- Katılım
- 12 Mar 2007
- Mesajlar
- 327
- Konu Yazar
- #1
Yaşamak Gezisinin Rotası
Evet gezide sohbet ettiğim bir delinin (halk dilinde ) bana söyledigi '' Hayatta Olmak , Yaşamdan Zevk Almak Değildir'' Evlat demesi isim verdi bu geziye ...
Can dost ilkerle aylar öncesinden konuştugumuz ve planladıgımız bir geziydi aslında bu ama diğerlerin farklı olmasını istiyorduk evet planladığımız bir geziydi ama plansız olsun istiyorduk ileride çocuklarımıza hatta torunlarımıza anlatacagımız kendi masalımız olsun istiyorduk aslında...
Bizim Masalımızda " bir varmış, bir yokmuş" ya da " evvel zaman içinde, kalbur saman içinde" gibi ifadelerle başlayıp ,tekerlemelerle süsleyip, klasik Türk masallarındaki "Onlar ermiş muradına .. " ya da " gökten üç elma düştü." biçiminde devam ederek anlatmaktı belkide
Masallardaki kahramanlar cinler, periler, devler vb.rol alır ve biz iki melek ve iki dev .
Bu düşünceyle ben ve kardeşim Müze Kent Safranbolu'dan ve İlker ve Eşi İstanbuldan Ankara'da buluşmak üzere kalbur zamanda düşüyoruz yollara
Ama kardeşim son anda ana okulu ögretmenliği işi olunca ben tek devam ediyorum yoluma hayatımdaki en kıymetli meleğimi geride bırakarak ve üzülerek



Kalbur zmanın behlinde benimde masalım başlıyordu belkide ben bilmeden
Bundan 3 yıl önce tüm sevgilerin ve aşkların cenaze namazını kılıp , benden aldıklarının acısını çıkartma kararı almış biri olmuştım
Ankaraya geldiğimde bu Akbank gişe görevlisiyle güzel sohbetten sonra ilk durağım atamı ziyaret oluyor
Burada işte ilkerin masalı başlıyor : yolda benzinleri bitiyor sebebini denizlide anlayacagız ancak sonra bır kamyoncu benzin satıyor ama benzin diye mazot veriyor gerisini siz canlandırın aklınızda beni gülme tutuyor yazamıyorum bile bir gün boşuna gidiyor
ilker geç gelecek yollarda sürünüyor bende aç karnımı doyuruyorum bu arada
Ve Masal kahramanlarının 2 si daha geliyor sonunda ilker tiger ı doldurmuş dilek daha birşey almadım ben diyor
gardolabı getirecekmiş utanmasa 
ilker musa ve ben yne 3 ayrılmaz silahsör dünya ne kadar yuvarlak olursa olsun buluşuyoruz
eve yerlesme hazırlıkları
musanın yeni evine ondan önce yerlesiyoruz :=)
evde ne kadar arızalı alet varsa emine önüme koyuyor
elektrik arızalarınıda yapıyoruz birde çarpılma şakası yapıyorum evdekilerin gözü açılıyor


ve bizim için dünyanın en degerli şeyi browni buyuk paket musa alıp gelmiş biz ıptaliz üniversite yıllarımızdaki en büyük keyfimizdi browni ve süt
Dostum, yollar yürümek içindir.
Fakat, şu gerçeği de hiç unutma:
Yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir.
Khalil Gibran
birde 80 lerden bir fotograf çektirelim diyoruz .hepinizin vardır böyle bir fotografı yada ailesinin bir fotografı
Ve yolumuza devam etmek için musayı geride bırakarak devam ediyoruz...
Ankara Trafigi yan çantalı hiç çelilmiyor
Ve bundan sonra benim masalımmm başlıyor işte . demiştimya tüm aşkların sevgilerin cenaze namazını kıldım diye . gecen 3 yılda 30 a yakın kız arkadaşım olmustu ama hıc bırı yada hepsi hiç birsey degiştirememişti bende
taki 11 aydır içimde sakladıgım yada alt yapısını yaptığım ımkansızı karşımda göreseye kadar...
Hani 3 dost dedikya işte biz cidden dostuz... ilker ve dilekti benim masalımı yazanlar aslında
Dostum,
güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma....
kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de...
unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez.
yolcuya bakıp, yolunu tanıma.
yola bak, yolcuyu tanı, vahim olan, yolun yolcusuz olması değil;
asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır;
yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal.....
"en doğru yol: en dikensiz yoldur" diyenler seni aldatıyorlar.
onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır.
aldırma....
ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir.
Ve artık yola ayağıma batan 27dikenden sonra içimde yeşeren bir sevgi cicegi ve arkamda bir artçıyla devam etmenin mutluluğunu yaşıyordum...
Bugün bana bir şeyler anlat. Susup dinleyeyim uzun bir masal olsun anlattıkların. İçine seni ve beni koy. Mavi satırlarla süslensin yazdıkların. Çocuklar gibi mutlu et anlattıklarınla.
Tut ellerimden gezintiye çıkar bir parka götür bir deniz kenarına düşsün yolumuz. Martılara simit kırıntıları atalım vapurlardan. Zamanı durdur akmasın mesafeler ayrılıklar girmesin araya.
Sen anlat ben dinleyeyim
Bendeki seni anlat.
Uzun cümleler kur bir daha aşık olayım sana bir daha aşık ol bana. Götür bilinmezliklere en derinlerinde göreyim en kuytularına sakla. Kendimi sana emanet ettim. Şekillendir ellerinle istediğin gibi.
Bir resim çiz istediğin bir yere koy ikimizi. Kahramanın olayım bileyim ki orda ki benim senin kahramanın. Hayallerini süsle ki hayallerim süslensin.
(konyaya dogru yol alıyoruz yavaş yavaş 2 dev 2 melek ve 2 demir uçan süpürgeyle )
İmkânsızmış gibi görünen imkânsızlıklarımızı imkânlandır...
Konuşmaya başlayınca sen umut doluyor içime. Kıpır kıpır oluyorum ayrı bir canlanıyor etrafım. Her sözcüğünün ayrı bir ahenkgi ayrı bir buğusu oluyor. Sen konuştukça benim hep suspus olup saatlerce dinleyesim geliyor
Bana bir şeyler anlat ne olursa işte anlat ki anlamlansın dünyam. Sarayım geçmişte kalmışların yaralarını. Sensiz geçen günlerin acısını çıkarayım zaman inat.
Susuzluğum dinsin sana kana kana sende olayım.
Nispet edeyim susturayım etrafımdakileri görsünler bizi. Bilsinler artık İMKANSIZ diye bir şey olmadığını.
Bana bir masal anlat bugün. Figüranları olup savrulmayalım oradan oraya. Saat on ikide bal kabağına dönüşmesin elimizdekiler. Hain planlar kurulmasın etrafımızda. Başrolde biz olalım. Bizi anlatsın harf harf hece hece . Biz olalım bütün ögeleri. Bize çıksın bütün yollar.
Biz bir masal olalım bizi okusun zaman.
Ankara Konya arasında bizi kazıklamaya çalısan lokantacı sayesinde tüm gezide pek lokantaya ugramadık
sonra havanın sogumasıyla giyinmek için bir benzinlige girdiğimize ankaranın 21 lik delikanlısı has adam gibi adam gibi adam olan ankara endurocularından uzun aykut görüp geliyor onlarda nevsehır kampına gitmişlerdi biz ilkerin mazot olayından yetişemedik onlara
herkes robokop oluyor bir anda hava soguk
Yoldaki molalar aşırı keyifli ve eglenceli herkesin keyfi yerinde
O Kadarki motordan inmeden abur cuburları mideye indirip eglenip dişlerimi fırçalayıp yola devam edebiliyorum
Konyaaa....
Konyadaki topragım ve motorsiklet dostu veysel hocamla hasret gideriyoruz . baba ogul gönlü geniş insanlar bayramda görüşmek üzere
KONYA Alaaddin TEPESİ zamanında padişahın konya oyasını izlemek için yaptırdıgı yıgma bir tepe ve aynı zmanda konyanın merkezi ve dünyanın en buyuk kavsagını olusturan bir tepe
SÜKÜRLERRRRR OLSUNNNNNN

abdest alma yeri seyyar yakaladın yakaladın yoksa abdestsiz kılacan

Mevlanayı anlatmıyorum bile herkesin kendine has bir düsüncesi ve yorumu vardır ama gidilip görülmeli heleki müzedeki sakalı serif koklanmalı
bizim müzisyen çalgılardan hırsını alamamış vermiş tektekeri
Konyadan Ayrılma Vakti... oguza veyssel hocama ve sercana gulen yüzleri için teşekkürler
Hayatın en güzel anı her şeyden vazgeçtiğiniz zaman sizi hayata bağlayan biri olduğunu düşündüğünüz andır.
En uzun yolculuklar bir adımla başlar. Gerçek sevgiler ise küçük bir tebessümle başlar.
Hedef Manavgat...
Dostlar ırmak gibidir; kiminin suyu az kiminin çok...kiminde ellerin ıslanır yalnızca kiminde ruhun yıkanır boydan boya.
HEDEF manavgat iken yolda tanıştıgımız ali baba bizi sideye çay içmeye götürüyor ama en son ögreniyoruzki götürdügü yer kendi restorantıymış
yiyoruz içiyoruz sohbet ediyoruz ali baba ne kadar ısrar etsekte para almıyor
Karamsar olmak zor değil. Asıl ve zor olan fırtınadan sonra bile gökkuşağı gibi gülümseyebilmektir.
Sidedeki Otelimizin Lobisi
Kucaklamaya kollarının yetmeyeceği bir ağac bir tohumla başlar.
Bir insanın yaşamından değerli bir şeyi yoksa, o insanın yaşamının da değeri yoktur. - Tagore
MUZ ÇİCEGİ
Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar kötüdür. Eflatun
Manavgattan sonra veriyoruz gazı Alanyaya
deamı gelecek...
Evet gezide sohbet ettiğim bir delinin (halk dilinde ) bana söyledigi '' Hayatta Olmak , Yaşamdan Zevk Almak Değildir'' Evlat demesi isim verdi bu geziye ...
Can dost ilkerle aylar öncesinden konuştugumuz ve planladıgımız bir geziydi aslında bu ama diğerlerin farklı olmasını istiyorduk evet planladığımız bir geziydi ama plansız olsun istiyorduk ileride çocuklarımıza hatta torunlarımıza anlatacagımız kendi masalımız olsun istiyorduk aslında...
Bizim Masalımızda " bir varmış, bir yokmuş" ya da " evvel zaman içinde, kalbur saman içinde" gibi ifadelerle başlayıp ,tekerlemelerle süsleyip, klasik Türk masallarındaki "Onlar ermiş muradına .. " ya da " gökten üç elma düştü." biçiminde devam ederek anlatmaktı belkide
Masallardaki kahramanlar cinler, periler, devler vb.rol alır ve biz iki melek ve iki dev .
Bu düşünceyle ben ve kardeşim Müze Kent Safranbolu'dan ve İlker ve Eşi İstanbuldan Ankara'da buluşmak üzere kalbur zamanda düşüyoruz yollara
Ama kardeşim son anda ana okulu ögretmenliği işi olunca ben tek devam ediyorum yoluma hayatımdaki en kıymetli meleğimi geride bırakarak ve üzülerek
Kalbur zmanın behlinde benimde masalım başlıyordu belkide ben bilmeden
Bundan 3 yıl önce tüm sevgilerin ve aşkların cenaze namazını kılıp , benden aldıklarının acısını çıkartma kararı almış biri olmuştım
Ankaraya geldiğimde bu Akbank gişe görevlisiyle güzel sohbetten sonra ilk durağım atamı ziyaret oluyor
Burada işte ilkerin masalı başlıyor : yolda benzinleri bitiyor sebebini denizlide anlayacagız ancak sonra bır kamyoncu benzin satıyor ama benzin diye mazot veriyor gerisini siz canlandırın aklınızda beni gülme tutuyor yazamıyorum bile bir gün boşuna gidiyor
ilker geç gelecek yollarda sürünüyor bende aç karnımı doyuruyorum bu arada
Ve Masal kahramanlarının 2 si daha geliyor sonunda ilker tiger ı doldurmuş dilek daha birşey almadım ben diyor
ilker musa ve ben yne 3 ayrılmaz silahsör dünya ne kadar yuvarlak olursa olsun buluşuyoruz
eve yerlesme hazırlıkları
musanın yeni evine ondan önce yerlesiyoruz :=)
evde ne kadar arızalı alet varsa emine önüme koyuyor
elektrik arızalarınıda yapıyoruz birde çarpılma şakası yapıyorum evdekilerin gözü açılıyor
ve bizim için dünyanın en degerli şeyi browni buyuk paket musa alıp gelmiş biz ıptaliz üniversite yıllarımızdaki en büyük keyfimizdi browni ve süt
Dostum, yollar yürümek içindir.
Fakat, şu gerçeği de hiç unutma:
Yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir.
Khalil Gibran
birde 80 lerden bir fotograf çektirelim diyoruz .hepinizin vardır böyle bir fotografı yada ailesinin bir fotografı
Ve yolumuza devam etmek için musayı geride bırakarak devam ediyoruz...
Ankara Trafigi yan çantalı hiç çelilmiyor
Ve bundan sonra benim masalımmm başlıyor işte . demiştimya tüm aşkların sevgilerin cenaze namazını kıldım diye . gecen 3 yılda 30 a yakın kız arkadaşım olmustu ama hıc bırı yada hepsi hiç birsey degiştirememişti bende
taki 11 aydır içimde sakladıgım yada alt yapısını yaptığım ımkansızı karşımda göreseye kadar...
Hani 3 dost dedikya işte biz cidden dostuz... ilker ve dilekti benim masalımı yazanlar aslında
Dostum,
güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma....
kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de...
unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez.
yolcuya bakıp, yolunu tanıma.
yola bak, yolcuyu tanı, vahim olan, yolun yolcusuz olması değil;
asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır;
yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal.....
"en doğru yol: en dikensiz yoldur" diyenler seni aldatıyorlar.
onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır.
aldırma....
ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir.
Ve artık yola ayağıma batan 27dikenden sonra içimde yeşeren bir sevgi cicegi ve arkamda bir artçıyla devam etmenin mutluluğunu yaşıyordum...
Bugün bana bir şeyler anlat. Susup dinleyeyim uzun bir masal olsun anlattıkların. İçine seni ve beni koy. Mavi satırlarla süslensin yazdıkların. Çocuklar gibi mutlu et anlattıklarınla.
Tut ellerimden gezintiye çıkar bir parka götür bir deniz kenarına düşsün yolumuz. Martılara simit kırıntıları atalım vapurlardan. Zamanı durdur akmasın mesafeler ayrılıklar girmesin araya.
Sen anlat ben dinleyeyim
Bendeki seni anlat.
Uzun cümleler kur bir daha aşık olayım sana bir daha aşık ol bana. Götür bilinmezliklere en derinlerinde göreyim en kuytularına sakla. Kendimi sana emanet ettim. Şekillendir ellerinle istediğin gibi.
Bir resim çiz istediğin bir yere koy ikimizi. Kahramanın olayım bileyim ki orda ki benim senin kahramanın. Hayallerini süsle ki hayallerim süslensin.
(konyaya dogru yol alıyoruz yavaş yavaş 2 dev 2 melek ve 2 demir uçan süpürgeyle )
İmkânsızmış gibi görünen imkânsızlıklarımızı imkânlandır...
Konuşmaya başlayınca sen umut doluyor içime. Kıpır kıpır oluyorum ayrı bir canlanıyor etrafım. Her sözcüğünün ayrı bir ahenkgi ayrı bir buğusu oluyor. Sen konuştukça benim hep suspus olup saatlerce dinleyesim geliyor
Bana bir şeyler anlat ne olursa işte anlat ki anlamlansın dünyam. Sarayım geçmişte kalmışların yaralarını. Sensiz geçen günlerin acısını çıkarayım zaman inat.
Susuzluğum dinsin sana kana kana sende olayım.
Nispet edeyim susturayım etrafımdakileri görsünler bizi. Bilsinler artık İMKANSIZ diye bir şey olmadığını.
Bana bir masal anlat bugün. Figüranları olup savrulmayalım oradan oraya. Saat on ikide bal kabağına dönüşmesin elimizdekiler. Hain planlar kurulmasın etrafımızda. Başrolde biz olalım. Bizi anlatsın harf harf hece hece . Biz olalım bütün ögeleri. Bize çıksın bütün yollar.
Biz bir masal olalım bizi okusun zaman.
Ankara Konya arasında bizi kazıklamaya çalısan lokantacı sayesinde tüm gezide pek lokantaya ugramadık
sonra havanın sogumasıyla giyinmek için bir benzinlige girdiğimize ankaranın 21 lik delikanlısı has adam gibi adam gibi adam olan ankara endurocularından uzun aykut görüp geliyor onlarda nevsehır kampına gitmişlerdi biz ilkerin mazot olayından yetişemedik onlara
herkes robokop oluyor bir anda hava soguk
Yoldaki molalar aşırı keyifli ve eglenceli herkesin keyfi yerinde
O Kadarki motordan inmeden abur cuburları mideye indirip eglenip dişlerimi fırçalayıp yola devam edebiliyorum
Konyaaa....
Konyadaki topragım ve motorsiklet dostu veysel hocamla hasret gideriyoruz . baba ogul gönlü geniş insanlar bayramda görüşmek üzere
KONYA Alaaddin TEPESİ zamanında padişahın konya oyasını izlemek için yaptırdıgı yıgma bir tepe ve aynı zmanda konyanın merkezi ve dünyanın en buyuk kavsagını olusturan bir tepe
SÜKÜRLERRRRR OLSUNNNNNN
abdest alma yeri seyyar yakaladın yakaladın yoksa abdestsiz kılacan
Mevlanayı anlatmıyorum bile herkesin kendine has bir düsüncesi ve yorumu vardır ama gidilip görülmeli heleki müzedeki sakalı serif koklanmalı
bizim müzisyen çalgılardan hırsını alamamış vermiş tektekeri
Konyadan Ayrılma Vakti... oguza veyssel hocama ve sercana gulen yüzleri için teşekkürler
Hayatın en güzel anı her şeyden vazgeçtiğiniz zaman sizi hayata bağlayan biri olduğunu düşündüğünüz andır.
En uzun yolculuklar bir adımla başlar. Gerçek sevgiler ise küçük bir tebessümle başlar.
Hedef Manavgat...
Dostlar ırmak gibidir; kiminin suyu az kiminin çok...kiminde ellerin ıslanır yalnızca kiminde ruhun yıkanır boydan boya.
HEDEF manavgat iken yolda tanıştıgımız ali baba bizi sideye çay içmeye götürüyor ama en son ögreniyoruzki götürdügü yer kendi restorantıymış
yiyoruz içiyoruz sohbet ediyoruz ali baba ne kadar ısrar etsekte para almıyor
Karamsar olmak zor değil. Asıl ve zor olan fırtınadan sonra bile gökkuşağı gibi gülümseyebilmektir.
Sidedeki Otelimizin Lobisi
Kucaklamaya kollarının yetmeyeceği bir ağac bir tohumla başlar.
Bir insanın yaşamından değerli bir şeyi yoksa, o insanın yaşamının da değeri yoktur. - Tagore
MUZ ÇİCEGİ
Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar kötüdür. Eflatun
Manavgattan sonra veriyoruz gazı Alanyaya
deamı gelecek...