- Katılım
- 14 Nis 2003
- Mesajlar
- 7,150
- Motosikleti
- Yamaha MT-09 Tracer
- Konu Yazar
- #1
Kenan Sofuoğlu, geçen hafta bir kez daha Dünya Supersport şampiyonluğuna ulaştı. Bu onun 3. dünya şampiyonluğuydu. Biz de onu evinde ziyaret ettik. Tebriklerimizi sunduk. Yanında nişanlısı Julia da vardı.
Öncesi yoktu. Hâliyle örnek alacağı kimse de... Hayallerinin peşine gitti. Hayallerini gerçekleştirmekle kalmadı, ötesine geçti. Ancak bu hayallerine ulaşırken genç yaşına rağmen çok acılar çekti. Ona can olan iki ağabeyini kaybetti. Sonra en büyük destekçisi babasını... Bunca acıya rağmen pistleri bırakmadı. Ve o pistlerde acılarını bir nebze olsun unutturacak hayat arkadaşını buldu; Juliasını...
Motosiklet sporunda Türkiyenin en önemli ismi Kenan Sofuoğlu, geçen hafta bir kez daha Dünya Supersport şampiyonluğuna ulaştı. Bu onun 3. dünya şampiyonluğuydu. Biz de onu memleketi Sakaryadaki evinde ziyaret ettik. Tebriklerimizi sunduk. Yanında nişanlısı Julia Looman da vardı. Daha önce Kenan Sofuoğlu ile defalarca yarışları konuşmuştuk. Şimdi de hayat arkadaşıyla tanışmasını, evlilik hazırlıklarını, gelecekle ilgili planlarını konuştuk.
Mutluydu Kenan. Kıpır kıpırdı. Allah onca acıyı tattırdığı kulunun yüzünü güldürüyordu. Mutluluğunda Julianın rolü de büyüktü. Çift 2010 yılında tanıştı, Kenanın Fransadaki bir yarışı esnasında. Hem de motosiklet yarışının start anında, yani padokta... O gün bugündür birlikteler. Ama hikâyenin evveliyatı da vardı.
Julianın ailesi Hollandalı. Annesi büyük bir firmanın sahibi. Hollandada tatil köyleri yapan bir firmanın... Babası ise şirketin mali yapısıyla ilgileniyor. Ailenin en büyük hobisi motor yarışlarını izlemek. Hobi sadece yarışları izlemekle kalmıyor, Hollandada bazı sporculara da sponsor olarak devam ediyor. Kenanın hâlihazırda yarıştığı Supersport kategorisinden ziyade Moto GP ve Moto 2 ailenin daha çok takip ettiği yarışlar. Hatırlayacağınız gibi Kenan Sofuoğlu, 2010 yılında Moto 2de yarışmıştı. Bu, Kenan için yeni bir kategoriydi. Kenanın takımı da Hollandalı Honda Ten Kate idi. Ancak Kenan bu yeni kategoride pek bir çevre oluşturabilmiş değildi. İşte Julianın ailesi ile bu kategoride yarışlar yaptığı sırada tanışıyor Kenan. Julianın ailesiyle 2010 yılında tanıştık. Julia ile ise yine aynı yıl Fransada yapılan yarışta... O gün Julia ikiz kardeşi ile ellerinde Türk bayrakları olduğu hâlde beni desteklemişlerdi. Annesi beni daha önceden de tanıyordu. Her yarışa geldikleri için pistlerden bana aşinaydılar.
Julianın ailesi Kenanı daha da yakından tanıyınca oldukça seviyorlar. Kenana her yarışta manevi destek vermeye başlıyorlar. Kızlarıyla tanıştıktan sonra ise bu destek daha da artıyor. Özellikle Julianın babası Kenanın bırakın yarışlarını, antrenmanlarını bile izlemeye başlıyor.
