- Katılım
- 6 Eki 2007
- Mesajlar
- 2,237
İslam hukukunda hırsızlık suçunun cezası konusunda farklılıklar olmakla birlikte el kesme cezasının olduğu görülüyor. Kendisini İslam Devleti olarak tanımlayan Osmanlı’da ise 1858 yılından itibaren el kesme cezası (kısas haricinde) kaldırılmış. Osmanlı uygulamasına bakılırsa ufak hırsızlıklar için para cezası, calınan mal belirli değeri aşarsa el kesme cezası olduğu görülüyor. Fakat el kesme yada şu kadar para diye seçenekli olarak belirtilmiş. Motosikletle paralellik kurmaya çalışırsak, at çalma suçunun cezası şöyle;
“21. Eğer at oğrılasa elin keseler kesmezlerse ikiyüz akça cerem alına.”
İslam Hukuku kendisini değişen zamana uygun hale getirmeye çalışmış. Osmanlı hukukunda hırsızlık suçlarında para cezaları uygulamasını mantıklı buldum. Motosikleti çalınan kişiye o bedelin ödenmesi son derece mantıklı. Adam parayı nereden bulacak denilebilir. O da mümkün. Günümüz Türkiyesinde Ceza İnfaz Kurumları suçluların cezasını çekeceği, hatalarından uzaklaşabilecekleri yerler değil. Cezaevindeki insanlara mesleki becerilerin kazandırılması, işgücü olarak ülke ekonomisine katılımları sağlanması gerekiyor. Böylece hükümlüler ailelerine yük olmak yerine katkı sağlar, borçlarını da öderler. Hukuk konusundaki radikal görüşlerin akla, mantığa, ve zamana uygun olmadığını düşünüyorum. l
Kaynak : Tıklayınız
“21. Eğer at oğrılasa elin keseler kesmezlerse ikiyüz akça cerem alına.”
İslam Hukuku kendisini değişen zamana uygun hale getirmeye çalışmış. Osmanlı hukukunda hırsızlık suçlarında para cezaları uygulamasını mantıklı buldum. Motosikleti çalınan kişiye o bedelin ödenmesi son derece mantıklı. Adam parayı nereden bulacak denilebilir. O da mümkün. Günümüz Türkiyesinde Ceza İnfaz Kurumları suçluların cezasını çekeceği, hatalarından uzaklaşabilecekleri yerler değil. Cezaevindeki insanlara mesleki becerilerin kazandırılması, işgücü olarak ülke ekonomisine katılımları sağlanması gerekiyor. Böylece hükümlüler ailelerine yük olmak yerine katkı sağlar, borçlarını da öderler. Hukuk konusundaki radikal görüşlerin akla, mantığa, ve zamana uygun olmadığını düşünüyorum. l
Kaynak : Tıklayınız