Nihai Episode, # 9 …. BRP
-----------------------------------
Eveeet, nihayet “Blue Ridge Parkway” – kısaca BRP- ye geldik...
“Ridge” İngizcede “keskin sırt” anlamında. Örneğin bir ev çatısının iki düzleminin birleştiği mahya hattı bir “ridge”.
İşte tam bu tanıma uygun bir hat üstünde kurulmuş BRP.
1000km uzunlugunda bir dağ sırası düşünün, ve tam bu dağ sırasının zirvesinden giden bir yol.
Bu 1000km nin tamamı ulusal tabiat parkı, ve koruma altında.
Ayılar karacalar geyikler vb. bilumum mahlukat mutlu bir hayat sürdürüyor bu uçsuz bucaksız ormanlarda-dağlarda.
Gerçi 1926 larda burada avlanma suretiyle hepsinin kökünü bir kazımışlar ama sonradan akılları başlarına gelmiş.
Şimdi geyik miktarı 30 bin civarında....
Darısı Türkiyenin başına...
Buranın bir başka ilginç özelliği de açık bir botanik parkı olmasında.
Bölgedeki bütün bitki örtüsü özellikle çiçekler ve şifalı bitkiler de koruma altında ve
dokunmak yasak tabiiki. Her yıl baharda yabani bitki festivali düzenleniyor burada…
aslında biz de pek geç kalmamıştık, hala etrafta çok değişik,
kokulu-kokusuz çiçekler yol boyunca bize eşlik etti emsalsiz koku ve renkleriyle…
İşte bu yolun kuzeyde kalan 200km lik kısmını, “Shenandoah Ulusal Parkı”nı katedecektik bugün.
http://donald.hypermart.net/MCRide/May04/MAY04_9_files/BRP.wmv
Su ustteki linki yuklerseniz (2MB) kısa bir video çekimi izleyeceksiniz.
Çekimi kısıtlı imkanlar ve benim fotograf makinemle yaptım,
tank çantasınn üstüne koyup, kimi zaman tek elle idare edip filan iyice bir amatör bir şey oldu,
bu arada motoru da oradan oraya gezdırdım durdum…
ama bütün bunlara rağmen size fotograf ve kelimelerin
veremediği başka şeyler de verebileceğmden eminim bu yolla.
Yol kalitesi mükemmel, zaten para ile girilen ve ticari-ağır trafiğe tamamen kapalı bir yol.
İyice kaba bir zımpara kıvamında pürüzlü her hızda her yatış açısında tutacağından eminim.
Rangerlar izin verse de yanımızda bir çift yedek peg le gitsek,
sürttüre sürttüre bitirsek hepsini rahatlasak ne iyi olur ama hız limiti 35 – 45 mph (55-70kmh)
arasında ve ciddiyetle takip ediliyor.
Mecburen ve aslında biraz da gönüllü olarak sabit bir hıza ayarlayıp doğanın ve
enfes manzaranının sihrine kendiniz bırakıp gidiyorsunuz saatlerce.
Seyahatin bu kısmı hakkında yazabileceğim fazla bir sey yok aslında. Sadece sırıtmaktan
suratınıza ağrılar saplanana kadar zevkle sürüyor,
yol boyunca sıklıkla ayarlanmış manzara-doğa izleme ceplerinden sağı solu seyredip 2 saatlik yolu
6 saatte bitiriyorsunuz.
Yağmur bu yol boyunca etrafımızda dolaştı durdu ama ciddi bir yağışla karşılaşmadık.
Sadece tatlı bir serinlik ve nefis bir orman kokusu sağladı bize sağolsun.
Bu yolda bir enteresan tabela ile de karşılaştık…
Evet “Türk Dağı”… Kimbilir nereden gelmiş bu isim, ben bulamadım doğrusu…
Alttaki haritada bu pasajda geçtiğimiz Shenandough NP ve BRP rotasını, #2 de de Türk Dağı nın olduğu noktayı görüyorsunuz.
O gece Winchesterde kalıp ertesi gün de yola koyulup evimize salimen ulaştık.
Her ne kadar son gün 700km yaptısak da çoğu otoyollarda geçtiğinden seyahatin en
sıkıcı bölümünü oluşturdu.
Yine de bir konaklama noktasında gördüğüm ilginç bir aleti sizle paylaşmadan edemeyeceğim. Iraktan alınıp bir meraklının bahçesine giden bir Amerikan tankı…
Zincir yağlamamanın sonuçlarını görüyorsunuz işte…
Mayına çarpıp yanmış fena halde, şimdi ise bir hatıra eşyası sadece…çirkin bir kağıt ağırlığı…
Evet bu unutulmayacak gezi de böylece motorumun kayıt defterine girmiş,
unutulmayacak geziler listesinde yerini almış oldu.
Yaklaşık 4000km tebessum etmemizi sağlayan tanrıya şükürler olsun…
darısı bütün okurların başına.
Haydi bakalım…yeni maceralara doğru !
28 Haziran 2004, NYC, NY
Reşat “Donald Duck” Arbaş