Çiftin tanıştıkları ilk güne, yani Fransadaki yarışa gidelim. Söz Kenanda: Orada sponsorum Ten Kate firmasının bir kokteylinde tanıştık. Tanışma zamanla arkadaşlığa dönüştü. Julianın Türkiye ziyaretinden sonra yakınlaşma daha da artıyor. Julianın ailesinin Kenan Sofuoğluna olan sevgisi ve güveni de... Ve ikili evliliğe karar veriyor. Şu an nişanlılar. Düğün ise seneye. Kenan, Aslında Şampiyon olayım, ondan sonra düğünü yapayım diyordum. Şimdi şampiyonluk geldi ancak takvim o kadar sıkışık ki bu saatten itibaren bütün kış yoğunum. Sanırım düğün seneye kaldı. diyor.
Julia Looman, 21 yaşında. Hollandada spor menajerliği bölümünde okuyor. Konu menajerlik olunca da nişanlısı Kenan Sofuoğlunun yanında stajerliğini yapıyor. 3-4 dil biliyor. Sofuoğlunun tüm programlarını, kontratlarını, anlaşmalarını o yönetiyor. Ancak motorlarla arası hiç iyi değil. Aslında ailesinin de motora bindiği yok. Tamamen hobi, hatta bir çeşit tatil. Dediğimiz gibi ailenin maddi durumu çok çok iyi. Hâliyle Julia genç yaşına rağmen yarış takviminde yer alan tüm ülkeleri gezme fırsatı bulmuş.
Kenan inançlı bir sporcu. Onun bu yönünü Julia çok takdir ediyor. Hollandalı gelin adayından Kenanı bize anlatmasını istiyoruz. İşi düşünen Kenanı mı, yoksa özel hayatını mı? diye soruyor. Araya giren Kenan Ne biliyorsan anlat! diyor. Kenan, kafasına bir şey koyduğu zaman onun karşısına hiç kimse geçemez, hiç kimse amacından onu saptıramaz. diyor Julia. Onun bu özelliği seni korkutmuyor mu? diye soruyoruz muzipçe. Ben ona güveniyorum. diyor Julia. Ve devam ediyor: Her zaman arkadaşları ile olmayı, onlarla oyunlar oynamayı, yarışmayı seviyor ama hep kazanmak için oynuyor.
Ve Julia, Kenanın hayatındaki en önemli şeyi açıklıyor: İnanç... Evet, Tek kelimeyle inanç. diyor. Akşam bile bana Allahı her şeyden çok severim, dedi. Kenana göre bir Müslüman Allahı dünyadaki her şeyden çok sevmeli. Kenan, İslam dini ile alakalı her şeyi Juliaya anlatmaya çalışıyor. Julia da onun bu gayretinden memnun. Kuranı mealinden okuyor. Kuranda okuduğum her şeyi hayatta görüyorum. Onun için Kurana inanıyorum. diyor. Tek zorlandığı şey hayattaki bazı şeylerin dinden mi, kültürden mi kaynaklandığı. İkisi arasındaki farkı ayırt edemiyor. Bu sözlerini biraz daha açmasını istediğimizde ise ne söylemek istediğini daha net anlıyoruz: Mesela şaşırdığım şeylerden biri şu: Türkiyede kadınlara bakıyorum. Çoğu kadın birbirine altınlarını göstermeye çalışıyor. Altınları göstererek hava atıyor. Oysa İslam dini diyor ki Paranızla, malınızla, mülkünüzle hava atmayın. Ben buna şaşırıyorum. Bunun kültürden kaynaklandığını şu an ayırt edebiliyorum. Ama buna benzer başka unsurlar konusunda henüz kafamda net bir fikir oluşmuş değil. Anladığımız kadarıyla Julia, İslam dinini Kenanın anlatımlarından öğreniyor. Bu öğrendiklerinin sağlamasını da Türkiyedeki insanların dinî yaşayışlarına bakarak yapmaya çalışıyor. Hâliyle öğrendikleri yaşananlarla tamamen örtüşmediği için de kafasında soru işaretleri oluşuyor.
Julia, Türkiyeyi çok sevmiş. Yemeklerini de keza. Henüz bir Türk yemeği yapacak kadar marifetli değil. Türk insanının sıcakkanlılığı ve ilgisinden hoşnut. Ancak ailesi hâlâ Türk kültürünü anlamakta zorluk yaşıyor. Çevresinde Kenanın arkadaşlarından oluşan bir Türk halkası var. Çocukluğunda Türk arkadaşı olmamış.
