sevgili kütahyalı arkadaşlarım, hepinize merhaba
kütahyaya görür görmez aşık olmuş bir motorcuyum,
hikayem 1970 li yılların sonuna doğru başladı ve üniversiteyi Kütahya Mali Bilimler Yüksek Okulunu kazanmamla başladı, o zaman okul küçücüktü ve kent içinde cumartesi pazarının içindeydi, kenti o kendine özgü havasını , masalsılığını, sanki bir film platosunda yaşıyormuş gibi halini ( rahvan atçılar, sedirli helva ekmek yenen kahveler, samanpazarındaki sucukçu dükkanları, sobalı sinemalar, bakın yıl 1977 diyorum, rüyayı andıran hamamlar balıklı saray , büyülü hanlar , şapçı hanının önünde, istasyon lokantasına yakın duran beyaz bir vespa px 200 vardı hep sahibiyle tanışmak istedim bir türlü kısmet olmadı daha doğrusu bulamadım, ulucaminin önünde tam çeşmenin önünde sultan bağına giden minibüslerin durduğu yerde bekleyen toz içinde rengi kaybolmuş bir vespa sfero 100 ( istanbulda bile kaybolmuştu o model ) hıdırlıkta gün batımının çıldırtıcılığı bu kente beni bağladı,
neyse sonuçta bu kentten evlendim, dünyanın en güzel insanları akrabam oldu, onların sayesinde insanları bir kez daha sevdim , 23 yıllık memuriyetim boyunca kütahya hep bir kaçış bir sığınma bir liman oldu benim için, istanbulda ankarada izmirde savaşlardan yoruldukça yaralandıkça çakallarla tilkilerle mücadele dayanılmaz bir hale gelince hep kütahya bir şifa oldu benim için, yeri geldi erbayların yanındaki birahanede bir mobiletli MT ile arkadaşlıkların sohbetlerin en güzeli yaşadım, isimlerini hiç bilemedim, MT MT u anlar diye düşündüm, hep mt lardan konuşurduk, eşim şaphaneli, ayvacık köyü, bazen şahpaneye giderdim, orada da hep konuşmak için bulduğum bir motoru olandı, genç yaşlı, hep yabancıydım onlar için ama mt mt lardeşliği bizi bağlıyor, kaynaştırıyordu.
halen ist. da yaşıyorum ama sık sık kütahyaya geliyorum malum bütün akrabalar orada, bazen de gediz, şaphane ve ayvacık köyü ve hep düşler, emekli olduğumda ki 2 yılım kaldı bu güzel kentte demir atıp kalmak,
ama kütahyada değişimden nasibini almış ülkenin her yeri gibi, şimdi o eski masal kenti değil, o iyi ve güzel insanlar çoktan atlarına binip gitmişler, bütün gençliğin amacı bir an evvel kütahyadan kaçıp büyük bir şehre gitmek, internet kahveler, kahveler umutsuz yığınlarla dolu, iş yok, kütahyam tedirginlik ürperti veren bir yere dönüşmüş şimdilerde , motorculara bakış açıları ortada, yine de seviyorum gençliğimde kalan benim asil, kuyruğu dik, saf temiz kütahyamı bir ilkaşk gibi ve emekliliğimde yılın tamamını değil de bir kısmını burada geçirmeyi düşünüyorum..
işte yaklaşık 32 yıllık kütahya hikayem bu....
hepinize sevgilerimle..
Nejat