...Akşam saatlerinde, geliş yönünün bir şeridi gidişe ayrılıyor, her iki köprüde de.. Bu yüzden, durduk yerde Kadıköy'den gelenler de köprü yolunda uzun kuyruklar oluşturuyorlar, önlerinde gişe olmadığı halde..
Avrupa'dan gelene nefes aldırmak için Kadıköy'den gelene eziyet neden?..
Çözüm var.. Ortada duruyor. Ben üretmedim. Almanya'da gördüm.
Trafiğin yoğun saatlerinde, emniyet şeridi, akan trafiğe açılıyor. Yoğun saatlerde yola bir şerit ekleniyor yani..
Biz karşıdan bir şerit alıyoruz, orayı da kilit ederek. El oğlu mevcut şeridi o saatlerde kullanıyor, karşıyı eksiltmeden..
Köprü yaklaşımında Emniyet şeritleri mesela 17.00-20.00 saatleri arasında normal akışa verilse, karşı taraftan şerit çalıp onları da sıkıştırmaya gerek kalmaz.
Bu saatlerde sadece uyanıklara, utanmazlara zaten tahsis edilen emniyet şeridi, uygar ve saygılı vatandaşlara da açılır.
Bu saatlerde girişleri yasak kamyonların emniyet şeridini otopark gibi kullanmaları ve yasak biter bitmez köprüye çullanıp, yeni bir sıkışma yaratması önlenir.
Ne kadar kolay değil mi?.
Ama kimse düşünmüyor. Çünkü bu ülkede, bu kentte sorun çözmeyi görev edinmiş kafalar yok..
"Böyle gelmiş, böyle gidiyor.."
Ben gazeteci olarak meraklıyım.. Bu yüzden düşünüyorum bir yandan, bakıyorum öte yandan, el oğlu nasıl çözümler üretiyor diye.. Bakınca da görüyorum.
Almanya'ya giden, orada otoyollara çıkan, trafik sıkışıklığına neler yapılıyor bakan, gören karayolcu, trafikçi yok mu?..
Olmaz olur mu?.. Tonla, heyetle, harcırahla gidiyorlar, ama bakmıyorlar, baksalar da görmüyorlar..
Sorun bu!..
Şimdi Kara Yolları İstanbul Müdürlüğüne de, İstanbul Trafik Müdürlüğü'ne soruyorum..
Yoğun saatlerde köprü yaklaşımlarında emniyet şeritlerini trafiğe açmayı düşündünüz mü?..
Düşünmez misiniz?.
Alman'ın çözümü, bizde de denenmeye değmez mi?..
Bana cevap vermenizi bekleyeceğim. Bana değil, benim aracılığımla, İstanbul halkına..