Peki, Kenanın annesiyle arası nasıl? Burada söze Kenan giriyor: Annem onu çok sevdi. Onu Türkiyeye ilk getirdiğimde bana Bu kızı kaçırma dedi. Tabii Kenanın annesi bir Türk gelin adayından beklediği şeyleri Juliadan beklememesi gerektiğini zamanla anlamış. Türkiyede kayınvalideler gelinlerden çok şey bekler. Annem de bekliyordu. Ama Julia bu beklentileri anlayabilecek biri değildi. Annem de zamanla gelini yabancı olacağı için bazı şeyleri kabul etmeye başladı. Eğer bir Türk ile evlenseydim annem tavizsiz olurdu. Ve belki ben de büyük sıkıntılar yaşardım.
Julia, Kenanın yarışlarını izlerken hem büyük bir heyecan hem de korku yaşıyor. Haksız da sayılmaz. Kenan bir yarış kala şampiyonluğunu ilan ettiği 2012de 3 sakatlık yaşadı. 3 kez ameliyat oldu. Çift yukarıda da değindiğimiz gibi seneye evlenmeyi planlıyor. Evlendikten hemen sonra da çocuk sahibi olmayı... Kenan doğru insanı bulduğuna inanıyor. Julianın bunca zenginliğe rağmen inanılmaz mütevazı olduğunu, gösterişten uzak yaşadığını söylüyor. Tanışalı bir buçuk sene oldu, hiçbir sorun yaşamadık elhamdülillah. Benim şu anki hayatımı kabullenmiş, bana destek olan biriyle beraberim. Maddi durumu çok iyi. Bir beklentiyle gelmedi Türkiyeye. Bu da ona hayranlık duymamdaki bir başka etken. Başarılı sporcumuz 4-5 yıl daha pistlerde yer almayı hedefliyor. Sonrasında ise hayatının geri kalan kısmını Türkiyede sürdürmeyi...
Ve Juliaya son soruyu sorarak röportajı bitiriyoruz. Bildiğiniz gibi Kenan daha önce iki ağabeyini kaybetti, geçen yıl ise ona en büyük desteği veren babası İrfan Beyi... Juliaya göre Kenan bunca acının üstesinden nasıl gelmişti? Kenan gibi acılarım hiç olmadı. Benim bir ikiz kardeşim var. Onu kaybetsem yaşayamam diye düşünüyorum. İnanır mısınız geçen gün bu konuyu da konuştuk. Bence o, bunca acının üzerinden dinî inancı sayesinde geldi. Değilse bu kadar acıya dayanması zor olurdu.
Adına federasyon kurulan sporcu
Kenan Sofuoğluna en büyük desteği Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Bekir Yunus Uçar veriyor. Çünkü Sofuoğlu, hatrına federasyon kurduğumuz bir sporcu. 2003 yılında Kenan Sofuoğlunun başarıları Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın da dikkatini çekiyor. Erdoğan, o zaman Otomobil Sporları Federasyonuna bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Kenan ve arkadaşlarından bir istekleri olup olmadığını soruyor. Ayrı bir federasyon kurmak istediklerini öğrenince de bunun için talimat veriyor. Kenan Sofuoğlu, yeni kurulan Motosiklet Federasyonunun desteğiyle 3 şampiyonluk yaşayarak motor sporlarının Türkiyede daha da yayılmasına bayraktarlık yapıyor. O sadece şampiyon olarak değil, kendi adıyla faaliyetlerini sürdüren ve 2 milyon liraya yakın harcama yaptığı Sakaryadaki pistle de motor sporlarına hizmet ediyor. Motosiklet Federasyonu Başkanı Bekir Yunus Uçar, Kazandıklarını kendi branşına harcayan çok az sporcu gördüm. Kenan onlardan biri. diyor. Kenan, arkasından sporcu yetiştirmek için de çabalıyor. Ekimin ilk haftasında Avrupada genç sporcularla ilgili bir yarışta Harun Çabuk isimli öğrencisini yarıştıracak. Başarılı sporcumuz bir yıl daha Supersportta mücadele edecek. Sonrasında ise takımı Kawasaki ile yeni hedeflere açılacak. İyi bir firma desteği bulursa Avrupada 11. sezonunu geride bırakan sporcumuzu Moto GPde bile görmemiz mümkün.
Kaynak: Aksiyon Dergisi
1 Ekim 2012 / BEHRAM KILIÇ
Öncesi yoktu. Hâliyle örnek alacağı kimse de... Hayallerinin peşine gitti. Hayallerini gerçekleştirmekle kalmadı, ötesine geçti. Ancak bu hayallerine ulaşırken genç yaşına rağmen çok acılar çekti. Ona can olan iki ağabeyini kaybetti. Sonra en büyük destekçisi babasını... Bunca acıya rağmen pistleri bırakmadı. Ve o pistlerde acılarını bir nebze olsun unutturacak hayat arkadaşını buldu; Juliasını...
Motosiklet sporunda Türkiyenin en önemli ismi Kenan Sofuoğlu, geçen hafta bir kez daha Dünya Supersport şampiyonluğuna ulaştı. Bu onun 3. dünya şampiyonluğuydu. Biz de onu memleketi Sakaryadaki evinde ziyaret ettik. Tebriklerimizi sunduk. Yanında nişanlısı Julia Looman da vardı. Daha önce Kenan Sofuoğlu ile defalarca yarışları konuşmuştuk. Şimdi de hayat arkadaşıyla tanışmasını, evlilik hazırlıklarını, gelecekle ilgili planlarını konuştuk.
Mutluydu Kenan. Kıpır kıpırdı. Allah onca acıyı tattırdığı kulunun yüzünü güldürüyordu. Mutluluğunda Julianın rolü de büyüktü. Çift 2010 yılında tanıştı, Kenanın Fransadaki bir yarışı esnasında. Hem de motosiklet yarışının start anında, yani padokta... O gün bugündür birlikteler. Ama hikâyenin evveliyatı da vardı.
Julianın ailesi Hollandalı. Annesi büyük bir firmanın sahibi. Hollandada tatil köyleri yapan bir firmanın... Babası ise şirketin mali yapısıyla ilgileniyor. Ailenin en büyük hobisi motor yarışlarını izlemek. Hobi sadece yarışları izlemekle kalmıyor, Hollandada bazı sporculara da sponsor olarak devam ediyor. Kenanın hâlihazırda yarıştığı Supersport kategorisinden ziyade Moto GP ve Moto 2 ailenin daha çok takip ettiği yarışlar. Hatırlayacağınız gibi Kenan Sofuoğlu, 2010 yılında Moto 2de yarışmıştı. Bu, Kenan için yeni bir kategoriydi. Kenanın takımı da Hollandalı Honda Ten Kate idi. Ancak Kenan bu yeni kategoride pek bir çevre oluşturabilmiş değildi. İşte Julianın ailesi ile bu kategoride yarışlar yaptığı sırada tanışıyor Kenan. Julianın ailesiyle 2010 yılında tanıştık. Julia ile ise yine aynı yıl Fransada yapılan yarışta... O gün Julia ikiz kardeşi ile ellerinde Türk bayrakları olduğu hâlde beni desteklemişlerdi. Annesi beni daha önceden de tanıyordu. Her yarışa geldikleri için pistlerden bana aşinaydılar.
Julianın ailesi Kenanı daha da yakından tanıyınca oldukça seviyorlar. Kenana her yarışta manevi destek vermeye başlıyorlar. Kızlarıyla tanıştıktan sonra ise bu destek daha da artıyor. Özellikle Julianın babası Kenanın bırakın yarışlarını, antrenmanlarını bile izlemeye başlıyor.
Çiftin tanıştıkları ilk güne, yani Fransadaki yarışa gidelim. Söz Kenanda: Orada sponsorum Ten Kate firmasının bir kokteylinde tanıştık. Tanışma zamanla arkadaşlığa dönüştü. Julianın Türkiye ziyaretinden sonra yakınlaşma daha da artıyor. Julianın ailesinin Kenan Sofuoğluna olan sevgisi ve güveni de... Ve ikili evliliğe karar veriyor. Şu an nişanlılar. Düğün ise seneye. Kenan, Aslında Şampiyon olayım, ondan sonra düğünü yapayım diyordum. Şimdi şampiyonluk geldi ancak takvim o kadar sıkışık ki bu saatten itibaren bütün kış yoğunum. Sanırım düğün seneye kaldı. diyor.
Julia Looman, 21 yaşında. Hollandada spor menajerliği bölümünde okuyor. Konu menajerlik olunca da nişanlısı Kenan Sofuoğlunun yanında stajerliğini yapıyor. 3-4 dil biliyor. Sofuoğlunun tüm programlarını, kontratlarını, anlaşmalarını o yönetiyor. Ancak motorlarla arası hiç iyi değil. Aslında ailesinin de motora bindiği yok. Tamamen hobi, hatta bir çeşit tatil. Dediğimiz gibi ailenin maddi durumu çok çok iyi. Hâliyle Julia genç yaşına rağmen yarış takviminde yer alan tüm ülkeleri gezme fırsatı bulmuş.
Kenan inançlı bir sporcu. Onun bu yönünü Julia çok takdir ediyor. Hollandalı gelin adayından Kenanı bize anlatmasını istiyoruz. İşi düşünen Kenanı mı, yoksa özel hayatını mı? diye soruyor. Araya giren Kenan Ne biliyorsan anlat! diyor. Kenan, kafasına bir şey koyduğu zaman onun karşısına hiç kimse geçemez, hiç kimse amacından onu saptıramaz. diyor Julia. Onun bu özelliği seni korkutmuyor mu? diye soruyoruz muzipçe. Ben ona güveniyorum. diyor Julia. Ve devam ediyor: Her zaman arkadaşları ile olmayı, onlarla oyunlar oynamayı, yarışmayı seviyor ama hep kazanmak için oynuyor.
Ve Julia, Kenanın hayatındaki en önemli şeyi açıklıyor: İnanç... Evet, Tek kelimeyle inanç. diyor. Akşam bile bana Allahı her şeyden çok severim, dedi. Kenana göre bir Müslüman Allahı dünyadaki her şeyden çok sevmeli. Kenan, İslam dini ile alakalı her şeyi Juliaya anlatmaya çalışıyor. Julia da onun bu gayretinden memnun. Kuranı mealinden okuyor. Kuranda okuduğum her şeyi hayatta görüyorum. Onun için Kurana inanıyorum. diyor. Tek zorlandığı şey hayattaki bazı şeylerin dinden mi, kültürden mi kaynaklandığı. İkisi arasındaki farkı ayırt edemiyor. Bu sözlerini biraz daha açmasını istediğimizde ise ne söylemek istediğini daha net anlıyoruz: Mesela şaşırdığım şeylerden biri şu: Türkiyede kadınlara bakıyorum. Çoğu kadın birbirine altınlarını göstermeye çalışıyor. Altınları göstererek hava atıyor. Oysa İslam dini diyor ki Paranızla, malınızla, mülkünüzle hava atmayın. Ben buna şaşırıyorum. Bunun kültürden kaynaklandığını şu an ayırt edebiliyorum. Ama buna benzer başka unsurlar konusunda henüz kafamda net bir fikir oluşmuş değil. Anladığımız kadarıyla Julia, İslam dinini Kenanın anlatımlarından öğreniyor. Bu öğrendiklerinin sağlamasını da Türkiyedeki insanların dinî yaşayışlarına bakarak yapmaya çalışıyor. Hâliyle öğrendikleri yaşananlarla tamamen örtüşmediği için de kafasında soru işaretleri oluşuyor.
Julia, Türkiyeyi çok sevmiş. Yemeklerini de keza. Henüz bir Türk yemeği yapacak kadar marifetli değil. Türk insanının sıcakkanlılığı ve ilgisinden hoşnut. Ancak ailesi hâlâ Türk kültürünü anlamakta zorluk yaşıyor. Çevresinde Kenanın arkadaşlarından oluşan bir Türk halkası var. Çocukluğunda Türk arkadaşı olmamış.
