- Katılım
- 12 Mar 2007
- Mesajlar
- 327
- Konu Yazar
- #1
Baz bazla, kaz kazla, kel tavuk topal horozla
Bir kimse, kendi niteliğine uyan, kendine denk olan, kendine benzeyen kimselerle beraber olur, arkadaşlık eder, düşüp kalkar.
Demiş atalarımız ee bizde kendimize denk ( benden kat kat üstün ) arkadaşlarla buluşmak için çıktık yola taaaaa Müze Kent SAFRANBOLU'dan
AKgün abiyi beklerken ki kök saldığım anlar
Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil (Adam adama yük olmaz).
Birileri gelip konuğumuz olabilir, evimizde kalabilir. Bu konuk tıpkı can gibidir; can nasıl gövdeye geldiği gibi gidiyorsa, konuk da günün birinde geldiği gibi gidecektir. Bu sebeple yanımıza gelen arkadaş, dost, yakın ve konuklarımızdan yaka silkmemeliyiz.
Can canın yoldaşıdır
İnsan yaratılışı gereği tek başına yaşayamaz. Bir arkadaşa, bir dosta mutlaka ihtiyaç duyar. Bu, gerek iş yapması, gerek sorunlarını çözmesi, gerekse konuşup dertleşmesi için zorunludur.
Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur
İnsanlar gezen, dolaşan, hareket eden varlıklardır. Bir yerden kalkıp başka bir yere gidebilirler. Arkadaşlar, dostlar, tanıdıklar birbirlerinden ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar, günün birinde, bir yerde karşılaşabilirler; hatta hiç karşılaşmayacaklarını sanan insanlar dahi birbirlerine kavuşabilirler.
FESTİVAL ALANINA ULAŞTIKTAN SONRA HEMEN OBAMIZI KURUYORUZ...
Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
Kişi, kiminle arkadaşlık ederse, ondan etkilenir; onun alışkanlıklarına, düşüncelerine eğilim duyar; huyunu, gidişini kapar.
yemegimizi yedikten sonra konser alanına söyle bir bakmaya gidiyoruz

Üzüm üzüme baka baka kararır
Her zaman bir arada bulunan, arkadaşlık eden, bir çevrede yaşamaya çalışan kimseler birbirlerinden etkilenirler; birbirlerinin özelliklerini, huylarını ve alışkanlıklarını kaparlar.
Dost kara günde belli olur
Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle dostluk kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir pay almaya çalıştığı böyle günlerimizde, etrafımızdaki bu kişilerin hepsine gerçek dost diyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, üzüntülerimizin arttığı, felâketlerin bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır.
Dost acı söyler
Dost sevilip güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi görüşülen kimsedir. Dostlar hiçbir çıkar kaygısı gütmeden yaklaşırlar insana. Düşman kimselerin aksine, insanın iyiliğini isterler. Sevinci paylaştıkları gibi üzüntüyü de paylaşırlar. Bu bakımdan dostlarımız olanlar eksikliklerimizi, kusurlarımızı, yanlışlıklarımızı yüzümüze karşı söylemekten çekinmezler. Bizi memnun etmek için değil doğruyu göstermek için konuşurlar. Amaçları bizi düzeltmek, acı da olsa gerçeği yüzümüze söylemektir. Bu bakımdan iyiliğimiz için söyledikleri sözlerden ötürü onlara kırılmamalıyız.
Oynamasını bilmeyen gelin yerim dar demiş
Kimi beceriksiz, başarısız, kendisinden bekleneni veremeyen kişiler bazı bahanelerin arkasına saklanarak açıklarını kapatmaya çalışırlar
Deniz durgun iken dümeni herkes tutabilir. (P.Syrus)
Demiş Bu dalğalı poyrazlı denizde bu gemiyi en iyi şekilde karaya çıkaran başkanıda havalarda görmezsek olmazdı...
Yolunda yalnız olmayacaksın. Orada aynı hedefi takip eden başkaları ile beraber yürüyeceksin. Bu hayat yarışında, diğerleri kabiliyetleri itibariyle sizi geçebilirler. Bir başarı elinizden kaçabilir. Bundan dolayı onlara kızmayınız ve elinizden geleni yapmışsanız, kendi kendinize de kızmayınız. Asıl mühim olan başarı değil, gayrettir. İnsanın elinde olan ve onu memnun eden ancak gayrettir.
