- Katılım
- 6 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,547
- Motosikleti
- Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
- Konu Yazar
- #1
Güzel bir kamptı vesselam.
Geçen yıl yaptığımız Ballıöz'de tarihi belirlenen organize bir kamptı.
Serinyol kampımıza il dışından, hatta (bir kişi de olsa) yurt dışından da katılımcımız vardı.
25 Ekim Cuma günü başlayacak kampımıza genelde yaptığım gibi bir gün önce gidip çadırımı kurmak istedim. Perşembe için tek başıma kamp yapacağımı düşünmüştüm.
İşyerimden çıktıktan sonra akşam vakti kamp alanına gittiğimde Tarsus'tan Ahmet'i kamp alanında gördüm. Haberim yoktu, biraz da şaşırmıştım.
Ahmet, kampa ilk gelen kişiydi.

Benim gelmemle birlikte Ahmet çadırını kurmaya girişti.

Ben de giriştim çadırımı kurmaya.

Yani girişmeye çalıştım. Lakin Alanya'dan yarın geleceklerini zannettiğim arkadaşlarımız geldiler.

Keyifli bir şaşkınlık daha yaşadım.

Sevgili Ahmet, Orhan, Murat... 8 arkadaş geldiler.

Yüklenip bir gün önceden gelmişler. Mete ile irtibat kurmuşlar ve Mete'nin eskortluğunda kamp alanına geldiler.





Aamediim, hoşgeldin kardeşim.

Orhan'cım, özlemiştik yahu.

Derken aynı saatlerde İskenderun'dan Ümit ve Mustafa geldiler.

Arkadaşlar vakit kaybetmeden çadırlarını kurmaya başladılar.

Arkadaşlarımız yörenin sakinleri.

Çadırlar tamam gibi.


Mustiii yazıktır. Biliyorum geç oldu ama az bekle, şimdi dürüm söyliicez.

Maksat oyalansın.

Bu arada üç-beş kere kurmaya giriştiğim çadırımı nihayet kurabiliyorum.

Yol tarifi veriyorumdur.

Alanya'dan gelen arkadaşlarımız yeni bir oluşumla kampımıza katıldılar.

Tesis sahibi ile konuştuğumuzda Cuma günü geleceğimizi söylemiştik. Tabii tüm hazırlıkları ona göre yapmışlar. Bundan dolayı Perşembe günü yiyecek bişey yok. Sağolsun arkadaşlar Serinyol'dan dürüm söyleyerek açığı kapattılar.
Dürümler geldi.

Mahrumiyet bölgesine gibiyiz ama gırgır şamata keyifli bir akşam yemeği yiyoruz.



Oooh...Çaylarını da demlemişler, keyifler gıcır.

Mustafa da geldi.




Yemek sonrası nargile keyifi. (Tesiste yemek yok ama nargile var.)


İlerleyen saatlerde Mehmet ve Uğur geldi.


Mehmet'in Ahmet'e bir hediyesi var.


Çayın tadına bakalım di mi Ahmet'im..!

Tek başıma kamp yapmayı beklerken kendiliğinden oluşan keyifli bir dost meclisi.


Keyifle devam eden sohbet faslından sonra,


Mehmet'le Uğur müsaade istiyorlar.

Geç saatler...
Arkadaşımız Kerim Alanya'dan. Grubu kaçırınca 100 cc. Cup motosikletine eşyalarını yükleyip basmış gelmiş.

Kerim için çadır yeri bakıyoruz.
Vakit geç oldu. Yatmalı.

Ertesi sabah işyerimdeki işleri toparlamak üzere Antakya'ya döndüm. Akşamüstü tekrar kamp alanındaydım.
Kamptaki arkadaşlarımız gün boyu Mete'nin mihmandarlığında çevreyi gezmişler.

Motosikletimi çadırımın yanına parkedip kamp alanını dolaşmaya başladım.
Mersin'den dostlarımız gelmişler.

Çok sevindim gördüğüme Aykut'çum.

Mehmet'im, hoşgelmişsiniz.


Telli Ağabey'im, ne iyi ettiniz de geldiniz.

Ceyhan'dan arkadaşlarımız geldiler. Burak bize bir de sürpriz misafir getirmiş.

Finlandiya'lı arkadaşımız Kari...
Yolda Burak'ın peşine takılmış. Burak çat pat işaret diliyle Antakya'ya gittiğini söylemiş. Daha sonra peşine takılıp birlikte geldiğini görünce de seslenmemiş.
Halbuki Kari kampımıza geliyormuş.
Burak ne bilsin Kari'nin arkadaşımız olduğunu, geçen yıl bende bir hafta kaldığını..!
Seni gördüğüme sevindim Kari.


Kari ve Kerim iyi dostlar.
Kerim Avrupa Turuna çıktığında Finlandiya'da çantasını çaldırmış. Kari Kerim'in çırpınışlarını görüp yardımcı olmak istemiş ve başka bir şehirdeki konsolosluğa gitmesine yardımcı olmuş. Dostlukları böyle başlamış.

Kari'nin Harley'i.
Bu durumda kampımıza en uzaktan katılan ünvanı Kari'ye...

Alanya Ekibi turlarından döndü.

İskenderun'dan arkadaşlar...







Kamp ateşimiz...


Nereye asalım ?

Güzel motosiklet.



Sertaç mesaiye başladı.

Ateşimiz de harlandı.


Yavaş yavaş ateşe doğru yaklaşıyoruz.


Pankartımız asılmış.

CBFTR de burada.

Yemeğim gelmiş.

Mehmet Hocam...

Arkadaşımız Antakya'ya giderken Sertaç'la karşılaşmış. Sertaç kampımız olduğunu söyleyip arkadaşı davet etmiş.

Kuzen, hoşgeldin.


Aykut mangal başında. Akşam yemeği hazırlığı başlamış.

Enfes görünüyorlar.

Minikler yemek bekliyor.



Tadına bakarız.

Hakan'ım, hoşgeldin.



Ali'ler de geldi. (Sertaç-Ali pişti olmuşlar.)


Arkadaşlarımız peşpeşe geliyorlar.



Kampımızı merak edip gelen arkadaşımızı yolcu ediyoruz.

Ateşbaşından görüntüler...








Şimdi de motosiklet incelemeleri.



Mangal incelemeleri de var.




Üç bacanak sofrada biraradalar.






Gecenin ilerleyen saatlerinde ufaktan çadırlara kaçışlar başladı. Hava oldukça serindi.

Ertesi sabah...
Gezmeye çıkan arkadaşların sesleriyle uyandım. Temiz havada yatmanın, böyle bir ortamda yeni bir güne uyanmanın keyifi bambaşka.
Normalde sabahın köründe kalkan ben, mışıl mışıl uyumuşum.

Ahbap çavuşlar volta atıyor.

Geçen yıl yaptığımız Ballıöz'de tarihi belirlenen organize bir kamptı.
Serinyol kampımıza il dışından, hatta (bir kişi de olsa) yurt dışından da katılımcımız vardı.
25 Ekim Cuma günü başlayacak kampımıza genelde yaptığım gibi bir gün önce gidip çadırımı kurmak istedim. Perşembe için tek başıma kamp yapacağımı düşünmüştüm.
İşyerimden çıktıktan sonra akşam vakti kamp alanına gittiğimde Tarsus'tan Ahmet'i kamp alanında gördüm. Haberim yoktu, biraz da şaşırmıştım.
Ahmet, kampa ilk gelen kişiydi.

Benim gelmemle birlikte Ahmet çadırını kurmaya girişti.

Ben de giriştim çadırımı kurmaya.

Yani girişmeye çalıştım. Lakin Alanya'dan yarın geleceklerini zannettiğim arkadaşlarımız geldiler.

Keyifli bir şaşkınlık daha yaşadım.

Sevgili Ahmet, Orhan, Murat... 8 arkadaş geldiler.

Yüklenip bir gün önceden gelmişler. Mete ile irtibat kurmuşlar ve Mete'nin eskortluğunda kamp alanına geldiler.





Aamediim, hoşgeldin kardeşim.

Orhan'cım, özlemiştik yahu.

Derken aynı saatlerde İskenderun'dan Ümit ve Mustafa geldiler.

Arkadaşlar vakit kaybetmeden çadırlarını kurmaya başladılar.

Arkadaşlarımız yörenin sakinleri.

Çadırlar tamam gibi.


Mustiii yazıktır. Biliyorum geç oldu ama az bekle, şimdi dürüm söyliicez.

Maksat oyalansın.

Bu arada üç-beş kere kurmaya giriştiğim çadırımı nihayet kurabiliyorum.

Yol tarifi veriyorumdur.

Alanya'dan gelen arkadaşlarımız yeni bir oluşumla kampımıza katıldılar.

Tesis sahibi ile konuştuğumuzda Cuma günü geleceğimizi söylemiştik. Tabii tüm hazırlıkları ona göre yapmışlar. Bundan dolayı Perşembe günü yiyecek bişey yok. Sağolsun arkadaşlar Serinyol'dan dürüm söyleyerek açığı kapattılar.
Dürümler geldi.

Mahrumiyet bölgesine gibiyiz ama gırgır şamata keyifli bir akşam yemeği yiyoruz.



Oooh...Çaylarını da demlemişler, keyifler gıcır.

Mustafa da geldi.




Yemek sonrası nargile keyifi. (Tesiste yemek yok ama nargile var.)


İlerleyen saatlerde Mehmet ve Uğur geldi.


Mehmet'in Ahmet'e bir hediyesi var.


Çayın tadına bakalım di mi Ahmet'im..!

Tek başıma kamp yapmayı beklerken kendiliğinden oluşan keyifli bir dost meclisi.


Keyifle devam eden sohbet faslından sonra,


Mehmet'le Uğur müsaade istiyorlar.

Geç saatler...
Arkadaşımız Kerim Alanya'dan. Grubu kaçırınca 100 cc. Cup motosikletine eşyalarını yükleyip basmış gelmiş.

Kerim için çadır yeri bakıyoruz.
Vakit geç oldu. Yatmalı.

Ertesi sabah işyerimdeki işleri toparlamak üzere Antakya'ya döndüm. Akşamüstü tekrar kamp alanındaydım.
Kamptaki arkadaşlarımız gün boyu Mete'nin mihmandarlığında çevreyi gezmişler.

Motosikletimi çadırımın yanına parkedip kamp alanını dolaşmaya başladım.
Mersin'den dostlarımız gelmişler.

Çok sevindim gördüğüme Aykut'çum.

Mehmet'im, hoşgelmişsiniz.


Telli Ağabey'im, ne iyi ettiniz de geldiniz.

Ceyhan'dan arkadaşlarımız geldiler. Burak bize bir de sürpriz misafir getirmiş.

Finlandiya'lı arkadaşımız Kari...
Yolda Burak'ın peşine takılmış. Burak çat pat işaret diliyle Antakya'ya gittiğini söylemiş. Daha sonra peşine takılıp birlikte geldiğini görünce de seslenmemiş.
Halbuki Kari kampımıza geliyormuş.
Burak ne bilsin Kari'nin arkadaşımız olduğunu, geçen yıl bende bir hafta kaldığını..!
Seni gördüğüme sevindim Kari.


Kari ve Kerim iyi dostlar.
Kerim Avrupa Turuna çıktığında Finlandiya'da çantasını çaldırmış. Kari Kerim'in çırpınışlarını görüp yardımcı olmak istemiş ve başka bir şehirdeki konsolosluğa gitmesine yardımcı olmuş. Dostlukları böyle başlamış.

Kari'nin Harley'i.
Bu durumda kampımıza en uzaktan katılan ünvanı Kari'ye...

Alanya Ekibi turlarından döndü.

İskenderun'dan arkadaşlar...







Kamp ateşimiz...


Nereye asalım ?

Güzel motosiklet.



Sertaç mesaiye başladı.

Ateşimiz de harlandı.


Yavaş yavaş ateşe doğru yaklaşıyoruz.


Pankartımız asılmış.

CBFTR de burada.

Yemeğim gelmiş.

Mehmet Hocam...

Arkadaşımız Antakya'ya giderken Sertaç'la karşılaşmış. Sertaç kampımız olduğunu söyleyip arkadaşı davet etmiş.

Kuzen, hoşgeldin.


Aykut mangal başında. Akşam yemeği hazırlığı başlamış.

Enfes görünüyorlar.

Minikler yemek bekliyor.



Tadına bakarız.

Hakan'ım, hoşgeldin.



Ali'ler de geldi. (Sertaç-Ali pişti olmuşlar.)


Arkadaşlarımız peşpeşe geliyorlar.



Kampımızı merak edip gelen arkadaşımızı yolcu ediyoruz.

Ateşbaşından görüntüler...








Şimdi de motosiklet incelemeleri.



Mangal incelemeleri de var.




Üç bacanak sofrada biraradalar.






Gecenin ilerleyen saatlerinde ufaktan çadırlara kaçışlar başladı. Hava oldukça serindi.

Ertesi sabah...
Gezmeye çıkan arkadaşların sesleriyle uyandım. Temiz havada yatmanın, böyle bir ortamda yeni bir güne uyanmanın keyifi bambaşka.
Normalde sabahın köründe kalkan ben, mışıl mışıl uyumuşum.

Ahbap çavuşlar volta atıyor.











































































































































































































































































































