en başta beni tanıyormusunuz barkın bey? bir insanı tanımadan bu hükümlere nereden vardınız, durduğum yerden şikayet eden biri olduğumu hiç tanımadığınız halde nereden çıkardınız.
Estağfurullah benim sizin hakkınızda bir hükmüm olması ne haddime?
Her ne kadar, internet alemlerinde iç yüzünü tam bilmeden her konuda yargılama bol olsa da.
Zaten yazdıklarımın çoğu yanlış anlaşılıyor ya neyse.
hondaya ne kadar mesaj attığımı biliyormusunuz ? hondaya atılan mesajları honda kaale almıyor (sitesinden honda motosiklet bilgilerimi girdiğim halde) diye biliyorum yoksa benmi yanlış biliyorum, hondaya yazan kişiler yalanmı söylüyor. şu anda honda motosiklet kullandığımı fakat ülkemizde hondanın uyguladığı satış politikasını ve küçük cc motosikletlerini (pcx hariç) hiç beğenmediğimi belirtmek istedim. ülkemiz insanlarının isteklerini resmen hiçe sayan bir honda var karşımızda. honda hiç bir bayisine sormuşmudur hangi modelleri talep ediyor müşteri portföyümüz diye. vergi politikası düşüncenize aynen katılıyorum, bunu başka konulardada dile getirdim bu konudada üst mesajlarda dile getirmiştim sizler basında daha fazla görünen yüzlersiniz, motosiklet kullanıcıları olarak dertlerimizi ve dileklerimizi en iyi şekilde sizler duyurabilirsiniz. millet vekili tanıdığım yok olsaydı başının etini yerdim
Gene yanlış anlaşıldım.
Ve evet topu basına atmışsınız.
Yine başkasından bekleniyor dertlerin çözümleri.
Ben de diyorum ki başkasından beklemeyin, artık harekete geçin.
Basın adına bir ben mi uğraşacağım?
Zaten ülkemizdeki "basın" dediğimiz şey, ahali kadar bilgili (veya cahil - artık ne taraftan bakarsanız).
Bu iş, bu şekilde, Nasreddin Hoca'nın, "Timur'un Filleri" hikayesine döner.
Siz bu arada elin Japon'una yazın, gene yazın, hatta telefon edin, fakat önce kendi seçim bölgenizdeki sizi temsil eden milletvekiline bir mail atmadıktan ya da atamadıktan sonra neye yarar?
Bildiğiniz üzere, Milletvekili, milletin vekili, yani temsilcisidir.
Yani, seçim bölgenizden çıkan adam, sizi T.B.M.M.'de temsil etmektedir.
Sizi temsil eden kişiye isteklerinizi (mesela Motosiklet ÖTV'sinin kaldırılması gibi) ulaştırmak için, akraba veya tanıdık olmanız gibi bir şart YOKTUR.
Eğer bir gün yolunuz T.B.M.M.'ye düşerse, görürsünüz ki, çoğunlukla küçük illerin milletvekillerinin odaları, o illerden gelen vatandaşla doludur.
Vatandaş kendisini temsil eden adamın çayını içerken, derdini anlatmaktadır.
Hiçbiri de akraba veya tanıdık olmak zorunda değildir.
O vekil, SİZİN VEKİLİNİZDİR.
Ve onu, derdinizle ilgili bilgilendirmezseniz adamın da hiçbir zaman haberi olmaz.
Çünkü, ben, BU MOTOSİKLET FORUMLARINA ÜYE MİLLETVEKİLİ PEK DUYMADIM.
Siz burada ağlaşırken, onlar orada siz hariç, her vatandaşın derdini dinlemektedirler.
Hayalim, bir gün Türk motosiklet sürücülerinin bir araya gelip, dalga dalga, il il, bölge bölge, parti gözetmeksizin tüm vekillere derdini anlatan bir dilekçe vermesidir.
Belki Meclis'e motosikletlerle gidip derdimizi anlatırsak, buralarda babaanne gibi şikayet etmekten daha fazla ses getiririz.
En basitinden motosikletlerin üzerindeki vergi yükünün kalkmasını istiyoruz.
Bunu temsilcimize ifade etmek bizim en doğal hakkımızdır.
Bu suç değildir.
Bu bizim ayak işimizdir.
Sürekli ailenin çocuğu gibi başkalarından beklemek yerine bir yetişkin gibi sorumluluk almaktır.
beni tanıyanlar bilirlerki keçi gibi inatımdır şikayet ederim ve hakkımıda ararım ama oturduğum yerden değil. şunuda belirtmek istiyorum diyelimki ötv indirimi geldi 5000 TL satılan motosiklet 3000 TL civarlarına düştü, o esnada düşük fiyattan alanlar alır sonrasındada aradaki fiyat farkı çeşitli bahanelerle motosiklet firmaları tarafından kar olarak ilave edilir fiyatı aynı seviyeye getirilir. iddia ediyorum bunuda buradan. motosiklet piyasası çakalların en bol olduğu piyasadır. en basit örnek ebay gibi sitelerde scooter varyatör kayışı fiyatlarına bakın ve ülkemizdeki fiyatlarla karşılaştırın. en az 2 kat fark vardır. buda ülkemizdeki distribütör karlarının ne denli yüksek olduğunun göstergesi. servisteki yediğimiz kazıkları sanırım söylemeye gerek yok
İnatçı olabilirsiniz.
Kimse bir şey diyemez.
Fakat ben de bu yaklaşımı gerçekten anlayamıyorum.
Aklım kıt ondan olsa gerek.
Bir hatırlatma yapayım: ülkemizde serbest ticaret uygulanmaktadır.
Malın/hizmetin satış fiyatını bir çok alanda SATICI belirler.
Bunların çıkmasına-inmesine müdahele mi istiyorsunuz? (ki bunun adı Planlı Ekonomi'dir).
Japon motosiklet firmalarının tamamı hem ülkemizde, hem dünya çapında (Milyonlarca Dolar seviyesinde) zarardayken bu tür iddialar beni hep şaşırtıyor (BMW-KTM-Ducati-Triumph'u tenzih ederim onlar kar açıklıyor: Avrupalı'lar Euro-Yen paritesinden malı götürdü, daha önce de bahsetmiştim "kur farkı").
Ya da diyelim ki bir motosiklet firması olsa, ismi de "A", bu ülkede hiç bir firmanın (Yerli dahil) yapmadığı, her sene Teknik Lise bursları verip 6 sınıf öğrenciyi giydirip, okutup, yetiştiriyor, sürüş okulu açıp, içini motosikletle ve ekipmanla doldurup, yemesi içmesi dahil 3 kuruşa motor eğitimi verdirip, hayat kurtarıyor, piyasanın istediği (kebaçısı-pidecisi-Hamburgercisinin istediği) ticari motosikletleri getiriyor. Hah bu arada halen zarar ediyor, fakaaaat bir türlü o ülkenin motosiklet sürücüsüne YARANAMIYOR.
Hatta bunu ifade edenlere de hemen peşin hüküm geliyor: "Kesin para yemiştir".
Doğrudur, o "A" firmasının bu memlekette ne yaptığını ben de anlamıyorum.
honda ürünlerini siz getirtin demeniz biraz hayal ürünü olmuş çünkü bildiğim kadarıyla dünyanın hiç bir yerinde honda bu işi başkasına yaptırmıyor. bunu yaptırsaydı piyasayı bana bırakmazlardı, bıraktıklarını varsayalım piyasada çok güzel hondalarla geziyor olurdunuz paket servis motorlarıyla değil

amerikan pazarını, avrupa pazarını yerinde görmeme gerek yok internetten girip fiyatları takip edebiliyorsunuz. arada parçada getirtiyorum motosikletim için.
Yine yanlış bilgi.
1990'larda ve 2000'lerin başında Kızıltoprak esnafı her marka motosikleti kendi başına ithal ederdi.
O zamanlar Amerikan (US Spec) Honda'lar, Yamaha'lar kol gezerdi.
"Honda yaptırtmıyor" nasıl oluyor?
Honda'nın da gelip bu esnafın bacağına sıktığını ya da mahkemelerde süründürdüğünü görmedim/duymadım.
Halen "Grey Import" (Gri İthalat: Resmi distribütör dışındaki kanallardan ithalat) tabir edilen ticaret distribütörleri korumak için kanunlarla zorlaştırılmıştır fakat, ülkemizde serbesttir (bkz: Lüks oto getiren galeri esnafı).
İnanmıyorsanız uzun zamandır motor işindekilere sorunuz.
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak, hiçbir şeyi beğenmemek, iyi hissettiriyorsa devam etmeli.
Ancak, iyi hissettirmiyorsa belki yanlışı aynada aramalı.
Ve doğru yerde, doğru zamanda harekete geçmeli.
Umarım bu mesajlarım için bana kızmazsınız, kızarsanız da zaten olacak olan bellidir:
Bir atasözü'nde dendiği gibi: "DOSTLAR GELİR, DOSTLAR GİDER, HEP DÜŞMANLAR ÇOĞALIR"
Slmlr
Brkn