Memleketimize ve paramıza sahip çıkalım

Katılım
11 Tem 2007
Mesajlar
2,824
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Herzamanki gibi tekrar merhaba :)

Yine başınızı ağrıtacağım biraz, katılan da olacaktır katılmayan da yine her zaman olduğu gibi. yine de vakit ayırıp okuyacağınız ve biraz olsun düşüneceğiniz için şimdiden teşekkür ediyorum.

Hepimiz biliyoruz ve yaşıyoruz içinde bulunduğumuz krizin etkilerini. Birçoğumuzun hala farkına varmadığı ise bu krizin bizde 2008 itibarı ile başladığı ve 2012 ye değin etkilerinin devam edeceği.. tabi bu varsayımı piyasa şartlarının düzeleceği başka problemlere yol açılmayacağını umarak söylüyorum.

2007 sonlarında dev inşaat şirketlerimiz 3-5 yüz dolarlık malzemeleri bile çekle alır olmaya başladılar. bu da piyasalardaki nakit sıkıntısını aslında farketmek için yeterliydi.. lakin uyumayı seven bi millet olduğumuz için çok ilgilenmedik bu durumla.. ben kriz var dedikçe arkadaşlarımın bana güldüğünü hatırlıyorum ne yazık ki.. Halbuki inşaat sektörünün bu ülkenin temel lokomotifi olduğunu, buradaki sıkıntının her şeyi tepetaklak edeceğini anlamak benim gibi ortalama zekadaki bir insan için bile zor değildi.

İçinde bulunduğumuz yönetim şartları ile düze rahatça çıkabilecek gibi de görünmüyoruz. Tabiki iktidara sıcak bakmıyorum, ama bu milletin daha iyi şeyleri hakettiğine inanan bir evlat olduğum için.. yoksa kimseye kin duyacak değilim, zaten tavşan küsmüş dağın haberi olmamış mevzusu da ayrı..

Ama ne yazık ki susturulan basını, devlet hazinesinde onca altın kaybolduktan sonra birden boşbakanın oğlunun altın şirketi sahibi oluvermesini, yok eşinin medikanadaki hisselerini, yok oğulcuğunun gemiciklerini, yok maliye bakanının yeğenlerinin birdenbire oluşuveren şirketciklerini, yok satılan onca devlet arazisini, özelleştirme adı altında bir yıllık karlarına satılan milli ekonominin temel direklerini, satılması planlanan otoyolları ve boğaz köprüsünü böyle görmezden gelmeye devam ettikçe de düze çıkacağımız yok..

Düze çıkamayacağımıza göre en azından cebimizdekine sahip çıkmaya kalksak olmaz mı? Malum yaz.. bir çoğumuz motosiklet almak istiyor, bir çoğu değiştirmek istiyor.. sıfır almaya kalkıp koreliyi japonu çinliyi zengin edip iyice fakirleşeceğimize.. sadece ikinci ellere yönelsek olmaz mı?

bunu gerçekten sitedeki tüm üyelerden, bu yazıyı okuyan herkesten rica ediyorum. lütfen birbirimizle alışveriş yapalım. bu fikri diğer arkadaşlarımıza taşıyalım.
ötv imiş, bilmemne indirimiymiş saçmalıklarıyla uyutulmayalım. zaten iki cümleyi bir araya getirip bir yargıya varamaz bir millet olma yolunda ilerliyoruz. tek derdimiz kotumuzun botumuzun markası bilmemkimin görünen tangası oldu.
biraz olsun kendimize cebimizdekine sahip çıkalım lütfen. devlete? yada başka devletlere değil de kendi milletimize çalışalım..

zaten ortalama 2000 tl kazana biri bu paranın diyelim %30 unu vergi olarak ödüyor daha kazanırken.. harcarken de ortalama % 20 si gidiyor vergi olarak..
yani 2000 kazanıyorsak bunun yarısı devlete gidiyor her halikarda..

bakın arkadaşlar amerikada insanlar yeni gömlek almayı bile kesti.. bu kadar bilincindeler işin.. lütfen biraz da bir farkındalık içinde olalım. paramız başka ellere değil birbirimize geçsin. birimizin cebinden diğerinin cebine girsin..
 
