Forumdan Uzaklaştırıldı
- Katılım
- 4 Mar 2022
- Mesajlar
- 221
- Konu Yazar
- #21
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Merhabalar;
2 teker ile yeni hayatımın halen giriş bölümünü yaşarken, ara ara gelişme bölümüne geçebilmek için çabalar sarfediyorum. Bu zamana kadar sadece sokak aralarında yaptığım deneme sürüşlerime bu hafta ilk defa TEM' e çıkarak yeni bir sayfa açtım. Amacım Ataşehir' den Yavuz Sultan Selim köprüsüne bağlanıp Avrupa yakasına geçmek ve tekrar geri dönmekti.
Yola çıkarken tedirginliğim biraz daha azdı. Bu durum motosikletimle olan ciddi ve seviyeli birlikteliğim için güzel bir aşamaydı. Arabayla sürekli geçtiğim yollar olduğu için ve motosikletimi aldıktan sonra aynı yollardan geçerken beynimde simülasyon yaratarak "şimdi motosiklet ile olsaydım şu şeritten şu hızda geçerdim vs" gibi senaryolar yaşardım. Bu senaryoları gerçek hayata vurduğumda fazla yabancılık çekmedim açıkçası. Safarideki yaban hayvanlarının nereden çıkacağını az çok tahmin edebiliyordum. Ancak beni zorlayan bir durum oluştu. O da rüzgar. Aşırı rüzgar ara sıra dengemin şaşmasına neden oldu. Ama büyütülecek bir problem yaşatmadı. Yavuz Sultan Selim ayrımına daha girmeden burada bu rüzgar varsa köprüde ne halt yerim diye düşündüm ve rotamı değiştirerek Kavacık kavşağına kadar gittim. kavşaktan tekrar ters istikamete doğru gidip, Kozyatağı' ndan minibüs caddesine çıktım. Kadıköy yapıp sonra yine ters istikamet kartal. Oradan da tekrar Ataşehir.
Kısaca notlarım şu şekilde;
1) Motosikletler tehlikeli değil, motorcular tehlikelidir. Yaşadığım 2 gerginlikte hep başrolde farklı motorcular vardı. Bunlara kendimce hain sincaplar dedim.
2) Trafikte en tedirgin edici yabaniler filler ve gergedanlar (otobüs ve kamyonlar) ne hikmetse çok kibarlardı. Acemi olduğumu anladıkları için mi yoksa kendilerine kibar davranılınca onlar da aynı reaksiyonu mu verdi bilemedim. Ama tabi yaban hayatta kimseye güven olmaz.
3) Aralardan geçmek tedirginlik veriyor. Bunu hala aşamadım. Aralık genişse geçiyorum ama başka motorcuların geçtiği dar yerlerden geçemiyorum. Bilmiyorum belki de geçmemek doğrusudur.
4) Korna ve sinyal düğmelerine artık alışıyorum. Geçen haftaya kadar düğmenin yerine bakmadan bulamazdım. Şimdi buluyorum. sırada selektör düğmesinde.
5) Sürüş esnasında, özellikle minibüs yolunda kulağımda sürekli Zafer Akçay hocanın sesi geliyordu. İnşallah tüm sürüşlerimde aynı sesi duymaya devam ederim.
6) Aldığım hakimiyet eğitimi olmasaydı bu tecrübeyi yaşamam zordu ve eğer eğitim olmasaydı kaç ay sonra ve hangi acı tecrübeler sonunda bu deneyimi yaşardım bilmiyorum.
7) Motosikletim Forza 250. Biraz da kendisiyle ilgi bilgiler vereyim. Efendim ilk motorum olduğu için kıyaslama yapabileceğim bir durum yok. Ancak bana güven veriyor. Ama hala "acaba vespa mı alsaydım" diye içimden geçirmiyor değilim. Bunun da sebebi vespa nın daha hafif olması. TEM de hızımı 100 'e de çıkardım, sakin de sürdüm, sokak aralarında yürüme hızında da sürdüm. Sonuçta 3.3 lt yaktı. İyi mi kötü mü tabi ki de sizler daha iyi bilirsiniz.
8) TEM 'deki yolculuğumda yolda gördüğüm diğer motorculara korna ile selam vermek çok mu abesti bilmiyorum ama bu dünya ile tanışmadan önce sanki herkes birbirine selam verir diye biliyordum. Öyle değilmişBir iki motorcular selam verdi o kadar.
9) Son olarak üstatlardan, özellikle TEM de motosiklet kullanmanın inceliklerini ve kendi tecrübelerini aktarmasını rica etsem de benim gibi ihtiyacı olan herkes nasiplense.
Kazasız belasız sürüşler. Herkesin kurallara uymasını dilerim..
Güneş kendini mayıs ayında olmamıza rağmen minnet rica kendini gösterdiği şu günlerde ben de artık yavaş yavaş kendimi yollarda göstermeye başladım.
5 gündür günde 80 km ye yakın yol yapmaktayım. Bunun da hemen hemen tamamı İstanbul Anadolu Yakası TEM ve E5 te geçti. Yine farklı deneyimler gözlemledim ve tecrübem 600 km yi geçti. Rodaj bakımına da bir şey kalmadı.
600 km lik çaylaklık döneminde her gün yeni şeyler öğreniyorum ve minimum risk ile yol alıyorum. Başta aldığım hakimiyet eğitimi ve sonrasında Zafer Akçay videoları çok işime yaradı. Yeni başlayacaklar için tek bir öneri hakkım olsa kesinlikle eğitim alınmasını öneririm.
Yine yeni başlayacaklar için belki kılavuz olur diye aşağıda bir kaç notumu paylaşmak isterim;
- Önce kendinize ne kadar güvendiğinizi tespit edin. Fikrim şudur ki eğer aklınızda kendiniz ile ilgili en ufak bir tereddüt varsa başlamayın.
- En büyük sorun ülkemizin ortak derdi olan ekonomi. Ayırdığınız bütçeyi en efektif şekilde harcayın lütfen. 100.000 TL bütçeniz varsa lütfen 90.000 TL
sini motosiklete ayırmayın. Farklı kalem başlıkları oluşturun ve önem derecenize göre değerlendirin.
- Trafikte en büyük sıkıntıları diğer motosikletliler bana yaşattı. Sıkışık trafikte 70 - 80 KM hız ile ilerlerken vınnn diye yanınızda uçup giden
türdeşlerimiz oluyor. Yanlışım varsa çaylaklığıma verin lütfen, bana doğru olan arkadan bir selektör ya da korna ile uyarıp yol istemesi daha doğru
olur gibime geliyor. Bunun gibi daha çok örnek var.
- Akan trafikte giderken takip mesafemi sürekli korudum. Ama insanımız takip mesafesinin ne olduğunu bilmediğini sakın unutmayın. Araya illaki birileri
girer. Bunlara dikkat edilmeli.
- Alacağınız ekipmanları seçerken bir çok bilene mutlaka danışın. Farklı fikirler kafa karıştırmaz tam tersi düşünemediğinizi düşünmenizi sağlayabilir.
Örneğin aldığım eldiven mevsimine göre çok güzel ve rahat bir eldiven ama 14 15 derece hava sıcaklığında ellerimi üşüttü. Keşke bunun yerine daha
ucuz bir eldiven alıp, 3 mevsim için bir eldiven için bütçe ayırsaydım. Botlarım gündelik bağcıklı sneaker tarzında. Tamam ayakta güzel duruyor ama
önceliğimiz güvenlik olduğu için daha motosiklete uygun bir bot seçseydim. 2 tane pantolon aldım ama afadersiniz kendi mallığım! yüzünden içime
sinmedi. Birincisinin paça boyunu çok kısa yaptırmışım. Çok kötü değil ama uzun kalmalıydı. İkincisi ise çok ufak büyük gibi geldi beli. İnternetten
aldığım için iade ile uğraşmak istemedim. İyi bir terzi bulabilirsem belki küçültebilirim. (hiç sanmıyorum ama belki de zayıfladım).
- Bir kere ufak bir düşüş yaşamak iyi gelir. Bir musibet bin nasihatten daha tesirli olduğu için hafif acılı Adana dürüm kıvamında bir ders oluyor. Ama
tabi gidip bilerek düşün demiyorum yanlış anlaşılmasın. İnsanı yaşadığı acılar olgunlaştırdığı için bunu söylüyorum.
Bundan sonra artık tecrübem 1.500 KM ye ulaştığında yazacağım bu konu ile ilgili.
Kurallara uymak hem kendinize hem başkalarına hayat bağışlayabilir. Bağışlamasa bile hem kendinize hem başkalarına saygı göstergesidir.