sıkma canını, gün olur yine büyütürsün be kardeşim, neler gördük zamanında. daha dün gibi hatırlarım biriktirdiğim parayla hurdacıdan yalvar yakar bisan bisiklet şasesi aldığımı:wiinkk:
bak şimdi gsr 600
yarına Allah Kerim, şükretmelisin.
"alır deneriz, verir deneriz" diyor
bak aklıma nasıl bir kıssa geldi:
horasan erenlerinden bir alevi dedesi dergahında bir müridi gidip dedeye der ki
-ben erdim, bana müsaade et gidip post açayım, kendi dergahımı kurayım
dede şöyle bir süzer müridini ve der ki; sana bir soru sorayım, bilisen sana bu dergahı bırakayım ve köşeme çekileyim. yok bilemezsen dergahımdan gidersin!
tamam der mürid, sor hadi.
-söyle bakalım evlat; ararken ne yaparsın, bulunca ne yaparsın?
-bilmeyecek ne var bunda der mürid. Ararken dua ederim, bulunca şükrederim!
- onu buranın sokak itleri de yapar a oğul, der dede. ARARKEN ŞÜKREDECEKSİN, BULUNCA PAYLAŞACAKSIN...
sazın telini inceden vurdum, ( siyasi veya herhangi bir yere çelikmesin, bilinir ki Yunus Emre de bir dergah adamıydı. yine o tarihlerden sayın :wiinkk: )