En sağlam fıkra bilen buraya

Katılım
13 Mar 2006
Mesajlar
566
Valla onu bilmem ama, Karadenizden birileri HONDA diye HOND motosiklet almış forumdaki konulardan bulabilirsiniz ( Sadece karadenizliler değil çok kişi almış )
 
Katılım
9 Ara 2005
Mesajlar
190
motosiklet fıkrası olmaz mı.. işte bir tane daha:

bizim temel bir gece vakti kafa, kol, bacak kırık dökük vaziyette acil servise kaldırılır. sorarlar ki, kardeşim ne oldu diye.. başlamış anlatmaya:

pen iyi modor sürerum uşaklar. kazadan önce da tedımgi.. ne güzel pi kece, ay parlay.. yildızla vuruyi.. hau pizım modorlan pi akşam kezmesi edeyim. çikdım yola.. pakdımgi penım gibi iki modorci uşak, işıklarıni yakmiş yan yana kelıyle. tedımgi haunların arasina pi talayim da körsunler modor nasi süruluy. tememlan oların aralarina talmam pir oldi. kerisini pek hadirliyamayrum. la ne oldi pağa.. aralarindan keçtuğum modorcila nerdedur?..

diye sormuş. yanındakiler demiş ki, senin yan yana motorcu zannettiklerin motorcu değildi.. bir kamyona çarptın. temel ne dese beğenirsiniz:

.. Nasiiiii !
 
Katılım
16 Ara 2006
Mesajlar
92
hahahah çok iyi yaa iyiki varsınız arkadaşlar hatta temel de iyiki varmış yoksa böyle hüzünlü günlerde kim yüzümüzü güldürecek :)
 
Katılım
20 Ara 2006
Mesajlar
974
Zengin bir adamin tek oglu varmis.Adam ogluna ne is kurduysa hepsini batirmis.
Adam en sonunda ogluna full otomatik bir sosis fabrikasi kurmus, sonra oglunu fabrikada gezdiriyormus.
-"Bak oglum, öküzü burdan iticeksin, makinenin öbür tarafindan sosis olarak alacaksin" demis.
Sonrada cocuk
-"Peki sosisi bu taraftan versen öbür taraftan öküz olarak cikar mi?" demis
Bunun üzerine adam da:

-"Maalesef oglum o teknoloji simdilik sadece ananda var.."



Sansür için özür ilk eleştiride kaldıracağım...
 
Katılım
29 Eki 2006
Mesajlar
126
Amerika'da koyu dindar dört kadın, bir yandan kahve içiyorlar, bir yandan da sohbet ediyorlardı. Birinci kadın oğlundan söz açtı. "Benim oğlum rahiptir" dedi. Bir topluluğa girdiğinde herkes ona 'Peder' der." İkinci kadın da kendi oğlundan söz etti. "Benim oğlum da papazdır" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde herkes kendisine 'Aziz Peder' der." Üçüncü kadın da oğluyla övündü : "Benim oğlum ise kardinaldir" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde herkes ona 'Yüce Aziz' der." Üç kadın biraz daha oğullarıyla gurur duyduklarını anlattıktan sonra dördüncü kadına döndüler, onun bir şeyler anlatmasını beklediler. Fakat dördüncü kadın konuşmuyor, keyifle kahvesini yudumluyordu. İlk üç kadın bir ağızdan sordular: "Ya senin oğlun ?" dediler. "Sen de söz etsene oğlundan..." Dördüncü kadın, kahvesinden son yudumunu da aldıktan sonra ağır ağır konuşarak oğlunu anlatmaya başladı: "Benim oğlum , 1.95 boyunda, dalgalı siyah saçlı, yeşil gözlü, geniş omuzlu,atletik yapılı, son derece güzel giyinen ve 29 yaşında olmasına karşın çok zengin bir kişidir " dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören bütün kadınlar birbirlerinin kulaklarına eğilirler ve "Oh Tanrım" derler."

5 yolcusu ile seyahat eden uçak düşmek üzere. Ve fıkra bu ya maalesef 4 parasüt var. 1. yolcu; , ben Shaquille O'Neill, NBA'in en kıymetli oyuncusuyum . Bana bir şey olursa LA Lakers zor duruma düşer,benim yaşamam lazım, diyor ve alıp 1. parasütü atlıyor. 2.yolcu ; ben Hillary Clinton , NY senatörü ve belkide geleceğin Amerika nın ilk kadın Başkan adayıyım, benim de yaşamam lazım diyor ve 2. parasütü alıp atlıyor. 3.yolcu ;ben George W. Bush . Amerika Başkanıyım. Dünya üzerinde politik sorumluluklarım , bombalayacağım yerler var daha .Aynı zamanda Amerika tarihinin gelmiş geçmiş en ZEKİ başkanının ölmesine izin vermezsiniz diyip ,alıp atlıyor. 4.yolcu Papa son yolcu olan 10 yaşındaki çocuğun gözlerinin içine bakıp evlat ben yaşlı bir adamım, yaşayacağımı yaşadım, bu son paraşütü alıp atlamak senin hakkındır diyince , çocuk Papa'ya bakıp, gerek yok amca geriye 2 parasüt kaldı , su Amerikanın en zeki başkanı benim okul çantamı alıp atladı...

