- Katılım
- 17 May 2009
- Mesajlar
- 4,148
- Motosikleti
- BMW K1200GT , BMW S1000XR M Sport
- Konu Yazar
- #41
Madem başladık bu konuyuda canlandırmak lazım 
Önceki topicte de yazdim.
Motosiklet kullanmak ile otomobil kullanmak birbirinden farkli seylerdir.
Bu nedenle surus kalitesi konusundaki hurafeleri bir kenara birakarak konusmak hayat kurtarir.
Bu topicte bahsedilen seyin özü mecbur kalip frene asilmamakla ilgilidir.
Ya da ben öyle anliyorum.
Yoksa bahsedilen sey frenleri kullanmadan da durabilirsiniz degidir.(ki durabilirsiniz)
Fakat bu olayi fren kullanmak gereksizdir gibi ya da acemi isidir gibi algilayabilecek olan binlerce parlak zekaya sahip bir toplum oldugumuzdan olayi biraz açmak gerek.
Fakat öncelikle su viraj mevzusunu bir toparlamak gerek.
Konu oraya gemis çünkü.
IAM, ROSPA ve hatta CSS viraj konusunda benzer seyleri anlatirlar ama is viraj çizgisine gelince isler degisir.
Geçtigimiz haftalarda Alfa ile ilgili polemikte de bu degisken gerçeklik damgasini vurdu.
bunu anlatmak zor.
Bir asçinin yemek yapmasi gibi.
Tarif ederken bir tutam tuz,bir tutam karabiber diye tarif ediliyor ama hiç bir asçinin tutami digeri ile birbirini tutmuyor.
Dolayisiyla ayni malzemeden yapilan yemeklerin tadi birbirinden farkli oluyor.
Fakat lezzet ayni olmasa da gidilen yol ayni.
Bir kere viraj mevzusunda atiacak belli adimlar var.
Oncelikle viraja dalmadan önce vitestir,gazdir, frendir bütûn islerin halledilmesi lazim.
Ikincisi, bahsedilenin aksine, gazla oynamak gerekiyor.
Viraja giren motor yatar.
Yatan motor yavaslar.
O nedenle hizi sabit tutmak gerekiyor ve bu ancak gazla oynayarak mümkündür.
Tüm ileri sürüs egitimcileri,virajlarda devri yüksek tutmanin gerekliliginden söz eder.
Bunun teorik tartismalari halen surse de mantikli açiklamalari vardir.
Bunlarin disinda frenaj ile ilgili egitim ögelerinin gelisen teknolojiye gore kendilerini bir gözden geçirmeleri ve olgulari yeniden degerlendirmeleri gerçegi gözden uzak tutulmamasi gereken bir konudur.
Ben motosiklete basladigimda janti disaridan sikan ve kampana frenler vardi.
Sonra disk frenler icat oldu.
Simdi Abs var.
Bu üç fren sistemi birbirinden bagimsiz ve farkli kullanim aliskanliklari gerektiren sistemler.
Yine kompresyon olayi da bu konuda yeniden ele alinmasi gereken seylerden biri.
Motor freni olarak da bilinen bazi konular, yeni debriyaj sistemleri ile tarihe gömülmek üzere.
Yani ben motor freni yaparim üzerine kurgulanmis bir sürüs sitili bir kaç yil içerisinde geçerliligini yitirecek.
Tipki bizim limon sikar gibi progresif fren yapin kültümüz gibi.
2017 yiindan itibaren tüm avrupada ABS standart olacak ve biz bundan sonra ABS ile nasil fren yapilir onu konusacagiz.
Yani bu kadar laf salatasindan sonra gelmek istedigim nokta su.
Tek dogru yok ama o dogrulara giden dogru yollar var.
Bu nedenle nitelemelere takilmayip, isin aslini ogrenmek gerekiyor.
Fakat neyi ogrenmeniz gerektigi genel olarak bu forumda yaziabilse de kisisel, olarak gelisiminizin ihtiyaç duydugu nüanslar ancak bir gözetmen esliginde ortaya çikarilabilir.
Siz ileri surus tekniklerini antreman ederek gelistirebilir ama neyi yanlis yaptiginizi asla kendi kendinize ögrenemezsiniz.
O zamanda hangi eksiginizi gelistirmeniz gerektigini de asla bilemeyeceksiniz demektir.
Uffff!!!
Yoruldum.
Devami sonra...![]()
ÖNEMLİ UYARI: Aşağıda anlatılacak olan teknik "İleri Sürüş" sisteminin sadece bir parçasıdır. İleri sürüş teknikleri eksiksiz bir bütün halinde kullanılmadıklarında yarardan çok zarar getirebilirler. Bu nedenle sadece teorik olarak anlatılmaya çalışılan bu tekniği eğitmen gözetimi ve yönlendirmesi dışında lütfen denemeyiniz.
Daha önce açmış olduğum bir konuda "Gazı kullanarak motoru yavaşlatmak" ile ilgili bir iddiada bulunmuştum , şimdi bu konuyu biraz daha derinleştirelim.
Aslında bu konunun İleri Sürüşdeki karşılığı "GAZ HASSASİYETİ" dir.
Sürücüsüne göre çeşit çeşit gaz kullanımı sözkonusudur. Mesela pekçok sürücü sadece iki kademeli olarak gaz kullanır ya tam açık / ya tam kapalı , bazısı sadece düşük devirlerde giderek yakıt ekonomisi yaptığını düşünür.
Özellikle agresif sürücüler bir anda gazı açar hızlanır sonra sert bir fren ile son anda yavaşlar , frene katkı olduğunu düşündüğü için kademeli vites küçültür kompresyon kullandığını zannederken debriyajın ve transmisyon un annelerini gözyaşlarına boğar.
İleri sürüşte durum biraz farklıdır ,
Sürücü motorun devrini , devir saatinin ortasından 1000 devir yukarıdan başlayarak Redline da sonlanan alanda tutar. İstisnasız bütün motorlar için bu alan en efektif devir aralığıdır.
-Motorunuzun bu alanda gaza cevabı maksimumdur (hem yavaşlarken , hem hızlanırken)
Bu devir aralığında gaz üzerinde yapacağınız milimetrik oynamalar dahi motorunuz tarafından anında cevaplanacaktır. Gazı hafifçe açtığınızda atağa geçen makina , gazı milimetrik olarak kıstığınızda sanki arkasından çekiliyormuş gibi yavaşlamaya başlayacak gazı sabitlediğiniz noktaya kadar kararlı olarak süratini düşürüp orada sabitleyecektir.
İleri sürücü sadece gaz üzerindeki ayarlamalar ile süratini istediği seviyeye kolayca çeker.Bu teknik ileri sürüşte fren kullanımının azaltılmasında ciddi katkı sağlamaktadır.
FREN KULLANIMININ AZALTILMASI SADECE GAZ HASSASİYETİ İLE SAĞLANAN BİR DURUM DEĞİLDİR , BU TEKNİK İLERİ SÜRÜŞ SİSTEMİNİN SADECE BİR PARÇASINI OLUŞTURMAKTADIR.
SİSTEM ,
ANCAK BÜTÜN BİLEŞENLERİ İLE EKSİKSİZ UYGULANDIĞINDA FREN KULLANIMI ASGARİ SEVİYEYE İNMEKTEDİR.
COQ nerelerde acep arada görüşüyorduk telefondan , forumada gelmiyor uzun zamandır , konunun içinde görünce merak ettim![]()
Evet ya, o ve horoz avatarıBende özleyince telefonla ariyorum artik. Maalesef foruma ugramiyor , büyük kayip.
Acemi bir soru olacak ama devir saatinin ortası derken redline dahil mi hariç mi hesaplıyoruz? Örneğin pulsar ns 200 9750de redline başlıyor. 12000e kadar gösteriyor panelde. Hangisinin yarısının 1000 fazlası?ÖNEMLİ UYARI: Aşağıda anlatılacak olan teknik "İleri Sürüş" sisteminin sadece bir parçasıdır. İleri sürüş teknikleri eksiksiz bir bütün halinde kullanılmadıklarında yarardan çok zarar getirebilirler. Bu nedenle sadece teorik olarak anlatılmaya çalışılan bu tekniği eğitmen gözetimi ve yönlendirmesi dışında lütfen denemeyiniz.
Daha önce açmış olduğum bir konuda "Gazı kullanarak motoru yavaşlatmak" ile ilgili bir iddiada bulunmuştum , şimdi bu konuyu biraz daha derinleştirelim.
Aslında bu konunun İleri Sürüşdeki karşılığı "GAZ HASSASİYETİ" dir.
Sürücüsüne göre çeşit çeşit gaz kullanımı sözkonusudur. Mesela pekçok sürücü sadece iki kademeli olarak gaz kullanır ya tam açık / ya tam kapalı , bazısı sadece düşük devirlerde giderek yakıt ekonomisi yaptığını düşünür.
Özellikle agresif sürücüler bir anda gazı açar hızlanır sonra sert bir fren ile son anda yavaşlar , frene katkı olduğunu düşündüğü için kademeli vites küçültür kompresyon kullandığını zannederken debriyajın ve transmisyon un annelerini gözyaşlarına boğar.
İleri sürüşte durum biraz farklıdır ,
Sürücü motorun devrini , devir saatinin ortasından 1000 devir yukarıdan başlayarak Redline da sonlanan alanda tutar. İstisnasız bütün motorlar için bu alan en efektif devir aralığıdır.
-Motorunuzun bu alanda gaza cevabı maksimumdur (hem yavaşlarken , hem hızlanırken)
Bu devir aralığında gaz üzerinde yapacağınız milimetrik oynamalar dahi motorunuz tarafından anında cevaplanacaktır. Gazı hafifçe açtığınızda atağa geçen makina , gazı milimetrik olarak kıstığınızda sanki arkasından çekiliyormuş gibi yavaşlamaya başlayacak gazı sabitlediğiniz noktaya kadar kararlı olarak süratini düşürüp orada sabitleyecektir.
İleri sürücü sadece gaz üzerindeki ayarlamalar ile süratini istediği seviyeye kolayca çeker.Bu teknik ileri sürüşte fren kullanımının azaltılmasında ciddi katkı sağlamaktadır.
FREN KULLANIMININ AZALTILMASI SADECE GAZ HASSASİYETİ İLE SAĞLANAN BİR DURUM DEĞİLDİR , BU TEKNİK İLERİ SÜRÜŞ SİSTEMİNİN SADECE BİR PARÇASINI OLUŞTURMAKTADIR.
SİSTEM ,
ANCAK BÜTÜN BİLEŞENLERİ İLE EKSİKSİZ UYGULANDIĞINDA FREN KULLANIMI ASGARİ SEVİYEYE İNMEKTEDİR.
Acemi bir soru olacak ama devir saatinin ortası derken redline dahil mi hariç mi hesaplıyoruz? Örneğin pulsar ns 200 9750de redline başlıyor. 12000e kadar gösteriyor panelde. Hangisinin yarısının 1000 fazlası?
Soru bana değil ama kendi görüşümü yazayım: En güzeli motorunuzun güç/tork grafiğine bakmaktır. Her motorun yüksek tork ve iyi gaz tepkisi verdiği devir aralığı bire-bir tutmayabilir. Yarış modellerinden bozma motosikletlerle cruiser'lar hariç en yüksek tork genelde en yüksek gücün alınabildiği devrin %70'i civarlarında oluyor. Dolayısıyla buradan %10 aşağı %10 yukarısı iyi bir bant olarak kabul edilebilir. Ancak tekrarlıyorum; artık çoğu motosikletin güç/tork grafiği ürün tanıtım sayfalarında bulunuyor + güvenilir kaynaklardan dyno test sonuçlarına da ulaşılabiliyor. Bunlar varken formül falan kullanmaya hiç gerek yok. (Ayrıca zaten motoru kullandığınız zaman nerede nasıl tepki verdiğini öğreniyorsunuz bir süre sonra; yani doğal olarak o bandı kullanırsınız - yeter ki o bilinç olsun...)Acemi bir soru olacak ama devir saatinin ortası derken redline dahil mi hariç mi hesaplıyoruz? Örneğin pulsar ns 200 9750de redline başlıyor. 12000e kadar gösteriyor panelde. Hangisinin yarısının 1000 fazlası?
Heh yazılmış işte...
Sürüs esnasinda devamli ekrana bakmak yerine daha basit bir yöntem de uygulanabilir.
Gazi actiginizdaki hizlanma istegi ile , gazi kapattiginizdaki yavaslama istegi birbirine yakinsa dogru devirlerdesiniz demektir.
Motor cok yüksek devirlerde hizlanmaya isteksizlesirken , cok düsük devirlerde yavaslamaya isteksiz hale gelir.
Önemli olan bu ikisinin dengede oldugu devirlerde kullanmaktir.
Hocam anlamadığım konu yüksek devirlerde hızlanmaya isteksizleşir dediniz. Genelde torkun ve beygir gücünün pik yaptığı nokta yüksek devirlerde. Ns 200 tork 8000de beygir gücü de son nokta olan 9750 de. Ben en yüksek ivmelenmeyi bu devirlerde alırız diye sanıyordum.Redline haric hesaplanir.
Ancak,
Sürüs esnasinda devamli ekrana bakmak yerine daha basit bir yöntem de uygulanabilir.
Gazi actiginizdaki hizlanma istegi ile , gazi kapattiginizdaki yavaslama istegi birbirine yakinsa dogru devirlerdesiniz demektir.
Motor cok yüksek devirlerde hizlanmaya isteksizlesirken , cok düsük devirlerde yavaslamaya isteksiz hale gelir.
Önemli olan bu ikisinin dengede oldugu devirlerde kullanmaktir.
Hocam anlamadığım konu yüksek devirlerde hızlanmaya isteksizleşir dediniz. Genelde torkun ve beygir gücünün pik yaptığı nokta yüksek devirlerde. Ns 200 tork 8000de beygir gücü de son nokta olan 9750 de. Ben en yüksek ivmelenmeyi bu devirlerde alırız diye sanıyordum.