- Katılım
- 6 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,547
- Motosikleti
- Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
- Konu Yazar
- #1
Her yıl 08.08 tarihinde biraraya geldiğimiz ve artık gelenekselleşen İ.H. buluşmalarımızın 7.si güzel bir Karadeniz gezisiyle taçlandırılmış oldu.
Gezimiz 10 gün sürdü ve yaklaşık 3.000 km.yol katettik. Bu gezide, yol yapmaktan çok, gezeceğimiz bölgeleri görmek, tanımak üzerine yoğunlaşmıştık.
Gezi planımızın mimarı Cemal Çetin idi.
Aslen Ordu'lu olan Çetin çok güzel bir programla ve önümüze düşerek yaptığı mihmandarlıkla keyif alacağımız bir gezi planı çıkarmış. Bunun için Çetin'e extra teşekkürü borç bilirim.
Bu gezide 9 kişiydik.
Gezi grubumuz İstanbul'dan Cemal Çetin Yıldırım, Ateş, Rıza Arslan, Nuri Karakuş, İzmir'den Tümer Gündem, Adana'dan Mehmet Çulcu ve Antakya'dan Mehmet Okay, Uğur Altunlu, Sıtkı Güven'den oluşmuştu.
Antakya'dan çıkan grup olarak bizim rotamız aşağıdaki gibiydi.

Yola çıkmak için kararlaştırdığımız tarih 01 Ağustos'tu. 02 Ağustos günü Ünye'de buluşacaktık. Güzergahımız üzerinde Sıvas ve Tokat vardı. Biraz gezmek istediğimizden bir gün önce çıktık.
Sabah saatleri. Motosikletimi akşamdan yüklemiştim. Rahatım.

Sabah kahvesi alacağımızı tahsil için Honda Bayii Girne Motor'a uğradık önce.


Ve mekanımıza geçtik. Uğur'la burada buluşacağız.

Çok geçmeden Uğur geldi.

Bi sabah kahvesi de burada patlattık.

Yok, havaya girmek için değil. İnterkomları eşleştiriyoruz. (Bir-ki, bir-ki...Sesim geliyor mu ?)

Yoldan foto yok. Non stop Maraş'a varıyoruz. Çok sıcak bir hava var. İç Anadolu'ya girdikçe serinleyeceğimizi umuyorduk oysa.


Önce birer çay,

Kesmeyince Maraş dondurması...


Maraş'tan benzin ikmalimizi yaptıktan sonra,

Biraz da serinleyelim dedik. Dünya küçük. İşletme sahibiyle sohbet ederken arkadaşın Uğur'la akraba olduğunu öğrendik. Tesadüfe bak.

Yolcu yolunda gerek.

Öğleden sonra saat bilmem kaç...Acıktık.

Burada sac kavurma yedik. Yok, kazık yedik desek daha doğru olur. (İsterseniz Okay'a sorun. Hiç bu kadar kızdığını görmemiştim. Eee...Adam gurme.)
Şööle bişeydi.

İkindi saatleri. Sıvas girişinde bir tesis.
Adana'dan Mehmet Çulcu ile Sıvas'ta buluşacaktık. Bizden önce gelmiş.

Hasretle kucaklaşıyoruz Çulcu ile.

Bu arada bize Sıvas'ta otel rezervasyonlarımızı yaptıran, yardımcı olan arkadaşımız Burak'ı bekliyoruz.


Yol hikayeleri.




Ve Burak yanımızda.

Vakit kaybetmeden Burak'ın rezervasyonlarımızı yaptırdığı Paşabey Otel'e akıyoruz.

Anahtarları alıp dooru yukarıya. Rahatlıyalım biraz di mi !

Burak bizi Sıvas'ın meşhur köftesini en iyi yapan yere, Kirli Ahmet'in mekanına götürdü. (Adını duyunca tereddüt etmiştim aslında.)

Burak, porsiyonlarımıza bakıp Micra'ya sığmayız düşüncesiyle arkadaşına ikinci araba için rica etmiş.

Kirli'nin köfteleri.

Yemekten sonra Sıvas'ın meşhur 200 yıllık kahvecisine gidiyoruz.
Mekanda inceleme. Bi dolu antika var içeride.



Serin serin oturduk. Sıvas'ta geceler soğuk.

Kahvelerin sunum şekli güzel.

Biz, otele gitmeden önce motosikletlerimizi Burak'ın babasıyla birlikte işlettiği işyerine bırakmıştık. (O görüntüler yok. Lanet makina silmiş.)
Ertesi sabah motosikletlerimizi almak üzere Burak'ın işyerine gidiyoruz.

Motosikletlerimiz çıktı.

Hatıra fotografımızı da çekildikten sonra teşekkür edip,

Tokat'a doğru yola çıkıyoruz.
Tokat'ta hedefimiz, 2 milyon yıllık ve bilmam kaç basamaktan çıkılan (zorluydu) Ballıca Mağarası'nı ziyaret edip, Tokat Kebabı yemek.


Ballıca Mağarası Turhal istikametinde. Yaklaşık 50. km.de. (Anayoldan 15 km. de yukarı çıkıyorsunuz. Yani vaktiniz bolsa ziyaret etmenizi önerebilirim.)



Ih-tıs diyerekten çıktık. Ben diyim 500, sen de 1000 basamak mı neydi. (Bana öyle geldi yani. Okay da hemfikir)
Mağaraya girebilmek için bi yarım saat dinlenmemiz gerekti.

Su soda yetmedi. Bi de dondurma çaktık.

Hadi giriyoruz.

İçeride buz gibi bir hava var. Astım hastaları uzun süre içeride oturuyor. (İyi geliyormuş) Görüntü muhteşem. Bu sıcakta uzun süre kalınabilir aslında.

Görüntülerle başbaşa bırakayım. (Flaşsız fotolar. Flaş yasak)




Daha gidecek yolumuz, bizi bekleyen Tokat Kebabı'mız olunca kısa kesip çıkıyoruz.

Yolda bir yakıt molası. (Sanırım Niksar'dı)


Hedefe vardık. Niksar'dan sonra dağlara tırmanmaya başladığımız bir yerlerde, tavsiye üzerine Atalay Kebapçısı'na gittik.
Hımmm...Bu tarz pişiriliyor Tokat Kebabı.

Görüntüsü de muhteşem. Kokusu ala...


Tadı da müthiş.

Yemek işi tamam.

Atalay'a teşekkürler diyerek hedefimiz olan Ünye'ye doğru hareketleniyoruz.

Ünye öncesi su molası. (Heryer sıcak)


Vee hedefteyiz. Ünye Sebile Hanım Konağı önü.
Gözlerime inanamıyorum. İstanbul'dan Sezi bizlere güzel bir sürpriz yapmış. (Aslında iki gün önce arayıp programımız hakkında bilgi almasından anlamalıydım. )
Sezi de Karadeniz Turu'na çıkmış. Birkaç saat te olsa görüşebilmek adına kalacağımız yere gelmiş.
Bu sürpriz çok güzel oldu.



Motosikletlerimizi yerleştirip,

Kendimizi konağa atıyoruz. (Ünye de çok sıcak)

Nuriii'm, nihayet be dostum.

Etrafa bir göz attıktan sonra odalarımıza dağıldık.

Bir saat sonra arkadaşlarımızın yanına indik. Sevgili Tümer ve Sezi,

Bizimkiler,

Rıza Kaptan ve Çetin,

Ateş ve Nuri

Az sonra sipariş verilen pidelerimiz geldi. (Bu akşam hafif takılacağız.)

Şimdi Ünye'de gezme zamanı.

Evet evet, burası da çok sıcak. (Yaylalara çıkalııııımm...)

Bileğine kuvvet Kaptan.

Sırada Ateş var.

Rıhtım.

Ünye hatırası.



Kim dondurma isteer ?

Enfes..
Dondurmalar enfes...

Afiyet



Burada daha fazla durmayalım. Adamın dondurmasını bitireceğiz.


Otelimize dönüyoruz.

Sezi ile geçirdiğimiz son dakikalar.



Vedalaşma zamanı.
Sezi aynı otelde kalıyor ama programına göre sabah erken yola çıkacak.
Böylece geceye nokta koyuyoruz.

Ertesi sabah...
Arkadaşlarımız erkenci.

Kahvaltı için toplanmaya başladık.




Ooopsss... Önce sabah sporu.


Zaman toparlanma zamanı. Biraz dolaşacağız.


Bu sacı Çetin'in yayladaki evinde kullanacağız.

Ünye'den 10 km. kadar çıktık. Manzarası güzel bir yer bulup çöktük.




Kahveleri güzelmiş.

Kaptan'ın kanı kaynamış.

Motorbaşı yaptık ve Aybastı Yaylası'na giderken güzellikleri atlamamak adına bir göl kenarında durduk.


Gezimiz 10 gün sürdü ve yaklaşık 3.000 km.yol katettik. Bu gezide, yol yapmaktan çok, gezeceğimiz bölgeleri görmek, tanımak üzerine yoğunlaşmıştık.
Gezi planımızın mimarı Cemal Çetin idi.
Aslen Ordu'lu olan Çetin çok güzel bir programla ve önümüze düşerek yaptığı mihmandarlıkla keyif alacağımız bir gezi planı çıkarmış. Bunun için Çetin'e extra teşekkürü borç bilirim.
Bu gezide 9 kişiydik.
Gezi grubumuz İstanbul'dan Cemal Çetin Yıldırım, Ateş, Rıza Arslan, Nuri Karakuş, İzmir'den Tümer Gündem, Adana'dan Mehmet Çulcu ve Antakya'dan Mehmet Okay, Uğur Altunlu, Sıtkı Güven'den oluşmuştu.
Antakya'dan çıkan grup olarak bizim rotamız aşağıdaki gibiydi.

Yola çıkmak için kararlaştırdığımız tarih 01 Ağustos'tu. 02 Ağustos günü Ünye'de buluşacaktık. Güzergahımız üzerinde Sıvas ve Tokat vardı. Biraz gezmek istediğimizden bir gün önce çıktık.
Sabah saatleri. Motosikletimi akşamdan yüklemiştim. Rahatım.

Sabah kahvesi alacağımızı tahsil için Honda Bayii Girne Motor'a uğradık önce.


Ve mekanımıza geçtik. Uğur'la burada buluşacağız.

Çok geçmeden Uğur geldi.

Bi sabah kahvesi de burada patlattık.

Yok, havaya girmek için değil. İnterkomları eşleştiriyoruz. (Bir-ki, bir-ki...Sesim geliyor mu ?)

Yoldan foto yok. Non stop Maraş'a varıyoruz. Çok sıcak bir hava var. İç Anadolu'ya girdikçe serinleyeceğimizi umuyorduk oysa.


Önce birer çay,

Kesmeyince Maraş dondurması...


Maraş'tan benzin ikmalimizi yaptıktan sonra,

Biraz da serinleyelim dedik. Dünya küçük. İşletme sahibiyle sohbet ederken arkadaşın Uğur'la akraba olduğunu öğrendik. Tesadüfe bak.

Yolcu yolunda gerek.

Öğleden sonra saat bilmem kaç...Acıktık.

Burada sac kavurma yedik. Yok, kazık yedik desek daha doğru olur. (İsterseniz Okay'a sorun. Hiç bu kadar kızdığını görmemiştim. Eee...Adam gurme.)
Şööle bişeydi.

İkindi saatleri. Sıvas girişinde bir tesis.
Adana'dan Mehmet Çulcu ile Sıvas'ta buluşacaktık. Bizden önce gelmiş.

Hasretle kucaklaşıyoruz Çulcu ile.

Bu arada bize Sıvas'ta otel rezervasyonlarımızı yaptıran, yardımcı olan arkadaşımız Burak'ı bekliyoruz.


Yol hikayeleri.




Ve Burak yanımızda.

Vakit kaybetmeden Burak'ın rezervasyonlarımızı yaptırdığı Paşabey Otel'e akıyoruz.

Anahtarları alıp dooru yukarıya. Rahatlıyalım biraz di mi !

Burak bizi Sıvas'ın meşhur köftesini en iyi yapan yere, Kirli Ahmet'in mekanına götürdü. (Adını duyunca tereddüt etmiştim aslında.)

Burak, porsiyonlarımıza bakıp Micra'ya sığmayız düşüncesiyle arkadaşına ikinci araba için rica etmiş.

Kirli'nin köfteleri.

Yemekten sonra Sıvas'ın meşhur 200 yıllık kahvecisine gidiyoruz.
Mekanda inceleme. Bi dolu antika var içeride.



Serin serin oturduk. Sıvas'ta geceler soğuk.

Kahvelerin sunum şekli güzel.

Biz, otele gitmeden önce motosikletlerimizi Burak'ın babasıyla birlikte işlettiği işyerine bırakmıştık. (O görüntüler yok. Lanet makina silmiş.)
Ertesi sabah motosikletlerimizi almak üzere Burak'ın işyerine gidiyoruz.

