Amerika'da Hayatta Kalma Klavuzu
Herkese hayırlı Ramazanlar...
Buralarda o güzel iftarları özlememek mümkün değil. Eş-dostla iftar kadar güzel az şey vardır. Benim için de tadını çıkarın lütfen...
Yurtdışında yaşamanın iyi ve kötü yanları var şüphesiz. Kötü yanlarından birisi de o ülkeye ilk gitiğinizde çevrenizdeki herkesin sizi en basit konuda bile yanlış yönlendirebilecek kadar karmaşık bilgiler vermesidir

Kötü niyetle mi yaparlar, yoksa o kadar mıdır kapasiteleri bilinmez

Benim de başıma geldi elbet. İlk birkaç ay insanların dediklerini dikkate aldıktan sonra kendi sorularımın yanıtlarını kendim bulmam gerektiğini anladım. İyi ki de yapmışım.
Araba ya da motoruma sigorta alma konusu da bunlardan biriydi. Başkalarına baksam hiçbir şeye sahip olamazdım

Bu konudaki tatlı tecrübelerimi yazdım sayfada en son. Amerika'da yaşam hakkında genel bilgiler de mevcut. Belki içinizden birilerinin bu kısmı da ilgisini çekebilir.
(Hala bilmeyenler için adres
http://blogs.voanews.com/turkish/selin/ )
Bir hayatta kalma klavuzu

Kısa bir alıntı:
"“Kızım 4 tekerlek varken ne yapacaksın iki tekerle?”, “Sen küçükken de korkusuz bir çocuktun. Ağaç tepesinden inmezdin”, “Hahaha, Selin bunun airbag’i de yok bak ha!”, “Selin, İstanbul’da motora mı binilir. Bu işyeri böyle yaptı kesin seni. Çıldırdın sen!”, “Motosiklet mi alacaksın? Yaaaa, tabi tabi…”
Hayır delirmedim. Bu benim iç sesim falan değil. Motosiklet alma ve bir motosikletçi olma kararı aldığımda ailemden, arkadaşlarımdan duyduğum cümlelerden bazıları bunlar. Kimse onay vermedi anlayacağınız. Temel odak noktaları ise “motorda başıma birşey gelirse ilk darbeyi alacak olanın arabalarda olduğu gibi muhtemelen kaporta olmayacağı, vücudumun direk kaporta görevi göreceği gerçeğiydi. Evet, üstelik haklıydılar da! Motorda airbag de yoktu!
...
Şöyle özetleyeyim: Sisteme genellikle önce araba alarak giriyorsunuz. Sonra başlıyor bir çift göz sizi gözetlemeye… Yeterince dikkatli bir sürücü müsünüz? “Dur” tabelasında “tam duruş” yapmayıp ceza falan aldınız mı? Hız sınırını aşma cürretini gösterecek kadar aklınız başınızdan hiç gitti mi? Hele hele alkollü araç kullanmaya çalıştınız mı? (Hatırlatayım, çoğu eyalette alkollü yakalanmanın cezası hapis. “Amirim arkadaşlarla takıldık azıcık”, “Şişede durduğu gibi durmuyor valla. Ben yaptım siz yapmayın” gibi halis muhlis bahaneleri de hiiiç mi hiç dinlemiyorlar, haberinize…) Bu soruların yanıtlarına göre sigorta priminizde Japon NIKEI endeksi gibi iniş çıkışlar görmeniz mümkün. Ya da güncel örnek olsun. Dow Jones diyelim
Yanlış duymadınız! Diyelim bir kırmızı ışıkta geçme cezanız var. Sigorta şirketiniz “Aaa sen yeterince güvenli sürücü değilsin. Risk faktörü yüksek bir arkadaşımızsın. Sigorta primini bunu yansıtacak şekilde artırıyorum” diyebiliyor! Gel de güvenli sürücü olma, değil mi ama?
..."
Daha devamı var... Kolay kurtulmak yok

Bir de Burgy 400'ümle (satılmayı bekliyor) resmimi ekliyorum
Keyifle okumanızı dilerim.
Selin