Keremcim 43 yaşındayım. İşim gereği her gün yüzlerce insanla yüzyüze iletişim kurmak zorunda kalıyorum. Kimse bana bir şey anlatmadı ama ben internetten baka baka kendimi eğittim, insan ilişkileri konusunda çok mesafe katettim. Yeri geldi bir çöp toplayan adam ile sohbet ettim. Yeri geldi bir mafya babası ile muhatap olmak zorunda kaldım. Çok geniş bir yelpazede insan ile muhatap oldum. Şöyle diyeyim, her insanın bir yumuşak karnı var ve doğru frekansı yakalarsan her insanın iç dünyasına girebilirsin. Önemli olan doğru frekansı yakalamak. Şöyle düşün, karşında bir insan var ve sen onun iç dünyasına girebilmek için radyoda kanal arar gibi doğru şifreyi arıyorsun. Doğru şifreyi bulunca tak diye kapı açılır. Burada en önemli husus üsluptur.
Mesela başlığı açan arkadaşın yerinde olsaydım yukardan bağırmaz, aşağı gider aralarına girmeye çalışırdım. Tabii bunu söylemek kolay yapmak çok zor. Ama benim yönetimim böyle. Kişilere ve olaylara psikolog gibi yaklaşabiliyorum. Ha bir gün birisi bıçağı takar kıçıma onu bilemem.
Herkes onunla dalga geçer alay ederken ben bir zurnacının iç dünyasına girdim. Bana zurna çalmaktan yanağının içinin patladığını anlattı. Gerçekten ağzının içi yara içinde kalmış. Fakat para kazanmak için bu zurnayı çalmak zorundayım demişti. Her insanın bir hikayesi var.
Dediklerinizi gayet iyi anlıyorum, hak da vermek istiyorum ama maalesef veremiyorum. Günümüz şartlarında cidden veremiyorum. Ben de insanlarla iletişim kurmayı çok severim. Ümraniye'nin kenar mahallelerinden birinde doğup, eğitime saray bahçesinde devam edince her sosyokültürel tabakadan insanla iletişime geçme şansım oldu, çok mutluyum bu yüzden. İnsan ilişkilerimin iyi olduğunu düşünüyorum. Zaten mesleki hedefim bile bu yönde bu yüzden, keyif alıyorum. Hadi bir yerin kurucusu olamadım müdür olayım, müdür olamadım, insan kaynakları olayım o da olmadı psikolog falan olayım.
Yaşım size göre çok genç ama net olarak söylüyorum fırtına estirmiş, namlı bir mafya babasını ikna eder yerine oturttururum, bir iş adamıyla oturur sohbet eder bir şeylere ikna ederim ama şu anlatılan profile bir şey anlatmaya dahi yormam kendimi, bir uyarır iki uyarır üçüncü de dağıtırım burnunu.
Birinci sebep anlayabilecek bir kapasitesi yok, ikinci sebep yaptığı şeyi havalı bir şey sanıyor, sabah akşam çukur izleyip yatıp kalkıp o hayata özeniyorlar, tabanca görseler dilleri tutulacak, bacakları bağlanacak tipler mafya sanıyor kendini. Kendi jenerasyonum olduğu için çok iyi biliyorum profili, uğraşmaya değmeyecek bir profil. 10 sene sonra ben zaten kendime ne yaptım diye ellerini başının arasına alıp düşünecek çoğu, şimdi anlatsanız da anlamayacak.
Hayvanları çok severim, hatta bir jaguarım veya kaplanım olsun istiyorum yani kedi köpeği falan aşmış bir sevgi. Fakat bazı hayvanlar eğitilemez, eğitseniz de bir gün döner yine ısırır sizi, doğasında var. Isırmazsa bir sıkıntı vardır zaten.
---------- Mesajlar birleştirildi - 00:15 ---------- bir önceki mesaj zamanı 00:10 ----------
esimi hastalıktan kaybettim Çocuğumla yaşıyorum, 4 yaşında ve gerçekten bazen diyorum keşke kalabalık bir ailem olsaydı keşke bu çelimsiz bedenim yerine daha güçlü bir vücuda sahip olsaydım, koşmaya kalksam zamanında geçirdiğim kazadan dolayı yüzüm dudaklarım mosmor oluyor, bilmiyorum ama utanıyorum artık elin veletlerinden posta yemeye
Başınız sağ olsun, bekar bir adam olsanız dediklerinizi düşünmeniz gerekebilirdi fakat siz sorumlulukları olan, olmak zorunda olan bir adamsınız. Yediğiniz postaları rahat rahat sineye çekmek için çok güzel bir sebebiniz var.
Hiç bulaşmayın, sizin bir gece emniyette durmanız bile çocuğunuz açısından sıkıntı. Maddi olarak sıkıntı yaşamayacaksanız muhit değiştirin olmuyorsa bir iki alt sokağa bile geçseniz biter sıkıntılar.
Bir iki komşunuz hariç yakınlık, iletişim kurmayın zaten, şu dönemde fazlası lazım değil. Bir daha benzer bir olay yaşarsanız da direkt polis arayın artık yukarıda saydığımız bahanelerden hangisi hoşunuza gidiyorsa söyleyin bir tanesini. Emniyette onlar uğraşsın siz evde uğraşacağınıza.