F1 2007 Sezonu

Katılım
3 Ocak 2006
Mesajlar
4,679
Alonso’nun karizmasını takım arkadaşı çizdi

3412519.jpg


Alonso’nun karizmasını takım arkadaşı çizdi Bu sezon Renault’dan McLaren Mercedes’a transfer olan Formula 1’in son şampiyonu Fernando Alonso, Schumacher’in emekli olmasının ardından rahat nefes alacağım derken, ummadığı bir rakiple karşılaştı.

Alonso, Formula 1’de rakiplerinden bile beklemediği darbeyi kendi kalesinin içinden, McLaren Mercedes’ten yedi. Takımın çaylak pilotu Lewis Hamilton sezonun geride kalan dört yarışının ardından takım arkadaşının karizmazını çizdi. Formula 1’in ilk siyahi pilotu olan Hamilton yalnızca takım arkadaşının değil aynı zamanda F1’deki rakiplerinin de kendilerini ön incelemeye almasına neden oldu.

Formula 1 Dünya Şampiyonası’nda 2006 sezonu geride kaldığında belki de derin bir nefes alan pilotların en başında Fernando Alonso yer alıyordu. Takımı Renault ile iki kez arka arkaya şampiyonluğa uzanan Alonso hem şampiyonluğu elde etmesi hem de en büyük rakibi olan Michael Schumacher’in Formula 1 kariyerini sonlandırması ile birlikte 2006 sezonunun son yarışını derin bir rahatlama nefesini içine çekerek tamamladı. Yeni sezonda güçlenen McLaren Mercedes ile yarışacak olması da onun rahatlamasının en önemli nedenlerinden birini oluşturuyordu.

NERDEN BİLSİN HAMILTON’U

Yeni takımı ve Schumacher’in olmadığı bir sezonda Alonso belki de üçüncü şampiyonluğuna çok rahat bir şekilde ulaşacağını düşünüyordu. Elbette onun elinde tuttuğu rakipler listesi de son derece kalabalıktı. Ama geride bıraktığı iki sezonda da var olan rakiplerini rahatlıkla geride bırakmış ve kendisini en çok zorlayan pilot ise emekliye ayrılıp, karısının ve çocuklarının yanına dönmüştü.

Ancak McLaren Mercedes Takımı’na transfer olan Fernando Alonso’nun atladığı en önemli konu herhalde yanı başına bakmak oldu. O herhalde takımın çaylak pilotu Lewis Hamilton’un böyle bir çıkış yapacağını Formula 1 otoritelerinin büyük bir bölümü gibi hiç mi hiç hesaba katmamıştı. Ferrari ve Renault pilotları başta olmak üzere kendisini zaman zaman diğer takım pilotlarının da zorlayabileceğini düşünmüştü. Ama söylediğimiz gibi Alonso rakiplerinden beklediği darbeyi hiç ummadığı bir yer olan kendi kalesinin içinden yani McLaren Mercedes’ten yedi.

Sezonun geride kalan ilk dört yarışını kısaca bir hatırlayacak olursak: Alonso açılış yarışı olan Avustralya’da Kimi Raikkonen’in arkasında kalarak ikinci olurken, takım arkadaşı Hamilton onun hemen arkasında üçüncü sırada finiş gördü. Alonso sezonun ikinci yarışı olan Malezya’yı da kazanarak iddiasını artırdı. Ancak arkasına baktığında ikincilik sırasında yine takım arkadaşını görünce herhalde biraz olsun tereddüt etmeye başladı. Üçüncü yarışta ise Alonso’nun hiç beklemediği başına geldi ve Hamilton ikinci sırada finiş görürken o ise ancak beşincilik sırasında yer bulabildi. Bu sonuç bile onu takım arkadaşıyla birlikte olsa bile liderlik koltuğunda tutmaya yetti. Fakat dördüncü yarış olan İspanya Grand Prix’sinde, üstelik Alonso’nun kendi seyircisi önünde çaylak Hamilton son iki yılın şampiyonunu bir kez daha geride bıraktı. Durum böyle olunca ilk dört yarışın ardından Hamilton 30 puanla Pilotlar Şampiyonası’nın tek başına lideri oldu. Alonso ise takım arkadaşının iki puan arkasında ikinci sırada kaldı. Üstelik Hamilton liderlik kürsüsüne daha hiç birincilik elde etmeden oturdu.

Alonso neler yaptı

Formula 1’in son iki sezonunu elbette İspanyol pilot Alonso damgasını vurdu. 29 Temmuz 1981 İspanya doğumlu olan Fernando Alonso, 2001 yılında Avustralya’da Formula 1 kariyerinin ilk startını aldı. Bugüne kadar 92 yarışta start alan Alonso, 16 birincilik elde etti. 409 puan toplayan Alonso, 40 kez podyuma çıkarken 15 sıralama turu birinciliğinin de sahibi. 2005 sezonunda şampiyon olarak Formula 1 tarihinin en genç şampiyon olan pilotu unvanına sahip olan Alonso aynı başarıyı 2006 sezonunda da tamamladıktan sonra bu başarıları elde ettiği Renault Takımı’na veda ederek McLaren Mercedes’e transfer oldu. Fakat Alonso aynı otomobilleri kullanıyor olmalarına rağmen kariyerinde henüz kendisinin 20’de 1’e kadar bile start almamış olan Hamilton’un gerisinde kaldı.


Peki kim bu Hamilton

Aslında Formula 1’in ilk siyahi pilotu olan Lewis Hamilton’u bizler geçtiğimiz yıl GP2 Şampiyonası’nda duyduk. Sezona adeta ambargo koyan ve son derece efendi bir kişiliğe sahip olan Hamilton geçtiğimiz sezonu GP2’de açık ara lider olarak tamamladı. McLaren Mercedes Takımı tarafından 10 yıl önce keşfedilen ve altyapı da geliştirmeye alınan Hamilton, 7 Ocak 1985’te İngiltere’de dünyaya geldi.1.74 m uzunluğunda ve 64 kg ağırlığında olan Hamilton bekar olduğu için genç kızlarında yeni gözdelerinden olmuş durumda. 1995 yılında karting yarışları ile motorsporları kariyerine start veren Hamilton, bu yarışlarda elde ettiği başarılı sonuçların ardından 2003 yılında Formula Renault İngiltere’nin şampiyonu oldu. 2005 yılında F3 Euroseries şampiyonluğunu elde eden Hamilton, 2006 yılında ise Formula 1’in alt kategorisi olan GP2’nin şampiyonu oldu. Her zaman McLaren Mercedes himayesi altında olan Hamilton, 2006 sezonu sona erdiğinde ise takım yöneticileri tarafından ikinci koltuk emanet edilerek ödüllendirildi. Formula 1 kariyerinde henüz dört yarışı geride bırakan 22 yaşındaki F1’in ilk siyahi pilotu Hamilton, Pilotlar Şampiyonası’nın lideri. Fakat onun en önemli özelliklerinden birisi ise F1’in efsane ismi Ayrton Senna ile özdeşleştirilmesi. Onun sürüş stiline ve karakterine son derece benzer olan Hamilton şimdiden F1’in yeni Senna’sı olarak adlandırılıyor. Şampiyon bir takım arkadaşına sahip olmak gibi ciddi bir baskı altında sezona başlayan Hamilton bu gidişle Alonso’nun tüm rekorlarını elinden alacak gibi görünüyor.


Renault birincilikten yedinciliğe geriledi

İspanyol Alonso’nun da hakkını kesinlikle vermek gerekiyor. Formula 1 tarihine adını altın harflerle yazdıran pilotlardan biri olan Alonso, 2002 ile 2006 yılları arasında görev aldığı Renault’nun başarısında önemli bir pay sahibi. Hatta nasıl bir pay sahibi olduğunu bu yıl Renault Takımı’nın elde ettiği sonuçlara bakarak açıkça görüyoruz. Renault’nun ilk dört yarışı gerçekten de son iki yılın her iki dalda da şampiyon olan takımı için gerçek anlamda bir kabusa dönüşmüş durumda. Markalar Şampiyonası’nda dördüncü sırada bulunan Renault, Pilotlar Şampiyonası’nda ise Giancarlo Fisichella ile yedinci sırada yer alıyor. Fakat Renault’nun sıralamadaki bu yerleri yanıltıcı olmasın. Şimdiden Markalar Şampiyonası’nda Renault lider McLaren Mercedes’in 47 puan gerisinde kalırken, Fisichella’da lider Hamilton’un 22 puan gerisinde kalıyor. Takıma büyük umutlarla dahil edilen ve öncesinde elde ettiği başarılarla büyük umutlar bağlanan Heikki Kovalainen’in ise takıma bir katkısı olamadı. Kovalainen topladığı 3 puanla hayal kırıklığı yaşatırken 11’inci sırada yer alıyor.

Bakalım, şimdi gözlerimizi bu hafta sonu düzenlenecek olan Monako Grand Prix’sine çevirdik. Bu şehir yarışında gözler en çok McLaren Mercedes ekibinin kendi içinde yaşanan rekabette ve Renault Takımı’nın neler yapacağında olacak.
 
Katılım
28 Şub 2006
Mesajlar
945
yaw bu alansonun alayına tur bindirdiği yarışın sonuçlarını neden yazmıyorsunuz merak ettim kaç sn. takmış :mrgreen:
 
Katılım
27 Ara 2005
Mesajlar
5,149
http://tr.wikipedia.org/wiki/2007_Monako_Grand_Prix

Poz No Pilot Takım Tur Zaman/Yarış Dışı Grid Puan
1 1 İspanya Fernando Alonso McLaren-Mercedes 78 1:40:29.329 1 10
2 2 Birleşik Krallık Lewis Hamilton McLaren-Mercedes 78 +4.095 2 8
3 5 Brezilya Felipe Massa Ferrari 78 +69.114 3 6
4 3 İtalya Giancarlo Fisichella Renault 78 +1 Tur 4 5
5 10 Polonya Robert Kubica BMW Sauber 77 +1 Tur 8 4
 
Katılım
28 Şub 2006
Mesajlar
945
raikonen tur yemesine rağmen 1 puanı kapmış helal kimi :cherry:
 
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
9,362
Monaco'da Alonso'nun 4 saniye gerisinde Hamilton vardı, fark atan Alonso değil, McLarenler'di ve yine tekrarlıyorum, Alonso bir McLaren pilotu değildir.
 
Katılım
28 Kas 2005
Mesajlar
1,910
Kimi daha sırala turlarında kendinden beklenmeyecek bir hata yapınca Monaco gibi geçişin ancak bir kaza anında gerçekleştiği bir pistte yarışa 16. sıradan başlamak durumda kaldı. Ancak bu durumda bile soğukkanlılığı ile 8. sırada bitirebildi. Üstelik yarış boyu önündeki araçları 0.5 sn farkla takip ederek. Bu durumun araçta meydana getirdiği problemleri söylemeye gerek yok herhalde. Herşeye rağmen Kimi kendi hatasının bedelini ağır ödedi. Şampiyonada geri düştü. Takımları saymıyorum. Ferrari batsın, batsın da Kimi tekrar McLaren'a dönsün. (Alonso 3. pilot)
 
Son düzenleme:
Katılım
28 Kas 2005
Mesajlar
1,910
Sonunda Hamilton yarış kazanmaya bu kadar yakın. Mclaren engel olmazsa.
 
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
9,362
HAMILTOOOOOOOOON! İşte budur be, Monaco'dan beri takımın bir numarası benim diye dolanan o ballı İspanyol'a oyunun devam ettiğini gösterdin. Heyooooo!
Not: McLaren hiç bir zaman hiç bir pilotuna engel olmamıştır. Hamilton'ın rakibi McLaren değil Alonso'dur. Kimi'nin rakibi de Alonso değil, Mercedes'ti.
 
Katılım
28 Kas 2005
Mesajlar
1,910
Ben o kadar emin değilim. Monaco'da Hamilton'un 3 tur evvel pite çağrılmasının mantığı neydi? Kimi'nin McLaren'deyken yaşadığı problemler ona engel oluyordu zaten.
 
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
9,362
Hamilton'ın yarış kaybetmesini isteyecek en son adam Ron Dennis'tir. Adam Hamilton'ı 10 yıl boyunca özenle yetiştirdi, şimdi niye geri plana düşmesini istesin ki? Hatta kendi yetiştirdiği adam şampiyon olsa çok daha sansasyonel olmaz mı?
Monaco'da niye erken çağrıldığını ben de pek anlamadım. Sonuçta o 3 turda Hamilton Alonso'yla teker tekere yarışmayacaktı; depo boş olduğu için yavaş turlar atacak bir durum da yoktu; ve güvenlik aracı piste girse bile Hamilton'ın bir dezavantajı da olmayacaktı. Ben Dennis'in Alonso'yu tuttuğunu düşünmüyorum. Benim yetiştirdiğim bir pilot ilk senesinde şampiyon olma şansı yakalarsa ben ona o şansı vermeyi tercih ederim. Dennis de eminim benim gibi düşünüyordur. Hatta takım emirleri serbest olsa eminim Alonso'ya Hamilton'a yol ver derdi. Ama o bir McLarenci ve biliyor ki pilottan önce takım vardır.
 
Katılım
28 Kas 2005
Mesajlar
1,910
Bu durum Hamilton'un üç tur önce pite çağrılmasını açıklamaz. Dennis işini garantiye almayı tercih etti. Monaco'nun dar caddelerinde öndeki iki pilotun çekişmesinden doğabilecek bir kazayı -bu herşeyi mahvederdi- önlemek için Hamilton'ı feda etti. Ron Dennis bir röportajında da aynen şöyle diyor: "Her ikisi de zirveye yarışacak, bunun başka bir açıklaması yok. Yalnızca, stratejik olarak ciddi pozisyonları korumak için doğru ve yapılması gerekli gördüğümüz bazı durumlar istisna..."
 
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
9,362
Bence de doğru yaptı. Gönlüm tabii ki Monaco'yu Hamilton'ın almasını isterdi ama yarışmaları serbest bırakılsa bile Hamilton'ın birinciliği alması garanti değildi. Ayrıca biliyorsunuz ki Alonso baskı altında hata yapar. Böyle bir durumda da dubleyi kaçırırdık. Olay Alonso'nun değil, takımın iyiliği için yapılmıştır. Bilirsiniz, Alonso'yu hiç sevmem ama burada yapılanın yanlış olduğunu düşünmüyorum, ama daha iyisi yarışın serbest bırakılmasıydı.
 
Katılım
28 Kas 2005
Mesajlar
1,910
Başından beri ben de bunu demek istiyordum zaten. McLaren Alonso'yu desteklemek için değil takımlarda üstünlüğünü sürdürmek için Hamilton'u çekti. Tabi ki bunu yapması gerekiyordu. Çünkü Monaco bir F1 yarışı için fazla riskli ve herşeyin berbat olması çok uzak değil. Kimi de bunu daha iyi öğrenmiştir umarım....
 

R3N

Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
17 Ağu 2006
Mesajlar
1,773
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
kimi water bölüyorum kusura bakmayın :p ama kanada gp sinin okunmus olduğunu düşünüyorum :cyclopsan :p
 
Katılım
25 Mar 2006
Mesajlar
3,978
Kubica bence hayatta olduğu için çok şanslı.Arabanın ön kısmına bakarsanız ayaklarını görebilirsiniz.10 yıl önce böyle bir kaza olsaydı görevlilerin pilotu arabadan çıkarması gerekmezdi.

http://www.youtube.com/watch?v=V6AZTzjzwqw


Hamilton'a gelirsek...Gerçekten canı gönülden istedim yarışı kazanmasını, webber olmasaydı bunu Monaco'da da (pole + zafer) yapabilirdi ama kısmeti Kanada'yaymış.

Amaaaa gel gelelim yarışta olan "büyük" kazaya.Podyuma çıkan, şampanya patlatan ve doyasıya sevinen pilotları (özellikle de Kubica'nın takım arkadaşı Heidfeld'i ) ve hiç birşey olmamış gibi onların bunu yapmasına onay veren takım patronları ve pist görevlilerini kınıyorum.Bu kadar büyük bir kaza olmuşken ve kazayı geçiren pilotun akıbeti belli değilken çok çok ayıp bir olay bu.Senna'nın hayatını kaybettiği yarışta schumacher denen mahluk da şampanya patlatmıştı ezelden kıl olurum ona da zaten.Şimdi aynı şeyi Hamilton yaptı.Tamam bmw'nin iddia ettiğine göre bacağı bile kırılmamış Kubica'nın, ama yapılanı hiç tasvip etmiyorum.O kadar sevinicin üstüne basın toplantısında geçmiş olsun diyerek geçiştirdiler olayı.Podyumdaki hallerinden ne kadar "samimi" bir "geçmiş olsun" dilediklerini anladık.

Bir de Hamilton'ın çocuklar gibi (daha doğrusu "görmemiş" gibi) sevinmesi de bir hayli garibime gitti.Hatırlarsınız Alonso da şampiyon olmadan önce gayet mülayim efendi bir pilottu, başarıyı yakalayınca birden şımarıverdi ve bir anda inanılmaz itici oldu.Bu karaktersizlik göstergesi ve benzer hareketleri Hamilton'dan görmek üzücü ve şaşırtıcı.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst