Yeni Emisyon Standardı Euro 4 Nedir, Ne Değildir?
Motorlarımızdan çıkan sesi hepimiz seviyoruz, fakat sesle beraber çıkan egzoz gazlarını hiç düşünmüyoruz. Doğamızı kirleten bu gazlar için bazı standartlar gelmesi gerekiyor. Euro 3 standardından daha kısıtlayıcı olan Euro 4 işte burada işi ele alıyor.
Euro 4 nedir?
Euro 4, yeni araçların egzozlarından çıkan gazların doğayı ne kadar kirleteceğine dair getirilmiş belli standartların bir yenisidir diyebiliriz. Bu standart Avrupada üretilen tüm taşıtların uyması gereken bazı kuralları içeriyor ve evet kanunlarla desteklenip uygulanması zorlanabilir. Böylece Euro 4 standartlarına uymayan hiçbir araç Avrupa topraklarında satılamaz. Motosikletleri de etkileyen bu standartlarda sadece egzoz gazları için standartlar mevcut değil. Avrupa Regülasyonları adı verilen (No: 168/2013) bu standartlarda yeni motosikletlerin karşılaması gereken kalite oranı, plaka boyutu, sinyallerin birbirine olan uzaklıkları, motosiklet firmalarının sorumlulukları gibi şeyler var ve evet Euro 4 standartlarına göre ABS sistemi mutlaka bulunması gereken bir zorunluluk halinde.
Yani büyük sayılarda motosiklet üretecekseniz ve bunu Avrupada satacaksanız, Avrupa Regülasyonları size neyi yapıp neyi yapamayacağınızı harfi harfine söylüyor. Ayrıca Euro 4 standartlarında sadece egzozdan çıkan gazlar değil aynı zamanda depodan buharlaşarak çıkan benzin buharı dahi regüle ediliyor. Ayrıca bu motosikletlerin standartlara tüm ömrü boyunca uyması gerekiyor.
Euro 3den farkları neler?
Öncelikle Euro 4ü geçmesi Euro 3den daha zor. Euro 3 standartları 2005 yılında üretilecek yeni modellere ve 2006 yılından sonra ise piyasada olan tüm motorlara standart oldu. Euro 3 önceki standart olan Euro 2ye göre karbon monoksit, hidrokarbonlar ve nitrojen oksitlere daha sıkı kurallar getirmişti. Üreticilerin bu zehirli gazları daha az zehirliye çevirmeleri için kocaman katalitik konvertör takması ve yakıt enjeksiyon sistemleri ile ne kadar yakıtın motora gittiğinin mükemmel bir titizlik ile kontrol edilmesi gerekiyordu Motosiklet motoru yapma kısmı yakıtın mükemmel oranda içeri gitmesi, tamamıyla yanması, ortaya çıkan enerjinin olabildiğince az şekilde çöp edilmesini ve ayrıca atılan gazların mükemmel şekilde filtrelenmesini gerektirdiğinden iyice çetrefilli bir hal almıştı.
Bu arada üreticilerin öncekilerden daha yüksek güçler üretmesi gerektiği gerçeğini es geçmememiz gerekiyor. 2000li yılların ortalarında gelen bu standartlardan dolayı bazı motorlar daha fazla ağırlığa, bazıları daha isteksiz gaz tepkilerine ve bazıları ise bunların ikisine birden sahip oldular. Suzukinin 2007 GSX-R 1000i iki egzozunda birden katalitik konvertöre sahip olunca, önceki K5 kasadan daha fazla ağırlaştı ve bunu gerçekten hissettirdi. Yamaha FZ1 Fazer gibi bir çok model ise kompleks yakıt gereksinimi hesaplarından dolayı amatörlük yaşayan mühendisler sebebiyle aç kapa düğmesi gibi gaz tepkisine sahip oldu. Euro 4 ise Euro 3den çok daha sıkı ve eski standarda bazı yeni ölçümler daha getirmiş. Motorlar daha az egzoz emisyonu salgılamak zorundayken, aynı zamanda da buharlaşma testlerini geçmelilerdi. Ayrıca OBD-I adı verilen arıza tanımlama sistemleriyle beraber motorlar belli bir kilometreye gelene kadar bu testlerden başarıyla geçmek zorunda bırakıldılar.