--------------------------------------------------------

Zenginler arasında verilen bir ziyafette, genç ve yakışıklı bir adam, oldukça hoş görünümlü bir bayana "Bu gece ne kadar güzelsiniz" der. Birkaç başka erkeğin de sözleri nedeniyle başı dönen kadın, adama cevap verir:
-"Ben ne yazık ki sizin için aynı şeyi söyleyemeyeceğim..." Yakışıklı olduğu kadar hazır cevap da olan adam konuşur:
-"O zaman siz de benim gibi yapın küçük hanım, yalan söyleyin!"
(Bu olay George Bernard Shaw'un başından geçmiş:) )

------------

Öğretmen sınıfta madenleri ve ne kadar değerli olduklarını anlatıyormuş. Dersin bitiminde çocuklara sormuş: "Kim hangi madene sahip olmak ister çocuklar?" Önce David cevap vermiş: "Platin, öğretmenim. Onunla kendime bir Porsche alırdım." Ardından Mike cevaplamış: "Altın, öğretmenim. Altınlarımla kendime sonmodel bir Cadillac alırdım." En son Küçük Joe yanıtlamış: "Silikon, öğretmenim. Ablamda iki tane var, kapının önündeki arabaları hayal bile edemezsiniz!..."

-----------------------------

Adam evine telefon açar, telefonu yabancı bir bayan açar. Adam karşıdaki sesi duyunca şaşırır
- "Sen kimsin?" Kız cevaplar:
- "Evin hizmetçisiyim."
- "Iyi de bizim hizmetçimiz yok ki!"
- "Evin hanımı beni bu sabah işe aldı."
- "Ya. Öyle mi? Ben de evin beyiyim. Hanımı cağırır mısın?"
- "Hanımınız şu an yatak odasında kocası sandığım bir adamla beraber." Adam şaşırır, sinirlenerek,
- "Elli bin dolar kazanmak istermisin?" Kız,
- "Tabii ki isterim.Kim istemez..."
- "O zaman çekmeçedeki silahı al, yukarı çıkıp o cadı ile o sümsük herifi vur!" Once ayak sesleri duyulur, sonra iki el silah sesi. Hizmetçi telefona geri gelir:
- "Öldürdüm efendim, cesetleri ne yapayım?" Adam,
- "Cesetleri havuza at." Kadın duraklar:
- "Ama burada havuz yok ki?" Adam bir süre düşünür ve cevap verir:
- "Orasi 112 43 44 değil mi?
- "Hayır!!!!!
- "Pardon! Yanlış numarayı aramışım!!!!!"
--------------------------------------

Bir gün bilim adamları mağarada 1.580 yaşında bir insan fosili bulurlar ve bu fosili dünyanın istihbarat teşkilatlarını denemek amaçlı kullanmaya karar verirler. Önce Japon'ların istihbaratı mağaraya girer ve 15 dakika sonra dışarı çıkarlar ve bu fosilin yaşı 1.400 ila 1.600 arasında derler. Daha sonra Amerika'dan FBI girer ve 12 saat sonra baya bi havalı şekilde çıkarlar. bu fosilin yaşı 1.500 ila 1.600 derler. Daha sonra Rus'ların istihbaratı gelir ve sırf amerikalılara inat içerde 2 gün kalırlar. Daha sonra çıkarlar ve derlerki bu fosilin yaşı yaklaşık olarak 1.500 ila 1.550 arasında derler. Son olarak bizim M.İ. T girer ve aradan bir hafta geçer mağaradan ses yok 1 ay olur ses yok 1.5 ay olur ses yok, dışarıda bir gazeteci topluluğu beklemeye başlar tam içeri girilmesi düşünülürken bizimkilerden biri dışarı çıkar. Yaka paça dağılmış gömleğin yarısı dışarıda... sigarası için bir ateş ister sigarsını yakar o sırada gazeteciler heycanla sorarlar. —İçeride çalışmalar nasıl efendim fosilin yaşını bulabildiniz mi? Bizimki sigaradan bir fırt çeker ve : — Fosilin yaşı tam olarak 1.580 der. Bunu duyan gazeteciler şaşkınıkla sorarlar
-Nasıl becerdiniz bunu fosilin yaşını tam olarak tahmin ettiniz derler. Bizimki sigaradan derin bir nefes çeker ve derki —Zor oldu ama "KONUŞTURDUK PEZ...Gİ"
 
Son düzenleme:
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
9,362
Bir Fransız, bir Alman ve bir Temel (Artık Temel millet oldu) casusluk kursuna katılırlar. Sınav zamanı gelir çatar. Bunları uçsuz bucaksız ortasında sadece bir kulübe bulunan bir araziye götürürler. "Size 1 dakika veriyoruz, haydi saklanın" derler. Hepsi çaresizce kulübeye koşar. İçeri girince bir bakarlar ki üç tane çuval dışında kulübede başka birşey yok. Hepsi birer çuvala saklanırlar.
Zaman biter, sınav komisyonu doğal olarak kulübeye yönelir. İçeri girince "Allah allah, bu çuvallarda ne var?" deyip Alman'ın saklakndığı çuvalı ayaklarıyla dürterler. İçeriden bir kıpırdanma ve "Hav!Hav" diye ses gelir.
"Bunda köpek varmış" deyip Fransız'ın saklandığı çuvala geçerler. Ayaklarıyla dürterler. Yine bir kıpırdanma ve "Miyav! Miyav" sesleri gelir.
"Bunda da kedi varmış" deyip Temel2in saklandığı çuvala gelirler. Ayaklarıyla dürterler, ses gelmez. Biraz daha sert yoklarlar, yine ses gelmez. Tekmeler gittikçe sertleşir ama nafile, ses yoktur. En sonunda adamtüm gücüyle tekmeyi savurur. İçeriden acıdan kıvranan bir ses gelir:
"Patates be, patates"
 
Katılım
29 Mar 2006
Mesajlar
3,903
Bu konu zamanında moto sohpetteymiş,ben mesaj atıp hortlattıktan 4 dakika sonra konu dışına atıldı.
Yalnız o anda 7 mod ve sukul aktifti:cherry:
Bende skula nostalji olsun diye hortlatmıştım.

bu topigi ilk gördügümde şok oldum admin konu dışına pek yazmazdı ne oldu acep diye? sonra tarihe baktım:queen:
elinesaglık ihtiyar süper hortlatma olmuşş:mrgreen:
demekki eskiden adminde konu dışına birşey yazıyormuş. hey gidi nerde o eski adminler:mrgreen:

Dediğim gibi aslında bu moto sohpet bölümündeydi.:p
 
Katılım
14 Haz 2006
Mesajlar
8,146
İHTİYAR;545424' Alıntı:
Dediğim gibi aslında bu moto sohpet bölümündeydi.:p

hadiii yaaa ona dikkat etmedim bak. bende şarşırmıştım konu dışında skull'un ne işi var diye. olay tamamen yanlış anlaşılma demek.:mrgreen:

ayrıca alp_tunay'a yürekten katılıyorum . sitede henüz moto sohpet bölümü açılmadı :mrgreen:
 
Katılım
3 Eyl 2006
Mesajlar
164
"hoş Bir Fikra"

Adami , vergi dairesine cagirmislar.. Yaninda butun defterlerini ve hesaplarini da getirmesini istemisler..
Adam korku icinde, mali danismanina gitmis..

Sormus :

- Vergi dairesine giderken nasil giyineyim?. Ne tur bir izlenim birakirsam, bana daha az vergi cezasi keserler ?.

Mali danisman ogut vermis :
- En eski elbiselerini giy.. Yoksul, muhtac bir goruntu ver ki, sana az ceza kessinler..

Adam guvenemeyip, bir de avukatina danismis..

Avukat, mali musavirin tam tersi bir ogut vermis :
- En yeni, en pahali elbiseni giy.. Guvenli, kendinden emin bir goruntu ver ki, az ceza kessinler vergiciler..

Adami bu ogutler tatmin etmemis.. Aklina guvendigi, filozof bir arkadasina ayni soruyu sormus.. Bu akilli arkadas bir hikaye anlatmis..

Soyle demis :

- Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektigini bir arkadasina sorar..
O da, girtlaga kadar kapali, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder..
Bir baska arkadasi ise, dekolte, seffaf bir gecelik giymesini soyler..

Vergi dairesine giderken ne tur bir elbise giymesi icin arkadasindan ogut bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar :
- Zifaf gecesi ne giyecegini bilemeyen gelinle, vergi dairesine giderken ne giyilecegini soran benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki ?


Adamin akilli arkadasi gulerek, izah eder :


Ne giyersen giy, basina gelecek sey aynidir...
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
:queen: :queen: :queen: :queen: :queen: :queen: :queen: :queen:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst