Motosiklet ile ilk tanışmamdan sonraki 10 dakika içinde. Öğrenciyken bazen uğrayıp yardım ettiğim bir tabelacı ağabeyimiz vardı. Beyaz Jawa ceylanına hasta olurdum.
Bir gün şehir dışındaki mahallelerden birine gittiğimizde abi ver de biraz bineyim dedim. Bildiğimi düşünüp vermiş bana (sonra öyle söyledi). Aldım vitese nasıl takılacağını sordum şansıma kaldırdım düştüm yola. İlerde bir bağlantı noktasına gelince elciklerden birine asıldım yavaştan.. baktım tık yok.. sonra diğerine yine aynı, tık yok..
O anda kafamda on ampüllük bir soru belirdi: ahanda şimdi nasıl durcaz? diye.. mecburen mahallede ödüm patlaya patlaya bi tur atıp, motosikleti aldığım noktayayaklaştığımda bağırmaya başladım abi bunun freni nerde diye.. ayağının altında diye arkamdan bağırdığını hatırlıyorum. Pedalı görmem ile basmam bir oldu zaten.. Basmamla da, şansıma o sırada üstünden geçmekte olduğum çamur deryasına motosikletle birlikte gark olduk.