İmzada Güzelmiş Barış hocam![]()
güzel bı gezı olmuş,sorunlar sızden kaynaklanıyor çünkü hidrolık kontrollerı belırlı zamanlarda yenılemek lazım.yakıt tuketımı biraz fazla sankı.birde 5. vites 4500 devirlerde giderken takrıben 100-110 km hızlarda oluyor.ama gazı actığınızda 130-140 lara anında tepkı vermesı lazım.isterseniz hava filitresine ve kalbulator hava ayarlarına bi baktırın.kazasız belasız olsun
Tüm sıvıları kontrol etmiştim periyodik bakımında. Lakin arka fren için konan ufacık delik insanı yanıltabiliyor.
Motou aldığımda kafam rahat olsun diye yağ yağ filtresi buji ve hava filtresini değiştirmiştim. dediğiniz devirde bu hızda gidiyor. Fakat gazı açtığımda motorun 6000 devre kadar hızlanması çok yavaş 6000 den sonra hissedilir derecede hızlanmaya başlıyor. Kafama takılan bu aet rölentideyken devrinde sabit kalmaması. Birkaç kişiye de sordum bizde de böyle dendi. Rölanti motoru gibi birşey mi var acaba söküp temizlememiz gereken. Şimdi bunu araştırıyorum. İlk fırsatta da senkron ayarına gideceğim. ya da senkron saati alıp kendim bakacağım.
Sağlıcakla.
Senkron cihazi yerine 2 tane vakummetre ile kendiniz de halledebilirsiniz olayı,
yahut 1mtlik tahta cetvel ve 3metrelik benzin hortumu ile de yapabilirsiniz bunu,
Vakummetrenin tanesi 10-15tl aralığında,
ustaya gidip de 80-100tl vereceğinize kendiniz yapabilirsiniz bunu,
ben vakit bulup da yapamadım ama en kısa zamanda bunu halledip konu acacğım..
Vakummetre olayını yeni öğrendim ve tabikide onu yapacağımVAkummetrenin ölçü birimi ile senkron cihazının ölçü birimi aynı mı? Misal servis manualindeki değeri ayarlayabilir miyiz? Yoksa kafamıza göre iki kadrandaki değeri mi eşitliyoruz? Bunu çözersem bugün alacağım vakummetreyi.
Benim şimdiye kadar ki araştırdığım gördüğüm olay iki silindirin birbirine eşitlenmesi,
bu esnada da genelde v motorlarda arka silindir oluyor master silindir ve o silindirde herhangi bir ayar yapılmıyor diğer yani ön silindir ise arka silindire göre ayarlanılıyor,
bazı motorlarda zaten mavi vida ile mühürlüdür bu senkron ayarı yapılacak silindirdeki hava giriş ayar yeri yani değiştirilmesin bu hep sabit kalsın diye..
Vakummetre özelliği 0 ila -1 aralığında olmalı..
Senktrondaki esas ama bir silindirin ayarını ötekine ayarlamak bunun için illaspesifik bir cihaza gerek yok bence..
Amaç havayı ölçmekse evet bence de illa okadar para vermeye gerek yok. Yıllar önce MCT 250 kullanırken hiç senkron ayarı falan yaptırmamıştım. Transalp o makinadan sonra ikinci çift silindir ve çift karbüratörlü motorum. Chopper kullanırken genelde tek karbüratörlü modelleri tercih ederdim.
Senkronun Türkçe karşılığı eşitlemek zaten. Fakat arka silindirin hava ayarı hiç mi bozulmuyor?
Ben şöyle düşünüyorum. Hava ayarı açıkken mi çok yakar kısıkken mi önce buna emin olmalıyım. Duruma görede vakummetre ile de hangisi menfaatimeyse eşitlerim
Sağlıcakla.
Tekrar Merhabalar,
02.06.2013 Akşamı çıktığım Bodrum gezimden 08.06.2013 tarihinde dönmüş bulunmaktayım. Motosiklet gerçekten çok keyif veriyor sürerken. 1 tanesi ciddi, 1 tanesi de orta ciddiyette olmak üzere canımı sıkan 3 sorunla karşılaştım.
1. İlk sıkıntım, Eskihisar'dan feribota binerken oldu. Gişelerden geçtikten sonra feribota binmek için hareket edip akabinde yavaşlamak istediğimde arka frenimin tamamen "Boşaldığını" farkettim. Motor freni ve ön fren ile yavaşlayıp feribota binebildim. Yüzeysel kontrolde herhangi bir kaçak patlak göremedim. Ardından sağ arka kuyruk grenajından hidrolik seviyesine baktığımda minimum seviyede olduğunu farkettim. ( Bu dolaylı oalrak benim ihmalkârlığım. Bakmalıydım). Yapılacak iş belliydi, ilk benzin istasyonunda dot 4 takviyesi yapılıp hava alınacaktı. 20 dakika geçtikten sonra tekrar denediğimde frenin eskisi gibi sertleştiğini farkettim. Yinede işimi şansa bırakmadan bir benzinlikte durup hidrolik tekviyesi ve hava alma işini yaptım fren eskisinden de iyi oldu.
2. Sorunum ön tekerin 100 km altındaki hemen her hızda tek elimi dahi bıraktığımda yalpalamasıydı. Molada ön jantı incelediğimde balans almak için yapıştırılan kurşun ağırlıklardan birinin olmadığını farkettim. Muhtemelen soruna bu sebep oluyor. ikinci yolculuğuma çıkmadan önce balansa gireceğim.
3. Sorunum ise led stop için söktüğüm çanta tablasının 4 somununu Transalp'in demirine delik açıp sabitlemişler. Tabi ben bunu farkedemedim. Sıkarken de gevşemesin diye locktite destekli hayvanvari torkla sıktım Çantayı da ağzına kadar doldurunca somunlar kurtulmuş. Dönüş yolunda dikiz aynasından çantanın anormal sallandığını farkedince durumu gördüm. Önce lastik kancalarla ve plastik kelepçe ile sabitlemeyi denedim. Kelepçeler kopunca da çantamdaki ayakkabımın bağını söküp onul a bağlayarak eve kadar gelebildim.
Yakıt olayına gelince; Fuel Log programını kurdum. programın hesaplamalarına göre 100 kmde minimum 5.14, maksimum 6.40 litre harcamışım. Benzin göstergesi her fullememde F harfinin üstüne geliyor ve ilk 100 km orada kalıyor. Daha sonra ikinci 100 kmlik bölümde yarım depoya kadar geliyor ve 200 km de yarım depo görünüyor. Bu bilgilerle doğru orantı yapınca 400 km giderim diye düşünüyorsunuz ancak öyle olmuyor çok hızlı bir şekilde E harfine geliyor. Bir depo ile 1 kere 307 gittim. Daha gider miydim cesaret edemedim.
Bunun dışında Motorla alakalı birkaç hususu da eklemek istiyorum:
* Öncelikle ön cam yetersiz. Uzun cam mı kısa cam mı onu tam çözemedim. Tüm hava patlamalarını çekmek zorunda kaldım. Rüzgarı karşıdan aldığım zaman ses dayanılmaz oluyor. İntercom'u bile kullanırken zorlandım. Kısa cam ise uzununu alıp sorunu bir nebze azaltabilirim. Ancak uzun cam ise ne yapmam gerekli bilemiyorum.
Diğer bir husus da gazı bıraktığımda çok hızlı bir şekilde yavaşlaması. Sanki Retarder var motorda Viraj ve rampa inişlerde çok güzel bir özellik. Ancak bileğim ağrıdığında (ona da değineceğim) ya da karıncalandığında elimi bırakmak istediğimde çok hız kaybediyorum ve arkamdaki arac benim yavaşladığımı geç farkettiği için riskli oluyor.
* Motorun hızlanmasında anlam veremediğim bir gecikme var. Örnek vermek gerekirse 5. vites 4500 d/d civarında giderken gazı açtığımda motorun 6000 d/d'e kadar hızlanma olmamış gibi hissettiriyor. Bu devirden sonra motor hızlanıyor. Mundan önceki motorumun 800 cc oluşu ve maksimum torkunu 3500 d/d da veriyor olmasına alışkın olmamdan da kaynaklanıyor olabilir.
* Neden olduğunu çözemediğim bir bilek ağrısı oldu bende. Sağ bileğim sürekli ağrıdı ve parmak uçlarım karıncalandı. Neden olduğunu anlayamadım. Karpal tünel sendromu oldum diye düşünmedim de değil yani (meslek bilişim sektörü olunca )
Giderken Manisa il sınırları içerisinde geceyi geçirerek gittik. Dönüşü kesintisiz Bodrum-Gebze olarak yaptık. Bilek ağrısı ve rüzgar dayağı haricinde bedensel hiçbir yorgunluğum olmadı. 3 sene önceki Bodrum gezisinin dönüşüne de aynı saatlerde başlamıştım. Ancak o yolculuk 3 saat daha uzun sürmüştü ve eve ceset olarak gelmiştim.
Özetlemek gerekirse, ufak tefek sıkıntılar haricinde genel olarak motor beni memnun etti. Vaktinde hakettiği değeri ve ilgiyi görmemesinden kaynaklı sıkıntıları var elbet. Ramazan bayramındaki Sinop yolculuğuma kadar. Tüm sorunları halledeceğim. Hazır böyle bir işe kalkışmışken biraz da gençleştirme işlemi yapayım diyorum. 2007 modellerindeki gibi şeffaf sinyal lambaları, grenaj yazıları, siyah jant kasnağı ve göbeği gibi değişiklikler yapmak istiyorum
Sağlıcakla.
Transalpin kullanma kılavuzunda her iki yılda bir fren hidrolik sıvılarını değişmesi gerektiği yazıyo.Ben değiştirdim.Şimdi içim rahat.Rüzgar alma olayına gelince , MRA touring cam alıyosun.375 gaymecik.Bi daha rüzgarla işin olmuyo.
http://www.xrv.org.uk/forums/bikes-sale-wanted/79959-xlv-650-v6-transalp.html
Honda nın sitesinde transalpi bulamadım :silent:
Transalp 2011 yılından beri üretilmiyor. Onun "yerine" NC700x çıktı. Fakat gelen eleştriler üzerine Honda'nın yeni ve gerçek büyük hacimli enduro çıkartacağı gibi dedikodular var. Ben de takip ediyorum muhtemel yeni Transalp'i.
Ağlamak istiyorum gerçekten mi ?ale: Sonsuza kadar üretilseydi olmaz mıydı ? :salut: 10 yıldır hayalim alacaktım ama ben yaaaa
ale:













Evet ben açmıştım 7-8 sene sonra alırım demiştim o zamanlar 26-27 yaşlarımın hiç gelmeyeceğini düşünerek..
Bu başlığı açtığın zamanı hatırlıyorum. O zaman çiçeği burnunda bir cruiser kullanıcısıydım ve bu motorlara da binilir mi arkadaş diye sormuştum kendi kendime. Şimdi cevap veriyorum; BİNİLİR!!! Çok da keyif alınır. Boyum 1.67 olmasına rağmen biniyorum.
Sağlıcakla.