- Katılım
- 8 Ocak 2005
- Mesajlar
- 1,029
- Konu Yazar
- #1
küçükkuyu'ya gittik...08-09.09.2007
burakla kararlaştırdığımız gibi 15:15 te yola çıktık izmirden,aliağada bi 10 dk mola verdik

km'ler su gibi aktı geçti,hava bir açtı bir kapadı,%90 tertemiz,yepyeni,en radarsız,en duble yollarla ve sonunda altınoluk göründü,küçükkuyuya az kaldı


küçükkuyudan ilkerleri aradım daha trakyada olduklarını öğrenince şelaleye gidip yerinde duruyormu diye bir bakalım dedik :roll: yolu hard enduroların seveceği kadar sert olmasına rağmen fazer beni utandırmadı ve iki kişi bozuk stabilize yolun gittiği son noktaya kadar gittik




daha sonra şelalenin işletmecisi pansiyon aradığımızı duyunca kendi otelinde kalabileceğimizi söyledi,ısrar etti,gidip baktık fakat fiyatta daha önce telefonda sorduğumuz fiyata göre tutarsızlık olunca ve birazda yüksek geldiği için vedalaştık ve berk pansiyona geldik
yola çıkmadan önce internetten bakmış ve muhtelif pansiyonların telefonlarını not almıştım,çok faydası oldu.sonuçta 4 kişilik odayı toplam 30 ytlye tuttuk,aradığımız tam olarak buydu,temiz yataklar rahat bir ortam,fazlasıyla yeterli geldi

yerleştikten sonra biraz çıkıp turladık,Mali ve İlker henüz gelmemişti...



bu arada küçükkuyunun aslında bakir kalmış cennet gibi sakin güzel bir kasaba olduğunu görüyoruz

ilker ve mali brothers'ın daha gecikeceğini öğrenince akşam yemeğine başladık,balık ağlamasın değilmi :wink:


hasret sona erdi ,mali ve attis de gelince pansiyona gidip günü sonlandırdık,ertesi gün....



deniz kenarından kahvaltıya yürüyüş




bu kedicik epey sırnaştı birşeyler vermem için ama malesef ben daha açtım
bir ara tereyağı yermi acaba diye denedik,biraz yer gibi oldu ama sonra bıraktı yemedi 8)



pansiyona dönünce pansiyon sahibinin ikram ettiği 5 dk önce toplanmış olan kütür kütür üzümleri götürdük,harikaydı doğrusu :wink:




üzüm sefasından sonra deniz sefası başladı ama o fotolar burağın makinasında....
denizden dönünce (bu arada denizi tek kelimeyle muhteşemmiş,bu sene girdiğim en temiz ve dibi en hakiki kumlu
tam süper bir denizi var) yavaş yavaş toparlanıp şelaleye gitmek üzere yola çıktık,orada yiyeceklerin sınırlı ve karaborsa olmasından dolayı yiyecek bir şeyler yaptırıp gitik :wink:


devamı gelecek....tabi isterseniz :wink:
burakla kararlaştırdığımız gibi 15:15 te yola çıktık izmirden,aliağada bi 10 dk mola verdik

km'ler su gibi aktı geçti,hava bir açtı bir kapadı,%90 tertemiz,yepyeni,en radarsız,en duble yollarla ve sonunda altınoluk göründü,küçükkuyuya az kaldı


küçükkuyudan ilkerleri aradım daha trakyada olduklarını öğrenince şelaleye gidip yerinde duruyormu diye bir bakalım dedik :roll: yolu hard enduroların seveceği kadar sert olmasına rağmen fazer beni utandırmadı ve iki kişi bozuk stabilize yolun gittiği son noktaya kadar gittik




daha sonra şelalenin işletmecisi pansiyon aradığımızı duyunca kendi otelinde kalabileceğimizi söyledi,ısrar etti,gidip baktık fakat fiyatta daha önce telefonda sorduğumuz fiyata göre tutarsızlık olunca ve birazda yüksek geldiği için vedalaştık ve berk pansiyona geldik

yerleştikten sonra biraz çıkıp turladık,Mali ve İlker henüz gelmemişti...



bu arada küçükkuyunun aslında bakir kalmış cennet gibi sakin güzel bir kasaba olduğunu görüyoruz

ilker ve mali brothers'ın daha gecikeceğini öğrenince akşam yemeğine başladık,balık ağlamasın değilmi :wink:


hasret sona erdi ,mali ve attis de gelince pansiyona gidip günü sonlandırdık,ertesi gün....



deniz kenarından kahvaltıya yürüyüş




bu kedicik epey sırnaştı birşeyler vermem için ama malesef ben daha açtım



pansiyona dönünce pansiyon sahibinin ikram ettiği 5 dk önce toplanmış olan kütür kütür üzümleri götürdük,harikaydı doğrusu :wink:




üzüm sefasından sonra deniz sefası başladı ama o fotolar burağın makinasında....
denizden dönünce (bu arada denizi tek kelimeyle muhteşemmiş,bu sene girdiğim en temiz ve dibi en hakiki kumlu


devamı gelecek....tabi isterseniz :wink:
Son düzenleme:





































