hayatı yaşamak..

Katılım
11 Tem 2007
Mesajlar
2,824
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Merhaba arkadaşlar,

Geçen gün iş için yine şehir dışına çıktığımda bazı şeyleri tekrar farkettim.
Bunlardan birisi de yaşamayı unutmaya başladığım, başladığımızdı.. Millet olarak yaşama kültürümüz gelişmemişti yada unutmuştuk birçok şeyi..

Birçoğumuz motosiklet kullanıyoruz. Aslında bu; toplumun geri kalan kısmına nazaran, kendi kurallarımızı biraz olsun koyabildiğimizi, biraz daha cesaretli olduğumuzu, istediklerimizin peşinden gidebilecek yeteneğe sahip olduğumuzun da bir göstergesi diye düşünüyorum. (Şimdi burada bu adam ne yazmış ne demek istiyor ne saçmalamış böyle diye düşünmeye başladıysanız biraz dişinizi sıkın :) ve okuyun)

Kendimce oldukça stresli ve yorucu gelen bir işim var. Ailemle sürekli tartışırım doğrularımızın çakışması yüzünden.

Hal böyleyken, iş yerinde aşırı ciddiyet ve asık bir surat, sabah uyanınca asık bir surat, yorulunca asıklaşan surat, acıkınca asıklaşan bir surat, uykum gelince asıklaşan bir surat, insanların davranışlarını dert etmem ile yine asıklaşan bir suratla günlerimi geçiriyorum. Tahmin ediyorum ki bir çoğumuz öyle.. Geçen gün bir otelde insanların sabahın köründeki kahkahaları ile uyanınca, kahvaltıda tüm o neşeli masaları görünce tekrar hatırladım bazı şeyleri..

Halbuki bakıyorsun dünyanın diğer milletlerinden insanlara.. Sabah kalkınca kahkaha atıyorlar, kahvaltılarını neşe içinde yapıyorlar çünki yaşamaktan keyif alıyorlar. Bir yeni güne daha başlayabildikleri için mutluluk içindeler.. Dolayısı ile gün içinde de gülüp eğleniyorlar, düşünüyorlar, okuyorlar, dinliyorlar, öğreniyorlar.. ve bunların hepsini yine keyif alarak yapıyorlar..

Biz yaşamaktan keyif almayı unutmuşuz. kendimizce edindiğimiz hobilerle yetinmeye çalışıyoruz. kimimiz için motosiklet, kimimiz için balık tutmak bu, kimimiz için dizi izlemek, kimimiz için kahvede oyun oynamak, kimimiz için futbol.. Ama hepsi bu..

Diğer insanlar hayatlarını günden güne geliştirirken biz millet olarak günden güne daraltıyoruz, kendimizi hayali bir kutu içine hapsediyoruz. zihnimize kilit vuruyoruz..

Basit bir örnek olacak ama. bir türk bir de ingilizi düşünelim. ikisi de sigara içiyor. türk oturduğu yerde, yürürken, gezerken, içki içerken, yatak odasında kısacası her yerde içmeye devam eder. ama bir ingiliz yürürken asla içmez. belki ayakta bir yerde dikilirken içer ama hepsi bu.. zararlıdır sigara bilir, yürürken içerse çok daha zararlı olacağını bildiğinden sabreder hemen yakmaz. bunu sigara tuttuğum biri söylemişti bana. yürürken içmem diye.

Ben bu kanıya ilk vardığım zaman gülümsemeye alıştırmıştım kendimi. Ama zamanla gülümseme ile asık surat arasında gidip gelmeye başladı yüzüm. Artık gülümsediğim vakit oldukça azaldı. Sabahları artık yapmam gerekenleri düşünerek yataktan kalmak yerine, sadece bir güne daha başlama izni verdiği için tanrıya şükredip, keyif almaya çalışacağım. Sizde asık surata veda etmenin bir yolunu bulun. Biz mutlu olmayı hakeden bir milletiz. Dünyanın en güçlü devletlerini devirip özgürce yaşama hakkını kazandık. Onlardan çok daha mutlu olmak hakkımız. Yanılıyor muyum?
 
Son düzenleme:
Katılım
27 Ara 2005
Mesajlar
5,149
Hayatı sadece bir oyun olarak düşününce bütün gün gülebiliyorum. Çalıştığım dergiyi "Magazine Tycoon" olarak düşünüyorum, okulu "Sims University" olarak, trafikte gezerken de zaman zaman "GTA San Andreas" havasına giriyorum, bir gün elime roketatar geçerse sakat olacak ama :p
 

asm

Katılım
3 Şub 2007
Mesajlar
2,665
Önceden tarlasını iyi eken veya tarlasını ekenin hasadını çalan(!) iyi ürün topluyor sonrasında.
Çalanlardan olanlarda gerçi bunu bir türlü ödüyor (zevkü sefanın sonu aynı seyirde ilerlemiyor tabi)


Gelir,iş durumuna göre herkesin bir sıkıntısı oluyor. Hayat eminimki herkes için zor geçiyor.

Bizim milletimiz için daha zor geçiyor diyebilir miyiz? Avrupa'ya,Amerika'ya bakarsak diyebiliriz tabi. Bizden daha geri(sömürülen) ülkelere bakarsak "çok şükür" deriz kuvvetle muhtemel.


İnsanın sevdiği işte çalışması,çevresi vs. bu hayatı sırtlamada çok önemli.

Kendimize ayırabileceğimiz vakitlerimiz kısıtlı bile olsa bunları iyi değerlendirmek lazım. Gün boyu çalışıpta gece sabaha kadar barda,pavyonda eğlenen insanları anlayamıyorum mesela! (ailesine o vaktin yüzde 1'ini bile ayırmayıp sonrada bunalıma giren bilmem ne kadar insan var.)
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst