyor ve geri dönüşüme atıyoruz zaman zaman da dönüşüm kutusunu boşaltıyoruz ;dönüşüm kutusunu boşalttığımızda içerdeki bilgiler nereye atılmış oluyor? bilmediğimiz bir bellek mi var yoksa varsa kapasitesi nedir?
(var olan yok olmaz yok olan var olmaz durumu ):cat:


Geri Dönüşüm Kutusu (Recycle Bin) Aslında özel bir klasör.
Dosya ve dizinler FAT ismi verilen (File Allocation Table) da indexlenir. Bu tablo kitapların indexi gibidir. Nasıl büyük bir kitapta aradığınız sayfayı bulmak için içindekiler/index kısmına bakar ve kolayca ulaşırsanız; bir dosya ile ilgili işlem de ilk etapta FAT üzerinden yapılır. Yani her defasında bütün diskte nevar ne yok diye taranmaz sadece index kısmından dosya isim ve nitelikleri alınır.
Aslında sizin dosya işlemleri olarak gördüğünüz silme işlemi bir fiziksel yoketme değildir. Silme işlemi yaptığınız zaman, fiziksel olarak dosya silinmez. Sadece dosya yerleşim tablosuna silindiğine dair bir işaret konur.
Silinmiş olarak işaretlenen dosyalar gösterilmediği için siz o dosyanın silindiğini düşünürsünüz :)

Geri dönüşüm kutusunu boşalttığınızda; Bahsettiğim özel klasör içindeki bilgi silinir. Ama veri diskten silinmez. Bu yüzden; File Recovery programları ile tamamen silinmiş programlar kurtarılabilir. Ücretli Birtakım özel programlar (File remover vs.) silme işlemini safe delete yapıyorlar. Yani siz dosyayı sildiğinizde dosyanın FAT ismi dışında fiziksel olarak bulunduğu yede birkaç kez başka dosyalar açıp güvenli olarak siliyorlar.

(Velhasılkelam;
Dosya işlemleri FAT yani Dosya indexi üzerinde yapılan işlemlerdir. Eğer böyle olmasaydı biz her dosya listesini istediğimizde onlarca dakika disk'in tamamen okunmasını beklemek zorunda kalacaktık

(Windows'da bir dosyanın geri dönüşüm kutusuna atılmadan direkt olarak silinmesini istiyorsanız SHIFT+DELETE) yapmak gerekir. Bu şekilde yaparsanız dosya geri dönüşüm kutusuna atılmaz)

Tulum konusu için çok teşekkür ederim :rendeer:

Saygı ve selamlar
 
Katılım
16 May 2007
Mesajlar
3,088
(Windows'da bir dosyanın geri dönüşüm kutusuna atılmadan direkt olarak silinmesini istiyorsanız SHIFT+DELETE) yapmak gerekir. Bu şekilde yaparsanız dosya geri dönüşüm kutusuna atılmaz)

nereye atılır ? atıldığı yerde yer kaplar mı ? tamamen yok edilemiyor mu ediliyorsa nereye gidiyor bu dosyalar ?
dünyadaki konuşmalar evrende toplanır iddiası gibi pc evreni mi var :queen:
(kimilerine komik gelebilir gülenler yorum yapmasın; merak edenler okusun )


Saygı ve selamlar[/QUOTE]
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Yukarıda da söylediğim gibi; silme diye bir işlem yoktur. Sadece dosyanın index'teki ismi silinir. Zaten silme denilen şey orada boşluk karakterinin bulunmasıdır :) Disk sektörleri üzerindeki veri kalır. Taa ki üzerine başka bir dosya gelinceye, yüzeysel format atılıncaya veya defrag işlemi uygulanıncaya kadar.
FAT/FAT32/NTFS gibi indexler üzerinde dosya (dosya ismini verdiğimiz data) isim, oluşturulma, değiştirilme, hidden,attrib,archive gibi özellikleri, şifreli olup olmayışı gibi özellikleri ile tutuluyor. Diğer bilgi yani dosyayı oluşturan data diskin herhangi bir yerinde duruyor. Siz FAT'a bakarak dosyanın nerede olduğunu, büyüklüğünü, uzantısını listeleyebiliyor ve dosya işlemlerini yapıyorsunuz.

Yukarıda verdiğim işin teknik kısmı. Eğer sormak istediğin; ("hiçbirşey yoktan var olmaz vardan da yok olmaz Tanrıdan başka" E.Einstein) ise; o bağlamda yani felsefi bir konu ise o yönde konuşalım...

Sevgi ve selamlar
 
Katılım
16 May 2007
Mesajlar
3,088
Zaten silme denilen şey orada boşluk karakterinin bulunmasıdır :) Disk sektörleri üzerindeki veri kalır. Taa ki üzerine başka bir dosya gelinceye, yüzeysel format atılıncaya veya defrag işlemi uygulanıncaya kadar.
Yukarıda verdiğim işin teknik kısmı.
Eğer sormak istediğin; ("hiçbirşey yoktan var olmaz vardan da yok olmaz Tanrıdan başka" E.Einstein) ise; o bağlamda yani felsefi bir konu ise o yönde konuşalım...

insanlar doğduklarında einstein'den farklı bir beyinle doğmuyorlar ancak zaman içerisinde ne ile doldurduklarına göre farklı beyinler ortaya çıkıyor insanlarda da pc lerdeki gibi bilgiler üst üste saklanıyor ihtiyac ile karşılasınca seçilip bulunuyor ama unutulan bilgilerde var yada prof olmuş hakim olmuş işte birçok şey ile beynini doldurmuş insanlar hiç bir zaman artık kafam almıyor yer kalmadı gibi durumla karsılaşmıyor hiç bir zaman hatırlamadığımız ancak önceden bildiğimiz şeylerde aynı şekilde boşluk karakteri mi yaratılıyor yada bilgisayarlar yüzeysel format/defrag işlemi uygulanınca da bunların bir yerde muhafaza edilmesi gerekli bunun limiti nedir ? yer neresidir ?

hiçbirşey yoktan var olmaz vardan da yok olmaz Tanrıdan başka

buna inanıyorsak bu konuların hepsi bir yerlerde ....
dönüşümlü olarak kullanılan bir çok şey varken bilginin/sesin bir dönüşümü yoksa bunun sonu nerede yoksa sır bu mu ?
 
Katılım
6 Ara 2006
Mesajlar
26
bir soruda ben sorayım.
rengi solan lastiklerimizi yeni ve güzel görünmeleri için neyle parlatmak lazım. motosohbette bi arkadaş sormuşda herşeyi bilen biri olarak xnode bunuda bilir diye düşündüm.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
bir soruda ben sorayım.
rengi solan lastiklerimizi yeni ve güzel görünmeleri için neyle parlatmak lazım. motosohbette bi arkadaş sormuşda herşeyi bilen biri olarak xnode bunuda bilir diye düşündüm.

Konunun cevabı burada.
http://www.motosiklet.net/forum/moto-sohbet/32024-lastikleri-eski-guzelligine-kavusturmak-puf.html

Ben herşeyi biliyorum diye birşey mi demişim ? :silent:
Aradım ama bulamadım. Ayrıca acaba o konuda hiçbir fikrim olmadığ için mi sormuşum yoksa başkalarının ne yaptığını öğrenmek için mi. Dikkatlice bir bakalım istersen :wiinkk:
 
Son düzenleme:
Süper Moderatör (BBRR)
Katılım
12 Haz 2005
Mesajlar
8,442
anaaa bi bakim bu ne dedim ..millet çizmiş burda ..bu kadar sorgulamayın bırakın olduğu gibiş olsun ve siz nedeninin bilmeyin cehalet mutluluktur..:)

eğer v-storm olmadığını bilsdek veya bu motoru hiç duymamış olsak benim niye yok diye üzülürmüyüz.. dimi ama ..
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Millet uçmuş.....Konu dışında bu kadar üzerine düşülen başlık pek yoktur...Çok dolmuş herkesin içi....:)
 
Katılım
3 Ara 2006
Mesajlar
1,220
xnode tulumu sordum ellerinde yok telefon no'mu bıraktım haber verecekler

bir soru :silent:

pc de bazı dosyaları siliyor ve geri dönüşüme atıyoruz zaman zaman da dönüşüm kutusunu boşaltıyoruz ;dönüşüm kutusunu boşalttığımızda içerdeki bilgiler nereye atılmış oluyor? bilmediğimiz bir bellek mi var yoksa varsa kapasitesi nedir?
(var olan yok olmaz yok olan var olmaz durumu ):cat:

eğer geridönüşümsüz olarak silmek istiyorsan (bundan kasıt dosyanın standart dosya kurtarma yazılımları ile geri getirilememesi) sana tavsiyem dosya silme yazılımları kullanmandır. teknik anlamda çok istenirse sabit disk üzerinden istenilen veriler alınabilir.
güvenlik açısından linux ve ext2 sistemi tavsiye ederim. windows gibi yamalıklı bohça değil
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
dönüşümlü olarak kullanılan bir çok şey varken bilginin/sesin bir dönüşümü yoksa bunun sonu nerede yoksa sır bu mu ?

hö :silent:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst