Başkentin asi pilotu; yazdıklarını baştan beri okuyorum, haksız olduğun yönler çok, (haklı olduğun yönde var ona sonra geleceğim). Öncelikle motosikletinin ilk sahibi değilsin hatta ikinci sahibi bile değilsin 4. sahibisin ve şikayet ettiğin parçalar kullanıma bağlı olarak yıpranmış olabilir bunları göz ardı etmen tezini baştan yıpratıyor. Hele hele bazı yazdıkların biraz fanteziye kaçmış freni sıkarken kolun kırılması ya da benzinin sıcakta parlaması gibi bunlar 1/1.000.000.000 yaşanacak gerçekten ekstrem şeyler olmalı farkına varmalısın. Kaç kullanıcıdan böyle şeyler duydun ya da hiç buna benzer bir rapor okudun mu?
Bence yaptığın en büyük ve temel hata (ki bu hata diğer insanlarla anlaşmanı da zorlaştırıyor) ise istatistiklere bakmadan, ilme fene inanmadan sadece kendi kişisel verilerine dayalı yazman.
Kişisel tecrübeler farklılık gösterebilir. Senin böyle kesin kanaatlere varman, şu parça sıkıntılı demen için (yani asıl amacın insanları gerçekten aydınlatmak ama bilimsel veriler eşliğinde, kaş yapayım derken göz çıkarmamaksa, bence şu an yaptığın göz çıkarmak); öncelikle, senin gibi motorunun 4. sahibi olan 100 kişi bulup bunlarla günlük ortalama aynı kilometreleri yapıp, aynı hava koşuşlarını yaşayıp, aynı kullanıcı hatalarını yapıp, daha sonrada farklı koşullarda deneyip ortaya gerçekçi bir veri dökmelisin ki bir işe yarasın, tabi bu, elindeki koşullarla imkansız... Çünkü araştırmacı değilsin veya bilim adamı.
Böyle bir şansın yoksa yazmadan önce sanayide bilgi edinmek yerine yapman gereken; senin yerine bu araştırmaları yapmış kişilerin raporlarını, verilerini, istatistiklerini araştırıp sonra kişisel yorumlarını yazmaktır. "Yapılan araştırmalar şöyle diyor fakat benim gözlemlediğim bu" diye...
Şimdi bu forumda yaklaşık "aktif" yirmibeş cbr125 kullanıcısı var hiç biri (bende dahil olmak üzere) senin şikayet ettiğin parçalardan şikayetçi değil, bu da küçük bir veridir, rapordur senin için. Ne amortisöründen ne debriyaj manetinden ne de herhangi bir yerinden.
Evet geçen ben de maddi hasarlı talihsiz bir kaza geçirdim ve 600 ytl masraf çıktı şimdi bu 600 ytl'nin tamamını ben ödemeyeceğim sadece %25'ini ödeyeceğim geri kalanını da karşı tarafın sigortası. Dediğin ayna kısmı sonunda kırıldı e ne oldu yani? Ön grenajım da yan grenajımda kırıldı bunların kırılması geçirdiğim kaza için çok normal şeyler.
Senin başına gelen bence tamamen talihsizlik. Bu yüzden, fazlaca bu tutya malzemeye takılmışsın ki ayrıca bence senin o aynanı tutan kısım önceden içten çatlamış olmalı ki balçığa düşmeyle kırılsın. Yoksa önceden de yazdığım gibi, daha evvelden sol aynamdan oldukça sert bir darbe aldığım halde kırılmamıştı aynı parça.
Ben de motoru 2 kere düşürdüm ve yine ilk olarak yerle teması aynalar yaptı ve sadece bana 20 ytl'lik masraf çıkardı bu masrafın sebebi de gidonun eğililmesi idi düşmeden dolayı, sadece işçilik aldılar...
Şimdi aşağıya kazadan sonra elimde kalan aynanın fotolarını koyacağım kırılan yer aynı yer mi bir bak, ayrıca bu malzeme öyle süs eşyasında olan kadar da dandik ve gevşek gelmedi bana yoksa elle istediğim yerinden koparmam gerekirdi değil mi? Fakat gerçekten deminden beri zorluyorum tık yok, eğemedim bile... Bu da senin başına gelenin Honda'nın dandik parçalarından değil de talihsizliğinden kaynaklanabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Haklı olduğun yöne geleyim artık. Evet parçaları muadillerine göre yani diğer Japon 125'lik lere göre pahalı fakat inan ban öyle her düşmede 200 ytl'lik de masraf çıkarmıyor, heryeri tık diye kırılmıyor. Ben bu motoru 12500 km.'dir kullanıyorum ve acemiliğimi bu motorla attım bana periyodik bakımlar hariç 20 ytl ekstra masraf çıkardı. Geçirdiğim kaza ise acemilikle alakalı değildi tali yoldan önüme araba fırlaması ile gerçekleşti hatanın çoğu karşı taraftaydı bahanesi ise "görmedim" oldu fakat adamın ehliyetinde "gözlükle" yazmasına rağmen kaza esasında gözlüğü yoktu, polisleri bu konuda daha sonradan uyarmama rağmen ezberden bana da %25 hata verdiler, e gözlüğü yok ve 55 yaşlarında bir adam görmemesi normal değil mi? Herneyse...
Kısaca, Aye, Patriote, Görkem ve benle anlaşamadığın noktaların olması çok normal, çünkü birbirimizden çok farklı düşünüyoruz. Bana göre kesin yargılara vararak yazdığın yerlerde bilgi eksikliğinden doğan yer çok. Atladığın noktalar nüans farkı doğuracak yerler ve bu yüzden bir türlü ortak nokta bulamıyoruz. Belki benim yazdıklarıma da da itiraz edeceksin, olabilir sonuçta bilgi paylaşım platformundayız hatta ben yanlış da düşünüyor olabilirim fakat sana tavsiyem öncelikle ciddi bir şekilde araştırıp sonra dandik parçalar yazmalısın.
Shireker zaten belirtmiş tutya kâr kaygısı ile kullanılmış bir malzemedir ben bu fikre hem katılıyorum hem katılmıyorum çünkü Aye ve Patriote'nin yazdıkları da mantıklı geliyor. O bölge de kâr amaçlı kaliteli olmayan bir malzeme kullanılmasını senin kadar da anormal bulmuyorum. Fakat sadece bu parçanın Honda'nın dandik parçaları diye bir başlık açmaya yetmesini anormal buluyorum ayrıca amortisör falan bunlar iyice yanlış olmuş, çünkü motosikletin 4. sahibi olduğunu unutarak yazmışsın sanki...
Laf böyle uzadıkça uzar, eğer motorundan ufak da olsa hoşnutsuzsan ve seni maddi olarak zorluyorsa bence en doğru olanı onu değiştirmen olacaktır. En mantıklı seçenek bence senin için ybr'dir. Ayrıca cbr'nin su soğutmasından övgüyle bahsetişsin ybr de su soğuma yok fakat Ankara gibi bir yerde önem arz etmeyen parçalardan biri o, Antalya'da bile hava soğutmalı motorlar şişmiyor Ankara'da hiç problem yaşamazsın istediğin kadar da yol yap... Ben sana son olarak al bir ybr rahat et derim...
Parçanın fotoğrafları:
