benim kadar aşık olmanız için benim gibi hayatta her alanda basit olanı kucaklamanız gerekir.
basit olan güzeldir, mantıklıdır, kullanışlıdır. basit olan, zihninizi ve vaktinizi daha başka ve daha çok şeye ayırmanıza olanak verir.
basit olanla hava atamazsınız. zaten insan ilişkilerinde böyle gereksiz detaylara takılıyorsanız, daha takıldığınız pek çoğu vardır ki, o zaman basit yaşayamazsınız. (asıl havayı, bu koşturmaca dolu hayatta muhafaza edebildiğiniz sıcacık iç huzurunuzu insanlara yansıtarak atabilirsiniz.)
basit olan bir de estetikse tadından yenmez.
cıbıf mesela!
kullanırken hiçbirşeyi düşünmek zorunda kalmazsınız. çizilir mi? bozulur mu? kalır mı? düşer mi? sığar mı? geçer mi? benzin yeter mi? vergi biner mi?
atlayıp gidiyorsun sadece
tarihi bir söz vardır:
"A designer knows he has achieved perfection not when there is nothing left to add, but when there is nothing left to take away."
yani
"tasarımcı, kusursuzluğa ulaştığını, ekleyecek bir şey kalmadığında değil, çıkaracak bir şey kalmadığında anlar." Antoine de Saint-Exupéry
mesela bizim cıbıfın tasarımcısı "
haojin miha cibofama" bakmış sonlara doğru tasarım kusursuz mu diye,
yok demiş şu devir saati fazla.
yan ayaklık da fazla, isteyen parasını verip alsın.
en son ayak marşını da söküp, aküyle ilgili çıkabilecek sorunlara karşı farı dinamoya bağladı mı huzura ermiş :mrgreen:
cıbıfın basitliğini her fırsatta vurguladığım için motoruna canavar gözüyle bakan arkadaşlar bana kızmasın. ben onun basitliğine aşığım. elektronik, ağır motorlar asfalt bitince patır patır dökülürken, hafif ve mekanik motorumuzun her koşulda canavar olduğunu ben zaten tecrübe ettim.
Herkese keyifli, kazasız sürüşler. Aman takip mesafesi ve hız konusunda maceracı olmayın.