Katılım
16 Eyl 2008
Mesajlar
449
işte bu yüzden ikinci el motor arıyorum.güzel yazı.(yok be birazda parasızlıktan 2. el arıyorum ne yalan söyleyim)
 
Katılım
8 Eyl 2008
Mesajlar
1,788
Haklısın...Şuan benim ikilemde olduğum gibi 2.el mi 0 mı? derken bu konu üzerine bastım çok açıklayıcı olmuş teşekkürler:)
 
Katılım
16 Eki 2005
Mesajlar
2,806
Motosikleti
cb 125 f
günü kurtarma politikalarıyla bugünlere geldik. deniz bitti, kara göründü. satacak üç beş milli varlıktan sonra film komple kopacak ve bazıları için hazin son gelmiş olacaktır.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
27 Ara 2007
Mesajlar
447
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
++++++++++:cat:
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
393
ikinci el motoru buluruz da kullanılmış benzin bulabileceğimizi pek düşünmüyorum...

şimdi, teori ile, yani düşünülüp söylenen ile gerçekte olan yahut yapılabilen arasında bir açı vardır, hatta aslında aklımızdan geçenle söylemeye çalıştığımız şey arasında dahi vardır böyle bi açı. yukarda biraz şaka yollu takıldığım fikir sahibi arkadaş alınmasın ama, böyle problemler bütünsel ele alınır. temel sosyalbilim ilkesidir, hiç bir sosyal olgu yahut olay tek bir nedene bağlı olarak açıklanamaz. dolayısıyla krizin sebebi ithalat olmadığı gibi çözümü de ithalatı sınırlamak değildir.

forumun konusu dışında kaldığı için küresel kriz dinamiklerine genel ekonomik duruma yahut hükümetin ekonomi politikasına dair konuşulacak binlerce şeyi es geçerek bu öneri ile ilgili şunu söylemek istiyorum. bu öneriyi forumdaki herkes dinlese ve uygulasa bile bu hiç bir müspet karşılığı olmayacaktır...
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
21 Tem 2009
Mesajlar
274
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Zaten sıfır almak enayilik.Türkiye de her çeşit motorun ikinci eli var.Endurosundan tutun sporuna kadar tek silindirli dört silindirli ne isterseniz var.
 
Katılım
6 Ocak 2009
Mesajlar
6,890
vatan sana canım feda vatan sana canım feda...

nekadar doğru bi laf ama dimi..
 
Süper Moderatör (BBRR)
Katılım
12 Haz 2005
Mesajlar
8,442
Efem ben ekonomist değilim ama piyasada para akışını kesen her şey kriz oluşturur .. para piyasada döndükçe motor bayisi motorunu satar yenisini getirtir .. karı ile ev alır evini satan yeni bir iş kurar işinde başarılı olursa yeni bir ev daha alır bu evin elektirik ve su gibi bakım gerektiren tesisatlarını onartır.. ne bilim yeni eşya alır ve para döner durur .. ama ya dönmezse ya sıcak para akışı durursa yani senin dediğine uyarsak .. sıcak para akışı kesilirse çekilen krediler ödenemez işçi çıkarımı ilk adım olur .. bankalar batar 3-5 kuruşu o bankalarda olanlar kendilerini yakarlar .. olmadımı bu dediklerim ..

krizin lafı bile sıcak para akışını engelliyo .. bırakın sıcak para piyasada dönsün .. yastık altı paralar çıksın yatırım olsun .. krizler böle aşılır.. aman harcamayın 2. ele yönelinle sadece sektörü batırırsınız ..

tamam motorları sıfır almayalım motor sektörünü batıralım el birliği ile .. yedek parçalarıda evdemi yapalım .. sektör batarsa neler olur zincirin bir halkası kırılırsa arkasından neler olur .. bir ekonomistten daha iyi bir anlatım gelecektir elbet .. ben gariban bi dövmeciyim :)
 
Katılım
21 Şub 2009
Mesajlar
4,029
sıfır ayarında o kadar cok satılık ilanı varki anlatamam meraktır hergün bakıyorum . ama ne yazık krizin etkısıyle 100 kuruş borca girmeyeceğim gecenlerde bir topic acmıştım motoruma yedek parca stoğu yapsam diye yanlış anlamayın ilerde bu günleri arayacağız korkusundan olmadık zamanda bozulur da parca yüzünden yatmasın diye böyle bir fikir işte param varken yapayım diye ama oda olmadı üç beş koyacağız kenara ama asla modelmiş cc .si yuksek miş yok abi bu sene ALLAH kaza bela vermesın kullanmaya devam BORÇA MAL ALMAK YOK borç yiğidin kamçısıdır bence oldu hıkaye
 
Katılım
11 Ara 2007
Mesajlar
2,658
çok doğru yazılmış çoğunluk ile biz tüketici düşünülerek yazılmış bir yazı. abi güzel olmuş doğru olmuş vallahi.

Öteki Taraftanda Barış Abi Bakmiş Demiş Ki; KArdeşim Madem İkinci Ele Yöneleceksiniz, Sektör batar demiş. Aslında Yazan ARkadaşın Yazmaktaki Gayesi düşüncesi Eminim Parası Yetmeyipte kendini bankalara kredilere bağlayan tüketiciler. Çünkü Adamın ELinde Tam anlamı ile nakiti yok. Mecburen Binmek İstiyor gidip bankaya sarılıyor sigortasıda var.

Durumu Çok çok iyi Olanlar yine gitsinler Alsınlar sıfır motosikletlerini... Bizim Onlara SÖzümüz Yok. Asfalt meleği nikli arkadaşımın bahsettiği kesim Orta Sınıf Denilen artık Böyle bir Sınıfın kalmadıgı kesim..
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
merhaba
ben katıldığım noktalardan çok katılmadığım noktalara değinerek eleştirel bir bakış getirmeye çalışacağım.
sektörün içinde faal olarak bulunmamakla beraber kenarından bulaşmış birisi olarak inşaat sektörünü memleketin lokomotifi olarak beslenmesi fikrine tamamen karşıyım. insanlar oturacak evi elbet hakederler ama iyi zamanında fahiş kar marjları ile çalışan inşaat firmalarının içine düştüğü darboğazı pek de yadırgamıyorum. gereksiz yere konut fiyatlarının yüksek olması, büyük firmaların siyasi bağlantılar ile rantiyede yeni bir çığır açması, toki isimli ne olduğunu henüz kavrayamadığım memleketin en büyük inşaat firmasının eserleri, yapılan binaların insan yaşamına uygun olmayacak bir mimari kültür ile yapılması (üst gelir grubu için yapılanları ayrı tutarım) inşaat sektörünü ekonominin karga olan kılavuzuna benzetirim. bu konuda yazmak istediğim başka şeyler de var fakat konu gereksiz yere dağılmasın.
kriz konusuna gelince dünyada işler yolunda olsaydı bile bizde bir daralmanın olması kaçınılmazdı zira bizim krizimiz kendini 2006 yaz aylarında belli etmeye başlamıştı. zaten çalışanlar için her zam dönemi kriz söylemlerinin ayyuka çıktığı zaman idi. ben de patron olmadığıma göre bana göre her dem kriz .... ayrıca ekonominin sistemli olarak bu kadar kötü yönetildiği bir ülkede her 5 senede bir kriz yaşanması normal değil midir ?

şu anki siyasi otorite hakkında ki konulara ise dğinmek istemiyorum zira nacizhane görüşüm millet siyasetten daha kirlenmiş haldedir. çuvaldız değil kendimize kılıç batırmamız gerekli.

ikinci el konusuna gelince karşısındakinden 1 kuruş daha fazla almayı uyanıklık sayan düşüncenin egemen olduğu ortamda kime güvenip nasıl alacaksın ? birebir şahit olduğum bir olaydır. bir arkadaş araba almak için sahibini arıyor, sahibi aracın kazasız olduğunu iki parçasında boya olduğunu belirtiyor. servis kayıtları kontrol ediliyor aracın pert kaydı var. motor konusu ise tam muamma. km ile oynama mı dersin, toplama mı dersin artık ne ararsan var. adam bir fiyat oyuyor sanki sıfır alıyorsun. arkadaş elbet herkes kendi aracını en yüksek değerden satmak ister ama nihayetinde bir de ederi diye bir kavram var. ikinci el konusunda satıcılara güvenmiyorum hele alım-satan yapan bir kurumsa.
ayrıca bir başka konu motosikletin asıl masraf ettiren kısmı yedek parça ve bakım maliyetleri. üreticilerin de asıl kar kaynağı yedek parça, bunun önüne nasıl geçmeyi düşünüyorsun. 1 lt motor yağı (benim scooter için 25 ytl) ne kadardır ? benim bildiğim en güzel yağ halis zeytinyağı onun bile fiyatı benim kulandığım yağın çok altında. acep makina sağlıklı yaşama meyledip zeytinyağı sever mi ?
bana dokunan konulardan başında asgari ücretin standart ücret haline getirilmesi, devlet tarafından kümesteki kaz olarak yolunmadık tüyümün bırakılmaması, insanların kültür erozyonuna karşı durmak yerine kendilerini buna bırakarak her alanda insanlık dışı bir şekilde yozlaşmaları, yazılı ve görsel medyada sürekli olarak bir yığın kültürünün dayatılması, benim umrumda olmayan konuların bile sanki çok büyük dertmiş gibi önüme getirilmesi ......
liste uzar gider. ama şunu belirtmekte fayda görürüm eğer birgün evlatlarımız dönüp de yüzümüze tükürür ise yadırgamayın zira biz onlara yaşanacak bir ülke bırakmak için kılımızı bile kıpırdatmıyoruz.

forum kurallarına aykırı ya da konuyu amacından saptıran ifadelerim var ise yönetici arkadaşlar düzeltebilir ya da kullanıcı arkadaşlar uyarabilir düzeltirim .
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Hayrola?...Nerfden çıktı bu karar?... Yolsuz mu kaldın lem... :p

Tekerleğin dönmesi için harcama yapmak şart... Sıfır veya 2. el farketmez.... Tüketici konumundan kurtulamadığımız sürece kriz yaşamamak için tüketmemiz şart....:cat:

Zaten hep yastık altından kaynaklanmıyormu bu kriz... Millet olarak zaten cimriyiz..3 kuruşun hesabını yapıyoruz... :pr::pr:
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Universitede bir hikaye anlatmisti iktisat hocamiz.
Belki biraz yarim yamalak olacak ama anlatmaya çalisayim.

Bir kasabanin tek bir oteli vardir.
O otele bir gun bir turist girer.
Otelciye der ki odalarinizin geceligi ne kadardir?
Otelci 100 dolar der.
Turist tamam der,fakat once odalarinizi bir gormem gerek.
Otelciye 100 dolar verir.
Ben, der odalari gezecegim.
Eger begenirsem kalacagim.
Bu durumda 100 dolar senin.
Fakat begenmezsem geri alirim.
Tamam der otelci.
O kasabaya en yakin otel, 50km ileridedir.
Turistin o otelde kalmaktan baska sansi olmadigini dusunen otelci,
nasilsa 100 dolar artik benimdir der ve kosarak markete gider.
Marketçiye 100 dolar borcu vardir ve borcunu odeyip, otele doner.
Marketçi 100 dolari alip, sabah kendisine sebze getirmis olan nakliyatçiya kosar ve ona olan 100 dolar borcunu oder.
Nakliyatçi sabah yaptirdigi tamir islerininden olan 100 dolarlik borcunu kapatmak için derhal tamirhaneye gider.
100 dolari alan tamirci bir hayat kadiniyla birlikte olur ve parayi ona verir.
Hayat kadini yatmak için otele gider ve 100 dolari otelciye verir.
Bu sirada turist asagiya iner ve odalari begenmedim, ver parami der ve 100 dolari alir gider.

Gorunuse gore ortada bir kazanç yoktur ama otelci, marketçiye, marketçi nakliyatçiya,nakliyatçi tamirciye olan borcunu odemis, tamirci gonlunu eglendirmis, hayat kadini sokakta kalmak yerine rahat bir otel odasinda uyumus, turist ise parasini geri almistir.

Evet hikaye boyle.
Biraz dusunun bakalim.
Sonra devam edecegim....:)
 
Katılım
16 Eki 2005
Mesajlar
2,806
Motosikleti
cb 125 f
Universitede bir hikaye anlatmisti iktisat hocamiz.
Belki biraz yarim yamalak olacak ama anlatmaya çalisayim.

Bir kasabanin tek bir oteli vardir.
O otele bir gun bir turist girer.
Otelciye der ki odalarinizin geceligi ne kadardir?
Otelci 100 dolar der.
Turist tamam der,fakat once odalarinizi bir gormem gerek.
Otelciye 100 dolar verir.
Ben, der odalari gezecegim.
Eger begenirsem kalacagim.
Bu durumda 100 dolar senin.
Fakat begenmezsem geri alirim.
Tamam der otelci.
O kasabaya en yakin otel, 50km ileridedir.
Turistin o otelde kalmaktan baska sansi olmadigini dusunen otelci,
nasilsa 100 dolar artik benimdir der ve kosarak markete gider.
Marketçiye 100 dolar borcu vardir ve borcunu odeyip, otele doner.
Marketçi 100 dolari alip, sabah kendisine sebze getirmis olan nakliyatçiya kosar ve ona olan 100 dolar borcunu oder.
Nakliyatçi sabah yaptirdigi tamir islerininden olan 100 dolarlik borcunu kapatmak için derhal tamirhaneye gider.
100 dolari alan tamirci bir hayat kadiniyla birlikte olur ve parayi ona verir.
Hayat kadini yatmak için otele gider ve 100 dolari otelciye verir.
Bu sirada turist asagiya iner ve odalari begenmedim, ver parami der ve 100 dolari alir gider.

Gorunuse gore ortada bir kazanç yoktur ama otelci, marketçiye, marketçi nakliyatçiya,nakliyatçi tamirciye olan borcunu odemis, tamirci gonlunu eglendirmis, hayat kadini sokakta kalmak yerine rahat bir otel odasinda uyumus, turist ise parasini geri almistir.

Evet hikaye boyle.
Biraz dusunun bakalim.
Sonra devam edecegim....:)

otelci 100 doları ne şekilde geri ödedi şimdi:p
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Sevgili coq.. İşte çark bundan ibaret..Ortada biraz para var..Ama dönmüyor...Biyerlerde takılı kalınca (yastık altı: Kriz var nolur nooolmaz saklayalım paralarımızı) herkesin ödemeleri aksıyor... Ödemeleri alamayan üretici kısma yoluna gidiyor... Kısılan iş hacmi krize yol açıyor..... Ne kadar basit görünüyor aslında... :pr::pr:

Krizden en az etkilenen ülkelerden biriydik..Ta ki başbakanımız TEĞET GEÇTİ diyene kadar .... Gerçekten teğet geçen kriz gözümüzden vurdu... :pr::pr:
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
17 Mar 2008
Mesajlar
1,647
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
benim kafam iyice karıstı simdi coqyazının devamını bekliyoruz ...
 
Katılım
11 Tem 2007
Mesajlar
2,824
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
ikinci el motoru buluruz da kullanılmış benzin bulabileceğimizi pek düşünmüyorum...

şimdi, teori ile, yani düşünülüp söylenen ile gerçekte olan yahut yapılabilen arasında bir açı vardır, hatta aslında aklımızdan geçenle söylemeye çalıştığımız şey arasında dahi vardır böyle bi açı. yukarda biraz şaka yollu takıldığım fikir sahibi arkadaş alınmasın ama, böyle problemler bütünsel ele alınır. temel sosyalbilim ilkesidir, hiç bir sosyal olgu yahut olay tek bir nedene bağlı olarak açıklanamaz. dolayısıyla krizin sebebi ithalat olmadığı gibi çözümü de ithalatı sınırlamak değildir.

forumun konusu dışında kaldığı için küresel kriz dinamiklerine genel ekonomik duruma yahut hükümetin ekonomi politikasına dair konuşulacak binlerce şeyi es geçerek bu öneri ile ilgili şunu söylemek istiyorum. bu öneriyi forumdaki herkes dinlese ve uygulasa bile bu hiç bir müspet karşılığı olmayacaktır...


aslında bu sadece küçük bir damla.. söylemek ve anlatmak istediğim aslında çok daha fazla şey vardı. o kadar fazlaydı ki anlatmak istediklerim. sadece bir ışık yakıp kenara çekilmeyi tercih etmek zorunda kaldım. farkedip düşünmeye başlayanlara amenna, sadece burada yazanlara takılıp kalanlara da söyleyecek sözüm şimdilik yok yada umursamayacak olanlara da söyleyecek sözüm yok.

haklısın bu kadar basite indirgemek doğru değil.. sadece bu hareket de çözüm sağlamaya yardımcı bile olmayacak.. ama birkaçımız daha düşünmeye idrak etmeye başlarsa yeterli.. o kadar çok şey varki gündelik hayata uygulayacak.. örneğin sadece günde 3-4 kutu kola, her akşam tükettiğim 2,5 lt lik kola yerine yerli üretim içecekler almak gibi..
daha az israf gibi, evden çıkarken hiç kapatmadığım bilgisayarı kapatmak gibi, arabayı daha sakin kullanmaya başlamak..

çoktan milletin cahilliğinden sıkılıp bir tarafa attığım kitaplara geri dönmek gibi..
buna bile gülebilirsin.. eğer yanındaki daha az düşünmeye başlamışsa mecburen sen daha çok düşünebilir hale gelmek zorundasın.. en azından ben buna inanıyorum..

dediğim gibi söylemek istediğim fazlaca şey var aslında ama.. ama.. burası benim sınıfım değil sizde öğrencilerim değilsiniz.

---------- Mesaj ekleme zamanı: 23:29 PM ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 23:23 PM ----------

Universitede bir hikaye anlatmisti iktisat hocamiz.
Belki biraz yarim yamalak olacak ama anlatmaya çalisayim.

Bir kasabanin tek bir oteli vardir.
O otele bir gun bir turist girer.
Otelciye der ki odalarinizin geceligi ne kadardir?
Otelci 100 dolar der.
Turist tamam der,fakat once odalarinizi bir gormem gerek.
Otelciye 100 dolar verir.
Ben, der odalari gezecegim.
Eger begenirsem kalacagim.
Bu durumda 100 dolar senin.
Fakat begenmezsem geri alirim.
Tamam der otelci.
O kasabaya en yakin otel, 50km ileridedir.
Turistin o otelde kalmaktan baska sansi olmadigini dusunen otelci,
nasilsa 100 dolar artik benimdir der ve kosarak markete gider.
Marketçiye 100 dolar borcu vardir ve borcunu odeyip, otele doner.
Marketçi 100 dolari alip, sabah kendisine sebze getirmis olan nakliyatçiya kosar ve ona olan 100 dolar borcunu oder.
Nakliyatçi sabah yaptirdigi tamir islerininden olan 100 dolarlik borcunu kapatmak için derhal tamirhaneye gider.
100 dolari alan tamirci bir hayat kadiniyla birlikte olur ve parayi ona verir.
Hayat kadini yatmak için otele gider ve 100 dolari otelciye verir.
Bu sirada turist asagiya iner ve odalari begenmedim, ver parami der ve 100 dolari alir gider.

Gorunuse gore ortada bir kazanç yoktur ama otelci, marketçiye, marketçi nakliyatçiya,nakliyatçi tamirciye olan borcunu odemis, tamirci gonlunu eglendirmis, hayat kadini sokakta kalmak yerine rahat bir otel odasinda uyumus, turist ise parasini geri almistir.

Evet hikaye boyle.
Biraz dusunun bakalim.
Sonra devam edecegim....:)


bu hikayede çok popüler oldu. her forumda neredeyse her ekonomi haberinde bu hikaye örnek gösteriliyor..

lakin bize bu yüz papel dışarıdan gelmiyor.. yani bu hikayedeki gibi gelmiyor.. bu yüz papel için biz ya vatanımızı toprağımızı satıyoruz.. yada bankadan (artık elin bankası olmuş bankalardan) borç alıyoruz..
 
Katılım
23 Haz 2009
Mesajlar
383
Dünya üzerinde yerleşmiş olan sistemin kapitalizm olduğu gerçeğiyle yola çıkarsak; bu çarkın işleme prensibi, zaten kitlesel halk eylem veya müdahelelerini geçersiz kılıyor. Verilen çark (BBRR ve coq) örneklerindeki gibi bu büyük bir halka. Sermaye globalleşmeye başlıyor fakat sosyo ekonomik yaşamda böyle birşey yok. Ülkemizin ve çoğu ülkenin milli sermayesi puff oldu, yerini güçlü, dev şirketler almaya başladı. Bu durumdan en çok zararı gören; sen, ben, işçi,çiftçi memur oluyor. Çünkü kapital bir sistemde krizler, savaşlar, sömürüler kaçınılmazdır ve sistemin can damarı bunlardır. Genel anlamda hiçbir birey böyle bir sistem düşlemez, fakat güç; insanlara veya devletlere bu sistemi getirmekte.

Velhasıl; yapılması gereken asıl mücadele sınıf mücadelesidir. Günü veya krizi kurtarmakla, torunlarımıza krizsiz bir dünya vaat edemeyiz.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst