bu enjeksiyon yakıt sistemleri genelde düşük yakıt sarfiyatı olarak algılanmakta.
oysa enjeksiyon yakıt sistemi diğer ekipmanları ile bir bütündür.motor üzerine ilave edilen hava kütle ölçer, vuruntu sensörü ,oksijen sensörü gibi parçalardan alınan uygun sinyaller bir beyin ile yakıt yanma odasına uygun karışımı hazırlarlar.
hava debimetresi ilk gelen havayı analiz edecek nem ,toz vb varsa ona göre sinyal gönderecek oksijen sensörü bu gelen hava ile yorumunu yapıp beyine gönderecek, beyinde en uygun yakıt hava karışımını belirleyip enjektöre ona göre yakıt püskürtecek.. basit anlatımı ile olay bu..
tabii bir miktar yakıt tüketimi düşecek.ancak tüm bu parçaların belli bir km ömrü var. yol durumuna göre bu dahada kısalabilir. tüm bunlar avrupa normlarına göre bir standart olsada işlevselliğine bakıldığında maliyetleri aşırı arttırmaktan öteye gitmeyecektir.
en ufak bir sensör arızasında ilk müdahaleyi imkansız kılacak, araç sahibini servis bağımlısı yapacaktır.masraflar ise inanılmaz yüksek.
enjeksiyonlu bir motoru yakıt düşüklüğü için tercih edenler tüm bu oluşacak masraflarla birlikte çok çok pahalıya gelecektir.
karbüratörlü yakıt sistemine bakacak olursak;
bununda kendine has eksi yanları var sıralamak gerekirse
yakıt buharlaşırken ortamdan ısı çeker ve ortam soğur. dolayısıyla havanın içinde su buharı oluşur.
karbüratör üzerindeki ventüri hava, yakıt kanalları yük kayıplarına neden olur, bu da neticede motorun gücünün düşmesine neden olur.
ikiden fazla silindirli motorlarda her silindire eşit miktarda yakıt gönderilemez bu da güç kaybına, silindirler arası ısınma ve emisyon farklılıklarına neden olur.
karbüratördeki yakıtın büyük bir oranı buharlaşır, bu durumda doğabilecek herhangi bir kaçak da yangın tehlikesi ve çevre kirliliği tehlikesi oluşturmaktadır.
Soğuk havalarda silindire giren karışım çok fakir olduğundan motorun çalışması, ilk hareketi zorlaşmaktadır.
eğer motor çalışmazsa sürekli marşa basmaktan boğulma tabir edilen olay olabilir..marş motoru arıza yapabilir. yada akü ile sıkıntı çıkabilir.
sonuç olarak karbüratörlü sistem bana göre daha sorunsuz ve işlevseldir.
motor diğerlerinden farklı olarak hava soğutmalı. yazın sizi pişirebilir fakat motor kısmında bir problemle karşılaşana rastlamadım.
su soğutmanın asıl amacı motoru sabit ısıda tutmaktır.bu motor ömrünün uzun olmasını çok etkiler.
siz bir sorunla karşılaşana rastlamadım diyorsunuz ama bunun ölçülebilmesi için belli bir km gerekir.
ve bu süre zarfında çok yoğun trafikte olursa etkisi daha çabuk görülebilir.
bilirsiniz küçük hacimli motorlar uzun yolda belli aralıklarla dinlendirilir..motor şişmesi olarak bilinir.büyük hacimli motorda aynı sorunu yaşar.belki çok hissetmezsiniz ama motor içinde kıyametler kopar..
ve bu tür motor üretimlerinin sebebi tamamen iklimle ilglidir.
ingilterede su soğutmalı pek göremezsiniz. kısaca soğuk iklime sahip ülkelerde hava soğutma tercih edilir.