Kocaeli İl Temsilcisi
- Katılım
- 29 Mar 2011
- Mesajlar
- 4,134
- Konu Yazar
- #1
selam arkadaşlar burada bulunduğum süre zarfında çok değişik konularla karşılaştık yorum yazdık eleştirdik, bazen sinirlendik , belki daha önceleri böyle bir konu açılmıştır bilmiyorum ama gördüğüm kadarıyla tebessüm etmek, gülmek adına bir konuya rastlamadım..
haydi açılışı ben yapıyorum ilk fıkra benden gelsin sizlerde arşivinizi şöyle bir gözden geçirin ve dökülün ortaya hep beraber gülelim
bakalım kimin dağarcığı bu konuda geniş ...:cherry::
şimdi genellleme olarak biz yurdum insanı fıkra dedimmiydi hoooppp belden aşağı kayar muhabbet :cherry: öyle serbest olsa ard arda sıralarım zaten sorun olmaz :cherry::cherry:
aman arkadaşlar bir konu açtım pişman olacağımız fıkraları anlatmayalım ..:cherry:
ilk fıkra benden
adını bilmiyorum (fıkra ):cherry:
amirleri 3 trafik memurunu yanına çağırıp o günkü ceza bütçesinde açık olduğunu görür..
ve 3 memurunu da göreve yollar..
birincisini şehir merkezine, 2 cisini köy çıkış noktasına , üçüncüsünü de kuş uçmaz kervan geçmez bir dağ yoluna ..
birincisi şehir merkezindeki kontrolsüz kavşağı denetler , ve 2 saat içinde payına düşen cezayı kesip merkeze döner...
2 cisinin merkeze dönmesi de öğleyi bulur çünkü şehir merkezindeki gibi araç yoğunluğu yoktur .. üzerine düşen cazayı keser ve merkeze döner...
3 cü memur ise işi daha zordur çünkü dağ yolundan hiç bir vasıta geçmemektedir fakat gereken cezayı kesmeden açığını kapatmadanda dönmeyi istemez ve kesin talimat almıştır ..o ceza ya kesilecek , ya kesilecektir,
öğlen olur, ikindi olur , akşam olur, yatsı olur hiç bir şey yok ne gelen var ne giden ,
artık umudu kesmek üzereyken bir bakarki ne görsün gecenin karanlığını iğne gibi delen parlak küçük bir ışık..
yaklaştıkça bir bakarki ak sakallı nur yüzlü bir ihtiyarcık , zaten bunalmış olan memur can havliyle bu nur yüzlü bisikletli ihtiyara
duuuuuurrrrr çeker.. ve aralarında konuşma başlar, polis memuru ilk önce kurnazca bisikletli ihtiyara nasıl eder de ceza keserim hesaplarını kafasında kurarken....
aralarında konuşma başlar..
memur: pompan varmı?
ihtiyar: tabi buyrun
memur: farlarını yak söndür !
ihtiyar: olur beyimmm
memur düşünür bisiklete nasıl ederde, ceza keserim , bakarki ceza kesemeyecek umudu kırılır ve merkeze dönmeye karar verdiği anda , kişisel merakından dolayı yaşlı nur yüzlü ihtiyara sorar ?
be amcacım sen gecenin bu saatinde bu yollarda bisikletle nasıl cesaret edip geliyorsun ?
yaşlı nur yüzlü ihtiyar cevap veirir..
sorma oğul önde allah, arkada peygamber geliyoruz işte ...
birden bire cin fikirli ceza kesememiş memurun gözleri parlar ve
ihtiyara,
hahhhh tamam şimdi açığını yakaladım, demek bisiklete 3 kişi binersin..
deyip cezayı ihtiyara keser....:cherry::rendeer:
haydi açılışı ben yapıyorum ilk fıkra benden gelsin sizlerde arşivinizi şöyle bir gözden geçirin ve dökülün ortaya hep beraber gülelim
bakalım kimin dağarcığı bu konuda geniş ...:cherry::
şimdi genellleme olarak biz yurdum insanı fıkra dedimmiydi hoooppp belden aşağı kayar muhabbet :cherry: öyle serbest olsa ard arda sıralarım zaten sorun olmaz :cherry::cherry:
aman arkadaşlar bir konu açtım pişman olacağımız fıkraları anlatmayalım ..:cherry:
ilk fıkra benden
amirleri 3 trafik memurunu yanına çağırıp o günkü ceza bütçesinde açık olduğunu görür..
ve 3 memurunu da göreve yollar..
birincisini şehir merkezine, 2 cisini köy çıkış noktasına , üçüncüsünü de kuş uçmaz kervan geçmez bir dağ yoluna ..
birincisi şehir merkezindeki kontrolsüz kavşağı denetler , ve 2 saat içinde payına düşen cezayı kesip merkeze döner...
2 cisinin merkeze dönmesi de öğleyi bulur çünkü şehir merkezindeki gibi araç yoğunluğu yoktur .. üzerine düşen cazayı keser ve merkeze döner...
3 cü memur ise işi daha zordur çünkü dağ yolundan hiç bir vasıta geçmemektedir fakat gereken cezayı kesmeden açığını kapatmadanda dönmeyi istemez ve kesin talimat almıştır ..o ceza ya kesilecek , ya kesilecektir,
öğlen olur, ikindi olur , akşam olur, yatsı olur hiç bir şey yok ne gelen var ne giden ,
artık umudu kesmek üzereyken bir bakarki ne görsün gecenin karanlığını iğne gibi delen parlak küçük bir ışık..
yaklaştıkça bir bakarki ak sakallı nur yüzlü bir ihtiyarcık , zaten bunalmış olan memur can havliyle bu nur yüzlü bisikletli ihtiyara
duuuuuurrrrr çeker.. ve aralarında konuşma başlar, polis memuru ilk önce kurnazca bisikletli ihtiyara nasıl eder de ceza keserim hesaplarını kafasında kurarken....
aralarında konuşma başlar..
memur: pompan varmı?
ihtiyar: tabi buyrun
memur: farlarını yak söndür !
ihtiyar: olur beyimmm
memur düşünür bisiklete nasıl ederde, ceza keserim , bakarki ceza kesemeyecek umudu kırılır ve merkeze dönmeye karar verdiği anda , kişisel merakından dolayı yaşlı nur yüzlü ihtiyara sorar ?
be amcacım sen gecenin bu saatinde bu yollarda bisikletle nasıl cesaret edip geliyorsun ?
yaşlı nur yüzlü ihtiyar cevap veirir..
sorma oğul önde allah, arkada peygamber geliyoruz işte ...
birden bire cin fikirli ceza kesememiş memurun gözleri parlar ve
ihtiyara,
hahhhh tamam şimdi açığını yakaladım, demek bisiklete 3 kişi binersin..
deyip cezayı ihtiyara keser....:cherry::rendeer:
Bu Konu MT Site Yönetimi Tarafından Kapatılmıştır.
Forum admin ve yöneticileri kurallara uymayan mesajlari degistirme ve silme hakkina sahiplerdir.