Giresun-Artvin Gezisi

Katılım
23 Mar 2008
Mesajlar
366
Sevgili MT üyeleri,

15 Mayıs Cuma günü sabahın ilk ışıklarıyla şu an ikamet etmekte olduğum Giresun'un Tirebolu ilçesinden, Artvin'in Ardanuç ilçesine doğru yol alacağım.

Gezinin nedeni sırf yolda olmak değil açıkçası :) Çocukluk arkadaşlarımdan birisi Ardanuç'a öğretmen olarak atandı. O da benim gibi Kocaeli/Karamürselli aslen ve Artvin'e atandığını söylediğinde bir gün motorla onu ziyarete gideceğime söz verdim.

Bugün motorumun yağını değiştirdim ve zincir ayarını yaptım. İşin güzel tarafı ilk kez kendi başıma bu işleri yaptım. Bu gibi basit işlemlerde ustalara muhtaç olmamak gerek. Biraz uğraşınca oluyormuş :cat:

Planım şöyle: 15 Mayıs Cuma günü sabahı erkenden yola çıkacağım. Aynı gün Ardanuç'a varıp, arkadaşımda iki gece kaldıktan sonra 17 Mayıs sabahı dönüş yoluna çıkacağım. Günü birlik olmadığı için gezi çok fazla yorucu olmayacak.

Muhakkak biraz fotoğraf çekip gezi sonunda bu başlık altında paylaşacağım.

Tahminime göre toplamda 700-720 km civarı bir mesafe almış olacağım.

Güzergahım Tirebolu'dan itibaren sahil yolundan Hopa'ya kadar devam edecek ve oradan içeriye, Ardanuç'a varacağım. Aynı gün hava kararmadan varmak istiyorum. O nedenle çok fazla oyalanma şansım olmayacak.

Yolculuğu askıya alma olasılığı da var tabi. Eğer şiddetli yağmur olursa gezi iptal olacak.

Ben hazırım zira içim kıpır kıpır :queen: Motorum da hazır ve umarım beni yolda utandırmaz :cat:

Yanıma zincir yağı ve anahtar takımını alıyorum. Tüm ekipmanlarımı giyeceğim elbette :cat:

Sevgiler,
Kâtip.
 
Son düzenleme:
Katılım
26 Kas 2008
Mesajlar
1,468
Yapacağın geziyi kazasız belasız tamamlaman dileğiyle hayırlı yolculuklar..:cat:
 
Katılım
12 Eki 2006
Mesajlar
11,471
Valla Karadeniz boyunca belki Trabzon dan 1-2 arkadasla görüşebilirsin ; dahası sıfır ..
 
Katılım
17 Ocak 2009
Mesajlar
1,141
Motosikleti
Honda Crf250L
Allah yolunu açık etsin, kazasız belasız gezini tamamlarsın inşallah..
hava durumuna baktım cuma günü bulut, diğer günler güneşli gösteriyor..yağmur yok..

gidişte ve dönüşte Vakfıkebir'de bekliyorum:)
 
Süper Moderatör (BBRR)
Katılım
12 Haz 2005
Mesajlar
8,442
700-750 km yol ciddi yoldur ... ortalama hızın 70-80 km/h civarı olur öle oturup çay içecek birileriyle tanışıp muhabbet edecek çok zamanın olmaz inan bana :)her 50-100 km arası illa bi 15-20 dakka durma ihtiyacı oluyo işte bu aralarda denk getirirsen olur.. oda ancak seni yolda beklerlerse olur .. senin şehre girip adres arama lüksün yok çünki ... 2 saat mola 10 saatte yol sürse toplamda 12 saat ... yola sabah namazıyla çıktığını düşünürsen ve batıya doğru gideceğinide hesaba katarsak karanlığa kalırsın ..

yolda yağmur yeme olasılığın çok ... farını hep açık tut.. yanına ilaki yedek kuru bişiler al ... kesin yağmurluk bulundur yanında .. o su geçirmez denen motorcu montları senikaradeniz sağanağından asla korumaz .. aslında en uygun giyim şöle oluyo o tür yolda

Alta termal içlik ve direk yağmurluğun altı üstüne üşürüm diyosan termalin üstüne bi eşortman altı olur .. isteğe göre dizlik yağmurluğun üstüne takılabilir ...

