- Katılım
- 29 Haz 2010
- Mesajlar
- 317
- Konu Yazar
- #1
Geçenlerde gecenin sessiz karanlığında beynime komut verip düşün dedim.Ulen senin ne işin var İstanbul'da
Yanıtı belliydi aslında,öğrenci olarak gelmiştim 7 tepeli bu şehre.Zira mezun olduktan sonra kendi işim dışında nerdeyse bütün sektörlere el attım:mrgreen:En zevkli sektörde aylaklıktı,cebinde ucu ucuna yetecek bir para ve karşında kız kulesi:cherry
enize nazır ciğere çekilen nikotin(sigara içmek damarları tıkar,kalp krizine ve felçlere neden olur ALINTIDIR)...İstanbul'un hemen hemen bilmediğim ücra köşesi kalmadı,kimi yerini iş icabı öğrendim,kimi yerini de aylaklık sektörüne muzdarip:mrgreen:Ama şimdi,bir söz vardır öylesine severim ki;"Yeri geldiğinde gitmek gerek,yeri geldiğinde döneriz elbet"...Sanırım yeri geldi,gitmem gerek.Canım ülkemin ücra köşelerinde el değmemiş öyle güzel yerler var ki...İşte bendeniz hayalimdeki orta boy kasabayı arıyorum
Denizi olsun mesela,güneş batarken sahil kıyısında derinden ciğerime çekebileyim iyotu...Dağları olsun mesela,bunalınca benliğim kendimi atabileyim yüksek rakımlara,kartalların nefesini ensemde hissedebileyim mesela...İnsanlar öylesine fazla olmasın,herkes birbirini tanısın demiyorum,hak eden hak edeni tanısın yeter...Ama bazen de kaybolabileyim mesela,insan kalabalığında...Küçük bir dükkanım olsun.Kendi kendini çevirsin yeter.Hiçbir zaman holdinglerim olsun demedim mesela.Ölüm var zira.Sonra nasıl veririz onca malın hesabını Allah'a öteki tarafta...Ve tabiki ucuz olsun demiyorum hayat,yeter ki değerinden üzerine çıkmasın yeter...
İşte benim hayalimdeki orta boy kasaba.Var mı sevgili mt dostları böyle bir yer.Öncelik Akdeniz kıyı şeridi,Ege kıyı şeridi
Gitmek cesaret ister ufaklık.Öylesine cesaretliyim ki...Biraz uzun oldu ama,affola...