Amerika'da koyu dindar dört kadın, bir yandan kahve içiyorlar, bir yandan da sohbet ediyorlardı. Birinci kadın oğlundan söz açtı. "Benim oğlum rahiptir" dedi. Bir topluluğa girdiğinde herkes ona 'Peder' der." İkinci kadın da kendi oğlundan söz etti. "Benim oğlum da papazdır" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde herkes kendisine 'Aziz Peder' der." Üçüncü kadın da oğluyla övündü : "Benim oğlum ise kardinaldir" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde herkes ona 'Yüce Aziz' der." Üç kadın biraz daha oğullarıyla gurur duyduklarını anlattıktan sonra dördüncü kadına döndüler, onun bir şeyler anlatmasını beklediler. Fakat dördüncü kadın konuşmuyor, keyifle kahvesini yudumluyordu. İlk üç kadın bir ağızdan sordular: "Ya senin oğlun ?" dediler. "Sen de söz etsene oğlundan..." Dördüncü kadın, kahvesinden son yudumunu da aldıktan sonra ağır ağır konuşarak oğlunu anlatmaya başladı: "Benim oğlum , 1.95 boyunda, dalgalı siyah saçlı, yeşil gözlü, geniş omuzlu,atletik yapılı, son derece güzel giyinen ve 29 yaşında olmasına karşın çok zengin bir kişidir " dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören bütün kadınlar birbirlerinin kulaklarına eğilirler ve "Oh Tanrım" derler."
5 yolcusu ile seyahat eden uçak düşmek üzere. Ve fıkra bu ya maalesef 4 parasüt var. 1. yolcu; , ben Shaquille O'Neill, NBA'in en kıymetli oyuncusuyum . Bana bir şey olursa LA Lakers zor duruma düşer,benim yaşamam lazım, diyor ve alıp 1. parasütü atlıyor. 2.yolcu ; ben Hillary Clinton , NY senatörü ve belkide geleceğin Amerika nın ilk kadın Başkan adayıyım, benim de yaşamam lazım diyor ve 2. parasütü alıp atlıyor. 3.yolcu ;ben George W. Bush . Amerika Başkanıyım. Dünya üzerinde politik sorumluluklarım , bombalayacağım yerler var daha .Aynı zamanda Amerika tarihinin gelmiş geçmiş en ZEKİ başkanının ölmesine izin vermezsiniz diyip ,alıp atlıyor. 4.yolcu Papa son yolcu olan 10 yaşındaki çocuğun gözlerinin içine bakıp evlat ben yaşlı bir adamım, yaşayacağımı yaşadım, bu son paraşütü alıp atlamak senin hakkındır diyince , çocuk Papa'ya bakıp, gerek yok amca geriye 2 parasüt kaldı , su Amerikanın en zeki başkanı benim okul çantamı alıp atladı...
--------------------------------------------------------
Zenginler arasında verilen bir ziyafette, genç ve yakışıklı bir adam, oldukça hoş görünümlü bir bayana "Bu gece ne kadar güzelsiniz" der. Birkaç başka erkeğin de sözleri nedeniyle başı dönen kadın, adama cevap verir:
-"Ben ne yazık ki sizin için aynı şeyi söyleyemeyeceğim..." Yakışıklı olduğu kadar hazır cevap da olan adam konuşur:
-"O zaman siz de benim gibi yapın küçük hanım, yalan söyleyin!"
(Bu olay George Bernard Shaw'un başından geçmiş

)
------------
Öğretmen sınıfta madenleri ve ne kadar değerli olduklarını anlatıyormuş. Dersin bitiminde çocuklara sormuş: "Kim hangi madene sahip olmak ister çocuklar?" Önce David cevap vermiş: "Platin, öğretmenim. Onunla kendime bir Porsche alırdım." Ardından Mike cevaplamış: "Altın, öğretmenim. Altınlarımla kendime sonmodel bir Cadillac alırdım." En son Küçük Joe yanıtlamış: "Silikon, öğretmenim. Ablamda iki tane var, kapının önündeki arabaları hayal bile edemezsiniz!..."
-----------------------------
Adam evine telefon açar, telefonu yabancı bir bayan açar. Adam karşıdaki sesi duyunca şaşırır
- "Sen kimsin?" Kız cevaplar:
- "Evin hizmetçisiyim."
- "Iyi de bizim hizmetçimiz yok ki!"
- "Evin hanımı beni bu sabah işe aldı."
- "Ya. Öyle mi? Ben de evin beyiyim. Hanımı cağırır mısın?"
- "Hanımınız şu an yatak odasında kocası sandığım bir adamla beraber." Adam şaşırır, sinirlenerek,
- "Elli bin dolar kazanmak istermisin?" Kız,
- "Tabii ki isterim.Kim istemez..."
- "O zaman çekmeçedeki silahı al, yukarı çıkıp o cadı ile o sümsük herifi vur!" Once ayak sesleri duyulur, sonra iki el silah sesi. Hizmetçi telefona geri gelir:
- "Öldürdüm efendim, cesetleri ne yapayım?" Adam,
- "Cesetleri havuza at." Kadın duraklar:
- "Ama burada havuz yok ki?" Adam bir süre düşünür ve cevap verir:
- "Orasi 112 43 44 değil mi?
- "Hayır!!!!!
- "Pardon! Yanlış numarayı aramışım!!!!!"
--------------------------------------
Bir gün bilim adamları mağarada 1.580 yaşında bir insan fosili bulurlar ve bu fosili dünyanın istihbarat teşkilatlarını denemek amaçlı kullanmaya karar verirler. Önce Japon'ların istihbaratı mağaraya girer ve 15 dakika sonra dışarı çıkarlar ve bu fosilin yaşı 1.400 ila 1.600 arasında derler. Daha sonra Amerika'dan FBI girer ve 12 saat sonra baya bi havalı şekilde çıkarlar. bu fosilin yaşı 1.500 ila 1.600 derler. Daha sonra Rus'ların istihbaratı gelir ve sırf amerikalılara inat içerde 2 gün kalırlar. Daha sonra çıkarlar ve derlerki bu fosilin yaşı yaklaşık olarak 1.500 ila 1.550 arasında derler. Son olarak bizim M.İ. T girer ve aradan bir hafta geçer mağaradan ses yok 1 ay olur ses yok 1.5 ay olur ses yok, dışarıda bir gazeteci topluluğu beklemeye başlar tam içeri girilmesi düşünülürken bizimkilerden biri dışarı çıkar. Yaka paça dağılmış gömleğin yarısı dışarıda... sigarası için bir ateş ister sigarsını yakar o sırada gazeteciler heycanla sorarlar. —İçeride çalışmalar nasıl efendim fosilin yaşını bulabildiniz mi? Bizimki sigaradan bir fırt çeker ve : — Fosilin yaşı tam olarak 1.580 der. Bunu duyan gazeteciler şaşkınıkla sorarlar
-Nasıl becerdiniz bunu fosilin yaşını tam olarak tahmin ettiniz derler. Bizimki sigaradan derin bir nefes çeker ve derki —Zor oldu ama "KONUŞTURDUK PEZ...Gİ"