üste ise yine termal üstlük. üstüne bi polar sweet yeter korumalı mont ve en üste yağmurluğun üstü.. kafaya bi balaklava ve tabiki kask .. eldiven de çok önemli eller donuyo yoksa ... eğer varsa bi sırt çantasına eşyalarını doldur içine sivri ve sana batacak kesecek bişey asla koyma düşebilme ihtimalini hiç unutma ... gideceğin güzergah cenet gibi . yanına kamera al bol resim çek bizde bakalım :)
 
Katılım
29 Mar 2005
Mesajlar
995
Hocam,böyle bir gezide size eşilk isterdim.Ama Mümkün değil,
Hayırlı yolculuklar,
Bir günde varabilecekmisin gerçekten,hemde hava kararmadan bana biraz zor gibi geldi ? Neden miben bugun istanbula gittim ve geldim yaklaşık 250 km. Sabah08.30 çıkış akşam 20.00 eve dönüş .Normalde tei yeni 100 km yi aşan yolculuklar yapmaya başladım.
Benim Motorla(gv 250) ortalam 100-120 km de bir 15-20 dakika mola istiyor .
Motor değil kişi yani.
Yinede yolculuğundaki genel bilgiler yanında buda yazılır mı canım diyeceğin ayrıntıları da okumak isterim sahsen.
Tekrar hayırlı yolculuklar..
Allah kaza bela ve arıza vermesin..
 
Katılım
28 Nis 2009
Mesajlar
1,946
sizin yerinizde olsam bu kadar acele etmezdim aynı gun varcam diye bu aceleniz niyeki keyifli dinlenerek dinc bir sekilde gidin ölede dönün zaten arada cok guzel yerler olduguna emınım gezılcek görülcek...
 
Katılım
23 Mar 2008
Mesajlar
366
Allah yolunu açık etsin, yar vede yardımcın olsun....

Teşekkürler.

Valla Karadeniz boyunca belki Trabzon dan 1-2 arkadasla görüşebilirsin ; dahası sıfır ..

Sağlık olsun :)

Allah yolunu açık etsin, kazasız belasız gezini tamamlarsın inşallah..
hava durumuna baktım cuma günü bulut, diğer günler güneşli gösteriyor..yağmur yok..

gidişte ve dönüşte Vakfıkebir'de bekliyorum:)

Tamamdır en azından bir kere de olsa görüşürüz kesin :)

700-750 km yol ciddi yoldur ... ortalama hızın 70-80 km/h civarı olur öle oturup çay içecek birileriyle tanışıp muhabbet edecek çok zamanın olmaz inan bana :)her 50-100 km arası illa bi 15-20 dakka durma ihtiyacı oluyo işte bu aralarda denk getirirsen olur.. oda ancak seni yolda beklerlerse olur .. senin şehre girip adres arama lüksün yok çünki ... 2 saat mola 10 saatte yol sürse toplamda 12 saat ... yola sabah namazıyla çıktığını düşünürsen ve batıya doğru gideceğinide hesaba katarsak karanlığa kalırsın ..

yolda yağmur yeme olasılığın çok ... farını hep açık tut.. yanına ilaki yedek kuru bişiler al ... kesin yağmurluk bulundur yanında .. o su geçirmez denen motorcu montları senikaradeniz sağanağından asla korumaz .. aslında en uygun giyim şöle oluyo o tür yolda

Alta termal içlik ve direk yağmurluğun altı üstüne üşürüm diyosan termalin üstüne bi eşortman altı olur .. isteğe göre dizlik yağmurluğun üstüne takılabilir ...

üste ise yine termal üstlük. üstüne bi polar sweet yeter korumalı mont ve en üste yağmurluğun üstü.. kafaya bi balaklava ve tabiki kask .. eldiven de çok önemli eller donuyo yoksa ... eğer varsa bi sırt çantasına eşyalarını doldur içine sivri ve sana batacak kesecek bişey asla koyma düşebilme ihtimalini hiç unutma ... gideceğin güzergah cenet gibi . yanına kamera al bol resim çek bizde bakalım :)

Önerilerin için teşekkür ederim. Fakat 700-750 km gidiş-dönüş toplam mesafe. Yani gidişte 350-375 km civarı bir yol bekliyor beni. Pek oyalanmaya fırsatım olmayacak gene de onun farkındayım. Sanırım Vakfıkebir'de Uthec'le tanışmış olmak bile yetecek :) Hem mola vermiş olurum... Aslında sahil yolundan gideceğim için pek fotoğraf çekilecek ortam olmayabilir. Hep aynı gibi gelebilir. Fotoğraf konusunda çok yeteneksizim ama yine de çekeceğim tabi.

Hocam,böyle bir gezide size eşilk isterdim.Ama Mümkün değil,
Hayırlı yolculuklar,
Bir günde varabilecekmisin gerçekten,hemde hava kararmadan bana biraz zor gibi geldi ? Neden miben bugun istanbula gittim ve geldim yaklaşık 250 km. Sabah08.30 çıkış akşam 20.00 eve dönüş .Normalde tei yeni 100 km yi aşan yolculuklar yapmaya başladım.
Benim Motorla(gv 250) ortalam 100-120 km de bir 15-20 dakika mola istiyor .
Motor değil kişi yani.
Yinede yolculuğundaki genel bilgiler yanında buda yazılır mı canım diyeceğin ayrıntıları da okumak isterim sahsen.
Tekrar hayırlı yolculuklar..
Allah kaza bela ve arıza vermesin..

Hele şu işi bir gerçekleştireyim, bütün ayrıntılarıyla yazacağım buraya üşenmeden :cat:

sizin yerinizde olsam bu kadar acele etmezdim aynı gun varcam diye bu aceleniz niyeki keyifli dinlenerek dinc bir sekilde gidin ölede dönün zaten arada cok guzel yerler olduguna emınım gezılcek görülcek...

Haklısın fakat çalışıyorum ve gidiş iki + dönüş iki = dört gün gibi bir zaman dilimini yolda geçirme şansım şu an için yok. Planda tek değişmeyecek şey aynı gün içerisinde 350 km'lik mesafeyi tamamlamak. Çok çekinmiyorum açıkçası -zira geçen ay bir arkadaşla yaptığımız Zigana gezisinde 275 km yol yapmıştık yiye, içe, oyalana oyalana ve eve döndüğümde hava yeni yeni kararıyordu...

Şu motor olmasa bu Karadenizin hiç bir yerini gezesim gelmezdi. Motor sayesinde şimdiden Trabzon'un, Giresun'un ve Gümüşhane'nin bir kısmını görme şansım oldu. Daha en az birkaç yıl daha buralarda olduğumdan gezmedik yer bırakmayacağım diye umuyorum. ::wish::
 
Katılım
23 Mar 2008
Mesajlar
366
Arkadaşlar geziyi sağsalim tamamladım. :) Daha önce de söylediğim gibi Tirebolu'dan Ardanuç'a, 15 Mayıs sabahı saat sekizde yola çıktım. Aşağıdaki siyah renkle belirginleştirmeye çalıştığım güzergahı izledim:

guzergah.jpg


Kilometreyi sıfırladım:

dsc00035b.jpg


Çantaları yerleştirdim :) Soldaki çantaya zincir yağı, camsil, bez ve karayolları atlasını koydum. Hernekadar güzergâh kafamda belirli olsa da verdiğim molalarda incelemek zevkli olur diye aldım atlası. Seyahat çantasına giyeceklerimi -ne de olsa arkadaşıma yatıya gittiğim için pijama da gerekiyordu-, olur da boş zamanım olur ve devam ederim diye bir kitap, diş macunu ve tıraş bıçağını, sağ çantaya ise motor yağı, tamir seti ve maskemi koydum. Hepsinin altında ise atkım var :) Ben bu ince atkıyı boyunluk ya da buff gibi kullanırım bazen :mrgreen:

dsc00036.jpg


dsc00037xrq.jpg


dsc00038z.jpg


Uyanır uyanmaz hiç iştahım olmaz. O nedenle yolda bir tesiste kahvaltı ederim diye düşünmüştüm. Ne de olsa motosiklet tutkunları olarak hepimiz birer yerli turistiz bir nevi. Bu gibi hizmetleri veren yerlere de ufak çaplı katkımız oluyor böylelikle. Trabzon'un Mersin diye bir ilçesinde.. Yoksa köy müydü?? Neyse.. İşte orada "kahvaltı verilir" yazısını gördüğüm gibi durdum ve park ettim motorumu. İlk resmini çekeyim dedim :)

dsc00039g.jpg


Kahvaltımız:

dsc00040n.jpg


O tesisteki arkadaşla uzunca sohbet ettik. Aslında pekçok insanın motosiklete ne kadar da eğilimli olduğunu anlıyorsunuz bu sohbetlerde. Adam motoru satacak olursan bana getir ilkin dedi :) O esnada sahil yolundan bisikletlilerin hızla geçtiğini gördüm. Bisiklet sporuna ilgiliyimdir -çok severim. Görüntüyü yaklaştırarak çekmeye çalıştım; ve inanın abartmadan söylüyorum hızları tahminen 50-60km/s civarı idi. Bir anda gözden kayboldular. Zor çektim resmi :) Ya tesisdeki arkadaşın resmini çekmemiş olmama şaşırıyorum şu anda... :pr:

dsc00041v.jpg


Kahvaltının akabinde şarj olmuş bir vaziyette yola devam ettim. Arkadaşlar sahil yolu neredeyse dümdüz ve her otoyol gibi pek fazla ilginç bir yönü yok. Motor gezilerinde tali yollar her zaman daha çekici oluyor bana göre. Yine de Hopa'a varana kadar iyi kötü bazı fotoğraflar çektim. Rize'nin İyidere ilçesi civarında bir benzin istasyonunda durdum. Maksat benzin almaktan ziyade mola vermekti. Orada da aşağıdaki arkadaşla güzel bir sohbetimiz oldu. O da daha önce dört motor alıp kullanıp satmış. Jawa efsanesinden filan konu açıldı. Çay ikramı filan derken baktım mola uzuyor, dedim kardeş benim yolum uzun ben kaçayım. :cat:

dsc00042q.jpg


Giresun'da her yer fındıktır, Trabzon'un Sürmene ilçesinden itibaren, özellikle Rize'de ise her yer ama her yer çay:

dsc00043s.jpg


Ayrılmadan motoru yine ölümsüzleştiresim geldi :) Kendimi önemsemiyorum bu kadar vallahi.

dsc00044e.jpg


Karadeniz güzel memleket ama böyle çay bahçeleriyle hemhal olmuş bir mekanda koca koca binalar ne kadar da yakışıksız duruyor diye düşünmeden edemiyor insan... :salut:

dsc00045v.jpg


Sahil yolunda ilginç olabilecek pek bir şey yok. Yine de arasıra fotoğraf çekmek zorunda hissettim kendimi. İşte çay fabrikası:

dsc00046w.jpg


Biraz daha ilerledikten sonra boynum çok üşüdü. Atkımı bağlamanın vakti gelmişti artık. Sonra ilerle, ilerle, ilerle, düz git, düz git, düz git, derken Artvin'e yaklaştık. Hopa, Batum, Sarp vs. tabelasında gördüğünüz üzere:

dsc00047x.jpg


dsc00048r.jpg


dsc00049y.jpg


dsc00050l.jpg


dsc00051z.jpg


Sevgili kardeşlerim, asıl güzellik buradan sonra başlıyor. Sahil yolunun yeknesak yapısına tam ters bir güzerâhla, Hopa'dan "içeriye", Borçka yoluna girince karşılaştım. Yol amiyane tabirle kaymak gibiydi ve viraj doluydu, üstelik doğayla içiçe. Hayatımda en çok zevk aldığım yollardan biriydi. Gerçi daha çok zevk aldıklarım da bu yolculuk dahilinde oldu -orası ayrı mesele :cherry: Yol kenarında bu kadar fazla ineğin bir arada bulunduğu başka bir mekân var mıdır merak ediyorum. Bir tanesini çekeyim bari dedim. Ters ters bakınca yaklaşmaya korktum; boynuzu var ne de olsa. Kendim için korkuyorsam neyim maksat motora zarar vermesin :p Vida gibi döne döne yükseliyor yol. Fakat rakım yüksekliğine karşın hava gitgide ısındı. Sahil yolu daha serin oluyor. Dağlara ve yollara bakınız... Harikaydı. Yemişim sahil yolunu. Ben böyle virajlı ve ağaçlı, dereli, inekli, kurbağalı yolları seviyorum.

dsc00052w.jpg


dsc00053d.jpg


dsc00054iji.jpg


dsc00056.jpg


dsc00057.jpg


dsc00058d.jpg


dsc00055m.jpg


dsc00059x.jpg


dsc00060v.jpg


Derken o eşsiz manzara geldi. Derenin sesini duymalıydınız. Fotoğraflar gerçeği olduğu gibi yansıtmak konusunda güdük kalıyor. Orada yarım saat civarı beklemişimdir. Bu arada üçyüz km tamamlandığından zinciri de yağlayayım bari dedim

dsc00061x.jpg


dsc00062hwr.jpg


dsc00063v.jpg


dsc00064s.jpg


Evet yola devam ediyoruz. Fakat kabul etmek gerekir ki Borçka-Artvin arası pek o kadar da "kaymak gibi" değil... Yolda tümseklere ve çıkıntılara takılmamak için cambazlık yaptım biraz açıkçası. Yine de bol virajlı ve zevkli bir yoldu. Bu arada yeşillikler azaldı, çoraklık ve kayalar daha bir belirginleşti -ve Artvin'e vardım. Artvin çok ilginç bir şehir. Yirmidört bin nüfusu var. Şehir bırakın dağın eteklerini, dağın kendisine kurulmuş :) O kırmızımsı yapı ise bana nedense eski Soyvet ülkelerindeki binaları anımsattı. Aklıma Street Fighter oyunundaki Zangief'in evi, arkaplandaki işçiler filan geldi :) Serbest çağrışımın böylesi :mrgreen:

dsc00065ewi.jpg

dsc00066v.jpg

dsc00067t.jpg


Artvin işi hoş fakat ortalıkta Ardanuç tabelası göremiyorum... Şu lisesi o esnada minibüs bekliyordu ve ona Ardanuç bu tarafta mı diye sordum. Onaylamasının hemen ardından "abi beni de bırakıver Ardanuç'a!" dedi. Bırakırım da kask yok bak bir şey olursa olan sana olur, dedim, bir şey olmaz dedi, ama polis ya da jandarma görürse ceza yazar dedim, bir şey demez burada pek motor yok dedi. Aslında bir yandan da içten içe götürmek istedim -o da bir değişiklik yaşamış olur diye. Derken inanılmaz virajlı, rampalı ve yaklaşık kırk kilometrelik bir yolculuktan sonra Ardanuç'a vardık. "Sağol abi" deyip gitmeye kalktı, "bir dakka!" dedim "nereye gidiyorsun? motosiklet.net'e senin de resmini koyacağım". İşte o delikanlı :)

dsc00068.jpg


Bizim kekinin evinin önüne park ettim ve bir fotoğrafımı çekti sağolsun: Sağsalim vardık kısacası...

dsc00505.jpg


- - - - - - - -

Görev: Kekilerin Birinci Karadeniz Buluşması
Tarih: 15 Mayıs 2009, Yer: Ardanuç/Artvin.
Mekân: Ardanuç merkezi ve sahil boyunda bir çay bahçesi
Sorun: Yenilen şiş etin ölümsüzleştirilmesinin unutulmuş olması
Çözüm: İçilen çayın ölümsüzleştirilmesiyle durumun telafi edilmesi

dsc00007i.jpg


dsc00008f.jpg


dsc00009q.jpg


dsc00010x.jpg


Akşam oldu neşelendik biz yine,
Hasret kaldık beraber iki tek içmeye,
Gel Hakancığım gel kekinin gel yine :queen:

Meslektaş olmamız umurumda değil. Çocukluk arkadaşım benim o, o akşam yol yorgunluğu hissetmedim. O kadar özlemişim ki kekiyle muhabbeti. Sağol Hakancığım beni ağırladığın ve sabahleyin o enfes kahvaltıyı hazırladığın için. Yolda olmak, yol yapmak için yol yapmak galiba bana biraz ters. Benim gideceğim yerde bir hedef olmalı. Hakan Van'da olsa yine giderdim. Fakat salt yolda olmak uğruna o kadar yolu tek başıma gitmezdim sanırım...

dsc00011z.jpg


dsc00012w.jpg


dsc00013tkk.jpg


Hain keki beni habersiz çekmiş fanilalı ve pijamalı halimle. Ama o kadar doğal ve ortamı yansıtır bir hâl var ki resimlerde, kendimi birazcık rezil ediyormuş gibi olsam da paylaşmak istedim sizlerle:

dsc00507.jpg


dsc005081.jpg


Gece tahmin edebileceğiniz gibi güzel bir uyku çektik. Ben sızdım yalan yok :wiinkk: Kınamayın a dostlar :) Derin ama kısa sayılabilecek bir uykunun ardından sabahın köründe kendi kendimize uyandık. Hakan'ın evinin penceresinden şu resmi çektim. Ah keki sen nerelere atandın böyle, Türkiye'nin bir ucu, Ardan-uç :p

dsc00014b.jpg


Kahvaltının ardından ne yapsak ne yapsak diye kıvranmaya başladık. Hakan yalnızca bir kilometre uzaklıktaki "Cehennem Deresi Kanyon"undan söz etti. Atlayıp gittik. Arizona'da mıyız, Hakan'ın deyimiyle Jurassic Park'ın film setinde miyiz karar veremedik. Gerçekten etkileyiciydi. Yukarıda önce birkaç karga, ardından şahin mi yoksa atmaca mı olduğuna karar veremediğimiz bir yırtıcıyı gördük. Hayatımda görmediğim tuhaf böcekler vardı. Çok serindi. Dinozor filan demişken yerde bir kemik parçası bulunca paranoya belirtileri başladı bizde ve en iyisi kaçalım buradan deyip motora döndük :cherry:

dsc00064y.jpg


dsc00067c.jpg


dsc00068cpm.jpg


dsc00070b.jpg


dsc00071t.jpg


dsc00072x.jpg


dsc00076e.jpg


dsc00077q.jpg


dsc00078t.jpg


dsc00079t.jpg


dsc00080y.jpg


dsc00075t.jpg


dsc00073m.jpg


dsc00074x.jpg


dsc00087w.jpg


dsc00086x.jpg


dsc00089i.jpg


dsc00088c.jpg


dsc00085c.jpg


dsc00084h.jpg


dsc00083a.jpg


dsc00082ogm.jpg


dsc00081j.jpg


dsc00090o.jpg


dsc00091k.jpg


dsc00522s.jpg


dsc00521z.jpg


dsc00520j.jpg


dsc00518k.jpg


Hakan harika bir resim çekmiş. Kendimi belgesel ekibindeymiş gibi hissettim bu resmi görünce :) Balta girmemiş ormanlarda temkinli bir şekilde yol alan botanik uzmanı Prof. Dr. Hans Nediyonsen. Motor ekipmanları işin otantikliğine gölge düşürüyor -orası ayrı :bounce:

dsc00516f.jpg


İlçe merkezine dönüp çay içtik. Çoruh nehri öyle coşkulu akıyordu ki gürültüden birbirimizin sesini zor duyuyorduk. Ardanuç'un sahil boyu bir nevi bu nehir şeridi. Çayı içerken yüzümde öyle bir ifade belirmiş ki sanki tiksinirmişim gibi -hâlbuki harikaydı çay.

dsc00092t.jpg


dsc00093q.jpg


dsc00523qqq.jpg


dsc00094h.jpg


dsc00095m.jpg


Erken kalkan yol alır vecizesini doğrularcasına saat daha öğlen 12:30'u gösteriyordu. Derken tüm bu gezinin içine minör bir gezi daha eklendi, bir nevi gezi içinde gezi katma fikri Hakan'dan geldi. Atlayıp Şavşat'a gittik. Yol kesinlikle pürüzsüz olmaktan çok uzaktı. Çok farklı bir ilçe. Tamamen rampa üzerine kurulu, yüksekte ve serin, çamlıkları ise muhteşemdi. Orada alabalık yedik fakat herhalde ben yemek öncesinde yemekten başka bir düşünceye odaklanamadığımdan olacak, yine yemeğin resmini çekmeyi unuttum. Olsun biz de o zaman kağıttan kurbağa ve gemi yapar onun resmini koyarız dedik :cherry: Aslında peçete olarak oraya konmuş kağıtlar çok ilginçti, turkuaz renkte ve garip bir his veriyordu elleyince; saydam gibiydi üstelik. Garipsedik yani. Derken eve döndük ve 16 Mayıs 2009 günü böyle etkinlikli bir şekilde tamamlandı. Ayrıca 16 Mayıs benim doğumgünümdür. Evde oturup pasta kesmekten daha güzel oldu bu Şavşat gezisi -orası kesin :cat:

dsc00096v.jpg


dsc00098f.jpg


dsc00099v.jpg


dsc00101f.jpg


dsc00102b.jpg


dsc00103.jpg


dsc00104o.jpg


dsc00105q.jpg


dsc00106t.jpg


dsc00107g.jpg


dsc00108o.jpg


dsc00109i.jpg


dsc00110l.jpg


dsc00111u.jpg


dsc00112.jpg


dsc00113g.jpg


dsc00114o.jpg


dsc00115oak.jpg


dsc00116x.jpg


Tarih: 17 Mayıs 2009 Pazar
Saat: 08:00 suları
Yer: Hakan'ın evinin önü ya da tavşanın suyunun suyu
Görev: Tirebolu'ya dönüş

Sabah erkenden hazırım. Çantalar yerleştirildi. Dönüş daha rahat olacak. Ne de olsa aynı yoldan döneceğim. Artık her şey daha bir tanıdık. :cat:

dsc00118m.jpg

dsc00122w.jpg


O liseli arkadaşı arkamda getirirken işte buralardan geçmiş, fakat geç kalmamak adına durup fotoğraf çekmemiştim. Şuraya bakar mısınız! Bu yollarda kaza yapan birisinin hiç şansı yok. Her yer ya uçurum ya keskin viraj ya nehir... Aman yarabbi.

dsc00123m.jpg


Borçka'da afedersiniz tuvalet molası nedeniyle benzincide duruyorum. Bu arkadaşla ayaküstü bayağı sohbet ettik. Aslında sohbet etmeye çalıştım desem daha doğru olur, çünkü belli ki zihinsel bir sıkıntısı var. Konudan konuya atlıyor, tutarsız şeyler söylüyordu. Peltek olduğu için de dediklerini tam anlamadım doğrusu fakat yine de kanım ısındı adamcağıza. Dedim seni de internete koyacağım dur bir resimini çekeyim abiciğim: :)

dsc00124d.jpg


Hâlâ açım! Hopa'da illa ki güzel bir yer bulurum derken hakikaten şık bir çay bahçesi buldum. Kahvaltı veriyoruz dediler. İçimden neden beyaz peynir yok diye hayıf hayıf hayıflanırken, hesabı ödediğimde kahvaltıyı bol bile verdiklerine ikna oldum. Kahvaltının üstüne ek olarak iki küçük çay daha içtim ve beş lira hesap ödedim.

dsc00125d.jpg


Arkadaşlar Hopa harika bir ilçe. Fotoğraf konusundaki yeteneksizliğimi yine sergilemişim, bu kadar güzel bir yeri bile olduğu gibi yansıtamamışım:

dsc00126z.jpg


dsc00127j.jpg


637 km... Hemen durup zinciri yağlamam gerek: :cat:

dsc00128k.jpg

dsc00129b.jpg


O da nesi? Endurocular da boş durmuyorlar tabi. Bir tanesini yakalayabildim :) Resmi yaklaştırırsanız sürücünün bana baktığını farkedeceksiniz. Kim bu deli demiş olabilir :)

dsc00130b.jpg


Trabzon'a doğru cam siperliğimi tutan bir vida(conta mı yoksa?? karıştırıyorum böyle şeyleri :cherry:) bir baktım ki düştü düşecek. Muhtemelen titreşimden kaynaklanmıştır. Elimle çevire çevire sıktım -olduğu kadar artık. Tirebolu'ya dönünce yaparız, tek derdimiz bu olsun :cat:

dsc00131.jpg


Çay may değil kardeşim.. Feci şekilde soğuk bir içecek arzu ettim dönüşte. Hava aşırı sıcaktı. Bırakın boynuma atkı bağlamayı, montun ne kadar havalandırması varsa açtım. Normalde kolayla aram yoktur fakat o an çok fena canım çekti.

dsc00132n.jpg


Hazır mola vermişken yine motosiklet.net üyesi olan ve Trabzon/Vakfıkebir'de ikamet eden Uthec rumuzlu arkadaşı arayayım dedim. Söz vermiştim yolda muhakkak görüşeceğime. Sağolsun o da beni kırmadı ve Vakfıkebir'de buluştuk. Kafamda yarım saat oturup gitmek vardı, ne de olsa eve varmak istiyordum artık. Fakat motor muhabbeti dallanıp budaklandı tabi :cherry: Telefonda bana aynen şunları söylemişti: "Vakfıkebir'e gelince üstgeçit var onu azıcık geçince iskele var orada bekle." İşte sözünü ettiği yerler :wiinkk:

dsc00133u.jpg


dsc00134k.jpg


Uthec(Alper) kardeşimiz:

dsc00135.jpg


Alper vesilesiyle tanıştığım motor meraklısı başka bir arkadaş: İlyas:

dsc00136.jpg


Kâtip ile Uthec :bounce:

dsc00137s.jpg


- - - - - - - - - -

Şu an motorumun kilometre saati 879'u gösteriyor. Planıma göre 750 km civarı bir yol yapacaktım. Fakat Ardanuç'tayken ertesi gün Şavşat'a gidişimiz daha fazla yol yapmama neden oldu. Yolda kalmadım, herhangi bir sorun yaşamadım. Fiziksel olarak zorlanmayı bekliyordum. Popom ağrıyacak diye beklerken daha çok sırtım ağrıdı, özellikle dönüşte yolun son iki saatinde.

Uzun yolu seven arkadaşlar kesinlikle kulak tıkacı almanızı öneriyorum. Tıkaçlar sayesinde sahil yolu boyunca tek duyduğum tok bir motor sesi ile korna sesleriydi. Fakat Hopa'dan içeriye, doğanın bağrına girince tıkaçları çıkarttım. Salt rüzgar sesinden ziyade doğanın tüm seslerini işitmek bambaşka. Örneğin derenin akışını. Zaten içeriye doğru yol o kadar virajlıydı ki fazla hızlanmanız olanaklı olmuyordu ve bu nedenle çok rüzgar sesi gelmiyordu.

Aslında yazmak istediğim başka konular da vardı fakat insan üç gün boyunca deneyimlediklerini bir anda tüm ayrıntılarıyla anımsayamıyor... :pale:

Hakan yazın Batum'a gitmeyi önerdi. Gürcistan'a geçiş vizesizmiş. Parasal yönden müsait olursam mutlaka gelirim dedim. Bakalım.. Şu an yalnızca temenni boyutundayız. :bounce:

Karadenizde görev yapmaktan mutluluk duyuyorum. Buralara yerleşeceğim sanırım. :cat:

Bu arada bir an önce kaliteli bir fotoğraf makinesi almam gerek. Gördüğünüz tüm resimler cep telefonunun iki megapiksel kamerasıyla çekildi... Kusura bakmayın... :pale:

Sevgiler,
Kâtip. :rendeer:
 
Son düzenleme:
Katılım
25 Eyl 2006
Mesajlar
23
Mükemmel bir gezi olmuş, karadenizin doğası mükemmel fakat hak ettiği ilgiyi görmüyor bence. Bol fotoğraf ve güzel anlatımın sayesinde ben de oralara gitmiş gibi oldum :) Umarım ileride fırsatımız olur ve beraber bu tarz gezilere imza atarız.
 
Katılım
12 Eki 2006
Mesajlar
11,471
Tebrik ederim Katipiim :)

Dedin dedin sonunda gittin geldin :)

Daha cok yol yapar o motor :cherry:
 
Katılım
23 Mar 2008
Mesajlar
366
Mükemmel bir gezi olmuş, karadenizin doğası mükemmel fakat hak ettiği ilgiyi görmüyor bence. Bol fotoğraf ve güzel anlatımın sayesinde ben de oralara gitmiş gibi oldum :) Umarım ileride fırsatımız olur ve beraber bu tarz gezilere imza atarız.

Teşekkür ederim. :rendeer:

Umarım öyle olur. Fakat dediğim gibi sahil yolunda pek bir numara yok. Ama Hopa-Ardanuç arasındaki yolu her motorcu tatmalı diye düşünüyorum :cat:
 
Katılım
28 Şub 2007
Mesajlar
33
çok güzel gezi olmuş. yüreğine ve motosikletine sağlık. (bu aradamotosikletin benimkinin aynısı:cherry::cat: bende 28 mayısta çıkacam böyle uzun bi yolculuğa.)
 
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
1,564
Katip güzel bir gezi yapmışsın,gezilerinin devamını bekleriz sıkılmadan baştan sona inceledim..Paylaştığım için teşekkürler..Anlatımında çok güzel olmuş..:cat::cat:
 
Katılım
23 Mar 2008
Mesajlar
366
çok güzel gezi olmuş. yüreğine ve motosikletine sağlık. (bu aradamotosikletin benimkinin aynısı:cherry::cat: bende 28 mayısta çıkacam böyle uzun bi yolculuğa.)

Sağolasın kardeşim. Yapacağın yolculuğu muhakkak paylaşmanı isteriz. Şimdiden iyi yolculuklar :rendeer:
 
Katılım
28 Şub 2007
Mesajlar
33
Sağolasın kardeşim. Yapacağın yolculuğu muhakkak paylaşmanı isteriz. Şimdiden iyi yolculuklar :rendeer:

şu anda motosikletimin bakımını yapmakla meşgulüm. inşallah gidip geldikten sonra tabiki paylaşım yaparız. bu arada eskişehirden amasyaya gidip gelecem. benim motosikletim alışkın uzun yola ama inşallah sorun çıkarmaz daha önce çıkarmadığı gibi.( seninki gibi. ):cat:
 
Katılım
23 Mar 2008
Mesajlar
366
Katip güzel bir gezi yapmışsın,gezilerinin devamını bekleriz sıkılmadan baştan sona inceledim..Paylaştığım için teşekkürler..Anlatımında çok güzel olmuş..:cat::cat:

Teşekkürler :) Yeter ki gezeyim, hep buraya koyacağım; ama güzel bir fotoğraf makinesi lazım.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst