- Katılım
- 25 Eyl 2006
- Mesajlar
- 1,154
- Konu Yazar
- #1
23.Nisan.2012 Pazartesi günü resmi tatil olmasını fırsat bilerek Erganiye doğru üç motosikletli yol almaya karar verdik.
Motosiklet fuarından aldığım yeni mont ve pantolonu ilk defa giymenin heyecanıyla Salih ŞİMŞEK arkadaşımızın lojmanına vardım.
Orkun OKYAY arkadaşımın objektifine şöyle birkaç kare poz vermesek ayıp olurdu.
Salih arkadaşımız, lojman garajını motosiklet garajı haline getirip her şeyini buraya koyduğundan eşinden yana kafası rahat olmalı.
Kendisini hazırlık yaparken bulduk.
Salih ve ben
Salih ve Orkun
Aslen Erganili olan Salih ŞİMŞEK bize güzel bir ciğer ziyafeti çekti ama fotoğraflamayı unuttum.
Daha sonra Erganinin 7 km güneybatısındaki Hilar mağaralarına doğru hareketlendik.
Çayönü, Diyarbakırın Ergani ilçesi Sesverenpınar köyünde ve Yakındoğunun tarımcı en eski topluluğuna ait kalıntıları barındırıyormuş.
Bu tarihöncesi höyüğe komşu Hilar mağaraları ise Anadolunun en eski mağara yerleşimlerindenmiş.
Şu an bulunduğumuz yer Hilar mağaraları.
Kayalıklardaki belli başlı kalıntılar kayalığın güneydoğu kesimindeki en yüksek tepede akropol,Hilar köyünün güneyindeki
dik kayalıkta kale,kayalığın doğu cephesinde 3 geniş bir bölüm ve 7 sütunun olduğu kervansarayın girişinde eski bir mezar
odası ayrıca mescit olarak kullanılan mezar odası olduğunu öğreniyoruz.
Bu mağaralar kışın sıcak, yazın ise serin olduğundan yöre insanınca çeşitli amaçlarla kullanılmış uzun süre.
Bazı sütunların sonradan kesildiğini farkediyoruz.
Çalışmalar kapsamında Hilar Mağaralarının gün ışığına çıkarılması için Diyarbakır Arkeoloji Müzesi başkanlığında 2 arkeolog ve
yaklaşık 50 işçiyle yapılan kazılar devam ediyor.
Kazılarda Roma, Bizans ve Artuklu dönemine lahit, sikke ile insan ve hayvanlara ait olduğu bildirilen kemikler de açığa çıkıyormuş.
Kayalığın çevresinde çok sayıda mezar odaları var.
Dış cephelerdeki kabartmalar Roma üslubunda,figürler İran üslubunda imiş.
Hilar Mağaraları ile yaklaşık 50 metre kuzeyinde, Neolotik dönemde insanların avcılıktan yerleşik düzene geçtiği, ilk üretim yaptığı yer
olarak kabul edilen ve "1. derecede arokelojik ve doğal SİT alanı" olarak tescillenen Çayönünün koruma altına alınması ve kültür turizmine
açılması için çalışmaların sürdüğünü öğreniyoruz.
Ziyarete açık olmadığı için Çayönüne gidemedik.
Motosiklet fuarından aldığım yeni mont ve pantolonu ilk defa giymenin heyecanıyla Salih ŞİMŞEK arkadaşımızın lojmanına vardım.
Orkun OKYAY arkadaşımın objektifine şöyle birkaç kare poz vermesek ayıp olurdu.
Salih arkadaşımız, lojman garajını motosiklet garajı haline getirip her şeyini buraya koyduğundan eşinden yana kafası rahat olmalı.
Kendisini hazırlık yaparken bulduk.
Salih ve ben
Salih ve Orkun
Aslen Erganili olan Salih ŞİMŞEK bize güzel bir ciğer ziyafeti çekti ama fotoğraflamayı unuttum.
Daha sonra Erganinin 7 km güneybatısındaki Hilar mağaralarına doğru hareketlendik.
Çayönü, Diyarbakırın Ergani ilçesi Sesverenpınar köyünde ve Yakındoğunun tarımcı en eski topluluğuna ait kalıntıları barındırıyormuş.
Bu tarihöncesi höyüğe komşu Hilar mağaraları ise Anadolunun en eski mağara yerleşimlerindenmiş.
Şu an bulunduğumuz yer Hilar mağaraları.
Kayalıklardaki belli başlı kalıntılar kayalığın güneydoğu kesimindeki en yüksek tepede akropol,Hilar köyünün güneyindeki
dik kayalıkta kale,kayalığın doğu cephesinde 3 geniş bir bölüm ve 7 sütunun olduğu kervansarayın girişinde eski bir mezar
odası ayrıca mescit olarak kullanılan mezar odası olduğunu öğreniyoruz.
Bu mağaralar kışın sıcak, yazın ise serin olduğundan yöre insanınca çeşitli amaçlarla kullanılmış uzun süre.
Bazı sütunların sonradan kesildiğini farkediyoruz.
Çalışmalar kapsamında Hilar Mağaralarının gün ışığına çıkarılması için Diyarbakır Arkeoloji Müzesi başkanlığında 2 arkeolog ve
yaklaşık 50 işçiyle yapılan kazılar devam ediyor.
Kazılarda Roma, Bizans ve Artuklu dönemine lahit, sikke ile insan ve hayvanlara ait olduğu bildirilen kemikler de açığa çıkıyormuş.
Kayalığın çevresinde çok sayıda mezar odaları var.
Dış cephelerdeki kabartmalar Roma üslubunda,figürler İran üslubunda imiş.
Hilar Mağaraları ile yaklaşık 50 metre kuzeyinde, Neolotik dönemde insanların avcılıktan yerleşik düzene geçtiği, ilk üretim yaptığı yer
olarak kabul edilen ve "1. derecede arokelojik ve doğal SİT alanı" olarak tescillenen Çayönünün koruma altına alınması ve kültür turizmine
açılması için çalışmaların sürdüğünü öğreniyoruz.
Ziyarete açık olmadığı için Çayönüne gidemedik.