- Katılım
- 27 Eki 2007
- Mesajlar
- 490
- Konu Yazar
- #1
.............................................
Doğruyu söyleyen dokuz köyden kovulur.........
Doğruyu söyleyen dokuz köyden kovulur.........
Son düzenleme:
Arkadaşlar perşembe günü kırşehirdeydim ve bi arkadaşımla otururken canımız sıkıldı dedik gidelimde çevre ilçeleri aksarayı falan gezelim. Tabi bunu malesef cbr 125 le yapma gibi bir cahillik gösterdim. neyse aksaraya uzandık dönüşte ortaköy oradan kesikköprü dedik ve havanın soğukluğundan dolayı manzararlı bi yerde biraz duralım bişeyler içip devam edelim dedik. Ve macera burada başladı. toprak zemin üzerinde durdum tabi yer çamur ayaklığı indirdim ve aşağıya indik. neyse artçım içecekleri falan ayarlıyo bende düz bi taş buluyumda ayaklığın altına koyuyum çamura batmasın dememe kalmadı bir rüzgar ve motor yerde üstelik neredeyse alçık diyebileceğim çamur birikintisinin içinde neyse kaldırdım ve sol aynayı tutan debriyaj bağlantı kolundaki !!döküm!! sandığım parçanın kırıldığını gördüm ve hiç dokunmadan gelirim dedim. neyse hoş beş bindim geliyorum tabi 50 yi geçmemek kaydıyla ayna bi anda uçtu gitti üstelik o anki imkanımla sadece bantlamakla sabitledğim. neyse aynasız bi 15-20 km yağmurun altında geldik. Ve sanayiye gittim parçayı kaynattırmak için. Aldığım cevap ise bu malzemenin tutye denen bir döküm türü olduğu ve kaynatılamayacağıydı. Tabi 3-5 arkadaşımız böyle dedi ancak bende lan hatır gönül işi diye uğraşmak istemediler heralde diye çıktım meslek lisesi metal işleri bölümünde çalışan ve benim sınıfımda okuyan bi abimizin yanına gittim. Teorik ve pratik bilgisi gerçekten muhteşem ve yıllardır sadece metal işi üzerinde çalışan bir insan bunu görünce tek lafı oldu... "Senin motorun çin malımı lan yoksa bu hondanı işine benzemiyo" Arkadaşlar burada sakın çin malı motosiklete binen arkadaşlar alınmasın çünki hondanın bazı parçaları gerçekten rezalet. Taqbi uğraşacam ya kaynağı vurdukça plastik gibi eriyen bi döküm parça ve sonucunda ayna ollmadı. emaneten tutturdum arkamıda zar zor görüyorken bugün sabah saat 8 de çıktım ankaraya geldim. tabi ilk iş honda efeye gitmek oldu. Parçanın stoklarda olmadığı ve özel sparişle getirileceği söylendi. tabi bu parça nedir necidir diyince servis elemanından aldığım yanıt " hocam bunlar atık aliminyumdan yapılıyor ve sürekli kırılıyorlar"
şimdi çıkaracağım sonuç,
-Honda gibi bir dünya devi imalat giderlerini düşürmek için trafik güvenliğine sağladığı katkı tartışılmaz olan bu parçayı nasıl olurda plastikten kalitesiz yapabilir? Balçığım içinde kırılan ayak demekki asfalta düştüğümde paramparça olacak.
-Madem bu parça bu kadar kırılıyoda servisin stoğunda nasıl yokta sparişle bayram sonrası gelebiliyor?
-Bu kadar kalitesiz bir malzemeye istenen fiyat 54 ytl ve ben soruyorum; bazılarımızın beğenmediği mondial için kırşehirde benzer parçası kırılmış gibi araştırma yapıyorum ve hemen çıkarıp veebiliyorlarken, fiyatıda 5 ytlyken ve inanın hondanınkindende kaliteliyken hondanın derdi ne? Artı ankarada bulamıyorum ama mondiali nerede gidersen git rahatlıkla buluyorsun.
ve arkadaşlar son olarak sırf parça rezaleti yüzünden motorumu askıya alıp mondial 250 mct almayı düşünüyorum.. sizce bu konuda haksızmıyım?
öyle yerlerdeki parçaların kalitesi düşükki inanılmaz...
Mete_han
Orada şöyle savunurum ama. aldığımdan beri her hafta en az 2 kes ankara kırşehir yapıyorum canım sıkılıyo örnekte oldğu gibi aksaraya gidiyorum hafta içi ürgübe gidiyorum allaha şükür hiç yolda bırakmadı. ha tip olarakta bana göre gayet güzel ama bu parçaları beni canıman bezdirdi... yoksa motor güzel lafım yok şimdi yiğidi öldür hakkını yeme.. ama parça parça parça.... öyle yerlerdeki parçaların kalitesi düşükki inanılmaz...
Çok enteresan, dün sinyal vermeden sağa dönen bir kamyonet ortalama 50 km/s hızla önce beinm sol koluma ve sonra sol aynama ve elciğin en dışına çarptı, bahsettiğin parça tamamen döndü fakat kırılmadı bahsettiğin parçayı aşağı doğru döndüğü için eski konumuna getirip sıkıştırdım ve yoluma devam ettim. Çarpma oldukça şiddetliydi kolum mosmor (mideniz bulanmazsa fotosunu koyabilirim) şu anda fakat motorda bir sorun yok.
Acaba çarpma açısının farkından mı kaynaklandı diye düşünüyorum fakat garip. Bir düşmede kırılan bir parçanın böyle bir çarpmada darma duman olması lazım.
Herneyse sonuçta geçmiş olsun, kazasız belasız dönmüşsün. Honda'nın bu motoru Hindistan'da üretmesinden kaynaklanan bir ihmal olduğunu düşünmüyorum. 12000km.'dir kullanıyorum henüz bir sorununu görmedim. Tabi şöyle bir söz de var "sinek küçüktür ama mide bulandırır". Bu kadar dandik malzeme kullanılması enteresan...