Motosikletlerimiz çıktı.

Hatıra fotografımızı da çekildikten sonra teşekkür edip,

Tokat'a doğru yola çıkıyoruz.
Tokat'ta hedefimiz, 2 milyon yıllık ve bilmam kaç basamaktan çıkılan (zorluydu) Ballıca Mağarası'nı ziyaret edip, Tokat Kebabı yemek.


Ballıca Mağarası Turhal istikametinde. Yaklaşık 50. km.de. (Anayoldan 15 km. de yukarı çıkıyorsunuz. Yani vaktiniz bolsa ziyaret etmenizi önerebilirim.)



Ih-tıs diyerekten çıktık. Ben diyim 500, sen de 1000 basamak mı neydi. (Bana öyle geldi yani. Okay da hemfikir)
Mağaraya girebilmek için bi yarım saat dinlenmemiz gerekti.

Su soda yetmedi. Bi de dondurma çaktık.

Hadi giriyoruz.

İçeride buz gibi bir hava var. Astım hastaları uzun süre içeride oturuyor. (İyi geliyormuş) Görüntü muhteşem. Bu sıcakta uzun süre kalınabilir aslında.

Görüntülerle başbaşa bırakayım. (Flaşsız fotolar. Flaş yasak)




Daha gidecek yolumuz, bizi bekleyen Tokat Kebabı'mız olunca kısa kesip çıkıyoruz.

Yolda bir yakıt molası. (Sanırım Niksar'dı)


Hedefe vardık. Niksar'dan sonra dağlara tırmanmaya başladığımız bir yerlerde, tavsiye üzerine Atalay Kebapçısı'na gittik.
Hımmm...Bu tarz pişiriliyor Tokat Kebabı.

Görüntüsü de muhteşem. Kokusu ala...


Tadı da müthiş.

Yemek işi tamam.

Atalay'a teşekkürler diyerek hedefimiz olan Ünye'ye doğru hareketleniyoruz.

Ünye öncesi su molası. (Heryer sıcak)


Vee hedefteyiz. Ünye Sebile Hanım Konağı önü.
Gözlerime inanamıyorum. İstanbul'dan Sezi bizlere güzel bir sürpriz yapmış. (Aslında iki gün önce arayıp programımız hakkında bilgi almasından anlamalıydım. )
Sezi de Karadeniz Turu'na çıkmış. Birkaç saat te olsa görüşebilmek adına kalacağımız yere gelmiş.
Bu sürpriz çok güzel oldu.



Motosikletlerimizi yerleştirip,

Kendimizi konağa atıyoruz. (Ünye de çok sıcak)

Nuriii'm, nihayet be dostum.

Etrafa bir göz attıktan sonra odalarımıza dağıldık.

Bir saat sonra arkadaşlarımızın yanına indik. Sevgili Tümer ve Sezi,

Bizimkiler,

Rıza Kaptan ve Çetin,

Ateş ve Nuri

Az sonra sipariş verilen pidelerimiz geldi. (Bu akşam hafif takılacağız.)

Şimdi Ünye'de gezme zamanı.

Evet evet, burası da çok sıcak. (Yaylalara çıkalııııımm...)

Bileğine kuvvet Kaptan.

Sırada Ateş var.

Rıhtım.

Ünye hatırası.



Kim dondurma isteer ?

Enfes..
Dondurmalar enfes...

Afiyet



Burada daha fazla durmayalım. Adamın dondurmasını bitireceğiz.


Otelimize dönüyoruz.

Sezi ile geçirdiğimiz son dakikalar.



Vedalaşma zamanı.
Sezi aynı otelde kalıyor ama programına göre sabah erken yola çıkacak.
Böylece geceye nokta koyuyoruz.

Ertesi sabah...
Arkadaşlarımız erkenci.

Kahvaltı için toplanmaya başladık.




Ooopsss... Önce sabah sporu.


Zaman toparlanma zamanı. Biraz dolaşacağız.


Bu sacı Çetin'in yayladaki evinde kullanacağız.

Ünye'den 10 km. kadar çıktık. Manzarası güzel bir yer bulup çöktük.




Kahveleri güzelmiş.

Kaptan'ın kanı kaynamış.

Motorbaşı yaptık ve Aybastı Yaylası'na giderken güzellikleri atlamamak adına bir göl kenarında durduk.










































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































