Benim sinir olduğum vatandaş modeli ise ezik insanlardır.
kendi başarısızları gayet normal hatta kendilerine göre başarıdır, çünkü kendileri sözde çok namuslulardır o yüzden düzenbaz toplum tarafından başarısız kılınmışlardır. Hayatta muvaffak olacak kadar cesaret, risk alma ve kendini gelişmekten aciz oldukları için bunu başaranları da hiç sevmezler.
Kendi yapamadıklarını yapan insanları görmeye tahammül edemezler ego ve ezikliklerini tatmin etmek için onlara çamur atar eksikliklerini arar dururlar zavallılar. Sürekli özgürlükten bahseder ama özgür insan gördüklerinde tahammül edemezler.
Onlar için eğer bir insan zenginse şerefsizdir, hanımı vefat etse bile onun için üzülmeye değmez. Zaten karısı kesin onunla parası için evlenmiştir. Hatta ilk fırsatta arabası çizilmelidir.
Tembelliği ve yukarıda bahsettiğim nedenlerden ötürü hiçbir zaman sahip olamadığı motosiklet üzerinde hayattan zevk alan birisini görünce direksiyon üzerine kırılarak zengin p.. alaşağı edilmelidir.
Hayatta hiçbirşeyi tek başına başarmayı denemeyi bile denemek yerine, bunu başaran başka bir erkeğe yapışıp hayatını kurtarmak ideal edinmelidir.
Ayrıca bu adamların Avrupaya karşı hissettikleri eziklik üzerine tez yazılasıdır.
Her fırsatta avrupanın ne kadar şerefsiz, olduğundan, ahlak denen şeyin orada bittiğinden dem vurulur, ama ilk fırsatta böyle bir ülkeye kapak atabilmek için saman altından su yürütme çalışmaları yapılır.
Ha bir de bu adamlar, avrupa ağzımıza kimsenin aslında pekte dikkate almadığı bir parmak bal çalınca pek neşelenirler. "Avrupa avrupa duy sesimizi işte bu gelen Türklerin ayak sesleri" naralarına haiz olurlar. Yurt dışında çoluk çocuğun oy kullandığı eurovizyonu milli dava sayarlar. Tarkanı gerçekten dünya starı zannedip sevinirler (rahmetli Cem Karacanın bir sözü aklıma geldi. "Edirne'den öteye s...min starı") Bir yazarımıza nobel Verilince sebebini bile bilmeden o yazarın tek bir yazısını bile okumadıkları halde sevinirler.
Bir önemli özellikleri de tarih bilgileri sıfır olduğu halde, Osmanlının başarılarından, ne kadar kahraman bir millet olduklarından bahsetmeye bayılırlar. Ama o Osmanlı kahramanlıkların 300 yıl önce bittiğinden bihaberlerdir, Her fırsatta Viyana kapılarına kadar dayanırlar ama haritada Viyananın yerini bilmezler. (hoş Türkiye'nin yerini bildikleri de şahibelidir.) Yenilmişsek bile Timurun filleri vardı atlar ürkmüştü falan filan...
Aynı adamlardan.
"Urfada Oxford vardı da biz mi okumadık"
"Devlet bize fırsat versin"
"Nasılda koyduk İngiltereye"
"Haramsız zengin olunmaz"
"Ben yapamadım ama o yaptıysa kesin torpillidir"
"Dövecektim de çoluğuna çocuğuna bağışladım"
Gibi cümleleri duymanız işten bile değildir.
Bu adamlarla fazla muhattap olma sonucunda sövmekten, dinden imandan budistlikten çıkmak olasıdır.