büyük geçmiş olsun,
ciddi bir sağlık sorunu yaşamaman sevindirici,
bazılarımız bu kadar şanslı olmadı.
travma sonrası stres, konsantrasyon bozukluğu ve varoluş kaygısı normal karşılanması gereken durumlardır,
sonrasında amigdala devreye girer ve yine senden büyüğü olmaz ve sana hiç bir şey olmayacağını sana telkin eder.
bu meret öyle bir şeydir ki;
kana karışınca tedavisi zordur.
motosikletin toparlanana kadar ya konu çözülünceye kadar vereceğin arada bunların muhasebesini yapacağın vaktin olacaktır,
maalesef memleketimiz insanının araç kullanımı da hayatı yaşamasına benzer,
adam sendeci, lakayt, dikkatsiz, nadan, uzman, bencil ... liste uzar gider,
çoğunca da sevgisizliği görürsün.
birey olarak bu vahşi orman isteklerimizi kısıtlamaya çalışsa da,
esas kısıtların yani boydan boya uzanan çin seddinin ergimizde olduğunu kabul ederiz,
zira insanı zincirleyecek pranganın henüz icat edilmediği bilinir.
buradaki önemli nokta bu vahşiliğe uyum sağlayabilme yeteneğini kazanmaktır,
mevcut dünyada gördüğümüz her canlı ve nesne uyum sağlayabildiği için oradadır.
bunun ayırdına vardığımızda, yaşadığın gibi bir durumda ne yapabileceğini seçebilirsin.
bir fırtınanın ortasında dik durmaya çalışan ağaç eğilmeyi seçebilir,
bunun için olmadığı bir şeye dönüşmesi gerekebilir ya da eğilmeden fırtınadan çıkmayı ümit edecektir.
gövdesinin bir yerinden fırtınanın kendisini bastıracak bir çığlık ile çatırdayabileceğini de bilir.
ya böyle yaşayacaktır ya da böyle.
motosiklet kavramında ise birlikteliğinin süresi bu seçimi en çok etkileyen konu olacaktır,
henüz yolun başında isen zor yoldan da olsa başına neler gelebileceğini deneyimlemişsin,
hepimiz kontağı çevirdiğimizde bu deneyimi yaşama imkanımız olduğunu bilir ve buna rağmen motoru çalıştırırız.
hayatın kendisi budur, tehlikelerden kaçamayız, korkarız, kaygılanırız, çekiniriz ama kaçamayız.
düşeriz, kalkarız, sendeleriz, bazen kalkmanın anlamsız olduğunu düşünürüz,
eninde sonunda geriye dönüp baktığımızda bunların hepsine güler geçeriz.
vamos bien .
unutulmamalıdır ki 50. kattan düşen adam da her kata geldiğinde kendisine aynı sözü söylemişti " buraya kadar her şey yolunda".