Peki, Kenanın annesiyle arası nasıl? Burada söze Kenan giriyor: Annem onu çok sevdi. Onu Türkiyeye ilk getirdiğimde bana Bu kızı kaçırma dedi. Tabii Kenanın annesi bir Türk gelin adayından beklediği şeyleri Juliadan beklememesi gerektiğini zamanla anlamış. Türkiyede kayınvalideler gelinlerden çok şey bekler. Annem de bekliyordu. Ama Julia bu beklentileri anlayabilecek biri değildi. Annem de zamanla gelini yabancı olacağı için bazı şeyleri kabul etmeye başladı. Eğer bir Türk ile evlenseydim annem tavizsiz olurdu. Ve belki ben de büyük sıkıntılar yaşardım.
Julia, Kenanın yarışlarını izlerken hem büyük bir heyecan hem de korku yaşıyor. Haksız da sayılmaz. Kenan bir yarış kala şampiyonluğunu ilan ettiği 2012de 3 sakatlık yaşadı. 3 kez ameliyat oldu. Çift yukarıda da değindiğimiz gibi seneye evlenmeyi planlıyor. Evlendikten hemen sonra da çocuk sahibi olmayı... Kenan doğru insanı bulduğuna inanıyor. Julianın bunca zenginliğe rağmen inanılmaz mütevazı olduğunu, gösterişten uzak yaşadığını söylüyor. Tanışalı bir buçuk sene oldu, hiçbir sorun yaşamadık elhamdülillah. Benim şu anki hayatımı kabullenmiş, bana destek olan biriyle beraberim. Maddi durumu çok iyi. Bir beklentiyle gelmedi Türkiyeye. Bu da ona hayranlık duymamdaki bir başka etken. Başarılı sporcumuz 4-5 yıl daha pistlerde yer almayı hedefliyor. Sonrasında ise hayatının geri kalan kısmını Türkiyede sürdürmeyi...
Ve Juliaya son soruyu sorarak röportajı bitiriyoruz. Bildiğiniz gibi Kenan daha önce iki ağabeyini kaybetti, geçen yıl ise ona en büyük desteği veren babası İrfan Beyi... Juliaya göre Kenan bunca acının üstesinden nasıl gelmişti? Kenan gibi acılarım hiç olmadı. Benim bir ikiz kardeşim var. Onu kaybetsem yaşayamam diye düşünüyorum. İnanır mısınız geçen gün bu konuyu da konuştuk. Bence o, bunca acının üzerinden dinî inancı sayesinde geldi. Değilse bu kadar acıya dayanması zor olurdu.
Adına federasyon kurulan sporcu
Kenan Sofuoğluna en büyük desteği Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Bekir Yunus Uçar veriyor. Çünkü Sofuoğlu, hatrına federasyon kurduğumuz bir sporcu. 2003 yılında Kenan Sofuoğlunun başarıları Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın da dikkatini çekiyor. Erdoğan, o zaman Otomobil Sporları Federasyonuna bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Kenan ve arkadaşlarından bir istekleri olup olmadığını soruyor. Ayrı bir federasyon kurmak istediklerini öğrenince de bunun için talimat veriyor. Kenan Sofuoğlu, yeni kurulan Motosiklet Federasyonunun desteğiyle 3 şampiyonluk yaşayarak motor sporlarının Türkiyede daha da yayılmasına bayraktarlık yapıyor. O sadece şampiyon olarak değil, kendi adıyla faaliyetlerini sürdüren ve 2 milyon liraya yakın harcama yaptığı Sakaryadaki pistle de motor sporlarına hizmet ediyor. Motosiklet Federasyonu Başkanı Bekir Yunus Uçar, Kazandıklarını kendi branşına harcayan çok az sporcu gördüm. Kenan onlardan biri. diyor. Kenan, arkasından sporcu yetiştirmek için de çabalıyor. Ekimin ilk haftasında Avrupada genç sporcularla ilgili bir yarışta Harun Çabuk isimli öğrencisini yarıştıracak. Başarılı sporcumuz bir yıl daha Supersportta mücadele edecek. Sonrasında ise takımı Kawasaki ile yeni hedeflere açılacak. İyi bir firma desteği bulursa Avrupada 11. sezonunu geride bırakan sporcumuzu Moto GPde bile görmemiz mümkün.
Kaynak: Aksiyon Dergisi
1 Ekim 2012 / BEHRAM KILIÇ