O kadar güzel yazılar var ki. Hiçbirine katılmamak elde değil.
Yorumları okurken sordum kendime;
* Yol bile olmayan yandan çıkan münibüs şoförü nasıl olur da bu kadar görmez olur? Cevap: Allah insanların ölümüne bir sebep veriyor.
* Kamuoyunda, basında motosiklet kazası diye lanse edilen bu talihsiz kazada, otomobil kullanıcısı olsaydı yine ölüm olur muydu? Cevap: Olabilirdi.
* Münibüs şoförü bu kazayı bilerek mi yapmıştır acaba? Cevap: Hayır.
* Bu hayır suçu hafifletir mi? HAYIR, Cevap Yok, Yorum Yok, Tanıklık Yok, Yok, Yok
Bu yokların içine Ertuğrul kardeşimiz de çekildi. Allah günahlarını affetsin, Mekanı cennet olsun.
Olan oldu, ölen öldü, Acımız bize kaldı. Yorumları okurken pek çoğumuz Ertuğrul kardeşimizin yaşadığı talihsiz anı beyninde canlandırmış olmalı, Evet korkunç. Ama gerçek. "Her canlı ölümü tadacaktır" diyen Allah'ü Teala, bizlere olaylarla hep ders vemeye devam ediyor.
Çaresiz, başkalarının hatalarını da bizler farkedeceğiz,
Çaresiz, sinirlenmeyeceğiz,
Çaresiz, tüm dikkatlerimizle motorlarımızı kullanacağız,
Çaresiz, hep bizler eskiyeceğiz,
Çaresiz, ...
Çaresiziz işte. Burası Türkiye. Biz buyuz, Bu kadarız, ...
Bugün Akira, Dün SECRET55 di galiba, yarın yine birimiz, belki de sıra bizde. Kader ve alın yazısı meselesi.
Şimdi ileriye bakılacak artık. Motosiklet kullanıcıları olarak hayli bir sayı var Türkiye'de.
Ölümlere, farkedilmelere, köprü - otoban - ÖTV, ... gibi soygunluklara, (okurken başka aklınıza gelecektir mutlaka, onları da ekleyin) Hiç bir motosiklet sitesine mal edilmeyen ama bütün sitelerden kabul görecek, demokrasiyi zedelemeyen, hak sınırları içinde, SES GETİRECEK bir faaliyet düzenlenmesi gerek.
Bunun ne veya nasıl kısmı kalıyor. Acımızı içimize akıtırken; çıkış için, bizden sonrakiler için, Keyifli rüzgar tutkusu için, motosiklet için, ...
bir yerlerden başlayalım. Sıra bize geldi artık. Ölürsem olur biter de, Ya sakat kalır, hep başkalarına muhtaç kalırsam, Ertuğrul'a bile tanımadığım halde bu kadar yanan ben, ya çocuklarımdan biri de böyle can verirse? Ben sen ne farkediyor sonuçta hep benzer sızılar yok mu bu olayı duyup ta bu satırları okuyanların yüreğinde?
"Allah'ım, bana neyi nasip edeceksen, HAYIRLISIYSA nasip et" duamı yineliyorum.