Işte bundan bahsediyorum.
Arkadaşlar eşlerinden ve kadınların bencilliklerinden bahsetmişler.Gözlemlerime göre,
Türk tipi evliliklerde ilgilere saygı ve bireylerde özel yaşam sınırı yok.
Çevremde gördüğüm, okumuş,etmiş çiftlerde bile böyle,erkek kişi kadının kıyafetine karışır,temizlik,yemek ve çocuk bakım robotuna çevirir,kadın kişi erkek kişinin halısaha maçına,arkadaş grubuna takar.
Oysa özgür yaşam alanları olmalı.Kimse kimsenin hobisine,dini inançlarına,vakit ayırdığı işlerine karışmamalı.
Benim evlilik karşıtı olma sebeplerimden biride bu.Ben girdiğim yerde dikkat çeken bir tipimdir,kıyafet tarzım olsun ve zarifliğim olsun.Güzellik ve dekolte değil bahsetmek istediğim.Göz zevki ve yerine göre giyinmekten bahsediyorum.
Şimdi birgün evlensem,farklılaştırma ve dönüştürme çabası olucak eminim.
Ben zaten kendini bilen insanım,modern ve adabında giyiniyorum,buna dahada fazla karışmak,dönüştürme çabası kıskanmak değil,zekaya hakarettir.
Kimse o yaşa koruma eşliğinde gelmiyorki zaten.
Yada motosiklet tutkuma karşı çıkılacak,toplum ne der kafasına girilecek.Bir insanın Özgürlüğünü bitirmeye çalışmak en büyük cinayettir. Hangi kafes gökyüzü kadar mutlu eder.
Işte böyle düşündüğüm için kendim gibi birini bulmamda zor.Kim benle saatlerce sanat resimlerine bakıcak veya siyaset tartışacak.
Yeniden canlanma olsaymış rönesans dönemi sanatçısı veya opera gözlüğü satın alıp locadan müzikal izleyen biri olurmuşum