Arıza tespiti sağlayan OBD beyin bağlantısı Benzin buharında egzozdan çıkanlardan daha fazla yanmamış hidrokarbonlar bulunuyor ve depoyu doldurduğunuz andan itibaren bu yakıt bir hava alma borusu üzerinden havaya doğru buharlaşmaya başlıyor. Euro 4 bu gazların nasıl dışarı çıkacağını da limitliyor. Bu buharlara standart çözüm yakıt buharının tekrardan sıvıya dönüştürüldüğü bir bölmeye doğru havalandırılması. Bu bölmede bulunan karbon malzeme (genellikle kömür olur) sünger gibi buharı emer. Motor çalıştığı sırada bu emilen buhar sıvıya dönüştürülerek yakıt sistemine geri eklenir.
abii bu durum yakıt sistemi mühendisleri için ekstra baş ağrısı demek oluyor. Yani 2016 yılından itibaren Euro 4e tabi olan motorlar bu buharlaşma testini geçmeliler ve testten geçebilmek için bu bölmeye sahip olmaları gerekiyor. Motorların ayrıca OBD-I sistemine sahip olması gerekiyor. Bu sistemde motorun tüm bilgileri, ölçüm standartları ve kayıtları, emisyon sistemleri kontrolörü ve servis teknisyenlerinin arıza tespit cihazlarını çalıştırabilmelerini sağlayan OBD-I soketi aynı zamanda motorun ileriki zamanlarda emisyonlara uyup uymadığını da bizlere söyleyecek. 2020 yılında ise OBD-II sisteminin gelmesi planlanıyor. Bu gelecek sistemde, alet kendi kendini ölçerek emisyonlara uyması için yakıt hava karışımı gibi değerleri otomatik olarak değiştirecek.
Hangi motorlar etkilenecek?
Euro 4 emisyonları 2016 yılında tanıtılacak ve 2017 yılında iç piyasada 0 olarak satılacak tüm motosikletleri kapsayacak. Buna örnek vermek gerekirse yeni Honda Africa Twin, yeni Suzuki GSX-R1000 ve Yamaha MT-10 gibi motorların hepsi Euro 4e tabi olacak. Ardından 2017 yılında ise şu an piyasada olan tüm modellerin yeni emisyonlara geçişi sağlanmış olacak. Buharlaşma gibi emisyon kuralları ABDnin Kaliforniya eyaletinde bir süredir yürürlükte olduğundan üreticilerin buna geçişinin kolay olacağı düşünülüyor. Bunun dışında, üreticiler Euro 4ün geleceğini biliyorlardı ve bundan da sert olan Euro 5 kurallarının birkaç yıl ötede olduğunun farkındalar. Yani üreticilerin motorlarını bu kurallara göre değiştirmeleri veya tamamıyla baştan üretmeleri için süre mevcuttu.
2005 yılında gelen Euro 3 kuralları Suzukinin hava soğutmalı GSX1400ünün ölümü anlamına gelmişti, fakat Yamahanın hava soğutmalı XJR1300ü bundan etkilenmemişti. Fakat tahminimizin bu motorun da 2017 yılında değişikliklere uğrayacağı yönünde olduğunu belirtelim. Kimi üreticiler bu emisyonları tutturmak için değişken zamanlamalı supap sistemini kullanıyor. Buna örnek olarak Ducatinin Multistrada ve XDiavelini örnek gösterebiliriz. Bu sistem sayesinde hem uzun bir devir bandı aralığında yüksek güç elde edilirken hem de Euro 4 emisyonları tutturuluyor. Ducati 959 Panigale, Euro 4ün performansta yarattığı kısıtlamaları aşmak için 899un yerine geldi. Artan cc ile aradaki performans kaybı yok edildi. Euro 4 emisyon kuralları Triumphın yeni Bonneville serisinin su soğutmalı motorlarının hava soğutmalı motor duruşunu bozmadı.
Bonnevillein motorları en güçlüler arasında olmayabilir, fakat klasik tadını verebilen modern motorlar yapılabileceğinin bir göstergesi. Sonuç olarak üreticiler Euro 4 şartlarına uyan bir motor satın alan kullanıcıların Euro 3 ile aradaki farkı hissetmemesi için uğraşıyorlar. Büyük ihtimalle hissedeceğimiz tek fark artık garaja girdiğimizde geceden uçan benzin buharının kokusunu almayacak olmamızdır. Euro 4 motorları daha ağır, daha tepkisiz ya da daha pahalı yapmayacak diye umuyoruz. Piyasadaki rekabetin gerektirdiği fiyatlandırmalardan dolayı mühendislerin bu değişiklikleri uygun fiyatla bize sunacaklarını düşünüyoruz. Ayrıca bu Euro 4 standartları için karar alma mercilerindeki yöneticilere kızacağımız kadar sevinmeliyiz. Çünkü bu emisyonlar aynı zamanda motosikletlerimizin de daha az yakıt tüketeceği anlamına geliyor. Bu sayede hem doğaya hem de cebimize daha az zarar vereceğiz.
Kaynak : Motoron
http://www.motoron.com.tr/motosiklet-haber/yeni-emisyon-standardi-euro-4-nedir-ne-degildir
---------- Mesajlar birleştirildi - 17:28 ---------- bir önceki mesaj zamanı 17:18 ----------
Bir de Türkiye motosiklet pazarının önemli bir kısmını oluşturan 250 CClik motosikletlerin bir kısmı Euro 4 normuna uymak için 300 CC olarak gelecek ve yüzde 17 yerine 37 ÖTVyle satılacak yönünde bilgi var.
http://www.3serit.com/2016/11/14/motosiklet-pazar%C4%B1n%C4%B1-euro-4-normu-vurdu/