- Katılım
- 11 Mar 2012
- Mesajlar
- 1,572
- Konu Yazar
- #1
Selam olsun ! tüm dostlara, bu seneki yıllık iznimi ailemle karadenizde arabamla gezerek başladım , karadeniz tatilinden dönüşte ise, motorumla kamplı bir gezi planlamıştım ,ama bu gezi daha önce görmediğim bir yer olmalıydı,
Kurban bayramının da yaklaşmasıyla zamanda daralmıştı,03.09.2016 cumartesi günü sabah başlayıp 3 gündüz 2 de gece olmak üzere kısada olsa bir kamplı gezi planı yaptım,
İstikamet ABANT GÖLÜ , ve yola çıktık, planladığımız rota da bazı yollarda yol çalışması sebebiyle, bazı yolları tamamen kapatmışlardı ,ister istemez rotamızı değiştirmek zorunda kaldık, çoğul konuşuyorum çünkü artçım ile beraber çıkmıştık bu yola, işte rotamız ve gezi fotoları

Rotamızın harita üzerindeki fotosu

Aslında daha erken yola çıkacaktık ama sabah hava biraz soğuktu


Sündiken dağlarına (hekimdağ geçidi ) geldiğimizde artçım İSMAİL ( kendisi kayın biraderimin oğlu olur) üşümüş ve içlik giymeye karar vermişti,




Nasıl olsa bu sefer tiripot kullanmaya pek ihtiyaç yok, hazırda fotoğrafçım var nede olsa,

Zirveden bir bakış sabahın ilk saatlerinde,



Motorumun çantalarıyla yüklü vaziyeti de baya güzelmiş



Burada ihtiyaç molası veriyoruz,


Abanta giden yollar kapalı olunca, birde bolunun seben ilçesi üzerinden gitmeye karar veriyoruz

İlçeye vardığımızda yolun zivtli olduğunu ve yol çalışması olduğunu öğreniyoruz , maalesef nallıhan yol ayrımından seben ilçesine kadar geldiğimiz yolu gerigeliyoruz

Nallıhan yol ayrımına geldiğimizde biraz mola veriyoruz ( yolların kapalı olması biraz moralimizi bozuyor) ama yola devam ediyoruz


Vayyy arkadaş burada da yol çalışması var ( ankara Nallıhan ile göynük arası yolu)

Toza bak tozaaaa ! yanımızda bir araç geçse tozu dumana katıyor ( tozu dumana katmak deyimi bu olsa gerek)

Nihayet göynüke gelebildik

Başlıyoruz daha önce hiç görmediğim göynükü gezmeye , AKŞEMSETTİN HZ. lerinin türbesi ve göynük evleri





ABANT GÖLÜ yolundayız,ama buraya çok DİKKAT ARKADAŞLAR ,yola mıcır asfalt çalışması yapmışlar çok tehlikeli ve motor yolda geziyor adeta,


Gölün ilk görüntüsü,


Ortamı görünce moralimiz düzeliyor, ortam harika

Biraz araştırma yapıyoruz, önce kamp alanına gidiyoruz oradaki kampçılardan biraz bilgi ediniyoruz, elektirik ve su yokmuş ,bir vatandaşın telkini ile çadırımızı kamp alanının dışına piknikçilerin biraz uzağına tuvalet ve çeşmeye yakın bir yere kuruyoruz,hiç kimse bir şey demiyor ,daha sonra etrafa baktıkça isteyen istediği yere çadır kuruyordu,

Kamp ateşini yakıyor ve keyifli saatlerin başladığını görmek güzel oluyor,




Karnimiz acıktı ve yemek zamanı,



Galiba gece uzun olacak, hava soğumaya başladı, ateşi seyretmek bir başka güzeldi,


Çadırın kapısından ABANT GÖLÜ manzarasıyla uyanmak harika bir duygu idi,


Güneş doğdu ve kahvaltı hazırlığına başlıyorum, önce ateşi yakıyorum

Çayda hazır

İşte kahvaltıda hazır (afiyet olsun bize)

Gölün çevresini gezmeye başlıyoruz, muhteşem bir manzara, gölü bu kadar temiz bulacağım aklıma gelmezdi, pırıl pırıl bir gölet,

Nilüfer yaprakları ayrı bir güzellik katıyor buraya,




Tozlu yollar ne hale getirmiş motorumu, neyse hepsi 2 tl ye bakıyor, bir benzinlikte yıkar geçerim,



Abant gölü nün en meşhur fotoğrafının çeildiği yerde, bizde bir hatıra fotoğrafı çekiyoruz






ABANT GÖLÜNden son fotoğraftı, buradan ayrılıyoruz bu sefer istikametimizi SÜNNET GÖLÜ ne çeviriyoruz,



Abant gölü faytoncularına soruyoruz sünnet gölüne gidilecek başka yol var mı diye, (malum geldiğimiz yolda yeni mıcır asfalt çalışması vardı) bize tarif edilen yoldan , yani taşkesti beldesine doğru sürüyoruz motoru,






Güzel bir yol ve manzarayla karşılaşıyoruz ,şu sıralar abant gölüne gideceklere duyrulur bu yoldan gidin abant gölüne,




Muhteşem bir manzara eşliğinde ilerliyoruz , hız kesinlikle yok



Akan çeşmenin güzelliğine bakarmısınız, muhteşem bir güzellik, yaptıranda ALLAH RAZI OLSUN !


Burada her şey var, muşmula da var, fındıkta var, insanın bunları doğadan toplaması gerçekten güzeldi



Manzaranın tadına vara vara yola devam ediyoruz




SÜNNET GÖLÜNE geliyoruz

Kamp yerimizi görevliden öğreniyoruz, ve kamp ateşi için civardan kurumuş odun topluyoruz

Burası abant gölü gibi değil, tamam burasıda doğal bir göl ama sanki bir baraj göletini andırıyor

Sözüm ona doğaya hizmet etmişler ama kuşlara yuva yapacağız derken kos koca çam ağaçlarına çakmışlar çivileri


Ortam bu arkadaşlar

Başka motorcu arkadaşlarda gelmiş buralara


Karnımız zil çalmaya başlayınca, çadırı kurmadan yemeğe başlıyoruz

Sağ olsun güvenlik görevlisi de bize bir mangal verdi, yer ateşi yakma zorunda kalmadık

İşte akşam yemeğimiz


Çadırı kurunca akşam çayına başlıyoruz, eee başka işimiz yok, yeme içme işleri işte


Odun ateşinde ÇAYYYY , hakikaten çok güzel vakit geçiriyoruz,



Gün batımında sünnet gölü

Ve başlıyorum çevreyi gezmeye, ormanın derinliklerine doğru , burada farklı olan şey hissedilir derecede çam kokusu var,


Böğürtlenlere denk geliyorum, tamda olmuş vaziyetdeler


Ormanda tavşana denk geleceğim hiç aklıma gelmezdi (şaka şaka oradaki otelin beslediği bir tavşandı)

Kamplı gezimiz sona erdi , gezerek dönüş başladı, sırasıyla göynük , taraklı, Gölpazarı, vezirhan, bilecik ve Eskişehir olacak,

Mudurnu, göynük arası burada da yol çalışması vardı,

Taraklıya geliyoruz ve ilçeyi geziyoruz





Orman yolundan gölpazarına doğru yol alıyoruz





Vay be , lastiğin her yerini kullanmışım


Göl pazarına geliyoruz, çay molası veriyoruz, ilçenin sakinlerinden HÜSEYİN amca hoşgeldiniz yolculuk nereye diye soruyor ve başlıyor muhabbete,
- Yaş kaç hüseyin amca diyorum 40 diyor,ve hemen anlıyorum hüseyin amca 80 yaşında ,yalnızlıktan yakınıyor, hanımı rahmetli olmuş yıllar önce, tekrar evlenememişte anlaşılan
Çayımızı içiyoruz ve bize müsaade HÜSEYİN amca diyoruz ısrarla bir çay daha için diyor bizlere, yurdum insanı işte çok samimi bir dostluk işte, bize çay parası bile verdirtmiyor, selam olsun HÜSEYİN dedeme,

Anız yakacağız derken, ormanı yakmış hergelenin birisi

Vay be, yola bak yola




Dağ yolları, tüneller ,derken Bileciğe gelmişiz


Eskişehire geldik , baya iyi gezdik be

Ve beni bu yolun sonunda oğlum karşılıyor


Gezi bitti,550 km yol yaptım ,kazasız belasız eve döndüm bu gezide artçım olan İSMAİLe de teşekkür ederim, kamp yaptığımız yerlerde o kadar yol gitmeme ve yorulmama rağmen kendimi çok dinç hissetim, eve geldiğimin ertesi sabahı ise uyanmakta biraz zorlandım, demek ki bol oksijen iyi geliyor insana , tüm dostlara selam ederim, saygılar
gif upload
---------- Mesajlar birleştirildi - 21:40 ---------- bir önceki mesaj zamanı 00:04 ----------
güzel bir gezi oldu,ismail kardeşime teşekkürler
Kurban bayramının da yaklaşmasıyla zamanda daralmıştı,03.09.2016 cumartesi günü sabah başlayıp 3 gündüz 2 de gece olmak üzere kısada olsa bir kamplı gezi planı yaptım,
İstikamet ABANT GÖLÜ , ve yola çıktık, planladığımız rota da bazı yollarda yol çalışması sebebiyle, bazı yolları tamamen kapatmışlardı ,ister istemez rotamızı değiştirmek zorunda kaldık, çoğul konuşuyorum çünkü artçım ile beraber çıkmıştık bu yola, işte rotamız ve gezi fotoları

Rotamızın harita üzerindeki fotosu

Aslında daha erken yola çıkacaktık ama sabah hava biraz soğuktu


Sündiken dağlarına (hekimdağ geçidi ) geldiğimizde artçım İSMAİL ( kendisi kayın biraderimin oğlu olur) üşümüş ve içlik giymeye karar vermişti,




Nasıl olsa bu sefer tiripot kullanmaya pek ihtiyaç yok, hazırda fotoğrafçım var nede olsa,

Zirveden bir bakış sabahın ilk saatlerinde,



Motorumun çantalarıyla yüklü vaziyeti de baya güzelmiş



Burada ihtiyaç molası veriyoruz,


Abanta giden yollar kapalı olunca, birde bolunun seben ilçesi üzerinden gitmeye karar veriyoruz

İlçeye vardığımızda yolun zivtli olduğunu ve yol çalışması olduğunu öğreniyoruz , maalesef nallıhan yol ayrımından seben ilçesine kadar geldiğimiz yolu gerigeliyoruz

Nallıhan yol ayrımına geldiğimizde biraz mola veriyoruz ( yolların kapalı olması biraz moralimizi bozuyor) ama yola devam ediyoruz


Vayyy arkadaş burada da yol çalışması var ( ankara Nallıhan ile göynük arası yolu)

Toza bak tozaaaa ! yanımızda bir araç geçse tozu dumana katıyor ( tozu dumana katmak deyimi bu olsa gerek)

Nihayet göynüke gelebildik

Başlıyoruz daha önce hiç görmediğim göynükü gezmeye , AKŞEMSETTİN HZ. lerinin türbesi ve göynük evleri





ABANT GÖLÜ yolundayız,ama buraya çok DİKKAT ARKADAŞLAR ,yola mıcır asfalt çalışması yapmışlar çok tehlikeli ve motor yolda geziyor adeta,


Gölün ilk görüntüsü,


Ortamı görünce moralimiz düzeliyor, ortam harika

Biraz araştırma yapıyoruz, önce kamp alanına gidiyoruz oradaki kampçılardan biraz bilgi ediniyoruz, elektirik ve su yokmuş ,bir vatandaşın telkini ile çadırımızı kamp alanının dışına piknikçilerin biraz uzağına tuvalet ve çeşmeye yakın bir yere kuruyoruz,hiç kimse bir şey demiyor ,daha sonra etrafa baktıkça isteyen istediği yere çadır kuruyordu,

Kamp ateşini yakıyor ve keyifli saatlerin başladığını görmek güzel oluyor,




Karnimiz acıktı ve yemek zamanı,



Galiba gece uzun olacak, hava soğumaya başladı, ateşi seyretmek bir başka güzeldi,


Çadırın kapısından ABANT GÖLÜ manzarasıyla uyanmak harika bir duygu idi,


Güneş doğdu ve kahvaltı hazırlığına başlıyorum, önce ateşi yakıyorum

Çayda hazır

İşte kahvaltıda hazır (afiyet olsun bize)

Gölün çevresini gezmeye başlıyoruz, muhteşem bir manzara, gölü bu kadar temiz bulacağım aklıma gelmezdi, pırıl pırıl bir gölet,

Nilüfer yaprakları ayrı bir güzellik katıyor buraya,




Tozlu yollar ne hale getirmiş motorumu, neyse hepsi 2 tl ye bakıyor, bir benzinlikte yıkar geçerim,



Abant gölü nün en meşhur fotoğrafının çeildiği yerde, bizde bir hatıra fotoğrafı çekiyoruz






ABANT GÖLÜNden son fotoğraftı, buradan ayrılıyoruz bu sefer istikametimizi SÜNNET GÖLÜ ne çeviriyoruz,



Abant gölü faytoncularına soruyoruz sünnet gölüne gidilecek başka yol var mı diye, (malum geldiğimiz yolda yeni mıcır asfalt çalışması vardı) bize tarif edilen yoldan , yani taşkesti beldesine doğru sürüyoruz motoru,






Güzel bir yol ve manzarayla karşılaşıyoruz ,şu sıralar abant gölüne gideceklere duyrulur bu yoldan gidin abant gölüne,




Muhteşem bir manzara eşliğinde ilerliyoruz , hız kesinlikle yok



Akan çeşmenin güzelliğine bakarmısınız, muhteşem bir güzellik, yaptıranda ALLAH RAZI OLSUN !


Burada her şey var, muşmula da var, fındıkta var, insanın bunları doğadan toplaması gerçekten güzeldi



Manzaranın tadına vara vara yola devam ediyoruz




SÜNNET GÖLÜNE geliyoruz

Kamp yerimizi görevliden öğreniyoruz, ve kamp ateşi için civardan kurumuş odun topluyoruz

Burası abant gölü gibi değil, tamam burasıda doğal bir göl ama sanki bir baraj göletini andırıyor

Sözüm ona doğaya hizmet etmişler ama kuşlara yuva yapacağız derken kos koca çam ağaçlarına çakmışlar çivileri


Ortam bu arkadaşlar

Başka motorcu arkadaşlarda gelmiş buralara


Karnımız zil çalmaya başlayınca, çadırı kurmadan yemeğe başlıyoruz

Sağ olsun güvenlik görevlisi de bize bir mangal verdi, yer ateşi yakma zorunda kalmadık

İşte akşam yemeğimiz


Çadırı kurunca akşam çayına başlıyoruz, eee başka işimiz yok, yeme içme işleri işte


Odun ateşinde ÇAYYYY , hakikaten çok güzel vakit geçiriyoruz,



Gün batımında sünnet gölü

Ve başlıyorum çevreyi gezmeye, ormanın derinliklerine doğru , burada farklı olan şey hissedilir derecede çam kokusu var,


Böğürtlenlere denk geliyorum, tamda olmuş vaziyetdeler


Ormanda tavşana denk geleceğim hiç aklıma gelmezdi (şaka şaka oradaki otelin beslediği bir tavşandı)

Kamplı gezimiz sona erdi , gezerek dönüş başladı, sırasıyla göynük , taraklı, Gölpazarı, vezirhan, bilecik ve Eskişehir olacak,

Mudurnu, göynük arası burada da yol çalışması vardı,

Taraklıya geliyoruz ve ilçeyi geziyoruz





Orman yolundan gölpazarına doğru yol alıyoruz





Vay be , lastiğin her yerini kullanmışım


Göl pazarına geliyoruz, çay molası veriyoruz, ilçenin sakinlerinden HÜSEYİN amca hoşgeldiniz yolculuk nereye diye soruyor ve başlıyor muhabbete,
- Yaş kaç hüseyin amca diyorum 40 diyor,ve hemen anlıyorum hüseyin amca 80 yaşında ,yalnızlıktan yakınıyor, hanımı rahmetli olmuş yıllar önce, tekrar evlenememişte anlaşılan
Çayımızı içiyoruz ve bize müsaade HÜSEYİN amca diyoruz ısrarla bir çay daha için diyor bizlere, yurdum insanı işte çok samimi bir dostluk işte, bize çay parası bile verdirtmiyor, selam olsun HÜSEYİN dedeme,

Anız yakacağız derken, ormanı yakmış hergelenin birisi

Vay be, yola bak yola




Dağ yolları, tüneller ,derken Bileciğe gelmişiz


Eskişehire geldik , baya iyi gezdik be

Ve beni bu yolun sonunda oğlum karşılıyor


Gezi bitti,550 km yol yaptım ,kazasız belasız eve döndüm bu gezide artçım olan İSMAİLe de teşekkür ederim, kamp yaptığımız yerlerde o kadar yol gitmeme ve yorulmama rağmen kendimi çok dinç hissetim, eve geldiğimin ertesi sabahı ise uyanmakta biraz zorlandım, demek ki bol oksijen iyi geliyor insana , tüm dostlara selam ederim, saygılar
gif upload
---------- Mesajlar birleştirildi - 21:40 ---------- bir önceki mesaj zamanı 00:04 ----------
güzel bir gezi oldu,ismail kardeşime teşekkürler