CUMARTESİ KAHVALTIDAN SONRA TOPLUCA BİR SEHİR TURU ATIYORUZ KAYMAKAM VE BELDE BAŞKANLARI ÇOK HEYECANLI VE HEVESLİLER CANLA BAŞLA HERKESİ MUTLU ETMEYE ÇALIŞIYORLAR....
BURÇİN ABİ HAYA ÇOK SICAK DEMİ



TEK ARTİST İBRAHİM DEGİLKİ TÜRİBİNLERE OYNAYAN GÖNÜLLERİN FATİHİ HATUNLARIN PEŞİNDE KOŞTUGU DENİZLER GİBİ GÖNLÜ GENİŞ OLAN DENİZ GÖZLÜ BİR YİGİT DAHA VAR ARTİST OLAN Medar KAPLAN


KAYMAKAMLIKTAN SONRA KAYMAKAM BEYİN ÖNDERLİĞİNDE TUZ GÖLÜNE DOĞRU YOL ALIYORUZ
Zor Severim Ama Çok Severim. Gerekirse Herşeyden Vazgeçebilirim. Hak Edene Değerini Verir,Yanlışını Görürsem Tarihime Gömerim!!
BAŞKAN TÜM GRUBA YEMEK ISMARLIYOR SEN ÇOK YAŞA BAŞKAN BİRDAHA Kİ ŞEÇİMDEDE SECİL BAŞKAN


Bu üç yiğit var ya bunlara söylenecek söz yok zaten adamın diisiniz siz dibi
Sonra ben bir konya yerinde duruyormu ne var ne yok eski bir arkadaşım vardı hala oradamı diye 1 saatligine Konyaya gidiyorum :roll: :roll: :roll: :roll: :roll: :roll:
konyadan geç saatte gelince kimseyi rahatsız etmiyeyim diye tarladan yardıra yardıra gitmeyi düşünüyorum ama sadece düşünüyorum
ben aslında ilk battıgı anda kontagı kapatıp sabaha bırakmıstım ama yemek yerken baktım benim motorla birileri ugraşıyor gidip yardım edeyim bari dedim :lol: :lol: :lol: :lol: :lol:
yardım edenlere mevlana şekeri
GÜNÜN SON IŞIKLARI YENİ BİR ŞAMPİYON İÇİN KARANLIKLARA GÖMÜLÜYORDU....
VE 2 GÜN YARIŞ GÜNÜ SABAHIN KÖRÜNDE HAZIRLIKLAR BAŞLAMIŞ
At Binenin Kılıç Kuşananın
Her işi, o işin ehli olan insan yapmalıdır. Bir insan her işi iyi yapamaz. At, ata binmesini bilenindir. Kılıç ise onu kullanmasını ve taşımasını bilenindir. Yani her işi, o işte iyi olan, yetenekli olan kişi yapmalıdır.
Dünki çocuk okulunu bırakıp 3 aydır binmediği motorunu da alıp gelmiş yarışa onca yılların endurocunun arasında yarışa girecekmiş antremansız bir şekilde ...
Bizim Kimseye Karşı Şekil Koydugumuz YOK.. Ama Şeklimiz Birilerine Koyuyorsa Bizim İcin Sıkıntı Y O K ...!!!
Yüce Fatihin :
Ey Konstantiniye! Ya sen beni alırsın, ya ben seni alırım. Dedigi gibi ben bu yarışa kaybetmek için değil kazanmak için giriyorum derken gözlerinden kazanma hırsı fışkırıyordu dünki çocuğun...
İmkanın sınırını görmek için imkansızı denemek lazım.
Yılların kroscuları şöyle duvar çıktım böyle duvar çıktım derken bu dünki çocuk abilerine inat o duvarlarda bUgüne denk görülen en artİstik pozları vererek çıkıyordu ... Sanki başkasıyla degilde kendiyle yarışıyordu...
KUŞÇADA BU POZLARA FATİHE KONSTANTİNENİN TANIKLIK ETTİGİ GİBİ TANIKLIK EDİYORDU ADETA
Artık demir alma vakti gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan
Hiç yolcu yokmuş gibi sessizce alır yol
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol
Rıfkımızda kalanlar bu seyahatten elemli
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli
Biçare gönüller!Ne giden son gemidir bu
Hicranlı hayatın nede son matebidir bu!
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler
Birçok gidenin herbiri memnun ki yerinden
Bir çok seneler geçti;dönen yok seferinden.
Ankaraya gelmeden dostlarla son bir yemek ve çay molası veriyoruz
sonra son ugrak nokta ankara eymir
Seden Güzel balkan turuna çıkacak ona hayırlı yolculuklar diliyoruz
aşırı yağmur yagınca safranboluya 150 km kala yagmurlukları giyiyoruz biz giydik ya yağmaz töbeeee
Dostluk, bir insanla her gün telefonda 3-4 kez konuşmak, bir kişin hayatını ve yaşadıklarını derinlemesine bilmek değildir, ya da sürekli görüşmek de değildir Başı gerçekten sıkıntıdaysa, yardıma koşacak ilk kişiysen, aynı şekilde onun da öyle olduğunu biliyorsan işte bu gerçek dostluktur
Dostluğun insan hayatındaki değeri bir ekmek, su kadar değerlidir Artık kimsenin birbirine güveni kalmadığı şu zor hayatta gerçek bir dostumuz varsa eğer kıymetini bilmeliyiz Çünkü arkadaş çok bulunur; ama dost zor bulunur...
ELİMDEKİ FOTOLARDAN DERLEDİKLERİM OLAN OLMAYAN TÜM DOSTLARA SELAMLAR SEVGİLER
GERÇEK DOSTLAR BULMANIZ ÜMİDİYLE DOSTLAR SAĞLICAKLA KALIN
Müze Kent Safranbolu'dan Selamlar
HERKES ÖLÜR AMA HERKES GERÇEKTEN YAŞAYAMAZ .... GEÇEK YŞAMANIZ DİLEGİYLE
Bir kimse, kendi niteliğine uyan, kendine denk olan, kendine benzeyen kimselerle beraber olur, arkadaşlık eder, düşüp kalkar.
Demiş atalarımız ee bizde kendimize denk ( benden kat kat üstün ) arkadaşlarla buluşmak için çıktık yola taaaaa Müze Kent SAFRANBOLU'dan
AKgün abiyi beklerken ki kök saldığım anlar
Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil (Adam adama yük olmaz).
Birileri gelip konuğumuz olabilir, evimizde kalabilir. Bu konuk tıpkı can gibidir; can nasıl gövdeye geldiği gibi gidiyorsa, konuk da günün birinde geldiği gibi gidecektir. Bu sebeple yanımıza gelen arkadaş, dost, yakın ve konuklarımızdan yaka silkmemeliyiz.
Can canın yoldaşıdır
İnsan yaratılışı gereği tek başına yaşayamaz. Bir arkadaşa, bir dosta mutlaka ihtiyaç duyar. Bu, gerek iş yapması, gerek sorunlarını çözmesi, gerekse konuşup dertleşmesi için zorunludur.
Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur
İnsanlar gezen, dolaşan, hareket eden varlıklardır. Bir yerden kalkıp başka bir yere gidebilirler. Arkadaşlar, dostlar, tanıdıklar birbirlerinden ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar, günün birinde, bir yerde karşılaşabilirler; hatta hiç karşılaşmayacaklarını sanan insanlar dahi birbirlerine kavuşabilirler.
FESTİVAL ALANINA ULAŞTIKTAN SONRA HEMEN OBAMIZI KURUYORUZ...
Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
Kişi, kiminle arkadaşlık ederse, ondan etkilenir; onun alışkanlıklarına, düşüncelerine eğilim duyar; huyunu, gidişini kapar.
yemegimizi yedikten sonra konser alanına söyle bir bakmaya gidiyoruz
Üzüm üzüme baka baka kararır
Her zaman bir arada bulunan, arkadaşlık eden, bir çevrede yaşamaya çalışan kimseler birbirlerinden etkilenirler; birbirlerinin özelliklerini, huylarını ve alışkanlıklarını kaparlar.
Dost kara günde belli olur
Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle dostluk kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir pay almaya çalıştığı böyle günlerimizde, etrafımızdaki bu kişilerin hepsine gerçek dost diyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, üzüntülerimizin arttığı, felâketlerin bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır.
Dost acı söyler
Dost sevilip güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi görüşülen kimsedir. Dostlar hiçbir çıkar kaygısı gütmeden yaklaşırlar insana. Düşman kimselerin aksine, insanın iyiliğini isterler. Sevinci paylaştıkları gibi üzüntüyü de paylaşırlar. Bu bakımdan dostlarımız olanlar eksikliklerimizi, kusurlarımızı, yanlışlıklarımızı yüzümüze karşı söylemekten çekinmezler. Bizi memnun etmek için değil doğruyu göstermek için konuşurlar. Amaçları bizi düzeltmek, acı da olsa gerçeği yüzümüze söylemektir. Bu bakımdan iyiliğimiz için söyledikleri sözlerden ötürü onlara kırılmamalıyız.
Oynamasını bilmeyen gelin yerim dar demiş
Kimi beceriksiz, başarısız, kendisinden bekleneni veremeyen kişiler bazı bahanelerin arkasına saklanarak açıklarını kapatmaya çalışırlar
Deniz durgun iken dümeni herkes tutabilir. (P.Syrus)
Demiş Bu dalğalı poyrazlı denizde bu gemiyi en iyi şekilde karaya çıkaran başkanıda havalarda görmezsek olmazdı...
Yolunda yalnız olmayacaksın. Orada aynı hedefi takip eden başkaları ile beraber yürüyeceksin. Bu hayat yarışında, diğerleri kabiliyetleri itibariyle sizi geçebilirler. Bir başarı elinizden kaçabilir. Bundan dolayı onlara kızmayınız ve elinizden geleni yapmışsanız, kendi kendinize de kızmayınız. Asıl mühim olan başarı değil, gayrettir. İnsanın elinde olan ve onu memnun eden ancak gayrettir.
CUMARTESİ KAHVALTIDAN SONRA TOPLUCA BİR SEHİR TURU ATIYORUZ KAYMAKAM VE BELDE BAŞKANLARI ÇOK HEYECANLI VE HEVESLİLER CANLA BAŞLA HERKESİ MUTLU ETMEYE ÇALIŞIYORLAR....
BURÇİN ABİ HAYA ÇOK SICAK DEMİ
TEK ARTİST İBRAHİM DEGİLKİ TÜRİBİNLERE OYNAYAN GÖNÜLLERİN FATİHİ HATUNLARIN PEŞİNDE KOŞTUGU DENİZLER GİBİ GÖNLÜ GENİŞ OLAN DENİZ GÖZLÜ BİR YİGİT DAHA VAR ARTİST OLAN Medar KAPLAN
KAYMAKAMLIKTAN SONRA KAYMAKAM BEYİN ÖNDERLİĞİNDE TUZ GÖLÜNE DOĞRU YOL ALIYORUZ
Zor Severim Ama Çok Severim. Gerekirse Herşeyden Vazgeçebilirim. Hak Edene Değerini Verir,Yanlışını Görürsem Tarihime Gömerim!!
BAŞKAN TÜM GRUBA YEMEK ISMARLIYOR SEN ÇOK YAŞA BAŞKAN BİRDAHA Kİ ŞEÇİMDEDE SECİL BAŞKAN
Bu üç yiğit var ya bunlara söylenecek söz yok zaten adamın diisiniz siz dibi
Sonra ben bir konya yerinde duruyormu ne var ne yok eski bir arkadaşım vardı hala oradamı diye 1 saatligine Konyaya gidiyorum :roll: :roll: :roll: :roll: :roll: :roll:
konyadan geç saatte gelince kimseyi rahatsız etmiyeyim diye tarladan yardıra yardıra gitmeyi düşünüyorum ama sadece düşünüyorum
ben aslında ilk battıgı anda kontagı kapatıp sabaha bırakmıstım ama yemek yerken baktım benim motorla birileri ugraşıyor gidip yardım edeyim bari dedim :lol: :lol: :lol: :lol: :lol:
yardım edenlere mevlana şekeri
GÜNÜN SON IŞIKLARI YENİ BİR ŞAMPİYON İÇİN KARANLIKLARA GÖMÜLÜYORDU....
VE 2 GÜN YARIŞ GÜNÜ SABAHIN KÖRÜNDE HAZIRLIKLAR BAŞLAMIŞ
At Binenin Kılıç Kuşananın
Her işi, o işin ehli olan insan yapmalıdır. Bir insan her işi iyi yapamaz. At, ata binmesini bilenindir. Kılıç ise onu kullanmasını ve taşımasını bilenindir. Yani her işi, o işte iyi olan, yetenekli olan kişi yapmalıdır.
Dünki çocuk okulunu bırakıp 3 aydır binmediği motorunu da alıp gelmiş yarışa onca yılların endurocunun arasında yarışa girecekmiş antremansız bir şekilde ...
Bizim Kimseye Karşı Şekil Koydugumuz YOK.. Ama Şeklimiz Birilerine Koyuyorsa Bizim İcin Sıkıntı Y O K ...!!!
Yüce Fatihin :
Ey Konstantiniye! Ya sen beni alırsın, ya ben seni alırım. Dedigi gibi ben bu yarışa kaybetmek için değil kazanmak için giriyorum derken gözlerinden kazanma hırsı fışkırıyordu dünki çocuğun...
İmkanın sınırını görmek için imkansızı denemek lazım.
Yılların kroscuları şöyle duvar çıktım böyle duvar çıktım derken bu dünki çocuk abilerine inat o duvarlarda bUgüne denk görülen en artİstik pozları vererek çıkıyordu ... Sanki başkasıyla degilde kendiyle yarışıyordu...
KUŞÇADA BU POZLARA FATİHE KONSTANTİNENİN TANIKLIK ETTİGİ GİBİ TANIKLIK EDİYORDU ADETA
Artık demir alma vakti gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan
Hiç yolcu yokmuş gibi sessizce alır yol
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol
Rıfkımızda kalanlar bu seyahatten elemli
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli
Biçare gönüller!Ne giden son gemidir bu
Hicranlı hayatın nede son matebidir bu!
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler
Birçok gidenin herbiri memnun ki yerinden
Bir çok seneler geçti;dönen yok seferinden.
Ankaraya gelmeden dostlarla son bir yemek ve çay molası veriyoruz
sonra son ugrak nokta ankara eymir
Seden Güzel balkan turuna çıkacak ona hayırlı yolculuklar diliyoruz
aşırı yağmur yagınca safranboluya 150 km kala yagmurlukları giyiyoruz biz giydik ya yağmaz töbeeee
Dostluk, bir insanla her gün telefonda 3-4 kez konuşmak, bir kişin hayatını ve yaşadıklarını derinlemesine bilmek değildir, ya da sürekli görüşmek de değildir Başı gerçekten sıkıntıdaysa, yardıma koşacak ilk kişiysen, aynı şekilde onun da öyle olduğunu biliyorsan işte bu gerçek dostluktur
Dostluğun insan hayatındaki değeri bir ekmek, su kadar değerlidir Artık kimsenin birbirine güveni kalmadığı şu zor hayatta gerçek bir dostumuz varsa eğer kıymetini bilmeliyiz Çünkü arkadaş çok bulunur; ama dost zor bulunur...
ELİMDEKİ FOTOLARDAN DERLEDİKLERİM OLAN OLMAYAN TÜM DOSTLARA SELAMLAR SEVGİLER
GERÇEK DOSTLAR BULMANIZ ÜMİDİYLE DOSTLAR SAĞLICAKLA KALIN
Müze Kent Safranbolu'dan Selamlar
HERKES ÖLÜR AMA HERKES GERÇEKTEN YAŞAYAMAZ .... GEÇEK YŞAMANIZ DİLEGİYLE