- Katılım
- 14 Ocak 2008
- Mesajlar
- 4,154
bugün gazatelerden okuduğum bir habere göre sınır karakollarının yeniden inşa işini toki eline almış, karşılığında da şehir içinde yer alan değerli askeri alanları takas ediyorlarmış mış mış mış.
gazetelerin yalancısıyım ....
olayı irdelersek toki bir kamu kuruluşu ve esas itibari ile kar amacı gütmeden çalışması gereken bir kurum, tabi işlerini taşeron firmalara yptırdığı için kamu kişiliği silinerek yerine kar ettirme amacı güden bir firma kalıyor. hele toki başkanının yaptığı bir açıklama varki beni benden aldı türlü dertlere saldı, bu zat aldıkları arazilerin zaman içinde kazandıkları değerin Allah tarafından kendilerine ihsan edildiği fikrine hazi olduğundan dolayı işlerinin yolunda gitmesinin sebebini ulvi bir biçimde açıklıyor. konuya vakıf olan kişiler dini açıdan rantın nasıl tanımlandığını ve neler yapılması gerektiğini bilirler, buraya yazmayın o zata yazın okusun öğrensin.
askerin golf sahası konusuna ve askerin musluğunun kesileceği konusuna gelirsek, bu konu benim uzmanlık alanım dışında ayrıca bütçeden en büyük payı alan diğer bir kuruluşunda kim olduğunu biliyoruz. askerin bütçeden pay alması için kirli bir savaşı sürdürüyor olması tezi için aklıma gelen kelimeleri buraya yazmak istemem nahoş olur, bunun düşünen kişinin akıl sağlığından şüphe ederim yahut hiç asker tanımamış derim. şurada bile askeri pasifize etmek minvalinden yola çıkan yazılar görüyorum ki bu memleketin en güvenilen kurumudur sizin sözünü ettiğiniz, peki bu yazıları yazan ya da karalamaları yapan insanların güvenilirlikleri nelerdir ?
şu an memlekette at izi ile it izi karışmış şekildedir, sükut ile sağduyu ile yaşayıp olanları mantık süzgecinden geçirmeliyiz, memleket bir cendere içindedir ve buu cendereden kurtulabilmesi de pek kolay görünmüyor, en azından bu şekilde kendi memleketinden ziyade başka amaçlar ile uğraşan yöneticiler ile.
gerektiğinde uçan kuşu dinlemesini bilen devletin neden sınırda cirit atan devlet düşmanlarını görememsi, bulamaması pek akla ve mantığa uymuyor.
bu işin içinde çok iş var ya neyse.
kendi adıma Türk Silahlı Kuvvetleri'nden şüphem yoktur. askeri yıpratıcı, karalayıcı, zayıf düşürücü beyanatları olan kişilere ise bakış açım hiç de hoş değildir. bir yanda terör örgütü askerlerimiz, kardeşlerimizi kırıyor diğer yanda birileri askeri kurumlara karşı başka bir cephe açıyor. tek sebep askeri kendi düşüncelerine karşı tehdit olarak görmeleri....
bazen düşünüyorum hangisi daha terörist....
gazetelerin yalancısıyım ....
olayı irdelersek toki bir kamu kuruluşu ve esas itibari ile kar amacı gütmeden çalışması gereken bir kurum, tabi işlerini taşeron firmalara yptırdığı için kamu kişiliği silinerek yerine kar ettirme amacı güden bir firma kalıyor. hele toki başkanının yaptığı bir açıklama varki beni benden aldı türlü dertlere saldı, bu zat aldıkları arazilerin zaman içinde kazandıkları değerin Allah tarafından kendilerine ihsan edildiği fikrine hazi olduğundan dolayı işlerinin yolunda gitmesinin sebebini ulvi bir biçimde açıklıyor. konuya vakıf olan kişiler dini açıdan rantın nasıl tanımlandığını ve neler yapılması gerektiğini bilirler, buraya yazmayın o zata yazın okusun öğrensin.
askerin golf sahası konusuna ve askerin musluğunun kesileceği konusuna gelirsek, bu konu benim uzmanlık alanım dışında ayrıca bütçeden en büyük payı alan diğer bir kuruluşunda kim olduğunu biliyoruz. askerin bütçeden pay alması için kirli bir savaşı sürdürüyor olması tezi için aklıma gelen kelimeleri buraya yazmak istemem nahoş olur, bunun düşünen kişinin akıl sağlığından şüphe ederim yahut hiç asker tanımamış derim. şurada bile askeri pasifize etmek minvalinden yola çıkan yazılar görüyorum ki bu memleketin en güvenilen kurumudur sizin sözünü ettiğiniz, peki bu yazıları yazan ya da karalamaları yapan insanların güvenilirlikleri nelerdir ?
şu an memlekette at izi ile it izi karışmış şekildedir, sükut ile sağduyu ile yaşayıp olanları mantık süzgecinden geçirmeliyiz, memleket bir cendere içindedir ve buu cendereden kurtulabilmesi de pek kolay görünmüyor, en azından bu şekilde kendi memleketinden ziyade başka amaçlar ile uğraşan yöneticiler ile.
gerektiğinde uçan kuşu dinlemesini bilen devletin neden sınırda cirit atan devlet düşmanlarını görememsi, bulamaması pek akla ve mantığa uymuyor.
bu işin içinde çok iş var ya neyse.
kendi adıma Türk Silahlı Kuvvetleri'nden şüphem yoktur. askeri yıpratıcı, karalayıcı, zayıf düşürücü beyanatları olan kişilere ise bakış açım hiç de hoş değildir. bir yanda terör örgütü askerlerimiz, kardeşlerimizi kırıyor diğer yanda birileri askeri kurumlara karşı başka bir cephe açıyor. tek sebep askeri kendi düşüncelerine karşı tehdit olarak görmeleri....
bazen düşünüyorum hangisi daha terörist....