Türkiye’de her üç aileden birinde fiziksel şiddete uğrayan bir kadın’ vardır çünkü. Çocuklarımız dört yaşından itibaren dayak yemeye başlar ülkemizde. Önemli bir kısmı da kendisi dayak yemese bile şiddet ortamında büyür, şiddetin doğal olduğunu, güçlünün güçsüzü ezeceğini öğrenir. Birçok kadın bunun doğal bir ‘aile içi bir mesele’ olduğunu, ‘kan kusup kızılcık şerbeti içtim’ demek gerektiğini düşünür ve yasalarımızda yer alan önemli bir suç olduğunu bilmez. Dolayısıyla haklarını da. Çocuklar ve yaşlılar ise gördükleri şiddetle nasıl baş edebileceklerinin farkında değildir.
Uzman psikolojik danışman Neylan Özdemir ve Psikolog Nevin Dölek’in yönetiminde yapılan eğitimler sırasında bir de anket yapıldı. Soruları cevaplamayı, katılımcıların 684’ü kabul etti. Eğitime katılan erkek sayısı çok az olduğundan, anketi cevaplayanların da büyük çoğunluğu kadınlardı (Yüzde 90.18). Anketin çarpıcı sonuçları vardı:
Anketi cevaplayanların neredeyse tamamının ailelerinde aile içi şiddet yaşanıyor... Şiddet sadece fiziksel olduğu zaman şiddet olarak algılanıyor; sözel, duygusal, cinsel şiddet gibi bazı şiddet türleri şiddet olarak kabul edilmiyor. Kadınların kendileri de şiddet görmelerine rağmen çocuklarını dövüyor.
Anket sorularını cevaplayan kadınların yüzde 26,21’i haftada birkaç kez, yüzde 23,30’u ayda birkaç kez, yüzde 22,33’ü yılda birkaç kez, yüzde 12,62’si ise her gün şiddet gördüğünü söylüyor. En çok şiddet gördükleri kişi kocaları (Yüzde 40,63).